Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Müzik » "Rüyalarda buluşmak gibisi yok"

"Rüyalarda buluşmak gibisi yok"

"Rüyalarda buluşmak gibisi yok"03 Temmuz 2018 - 12:07
Dördüncü stüdyo albümü "Rüyalarıma Gir" geçtiğimiz günlerde yayınlayan Şenay Lambaoğlu ile hem son albümü hem de sanatsal duruşu üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.
İhsan Dindar - Milliyet Sanat
 
Albümünüz “Rüyalarıma Gir” bir süre önce Ada Müzik etiketiyle çıktı.  İsterseniz albümün öyküsünden başlayalım. Korhan Futacı, Erdinç Şenyaylalar, Sedef Erçetin ve Derya Türkan gibi alanında Türkiye’nin en önemli isimleriyle “Rüyalarıma Gir” albümünde birlikte çalıştınız.  Albümün hikayesini anlatabilir misiniz?
"Rüyalarıma gir" albümü Türkiye’nin en önemli müzisyenlerinin dokunuşlarıyla ortaya çıktı.Tolga Bedir, Kaan Bıyıkoğlu ve Adem Gülşen’in düzenlemelerinin katkısını da ayrıca eklemek isterim. Bir önceki albüm ustalara saygı üzerine projelendirilmişti. Geçen süre içerisinde tekrar kendi şarkılarımı yazmam ve bir albüme toplamam konusunda dinleyicilerim tarafından ciddi bir beklenti oluştu.Ben de Umudu, tutkuyu, ve acıyı kendimce tekrar tarif etmek istedim şarkılarımda. "Rüyalarıma gir" hissettirdikleri bakımından herkese dokunabilecek güçte duygular barındırdığına inanıyorum. 
 
 
 
Rüya, albümünüzde dikkat çeken temalardan biri. Sizin için ne anlam ifade ediyor? 
Bu albüm rüyalarımız kadar kişisel, dokunulmaz alanlardan ve biricik duygulardan beslenerek ortaya çıktı. Dinleyicilerimle bir şeyler paylaşmak söz konusu olduğunda samimiyet içinde olmak olmazsa olmazım çünkü. Rüya görebilmek en büyük özgürlük aslına bakarsanız. Kimsenin sizi ayıplamadığı, yargılamadığı, engeller koymadığı en kıymetli anlardan oluşuyor. Hayal etmeyi, umutlanmayı vazgeçmemeyi anlatmaya çalıştım şarkılarımda. O yüzden rüyalarda buluşmak gibisi yok.
 
 
 
Şarkılarınızı tanımlamada kullanmayı tercih ettiğiniz en belirgin duygu nedir?
Yalınlık. Dolambaçlı yollardan geçerek anlatılan şeylerin tıpkı duvarlara çarpa çarpa aşınan taşlar gibi yorgun ve yıpranmış halde anlamını yitirerek ulaşacağına inanıyorum dinleyene. Bu benin tercih ettiğim bir yol değil.Sade ve net olmalı, ortaya çıkarmaya çalıştığım müzik de yaşadığım hayat da.
 
 
 
 
"İlham kaynağım hayatın kendisi"
Albümde dikkat çeken noktalardan biri de tüm şarkıların söz ve müziğinin size ait olması. Bu süreçte nelerden beslendiniz? İlhamınız nelerden aldınız?
Hayatın kendisi bazen bir açıkhava sineması gibi. Durakta beklerken vedalaşan sevgililer, kavgaya tutuşan şöförler, gözünü ağaca dikmiş kediler... ilham kaynağım hayatın kendisi. Bana ve çevreme ve dünyaya dokunan her şey beni de etkiliyor.Ve tabi ki yıllar içinde biriktirdiğim ilham kaynağım ozanlar, şairler, müziğin usta  isimleri ki şimdi burada saymakla bitiremeyiz.
 
 
 
Sesiniz dinleyiciler tarafından çok beğeniliyor. Farklı bir türde de söylemeyi düşünür müydünüz?
Şu anda yaptığım müziği ve durduğum yeri çok seviyorum o yüzden farklı bir türde söylemeyi düşünmüyorum. Okul yıllarımda Müzikal de söylemiştim, opera da. Farklı dönemlere ait müziklerin içine girmek ve o zamanın ruhunu hissetmek elbette çok büyük keyif. Sesimin sınırlarını keşfetmek her şarkıcı için çok önemli bir deneyim. Şu an ise hangi türde söylersem söyleyeyim yine benzer bir Şenay çıksın isterdim ortaya.Türkü de söylesem, Caz da söylesem kendim olmak istiyorum.
 
 
 
“Rüyalarıma Gir” albümünü Türkçe Caz içinde nerede konumlandırabiliriz?
Türkçe Caz dinleyicilerime ulaşmam, sesimi duyurmam açısından çok güzel bir buluşma noktası oldu. Geri dönüşü bakımından cesaretimi arttırdı. "Rüyalarıma gir" ise diğer müzik türleriyle barışık hoş bir yolculuk içinde. Caz müziğin verdiği özgürlük alanı gerek yorumculuğumu gerekse şarkılarımı çok güzel kucakladı. Müzik tarzları ile kurduğum diyalog anlatmak istediklerimi de çoğalttı, paylaşmak istediklerimi de. 
Kalıplarımın içinden bu taşma hali beni çok heyecanlandırıyor. Yeni ve başka şeyler duyma konusundaki hevesim hiç bitsin istemiyorum.
 
ihsan.dindar@milliyet.com.tr