14. CUFF’da ödüller sahiplerini buldu
14. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali’nin kazananları açıklandı.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
İstanbul’da 19-25 Ekim 2026 tarihleri arasında 14’üncü kez düzenlenen Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali (CUFF) bu yıl da farklı animasyon tekniklerini, deneysel anlatımları ve bağımsız üretimleri bir araya getirdi. ‘Daha Neler!’ başlığıyla gerçekleştirilen festivalin uluslararası ve ulusal yarışmalarında ödüller sahiplerini buldu. Animasyonun çizimden üç boyutlu görüntülemeye, stop-motion’dan deneysel ses ve görüntü çalışmalarına uzanan geniş ifade olanaklarını ortaya koyan ödül seçkisinde hafıza, kayıp, çocukluk, kimlik arayışı, savaşın birey üzerindeki etkileri ve iklim krizi gibi farklı konular öne çıktı.
27 ülkeden 66 uluslararası yarışma filmi, 10 ulusal yarışma filmi ve yarışma dışı altı yapım olmak üzere toplam 82 kısa film yer aldığı Canlandıranlar Derneği tarafından düzenlenen festivalin gösterim ve etkinlikleri Institut français İstanbul, İBB Beyoğlu Sineması, İBB İstanbul Sinema Ofisi ve Müze Gazhane gibi mekânlarda gerçekleştirildi. Yarışmaların yanı sıra atölyeler, söyleşiler ve özel gösterimlerle desteklenen program, animasyon sinemasının farklı üretim biçimlerini izleyiciyle buluşturdu.
Festivalin uluslararası konukları arasında Avusturyalı deneysel animasyon sanatçısı Thomas Renoldner, Güney Koreli yönetmen ve illüstratör Miyoung Baek ile Fransız senarist Clémence Lebatteux yer aldı. Renoldner’ın filmlerinden oluşan retrospektif ve sanatçının seçtiği yapımları bir araya getiren özel gösterim programının yanı sıra ustalık sınıfları, söyleşiler ve animasyon atölyeleri de düzenlendi. Festival, kısa film yarışmalarının yanı sıra Türkiye animasyon tarihine odaklanan özel gösterimleri ve genç animasyon sanatçılarını destekleyen Canlandıranlar Yetenek Kampı’yla da programını genişletti.
Retrospektif, restorasyon ve yeni projeler
19-25 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenen 14. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali, 90’dan fazla kısa filmden oluşan seçkisinin yanı sıra retrospektif gösterimler, söyleşiler, paneller, ustalık sınıfları, arşiv gezileri ve atölyelerle animasyon sinemasının farklı alanlarını bir araya getirdi. Festivalin onur konuğu, bağımsız animasyon ve deneysel sinemanın uluslararası alanda öne çıkan isimlerinden Avusturyalı yönetmen ve akademisyen Thomas Renoldner oldu. Renoldner’ın sinema anlayışını ve yaratıcı dünyasını şekillendiren filmlerden oluşan “İlham Kürü / Films That Impressed Me Most” seçkisi ile kapsamlı retrospektifi programda yer alırken sanatçı ayrıca bir ustalık sınıfı gerçekleştirdi.
Festivalin ‘Saygı Kuşağı’ ise Yılmaz Büyükerşen’e ayrıldı; Başak Ürkmez’in moderatörlüğünde, Doç. Dr. Mehmet Şiray’ın katılımıyla düzenlenen buluşmada Büyükerşen’in sanat yaşamı ve çalışmalarına odaklanıldı.
Fransız Enstitüsü iş birliğiyle söyleşi, sektör panelleri ve özel sunumların da düzenlendiği festivalde, yönetmen Tonguç Yaşar’ın “Amentü Gemisi Nasıl Yürüdü?” filmi restore edilmiş kopyasıyla ilk kez seyirci karşısına çıktı. Restorasyonun gerçekleştirildiği Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Film Arşivi de Merkez Müdürü Başak Ürkmez’in rehberliğinde ziyaretçilere açılarak sinema tarihinin ilk dönemlerinden kalan film kopyaları ve restorasyon süreçleri hakkında bilgi edinme olanağı sundu.
