Milliyet Sanat
Milliyet Sanat »Yazarlar » Orhan Tüleylioğlu | Yükümlülükler
08 Ocak 2014 - 07:01
Cicero’nun ölmeden önceki son teknik eseri ‘Yükümlülükler Üzerine’ geçtiğimiz aylarda ilk defa Türkçeye çevrilip yayımlandı

Romalı büyük devlet adamı, hatip ve düşünür Cicero, yaşamını adeta Roma devletinin ve geleneğinin sürekliliğine adamıştı. Dikkat çeken başarılı öğrenciliğinde Yunan düşüncesi ile Roma Hukuku eğitimi almış, hitabet sanatındaki ustalığıyla consulluğa dek yükselmişti. Şiirle başlayan yazın hayatı zaman içinde asıl yeteneği olan düzyazı türüne geçmesiyle değişti. Avukatlık mesleği gereği yaptığı savunma ve suçlama konuşmalarına zaman içinde teknik eserler de eklendi. Cicero’nun Roma’yı birey, gelensel toplum düzeni ve devlet üçgeninde ele alan konuşmaları, felsefi ve teknik eserleriyle zamanın ötesine geçti ve her çağın insanını etkiledi.

 

Cicero’nun ölmeden önceki son teknik eseri ‘Yükümlülükler Üzerine’ geçtiğimiz aylarda ilk defa Türkçeye çevrilip yayımlandı. Cicero bu yapıtında, yaşadığı dönemin Romalılarına ve onların torunlarına yükümlülük (görev, hizmet, onur) ile ilgili bilgi sunar. Cicero, yükümlülüklerin, şahsi çıkarlar uğruna fütursuzca, bile isteye askıya alındığına defalarca tanık olmuştu. Özellikle de halkın beğenisini kazanmış yöneticilerin şahsi çıkarlarını öne alıp devlet, toplum ve yasa önündeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi Cicero için üzerinde durulması gereken bir problemdi. Ona göre bütün kötülükler, yükümlülüğün ya da görevin yerine getirilmemesinden doğuyordu. Dolayısıyla dönemin entelektüellerine yükümlülüğün ne olduğu ve niçin önem arz ettiği anlatılmalıydı. Cicero Atina’da eğitim gören oğlu Marcus Cicero’ya mektup şeklinde kaleme aldığı bu yapıtında Roma yaşantısı, anlayışı, siyaset yapısı üzerine örnekler verirken temel bir felsefi problemi tartışmaya açar: Yararlı olan ile ahlaken doğru olan çatışırsa ne olur? Bu problemi Stoacı filozof Panaetius’tan farklı olarak biraz daha genişletir: Yararlı olan bir şey ile yararlı olan başka bir şey ya da ahlaken doğru olan bir şey ile ahlaken doğru olan başka bir şey çatışırsa ne olur? Bu yapıtındaki bütün felsefi ve ahlaki problemler bu temel problem etrafında kümelenir. Ona göre her çalışmanın, her eylemin bir yararı olmalıdır, onun sağlayacağı yarar da, felsefe üzerinden yükümlülüklerin öğrenilmesiyle birlikte ahlaki doğruluğun da öğrenilecek olmasıdır:

 

 “Tek tek her bireyin yararı ile toplu olarak herkesin yararı aynı olmalıdır. Eğer bir insan bu yararı sadece kendisine çevirirse, tüm insan birlikteliği çözülecektir. Dahası doğa bir insanın, kim olduğuyla değil, salt insan olmasıyla önemli olan başka birisinin çıkarlarını düşünmesi gerektiğini buyurursa, aynı doğaya göre, herkesin yararının müşterek olması kaçınılmazdır. Böyleyse, bizler doğanın bir ve aynı yasasıyla sınırlanıyoruz demektir; bu doğruysa, doğa yasası bize başka birisine şiddet uygulamamızı da yasaklıyor demektir.”

 

Cicero, birey gibi devletin de, içte ve dışta daima adaleti gözetmesini ister. Ona göre, ahlaken doğru olan devletin yararına görünür, dolayısıyla devlet savaş meydanında bile ahlaklı olmalıdır, savaş kurallarını bozmamalıdır:

 

“Anlaşılıyor ki, yararlı görünen bir şeyi her daim ahlaken doğru olandan ayırmak erdemsiz insanların hatasıdır. Buradan doğar hançerler, zehirler, yalan tanıklıklar, zimmete para geçirme, soygunlar, müttefiklerin ve vatandaşların yağması; buradan çıkar aşırı zenginlik, yayılmaması gereken güç, bunun sonucunda meydana gelir özgür vatandaşları yönetme arzuları, ki bunlardan daha rezil ve kepaze hiçbir şey düşünülemez. Erdemsiz kişiler hatalı yargılardan ötürü bu gibi şeylerden edinecekleri kazançları görür de, çekecekleri cezayı göremez; çoğunlukla kaçabildikleri ceza yasasını kastetmiyorum, cezaların en ağırı olan kendi ahlaki çöküntülerini göremezler.”

 

İÖ 106 - İÖ43 yılları arasında yaşayan Cicero’nun düşünce dünyası üzerinde büyük bir etkisi oldu. Oğluna geçmişten alıp deneyimlediği bir yaşam felsefesinin temel ilkelerini öğretirken, felsefeye konu olan evrensel meseleleri, yerel meselelerle harmanlayıp örnekler sunar, Roma devletini felsefe laboratuarında inceler.

 

“Yükümlülükler Üzerine” günümüzdeki yükümlülük bilinci üzerine düşünmek, birey, toplum, devlet üçgenini sorgulamak isteyenler için.

(Yükümlülükler Üzerine/Cicero/Latince Aslından Çeviren: C. Cengiz Çevik/T. İş Bankası Yayınları)