Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » 45. İstanbul Film Festivali’nde 'Seran Bilgi ile Film Müzikleri'

45. İstanbul Film Festivali’nde 'Seran Bilgi ile Film Müzikleri'

45. İstanbul Film Festivali’nde 'Seran Bilgi ile Film Müzikleri'14 Nisan 2026 - 04:04
Salon İKSV’de gerçekleşecek film müzikleri gecesi, izleyiciyi yalnızca melodilerle değil, hatıralarla da baş başa bırakan bir deneyime dönüştürüyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 45. İstanbul Film Festivali, 8 Nisan’da İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen açılış galasıyla başladı. Dünya sinemasının en yeni örnekleri, kült yapıtlar, usta yönetmenler ve genç yeteneklerin son filmlerinin de aralarında olduğu 127 uzun metrajlı ve 13 kısa filmden oluşan zengin bir program sunan, gösterimlerin yanı sıra konuk yönetmen ve oyuncuların katılımıyla söyleşi ve özel etkinliklere de ev sahipliği yapacak festival, 19 Nisan’da sona erecek.
 
14 Nisan akşamı 45. İstanbul Film Festivali kapsamında hayata geçirilen etkinliklerden biri olan “Seran Bilgi ile Film Müzikleri”, sinema ile müziğin birbirinden ayrılmaz doğasını görünür kılan nadir gecelerden biri olma iddiası taşıyor. Salon İKSV sahnesinde gerçekleşecek film müzikleri gecesi, izleyicinin kişisel sinema tarihine yapılan bir çağrı niteliğinde.
 
Sinema tarihinde birçok sahne, görüntüsünden önce müziğiyle hatırlanır dolayısıyla gecede müzik, bir eşlik unsuru olmaktan çıkarak başlı başına anlatıcıya dönüşecek. Etkinlik bir bakıma, görsel hafızanın işitsel izdüşümünü sahneye taşıyacak.
 
Hikâye anlatıcısı, yorumcu Seran Bilgi
 
Gecenin merkezinde yer alan Seran Bilgi, klasik müzik formasyonu üzerine inşa ettiği yorumculuğunu yalnızca icra pratiğiyle sınırlamayan, sahneyi aynı zamanda bir anlatı alanı olarak kuran sanatçılar arasında konumlanıyor. Müzikal yaklaşımı, notaya sadakatten ödün vermeden eserin dramatik akışını, içsel gerilimini ve duygusal sürekliliğini görünür kılmaya odaklanan bir yorum anlayışına dayanıyor.
 
 
Bu çerçevede performanslarında teknik doğruluk temel bir omurga olarak korunurken, asıl belirleyici unsur bu teknik yapının hangi duygusal katmanları taşıdığı oluyor. Repertuvar seçimlerinde de benzer bir hassasiyet öne çıkıyor: yalnızca tanıdık ya da erişilebilir eserler değil, sahnede dramatik bütünlük kurabilen, anlatı inşa etmeye elverişli parçalar tercih ediliyor. Böylece konserler, bir program akışından ziyade başlangıcı ve kapanışı olan bütünlüklü bir anlatıya dönüşüyor.
 
Sanatçının farklı sahnelerde ve disiplinlerde geliştirdiği üretim pratiği, bu yaklaşımın zaman içinde daha da rafine bir hale gelmesini sağlamış durumda. Tematik konser projeleri ve disiplinler arası işbirlikleri, müziği yalnızca işitsel bir alan olarak değil, görsel ve düşünsel bağlamlarla birlikte ele alan bir sanat anlayışına işaret ediyor. Bu nedenle film müziklerine odaklanan bu özel program da, sinemanın doğası gereği ses ile anlatı arasındaki en doğrudan bağı kurması sayesinde, sanatçının estetik yöneliminin doğal bir uzantısı olarak okunuyor.
 
İzmir’de başlayan müzik yolculuğunda piyano eğitimiyle temellerini atan, üniversite döneminde kimya mühendisliği eğitimiyle paralel olarak profesyonel şan eğitimi alan ve ardından Viyana’da farklı sanatçılarla çalışma imkânı bulan Bilgi Avusturya, Hollanda ve Almanya’da çeşitli festivaller ve konserlerde sahne alarak uluslararası bir performans pratiği geliştirdi. Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde New York’ta Broadway ekolünden bestecilerle üretim süreçlerine dahil oldu; İstanbul, İzmir ve Antalya gibi şehirlerde senfonik orkestralarla sahne projeleri gerçekleştirdi.
 
