29 Temmuz’da müzik sahnesinde farklı renkler
Gelenekten çağdaşa uzanan sahne performansları; latin ritimleri, elektronik müzik, alternatif rock, senfonik düzenlemeler, disko, caz ve Türk popunun güçlü yorumlarını aynı gün içinde buluşturuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Yaz aylarının açık hava etkinlikleriyle hareketlenen müzik takviminde 29 Temmuz, türler arası geçişleriyle dikkat çeken konser programlarından biri olarak öne çıkıyor. Küba müziğinin geleneksel ritimlerinden elektronik müziğin çağdaş ses dünyasına, şarkı yazarlığı merkezli alternatif rock çizgisinden klasik müzik etkili sahne projelerine, cazdan diskoya veTürk popunun kuşakları aşan repertuvarına uzanan bu seçki, farklı dinleyici profillerini aynı müzik atmosferinde buluşturuyor. İstanbul’da Yıldız Tilbe, Derin Yeğin Quartet ve Gökhan Türkmen, İzmir’de Midnight Symphony ve Emre Aydın, Muğla’da Derya Bedavacı, Son De Cuba, Ankara’da Disko Kebap, Deprem Gürdal ve Kerimcan Durmaz ve farklı müzikal dünyalarıyla yaz konserleri takviminde ayrı duraklar oluşturuyor.
Türk popunun özgün sesi: Yıldız Tilbe
29 Temmuz konserlerinin en güçlü isimlerinden biri olan Yıldız Tilbe, kendine özgü vokali, sahne kişiliği ve yıllara yayılan repertuvarıyla Türk pop müziğinin en karakteristik sanatçıları arasında yer alıyor. Duyguyu doğrudan aktaran yorumu, kendine has vokal rengi ve şarkılarındaki samimi anlatımıyla 1990’lı yıllardan bu yana geniş bir dinleyici kitlesiyle güçlü bir bağ kuran Tilbe, yalnızca bir yorumcu değil; aynı zamanda Türk pop müziğinin en üretken söz yazarı ve bestecilerinden biri olarak öne çıkıyor. 1994 yılında yayınladığı ilk albümü “Delikanlım” ile müzik dünyasında büyük bir çıkış yakalayan sanatçı, albümde yer alan aynı adlı şarkıyla kısa sürede geniş kitlelere ulaştı. Ardından yayımladığı “Dillere Destan”, “Salla Gitsin Dertlerini”, “Aşkperest”, “Gülüm”, “Haberi Olsun”, “Yürü Anca Gidersin” ve “Tek Tabanca” gibi albümlerle kendine özgü müzikal çizgisini oluşturdu. Tilbe’nin kariyerinde aşk, ayrılık, özlem, tutku ve insan ilişkileri etrafında şekillenen şarkılar önemli bir yer tutuyor. “Vazgeçtim”, “Çabuk Olalım Aşkım”, “Ama Evlisin”, “Aşk Laftan Anlamaz Ki”, “Haberin Var mı?”, “Kış Gülleri” ve “Sevdanın Tadı” gibi eserleri, yıllar içinde Türk pop repertuvarının kalıcı parçaları arasına girdi. Kendine özgü melodik yaklaşımı ve güçlü söz yazarlığıyla Tilbe, kendi seslendirdiği şarkıların yanı sıra farklı sanatçıların yorumladığı besteleriyle de müzik dünyasına önemli katkılar sundu. Sanatçının eserleri, pop müzik sınırları içinde kalmayıp arabesk, halk müziği ve özgün müzik etkileriyle de beslenen geniş bir duygusal alana sahip. Bu nedenle Yıldız Tilbe repertuvarı, farklı müzik zevklerine sahip dinleyiciler tarafından yıllar boyunca sahiplenildi ve kuşaklar arasında aktarılan bir ortak hafızaya dönüştü. Sahnedeki doğallığı, seyirciyle kurduğu doğrudan iletişim ve şarkılarını yaşanmışlık hissiyle yorumlaması, Tilbe konserlerinin en belirgin özellikleri arasında yer alıyor. 29 Temmuz akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda Paribu sponsorluğunda gerçekleşecek Jolly Joker Harbiye Açık Hava Konserleri kapsamındaki performansında sanatçı, kariyerine yayılan sevilen eserleriyle dinleyiciyi kendi müzikal dünyasında bir yolculuğa çıkaracak.