Canlandıranlar Yetenek Kampı’nda ise Elif Ceyda Güreser, Emel Sâre Çakır, Esma Arslan, Esma Ceren Çolak, Görkem Kiter ve Necla Betül Ergün’ün projeleri geliştirilmek üzere seçildi.
Hareketli kitaplardan sondan başlayan hikâyelere, karakter tasarımından illüstrasyona uzanan atölyeler de katılımcıları animasyonun üretim süreçleriyle buluşturdu.
Usta isimler jürideydi
14. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali’nin uluslararası yarışma ana jürisinde Avusturyalı animasyon yönetmeni, yapımcı, küratör ve eğitimci Thomas Renoldner, Güney Koreli animasyon yönetmeni Miyoung Baek ve Londra merkezli yönetmen ve animatör Sinem Vardarlı yer aldı.
Yarışmanın ön jürisini ise Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü Başkanı sanatçı ve akademisyen Evrim Kavcar, yönetmen, senaryo danışmanı ve akademisyen Fulten Larlar ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğretim üyesi Nazik Çelik Yılmaz oluşturdu.
Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisinde ise sinema yazarı ve eleştirmen Ayça Çiftçi, sinema araştırmacısı ve akademisyen Ahmet Gürata ile sinema yazarı ve eleştirmen Kurtuluş Özyazıcı görev yaptı.
Uluslararası yarışmada iki ‘En İyi Film’
14. Canlandıranlar Uluslararası Film Festivali kapsamında gerçekleştirilenuluslararası yarışmada ‘En İyi Film’ ödülü iki yapım arasında paylaşıldı. Sandra Desmazières’in yönettiği “Watergirl”, zamanın akışını aceleye getirmeyen anlatımı, suyun dinginliğini yansıtan görsel dili ve insan deneyimine şiirsel yaklaşımıyla ödüle değer bulundu. Jack Wedge ve Will Freudenheim imzalı “Acid City” ise dijital çağın yoğun ve aşırılığa açık görsel estetiğini iklim krizine ilişkin kaygılarla bir araya getiren anlatımıyla aynı ödülü kazandı.
‘Jüri Özel Ödülleri’, Frank Ternier’nin “Strange Teen Spirit” ve Ada Güvenir’in “If Only” filmlerine verildi. “Strange Teen Spirit”, taşra atmosferini gençlik ilişkilerinin gerçekçiliği ve dikkat çekici renk kullanımıyla buluştururken “If Only”, hafıza, gerçeklik ve rüya arasındaki ilişkiyi kısa süresine rağmen ölçülü bir müzik ve görsel tasarımla ele aldı.
‘Öğrenci Filmleri’ kategorisinde Lai Yingdan’ın “One, Two, Tree, Four, Five, Six” ve Lior Shamir’in “Lola” adlı çalışmaları ödül kazandı. Yingdan’ın filmi çocukluk anılarını gündelik ayrıntılar, el çizimleri ve deneysel geçişlerle aktarırken Shamir’in yapımı varoluşsal arayışı konstrüktivist çizgiler, minimalist müzik ve mizah aracılığıyla işledi.
Ses, senaryo ve yönetmenlik ödülleri
Amir Houshang Moein imzalı “Distant Blue”, ‘En İyi Ses Tasarımı’ ve ‘En İyi Yönetmen’ ödüllerinin yanı sıra ‘Sinema Yazarları Derneği (SİYAD)’ ödülünü de kazandı. Diyaloğa dayanmayan anlatımıyla yas ve kayıp duygularını ses tasarımı üzerinden kuran film, savaşın insan ruhunda açtığı yaraları animasyonun görsel ve işitsel olanaklarıyla ele aldı.
‘En İyi Senaryo’ ödülü, Jocelyn Charles ve Anaïs Colpin’in birlikte imza attığı “God Is Shy” filmine verildi. Gündelik konuşmalardan gerçeküstü manzaralara geçişi ve diyaloglarıyla öne çıkan yapım, anlatı yapısındaki dönüşümlerle dikkat çekti.
