Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Müzik » ‘Hedefim daima ilerlemek’

‘Hedefim daima ilerlemek’

‘Hedefim daima ilerlemek’28 Mayıs 2018 - 02:05
Klasik müzik alanında dünyanın ‘en’lerinin yönettiği, konuk olduğu, yetiştiği orkestra Filarmonica della Scala, 46. İstanbul Müzik Festivali kapsamında bu akşam şef Daneil Harding yönetiminde konser verecek. Orkestra konserde ünlü piyanist Daniil Trifonov’a eşlik edecek.

İHSAN DİNDAR

 

Henüz 20 yaşındayken Berlin Filarmoni Orkestrası’nı yöneten ve otoriteler tarafından dahi şef olarak nitelendirilen Daniel Harding, Filarmonica della Scala ile İstanbul’da sahneye çıkacak. 46. İstanbul Müzik Festivali kapsamında Yapı Kredi sponsorluğuyla bu akşam Lütfi Kırdar Konser Salonu’nda gerçekleşecek olan konserde şef Daniel Harding, Filarmonica della Scala’yı yönetecek ve orkestra ünlü piyanist Daniil Trifonov’a eşlik edecek. Konser öncesi şef Harding sorularımızı yanıtladı...
 
- Gençliğinizden bu yana, birçok orkestra şefinin hayalinde olan pek çok prestijli orkestraları yönettiniz. Kendinizi tatmin olmuş hissediyor musunuz, yoksa halen daha da fazlasını gerçekleştirme motivasyonunuz var mı? Müzikal anlamda gelecekteki hedefiniz nedir?
 
 
Motivasyon hiç sorun değil, zira bence bir müzisyenin işi ile ilgili en iyi şeylerden biri de şu: Ne kadar deneyime sahip olduğunuzun veya kaç defa aynı işi yaptığınızın önemi yok. Her seferinde yeni bir deneyim yaşıyorsunuz. Aslında, kulağa klişe bir laf gibi geliyor, ama şu gerçekten doğru: Ne kadar çok öğrenirseniz, hiçbir şey bilmediğinizi o kadar çok fark ediyorsunuz. Yani her zaman, bir dağa tırmanırken hep zirveyi gördüğünüzü düşünüp her varışınızda önünüzde halen gidilecek yol olduğunu fark etme duygusunu yaşıyorsunuz. Bu harika bir his. Önünüzde hep o kadar çok şey var ki... Dolayısıyla, 25 yıldır orkestra yönetiyorum ve hiç motivasyon sorunu yaşamadım. Bir açıdan, hedefler 25 yıl öncesi ile aynı: Daima ilerlemek. Bugün yönettiğim birçok eseri 25 yıl önce de yönetiyordum, ama bunları birbirinden tamamen farklı görüyorum. Geriye dönüp baktığımda, gençken nasıl olduğumu hatırlayıp utanıyorum. 20 yıl sonra da, bugünkü halime bakıp utanacağım. Ama yolunuza devam ediyorsunuz.
 
- Birden fazla orkestrayı yönetmek çok yorucu olsa gerek... Zamanınızı nasıl organize ediyorsunuz? Enerjinizin sırrı nedir?
 
Gençliğimde enerjim çoktu, ama artık yaşımı hissetmeye başlıyorum. Dolayısıyla, enerjimi müzikten aldığımı söyleyebilirim. Harika bir orkestra ile birlikte çalıştığınızda ise siz ortaya kendi enerjinizi ne kadar koyarsanız, karşınızdaki 100 kişiden de aynı enerjiyi alıyorsunuz. Bu bir orkestra şefi için büyük bir hediye. Zamanı organize etmek ise zorlu bir mesele, zira asla hem istediğiniz tüm konserleri vermek hem çalışmaya hem dinlenmeye hem de ailenize ayırmak için yeterli vakit yok. Dolayısıyla, bu bir zorluk. Sıklıkla, yapmak istediğiniz ve keyif alacağınızı bildiğiniz bir şeye hayır demek zorunda kalıyorsunuz. Ama bunu öğrenmek zorundasınız. Hayır demeyi öğrenmek yıllarımı aldı ve bunu yapmak zorundayım. Çünkü, şayet her güzel projeye evet derseniz, nefes dahi almaya zaman bulamazsınız.
 
- Öğrencisi olduğunuz orkestra şefi, Claudio Abbado tarafından kurulmuş olan Filarmonica Della Scala’nın şefliğini  yapmak nasıl bir his?
 
 
Kendisi benim hocalarımdan biriydi. Benim için büyük bir ilham kaynağı oldu. Dolayısıyla, kurduğu orkestralardan biri ile çalışmak harika bir duygu. Ayrıca, bu orkestrayı 14 yıldır tanıyorum. Onlarla birçok konser verdim. Hepsi de harika insanlar. Müziğe neredeyse bir çocuk heyecanı ile yaklaşıyorlar. Konserlerde inanılmaz bir enerji ve neşe hissediyorsunuz. İstanbul’daki dinleyicilerin de bunu hissedeceğini düşünüyorum.
 
- Yakın gelecekte de Filarmonica della Scala ile çalışmayı planlıyor musunuz?
 
Evet. Neredeyse 14 yıldır, her sene onlarla birlikte çalışıyoruz. Benim için her zaman bu orkestrayla gerçekleştireceğim yeni bir proje var.
 
 
‘Festivalde 20 yıl önce yine çalmıştım’
 
 
- Bugünkü konser programında dinleyicileri ne bekliyor?
 
Repertuvar, orkestra ile İstanbul Müzik Festivali arasındaki görüşmeler sonucunda belirlendi. Ama bence harika bir program oldu: Birbirine zıt üç parça var. Rossini, Prokofiev, ve Beethoven’dan... Ben bunun harika bir kombinasyon olduğunu düşünüyorum. Bence bu heyecan verici bir festival. Bundan 20 yılı aşkın bir süre önce İstanbul Müzik Festivali’nde bir defa daha bulunmuştum. Şehrin ve festivalin enerjisini, dinamizmini hatırlıyorum. Bence bu, festivale katkı sağlayacak harika bir program olacak.