Genç kuşaktan yeni bir caz sesi: Derin Yeğin Quartet
Genç kuşak caz vokallerinin dikkat çeken isimlerinden Derin Yeğin, kendi adını taşıyan quartet projesiyle 29 Temmuz akşamı Nardis Jazz Club sahnesinde dinleyiciyle buluşuyor. Caz standartlarını kendine özgü vokal yaklaşımıyla yorumlayan Yeğin, klasik caz repertuvarını genç bir müzikal bakış açısıyla yeniden ele alıyor. 2005 doğumlu sanatçı, müzik eğitimine sekiz yaşında piyano çalışarak başladı. Aydın Doğan Güzel Sanatlar Lisesi yıllarında caz vokal alanında Sanat Deliorman’dan eğitim alan Yeğin, 2023 yılında lise eğitimini tamamladıktan sonra Bahçeşehir Üniversitesi Konservatuvarı’nda lisans eğitimine başladı; müzik çalışmalarını İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı bünyesinde sürdürüyor. Caz vokal alanındaki gelişimini Ece Göksu ve Randy Esen gibi deneyimli müzisyenlerle yaptığı çalışmalarla devam ettiren Yeğin, sahne performanslarında cazın doğaçlamaya dayalı yapısını ve vokal yorum gücünü ön plana çıkarıyor. Quartet projesinde sanatçıya piyanoda İlayda Hatipoğlu, basta Mehdi Farzane ve davulda Sarp Evren eşlik ediyor. Derin Yeğin Quartet, cazın klasik repertuvarından seçilen eserleri genç müzisyenlerin yorumlarıyla Nardis Jazz Club’ın samimi atmosferinde dinleyiciyle buluşturacak.
Duygusal pop-rock çizgisinin güçlü sesi: Gökhan Türkmen
Türk pop müziğinde kendine özgü vokal rengi, akustik düzenlemeleri ve şarkı yazarlığıyla öne çıkan Gökhan Türkmen, 29 Temmuz akşamı Dorock XL Kadıköy sahnesinde dinleyicisiyle buluşuyor. Pop, rock ve alternatif müzik unsurlarını bir araya getiren müzikal çizgisiyle tanınan sanatçı, yıllar içinde oluşturduğu geniş repertuvarıyla farklı kuşaklardan dinleyicilere ulaşmayı başardı. 2000’li yılların sonlarında müzik kariyerinde yükselişe geçen Türkmen, 2008 yılında yayımladığı “Büyük İnsan” şarkısıyla geniş kitlelerin dikkatini çekti. Ardından “Biraz Ayrılık”, “Dön”, “Rüya”, “Aşk Lazım”, “Taş” ve “Çatı Katı” gibi eserlerle Türk pop müziğinde kendine özgü bir yer edindi. Duygusal anlatımı, güçlü melodileri ve modern düzenlemeleriyle dikkat çeken sanatçı, albüm ve tekli çalışmalarında pop müziği rock etkileriyle harmanlayan bir yaklaşım benimsedi. Gökhan Türkmen; “Büyük İnsan”, “Biraz Ayrılık”, “En Baştan”, “Sessiz”, “Romantik” ve “7” gibi albümleriyle kariyerini sürdürürken, sahne performanslarında hem sevilen hit parçalarına hem de farklı dönemlerden seçtiği şarkılara yer veriyor. Canlı performanslarında gitar merkezli düzenlemeler, güçlü vokali ve dinleyiciyle kurduğu doğrudan iletişim, konserlerinin belirleyici unsurları arasında bulunuyor. Dorock XL Kadıköy’de gerçekleşecek performansında Türkmen, yıllara yayılan repertuvarıyla müzikseverlere pop ve rock arasında kurduğu kendine özgü müzikal dünyadan bir seçki sunacak.
Klasik ve popüler müziğin kesişiminde: Midnight Symphony
Midnight Symphony, klasik müzik etkilerini modern sahne anlayışıyla bir araya getiren performansıyla 29 Temmuz programında farklı bir atmosfer yaratıyor. Beş enstrümandan oluşan topluluk; klasik oda müziği eserleri, film müzikleri, tango düzenlemeleri ve Türk müziğinden seçkileri enstrümantal yorumlarla sahneye taşıyor. Işık tasarımı ve mekân atmosferiyle desteklenen performans, klasik müzik ile popüler müzik arasında kurduğu köprüyle dinleyiciye görsel ve işitsel bir konser deneyimi sunuyor.