Mirjana Balogh, “Wish You Were Ear” ile ikinci ‘En İyi Yönetmen’ ödülünün sahibi oldu. Beden parçalarının paylaşılması üzerinden bağ kurma fikrini işleyen film, sıra dışı imgeleri ve görsel yaklaşımıyla öne çıktı. ‘En İyi Deneysel Film’ ödülü ise Winston Hacking’in “Action Bog” adlı çalışmasına verildi. Somut müziğin ritmini değişken görüntülerle buluşturan yapım, soyut ve figüratif anlatım arasında gidip gelen biçimiyle yapay zekâ çağında el emeğine dayalı üretimi gündeme taşıdı.
Lukasz Rygal’ın “Fisheye” filmi En İyi İlk Film ödülünü kazandı. Seramik dokusunu üç boyutlu tarama ve stop-motion teknikleriyle bir araya getiren yapım, kuru mizahı ve zamanlamasıyla öne çıktı.
Ulusal yarışmada Ferhat Biricik imzalı film öne çıktı
Ulusal yarışmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, Ferhat Biricik’in “Once Upon a Time in Cyberspace” adlı filminin hem ‘En İyi Film’ hem de ‘SİYAD’ ödülünü kazanması oldu. İki boyutlu ve üç boyutlu animasyon tekniklerini bir araya getiren yapım; kayıp, hafıza ve zaman kavramlarını görsel anlatımı üzerinden ele aldı. Filmin farklı teknikleri bütünlüklü bir sanat yönetimiyle buluşturan yaklaşımı, her iki ödülle de karşılık buldu.
Ulusal yarışmanın ‘Jüri Özel Ödülü’, Zeynep Tarhan’ın “The List of Unpredictable Things” filmine verildi. Kendine özgü trash estetiğini yüksek tempolu rock müzik ve özeleştirel bir yaklaşımla birleştiren film, alışılmış anlatım kalıplarının dışına çıkan çalışmalardan biri olarak değerlendirildi.
‘En İyi Öğrenci Filmi’ ödülünü Dizem Mutluay’ın “Yesterday’s Fish” adlı yapımı kazandı. Yenmiş bir balık metaforu üzerinden geçmişin bugünkü yaşama etkisini sorgulayan film, ses ve görüntü arasındaki ilişkiyle öne çıktı. ‘En İyi Ses Tasarımı’ ödülü, karanlık atmosferini ses geçişleriyle kuran Ferhat Biricik imzalı “Once Upon a Time in Cyberspace” filmine verildi.
Elif Ceyda Güreser’in “Keep the Change?” adlı çalışması ‘En İyi İlk Film’ ödülünü kazandı. Üretme motivasyonu ve varoluşsal yön arayışını görsel anlatımıyla sorgulayan yapım, ilk film kategorisinde öne çıktı. ‘En İyi Senaryo’ ödülü Selin Toprak’ın “Happy Earth Day” filmine verildi. Oyunbaz anlatımı, özgün tasarımı ve beklenmedik gelişmeleriyle dikkat çeken yapım, animasyonun anlatı olanaklarını dengeli bir kurgu içinde kullandı.
Yiğit Armutoğlu’nun “Home Sweet Home” adlı filmi ‘En İyi Yönetmen” ödülüne layık görüldü. Sade görünen imgeleri kişisel bir anlatımla bir araya getiren film, hareketli görüntünün izleyici üzerindeki etkisini merkeze aldı.
Seyirci Ödülü “The Blossoming” filmine
Festivalin izleyici oylarıyla belirlenen ‘Seyirci Ödülü’, Ezgi Su Korkmaz’ın yönettiği “The Blossoming” filmine verildi. Böylece festivalin uluslararası ve ulusal yarışmalarındaki jüri değerlendirmelerinin yanı sıra izleyicilerin tercihi de ödül sonuçlarına yansıdı.
Canlandıranlar’ın 14’üncü edisyonunda açıklanan sonuçlar, animasyon sinemasının farklı teknik ve anlatım biçimlerini aynı programda buluşturdu. Uluslararası yarışmada savaş, yas, iklim krizi ve varoluşsal arayış gibi temalar öne çıkarken ulusal seçkide hafıza, geçmişle ilişki, üretim motivasyonu ve dijital dünyaya yönelik yaklaşımlar dikkat çekti.