2017 yılında kurumsal kariyerini sonlandırarak tamamen müziğe odaklanan sanatçı, 2018’de yayınladığı “İçinde Sen De Varsın” albümüyle solo kariyerini resmileştirdi. Bu süreçte hem sahne performanslarını hem de üretim alanını genişleterek farklı projelerde yer aldı; popüler şarkılar ve düet çalışmalarının yanı sıra tematik sahne projeleriyle de dikkat çekti. Caz vokali alanında da aktif olan Bilgi, 2013 yılında Nardis Genç Caz Vokal Yarışması finalisti olarak İstanbul caz sahnesinde görünürlük kazandı ve farklı dönemlerde caz kulüplerinde çeşitli projelerle sahne aldı.
 
Klasik müzik kökenini merkezde tutan ancak cazdan müzikale, senfonik projelerden çağdaş sahne anlatılarına uzanan geniş bir yelpazede üretim yapan çok katmanlı bir sanatçı profili çizen Bilgi’nin hikâye anlatıcıs olarak konumlandığı film müziklerine odaklanan bu özel program da tam olarak bu çizginin doğal bir devamı niteliğinde çünkü sinema müziği, doğası gereği anlatı ile ses arasındaki en doğrudan köprüyü kuran alanlardan biri olarak bu yaklaşımı en yoğun biçimde besliyor.
 
Kült filmler, kolektif bellek
 
Programın repertuvarı, sinema tarihinin farklı dönemlerine yayılan güçlü bir seçki sunuyor. James Bond evreninin gerilim yüklü temalarından, “Mamma Mia!”nın pop enerjisine; “The Wizard of Oz”un masalsı dünyasından “A Star Is Born”un duygusal yoğunluğuna uzanan bu geniş yelpaze, farklı kuşakların ortak hafızasında kesişen bir müzikal harita çiziyor.
 
 
Eserlerin her biri, yalnızca ait oldukları filmleri değil; o filmlerle kurulan kişisel bağları da sahneye taşıyor. Dolayısıyla konser, izleyici için lineer bir dinleme deneyiminden çok, katmanlı bir hatırlama sürecine dönüşüyor.
 
Film müziği, uzun yıllar boyunca sinemanın arka plan unsuru olarak değerlendirilse de bugün başlı başına bir bestecilik alanı olarak kabul ediliyor. John Williams, Hans Zimmer ve Ennio Morricone gibi bestecilerin yarattığı etki, bu alanın bağımsız bir müzikal değer taşıdığını açıkça ortaya koydu.
 
 
Salon İKSV’de gerçekleşecek bu gece de tam olarak bu dönüşümün sahnedeki karşılığı. Filmden bağımsız olarak icra edilen eserler, kendi dramatik yapılarını yeniden kurarak dinleyiciyle farklı bir bağ geliştiriyor.
 
Festivalin alternatif yüzü
 
Lale Kart üyelerine özel olarak kurgulanan etkinlik, İKSV Lale Kart deneyimini yalnızca sinema salonlarıyla sınırlamayan, onu sahne sanatlarıyla genişleten bir yaklaşım sunuyor. Festival atmosferini farklı bir perspektiften yaşamak isteyen izleyiciler için bu konser, klasik gösterimlerin dışında konumlanan alternatif bir durak niteliğinde.
 
Dress code olarak önerilen gece şıklığı ve film karakterlerinden ilham alan detaylar ise etkinliği yalnızca işitsel değil, aynı zamanda görsel bir deneyime de dönüştürüyor.
 
14 Nisan akşamı saat 21.00’de Salon İKSV’de gerçekleşecek “Seran Bilgi ile Film Müzikleri” gecesi, sinemanın yalnızca izlenen değil aynı zamanda dinlenen bir sanat olduğunu hatırlatan güçlü bir sahneleme önerisi sunuyor ve filmlerin hafızamızda bıraktığı izlerin aslında ne kadarının müziğe ait olduğunu yeniden fark ettiren bir deneyim vadediyor. Ve belki de en önemlisi perde kapandığında bile devam eden o duygunun, aslında hep bir melodiye bağlı olduğunu hatırlatıyor.