Alternatif rock’ın güçlü kalemi: Emre Aydın
Türk rock ve pop-rock sahnesinin önemli isimlerinden Emre Aydın, duygusal anlatımı, kişisel sözleri ve kendine özgü vokal rengiyle 2000’li yıllardan bu yana geniş bir dinleyici kitlesine ulaşıyor. Müzik kariyerine 6. Cadde grubuyla başlayan sanatçı, 2007 yılında yayımladığı ilk solo albümü “Afili Yalnızlık” ile büyük çıkış yakaladı. Albümün aynı adlı şarkısının yanı sıra “Git” ve “Kim Dokunduysa Sana Ona Git” gibi eserler, dönemin en çok ses getiren rock parçaları arasında yer aldı. 2010 yılında MTV Avrupa Müzik Ödülleri’nde “Avrupa’nın En İyi Sanatçısı” seçilen Aydın, “Kağıt Evler” başta olmak üzere sonraki albüm ve teklileriyle müzikal çizgisini sürdürdü.
Duygusal şarkıların güçlü yorumcusu: Derya Bedavacı
Türk müziğinde özellikle duygu yoğunluğu yüksek eserleri ve güçlü vokal yorumuyla tanınan Derya Bedavacı, 29 Temmuz programının dikkat çeken isimlerinden biri. Aşk, ayrılık, özlem ve insan ilişkileri üzerine kurulu şarkılarıyla geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan sanatçı, kendi bestelerinin yanı sıra yorumculuğuyla da müzik dünyasında kendine özgü bir yer edindi. 2018 yılında yayımladığı “Sayende” albümüyle solo kariyerinde önemli bir adım atan Bedavacı, albümdeki eserlerin söz ve bestelerine de imza attı. Hakan Altun ile seslendirdiği “Kavuşmalıyız” düeti ise sanatçının daha geniş kitleler tarafından tanınmasına katkı sağlayan çalışmalarından biri oldu. Sahnedeki samimi tavrı ve güçlü yorumu, konserlerinin belirleyici unsurları arasında yer alıyor.
Küba ritimlerinin enerjisi: Son De Cuba
Küba müziğinin enerjisini sahneye taşıyan Son De Cuba, beş Kübalı müzisyenden oluşan yapısıyla Latin ritimlerinin geleneksel damarını günümüz sahne anlayışıyla buluşturuyor. Grubun kadrosunda Yosbanys Bárcenas Espinosa (tres gitar, piyano, vokal ve müzik direktörlüğü), Gabriela Sainz de la Rosa (vokal ve perküsyon), Roger Sánchez Peña (vokal ve bas), Keily Fidel Riquelme Martinez (trompet) ve Alexis Rivera Contreras (davul, timbal ve vokal) yer alıyor. Salsa, bachata, cha cha, reggaeton ve bolero gibi Latin müziğinin farklı türlerinden beslenen Son De Cuba, Küba’nın ritmik mirasını canlı performans enerjisiyle dinleyiciyle buluşturuyor.
Çatı katında disco, house ve funk buluşması
Disco, house ve funk ritimlerini aynı çatı altında buluşturan Disko Kebap (Rooftop Edition), gün batımından geceye uzanan enerjik bir müzik deneyimi sunuyor. Çatı katı atmosferinde gerçekleşecek etkinlik, elektronik müzik kültürünü klasik dans müziği referanslarıyla bir araya getiriyor. Funk bas yürüyüşleri, disco döneminin dans ritimleri ve house müziğin çağdaş elektronik dokusunu harmanlayan etkinlik, DJ performansı merkezli yapısıyla Ankara’nın alternatif gece hayatı seçenekleri arasında yer alıyor. Açık hava atmosferi ve kolektif dans deneyimi, gecenin temel unsurlarını oluşturuyor. Gecede DJ Mert Koçer, DJ Seti ile yer alıyor.
