46. Brit Ödülleri sahiplerini buldu
Brit Awards, tarihindeki ilk Londra dışı organizasyonunu Manchester’da gerçekleştirdi. Genç yetenek Olivia Dean, dört ödül kazanarak gecenin yıldızı oldu.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
İngiliz Fonograf Endüstrisi (BPI) tarafından 2025’te İngiliz ve uluslararası müziğin en iyilerini ödüllendirmek amacıyla düzenlenen 46. Brit Ödülleri töreni, 28 Şubat’ta Manchester’daki Co-op Live arenasında gerçekleştirildi. Brit Ödülleri tarihinde ilk kez Londra dışında düzenlenen töreni Jack Whitehall altıncı kez sunarken, Charley Marlowe ve Tyler West ise ilk kez BRIT’lerin resmi sosyal medya kanalları üzerinden canlı kırmızı halı yayınını gerçekleştirdi.
Bu yılki törende Olivia Dean ve Lola Young, beşer adaylıkla en çok aday gösterilen isimler oldu; iki sanatçı da ‘Yılın İngiliz Sanatçısı’, ‘Yılın Şarkısı’ ve ‘En İyi Pop Sanatçısı’ kategorilerinde aday gösterildi. Onları dört adaylıkla Sam Fender takip etti. Olivia Dean, ‘Yılın İngiliz Sanatçısı’, ‘Yılın Albümü’ ve ‘Yılın Şarkısı’ dahil olmak üzere dört ödül kazanırken, Sam Fender ise iki ödülle ikinci sırada yer aldı.
2025’te yayınladığı “Lux” albümüyle müzik dünyasında bir kırılma yaratan Katalonya - Barselona çıkışlı Rosalía, kariyerinde ilk kez Brit Award kazanarak “Yılın Uluslararası Sanatçısı” ödülünü aldı. Bu prestijli kategoriyi kazanarak Taylor Swift, Lady Gaga ve Bad Bunny gibi rakiplerini geride bırakan Rosalia, Brit Awards tarihine geçen isimlerden biri oldu.
Rosalia
Brit Ödülleri’nin yeni pop kraliçesi Olivia Dean
İngiltere’nin 26 yaşındaki Londoner’ı Olivia Dean, Brit Awards’ta kırılması güç bir performans sergileyerek ‘En İyi İngiliz Sanatçı’, ‘Yılın Şarkısı’, ‘En İyi Pop Sanatçısı’ ve ‘En İyi Albüm’ kategorilerinde dört ödül birden kazandı. Albümü “The Art of Loving” ve Sam Fender ile düeti “Rein Me In”, gecede Dean’in koleksiyonuna eklendi. Ödül konuşmasında gözyaşlarını tutamayan Dean, “Bu albüm, birbirimizi sevmek ve sevginin kıymetini hatırlamakla ilgili. İyi bir sanatçı olmak için çok iyi insanlara ihtiyacınız var… Ne diyeceğimi bilmiyorum. Teşekkürler, hoşça kalın!” dedi.
Dean’in zaferi, Brit Awards’ın Manchester’a taşınmasının ardından gerçekleşti; şehirde Deansgate tren istasyonu geçici olarak ‘Olivia Deansgate’ olarak adlandırıldı. Sanatçı ayrıca Albert Hall’da bir hayır konseri verdi.
Olivia Dean
Wolf Alice’ten bağımsız mekanlara destek ve güçlü mesaj
Bu yıl ‘En İyi Grup’ ödülünü alan Wolf Alice, sahnede bağımsız mekanlar ve küçük prodüksiyonların önemine dikkat çekti. Frontwoman Ellie Rowsell, “Geçen yıl 30 bağımsız mekan kapandı, altı bin kişi işsiz kaldı ve yarısından fazlası gelir elde edemedi. Bir müzisyen veya grup için yaşamak bir savaş olmamalı” şeklinde konuştu. Rowsell’ın mesajı, müzik endüstrisinin sürdürülebilirliğine ve genç yeteneklerin desteklenmesine dair güçlü bir çağrı niteliği taşıdı.