Canlandıranlar’ın geçmişi
Canlandıranlar Derneği 2011 yılında, Türkiye’de animasyon sanatının gelişmesine katkıda bulunmak, yeni yetenekleri desteklemek ve animasyon alanında kalıcı bir birikim oluşturmak amacıyla kuruldu. Animasyon sanatçısı, yönetmen ve yapımcı Berat İlk’in öncülüğünde Cemal Erez, Yonca Ertürk, Vincent Bouvard, İdil Ar, Melis Bilgin ve Gökhan Okur’un katılımıyla kurulan ve kâr amacı gütmeyen dernek, Türkiye’de bağımsız animasyon üretimini desteklemeyi, yeni yeteneklerin yetişmesine katkıda bulunmayı ve animasyon alanında kalıcı bir kültürel bellek oluşturmayı amaçlıyor.
Canlandıranlar’ın temelleri, Berat İlk’in 2008’de İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlemeye başladığı ücretsiz film atölyelerine dayanıyor. Bu çalışmaların devamında, 2009 ve 2010 yıllarında Canlandıranlar Yetenek Kampı gerçekleştirildi. Dernek çatısı altında 2012’de ASIFA Türkiye kuruldu; 2013’ten itibaren ise Uluslararası Canlandıranlar Film Festivali düzenlenmeye başlandı.
Bağımsız animasyon filmlerini izleyiciyle buluşturan festival, yıllar içinde ulusal ve uluslararası yarışmaların yanı sıra özel gösterimler, retrospektifler, atölyeler ve ustalık sınıflarıyla kapsamını genişletti. Kâr amacı gütmeyen derneğin gönüllülük esasına dayanan çalışmalarıyla sürdürülen festival, Türkiye’de animasyon üretiminin görünürlüğünü artırmayı ve farklı kuşaklardan sanatçıların bir araya gelebileceği bir platform oluşturmayı hedefliyor.
14. Canlandıranlar Uluslararası Animasyon Film Festivali (CUFF)
19-25 Ekim 2026 , İstanbul
Ödül Listesi ve Gerekçeleri:
Uluslararası Yarışma:
- En İyi Film: “Watergirl” Sandra Desmazières
Zaman içinde acele etmeden süzülen akıcı geçişleri, suyun dingin doğasını yansıtan görsel dili ve insan deneyimine getirdiği şiirsel bakışıyla büyüleyici bir yapıt.
- En İyi Film: “Acid City” Jack Wedge, Will Freudenheim
Dijital çağın görsel aşırılık estetiğini genç bir enerjiyle harmanlayan, iklim krizine dair derin endişeleri benzersiz bir anlatımla yüzeye çıkaran çarpıcı bir vizyon.
- En İyi Yönetmen: “Distant Blue” Amir Houshang Moein
Karakterin içsel acısını aşırılığa kaçmadan en uç noktaya taşıyan ve izleyiciyi o yoğun duygusal çalkantıya ustalıkla ortak eden güçlü bir yönetim.
- En İyi Yönetmen: “Wish You Were Ear” Mirjana Balogh
Beden parçalarını paylaşarak bağ kurma fikrini estetik ve çarpıcı imgelerle işleyen, şimdiden güçlü bir sanatsal ses geliştirdiğini kanıtlayan bir yönetmenlik başarısı.
- En İyi Senaryo: “God Is Shy” Jocelyn Charles, Anaïs Colpin
Sıradan sohbetlerden gerçeküstü manzaralara ustalıkla geçen kurgusu ve izleyiciyi içine çeken güçlü diyaloglarıyla parıldayan olgun bir senaryo.
- En İyi İlk Film: “Fisheye” Lukasz Rygal
Seramik dokusunu 3D tarama ve stop-motion teknikleriyle buluşturan, kuru mizahı ve dinamik zamanlamasıyla son derece keyifli, yenilikçi bir ilk film.
- En İyi Ses Tasarımı: “Distant Blue” Amir Houshang Moein
Diyalogsuz evreninde yas ve kaybın karmaşıklığını atmosferik ses tasarımı ve müzikal uyumuyla doğrudan hissettiren derinlikli bir işitsel dünya.
- En İyi Deneysel Film: “Action Bog” Winston Hacking
Somut müziğin ritmiyle sürekli başkalaşan, soyut ile figüratif arasında gidip gelerek yapay zekâ çağına el emeğiyle güçlü bir karşı duruş sergileyen deneysel bir yapım.