Özgün repertuvarıyla Deprem Gürdal
Sahne performansları ve özgün repertuvarıyla dikkat çeken Deprem Gürdal, 29 Temmuz akşamı Ankara’daki müzikseverlerle buluşuyor. Kendi besteleri ve alternatif pop-rock çizgisindeki çalışmalarıyla tanınan sanatçı, canlı performansında kişisel anlatımı öne çıkaran şarkılarını dinleyiciyle paylaşacak Müzik kariyerinde albüm ve tekli çalışmalarına ağırlık veren Gürdal’ın 2018 tarihli “İçimdeki Medeniyet Yıkıldı” albümü, sanatçının üretim çizgisindeki önemli duraklardan biri olarak öne çıkıyor. Son yıllarda yayımladığı “Kimin Elinde Bu İpler”, “Kedi”, “Çok Özledim”, “Sen Olsan Sarayım”, “Kapılıp Gidersen”, “Yalan”, “Bahaneler”, “İki Gün” ve “Belki Başka Hayatımda” gibi teklilerle müzikal üretimini sürdüren sanatçı, daha sade ve kişisel anlatıma dayalı şarkı yapısıyla dinleyiciyle bağ kuruyor. Gürdal’ın şarkılarında modern düzenlemelerle desteklenen melankolik atmosfer, ilişkiler, içsel sorgulamalar ve bireysel hikâyeler etrafında şekilleniyor. Canlı performanslarında kayıt çalışmalarındaki bu duygusal yoğunluğu sahne enerjisiyle birleştiren sanatçı, IF Performance Hall sahnesinde kendi repertuvarından eserleri seslendirecek.
Geceye müzik ve dansla devam: Kerimcan Durmaz
Eğlence kültürü, sahne performansı ve müziği bir araya getiren Kerimcan Durmaz, 29 Temmuz gecesi Avalon Ankara’da sahne alıyor. Sosyal medya platformlarında yarattığı görünürlükle geniş bir kitleye ulaşan Durmaz, zaman içinde DJ performansları ve müzik çalışmalarıyla da kariyerini sahne merkezli bir çizgiye taşıdı. 2015 yılında sosyal medya içerikleriyle tanınmaya başlayan sanatçı, ardından DJ kabinlerindeki performanslarıyla gece hayatının dikkat çeken isimlerinden biri oldu. Elektronik dans müziği, pop ve hip-hop etkilerini bir araya getiren sahne anlayışıyla farklı mekânlarda dinleyiciyle buluşan Durmaz, müzik kariyerinde yayımladığı tekli çalışmalarıyla da üretimini sürdürdü. 2021 yılında yayımladığı “Peşimde” ve “Vida Loca” ile müzik dünyasında daha görünür hâle gelen sanatçı; “K M N ?”, “BEDEL”, “Nerdesin”, “Salla”, “İstemem” ve “Yangın Var” gibi teklilerle pop ve elektronik müzik eksenindeki çalışmalarını devam ettirdi. Kerimcan Durmaz’ın sahne performansları, müziğin yanı sıra görsel şov, dans ve izleyiciyle kurulan doğrudan etkileşim üzerine kurulu bir eğlence deneyimi olarak şekilleniyor. Avalon Ankara’daki performansı da dans odaklı repertuvarı ve yüksek enerjili sahne kurgusuyla gece programının hareketli duraklarından biri olacak.
29 Temmuz konser programı, farklı müzik türlerinin aynı gün içinde nasıl yan yana gelebileceğini gösteren geniş bir seçki sunuyor. Küba ritimlerinden elektronik seslere, alternatif rock anlatısından senfonik düzenlemelere ve Türk popunun unutulmaz şarkılarına uzanan bu müzik yolculuğu, yaz sezonunun çok renkli konser atmosferini yansıtıyor.
29 Temmuz Çarşamba Konserleri:
İstanbul:
- Yıldız Tilbe Konseri
21.00 Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu, İstanbul
- Derin Yeğin Quartet
21.00 Nardis Jazz Club Galata, İstanbul
- Gökhan Türkmen Live
21.30 Dorock XL Kadıköy, İstanbul
...
İzmir:
- Midnight Symphony Konseri
21.00 Aziz Vukolos Kilisesi, İzmir
- Emre Aydın Konseri
21.00 Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası, İzmir
...
Muğla:
- Derya Bedavacı Live
21.00 Günay Restaurant Yalıkavak Bodrum, Muğla
- Son De Cuba Live
21.00 Pera Thai Bodrum, Muğla
...
Ankara:
- Disko Kebap (Rooftop Edition)
19.00 Rabarba Çankaya, Ankara
- Deprem Gürdal Konseri
21.00 IF Performance Hall Tunus, Ankara
- Kerimcan Durmaz Konseri
23.00 Avalon, Ankara
...
Etiketler: müzik Yıldız Tilbe caz