- En İyi Öğrenci Filmi: “One, Two, Tree, Four, Five, Six” Lai Yingdan
Çocukluk anılarını incelikli gündelik anlar üzerinden sunan, çarpıcı el çizimleri ve deneysel geçişleriyle öne çıkan bir görsel şölen.
- En İyi Öğrenci Filmi: “Lola” Lior Shamir
Varoluşsal bir arayışı konstrüktivist çizgiler, minimalist müzikler ve ince bir mizah anlayışıyla geniş bir yorumlama alanına açan özgün bir çalışma.
- Jüri Özel Ödülü: “Strange Teen Spirit” Frank Ternier
Kasvetli taşra atmosferini, gençlik ilişkilerinin gerçekçiliğini ve olağanüstü sanatsal üslubunu büyüleyici bir renk paletiyle buluşturan etkileyici bir yapım.
- Jüri Özel Ödülü: “If Only” Ada Güvenir
Hafıza, gerçeklik ve rüya arasındaki bağı ölçülü müziği ve titiz görsel tasarımıyla beş dakikalık huzurlu bir deneyime dönüştüren naif bir anlatı.
- SİYAD Ödülü: “Distant Blue” Amir Houshang Moein
Savaşın insan ruhunda açtığı yaraları içsel bir dille ve güçlü bir animasyon tekniğiyle aktaran, duygusal etkisiyle iz bırakan bir başyapıt.
Ulusal Yarışma:
- En İyi Film: “Once Upon a Time in Cyberspace” Ferhat Biricik
2D ve 3D teknikleri rafine bir sanat yönetimiyle harmanlayan; kayıp, hafıza ve zaman kavramlarını şiirsel bir duyarlılıkla ele alan görsel bir deneyim.
- En İyi Yönetmen: “Home Sweet Home” Yiğit Armutoğlu
İlk bakışta sade görünen imgeleri kişisel sözlerle harmanlayarak hareketli görüntünün izleyici üzerindeki sarsıcı gücünü kanıtlayan etkileyici bir yönetim.
- En İyi Senaryo: “Happy Earth Day” Selin Toprak
Taze bir bakış açısını oyunbaz buluşçulukla birleştiren, özgün tasarımı ve ters köşesiyle animasyonun sunduğu keyifleri dengeli bir kurguyla aktaran parlak bir metin.
- En İyi Ses Tasarımı: “Once Upon a Time in Cyberspace” Ferhat Biricik
Karanlık ve gizemli atmosferini kusursuz ses geçişleriyle derinleştiren, anlatının psikolojik boyutunu izleyiciyi içine çeken bir ses tasarımıyla kuran bir deneyim.
- En İyi İlk Film: “Keep the Change?” Elif Ceyda Güreser
Üretme motivasyonunu ve varoluşsal yön arayışını güçlü ifade dili ve incelikli görselleriyle sorgulatan çarpıcı bir ilk film.
- En İyi Öğrenci Filmi: “Yesterday’s Fish” Dizem Mutluay
Yenmiş bir balık metaforuyla geçmişin yükünü bugüne taşıma biçimimizi sorgulayan, ses ve görüntünün incelikli uyumuyla örülmüş samimi bir anlatı.
- Jüri Özel Ödülü: “The List of Unpredictable Things” Zeynep Tarhan
Kendine özgü “trash” estetiği, yüksek tempolu rock müziği ve cesur özeleştiri yaklaşımıyla alışılmış kalıpları kıran ferahlatıcı bir kısa film.
- SİYAD Ödülü: “Once Upon a Time in Cyberspace” Ferhat Biricik
Hafıza ve hakikat temalarını yaratıcı bir gelecek tasavvuru, yalın bir anlatım dili ve usta işi bir görsellikle ele alarak iz bırakan bir yapım.
- Seyirci Ödülü (Audience Award): “The Blossoming” Ezgi Su Korkmaz
İzleyicilerin oylarıyla belirlenen Seyirci Ödülü (Audience Award), Ezgi Su Korkmaz imzalı The Blossoming filminin oldu.
Etiketler: 14. CUFF ödül film