Wolf Alice
Gecenin en etkileyici anı Rosalía’dan
İspanyol sanatçı Rosalía, gecede en dikkat çekici performansı sergileyerek İngiliz izleyicileri büyüledi. “Yılın Uluslararası Sanatçısı” ödülünü kazanan sanatçının Björk’ün eşlik ettiği “Berghain” performansı opera, rave ve çağdaş elektronik müziği birleştiren dramatik bir şov olarak tarihe geçti. Sahnenin başında klasik opera motifleriyle başlayan şarkı, üç kez tempo değiştirip konuk sanatçı Björk’ün sahneye çıkışıyla zirveye ulaştı ve sonunda club ritimlerinde patladı. Björk’ün kostümü ve sahne tasarımı, görsel olarak da izleyiciyi büyüledi; performans adeta dua ile rave arasında bir geçişi simgeliyordu. Rosalía, ödül kabul konuşmasında “Müziğimi evimden çok uzaklarda paylaşmak büyük bir onur. Bu, İspanyolca müzik yapan tüm arkadaşlarım için bir kutlama” dedi. Bu an, hem performans hem de kültürel anlamıyla gecenin unutulmaz sahnelerinden biri oldu.
‘Uluslararası Grup’ Geese
‘Uluslararası Grup’ kategorisinde ödülü kazanan Geese, alternatif rock sahnesinde yükselen etkisi ve sahnedeki yüksek enerjisiyle öne çıktı. New York çıkışlı grup, dinamik gitar riff’leri, ritmik bas hatları ve güçlü vokal armonileriyle günümüz rock müziğinin genç ve yenilikçi temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyor. Ödül gecesinde, sahnede sergiledikleri coşkulu performans büyük beğeni topladı. Grup, klasik rock etkilerini modern indie ve post-punk dokularıyla harmanlayarak, kendine özgü bir ses dünyası yarattı ve bu sayede uluslararası alanda tanınan bir isim haline geldi. Geese’nin kazanması, alternatif rock sahnesinin küresel ölçekte değer gördüğünü ve genç kuşak grupların yaratıcı enerjisinin takdir edildiğini bir kez daha gösterdi.
“APT”ya bir ödül daha
‘Uluslararası Şarkı’ ödülü, Güney Koreli pop yıldızı Rosé ile Amerikalı süperstar Bruno Mars’ın birlikte seslendirdiği hit parça “APT”’ye verildi. Bu düet, K-Pop’un enerjisi ile Bruno Mars’ın sofistike pop ve funk dokularını ustaca harmanlayarak benzersiz bir müzik deneyimi sundu. “APT”, çıkış yaptığı günden itibaren dijital platformlarda milyonlarca dinleyiciye ulaştı ve küresel listelerde üst sıralarda yer aldı. Parçanın vokal uyumu, ritmik çeşitliliği ve duygusal yoğunluğu, hem eleştirmenler hem de hayranlar tarafından övgüyle karşılandı. Ödül gecesinde, parçanın canlı yorumlanışı da izleyicilerden büyük alkış aldı ve modern pop müzikte uluslararası iş birliklerinin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Bu performans, K-Pop’un küresel müzik sahnesindeki etkisini ve pop müziğin sınır tanımayan evrenselliğini vurgulayan önemli bir an olarak kayda geçti.
‘Yılın Çıkış Yapan Sanatçısı’ Lola Young
2026 Brit Awards’ta ‘Yılın Çıkış Yapan Sanatçısı ödülüne layık görülen Lola Young, yalnızca vokal yeteneği değil, aynı zamanda sahne varlığı ve müzikal vizyonu da dikkat çekiyor. Young, farklı türleri harmanlayan parçalarıyla hem pop hem soul etkilerini sahnede bir araya getiriyor; dans ritimleri, yumuşak melodiler ve güçlü sözlerle genç kuşağın deneyimlerini müziğe taşıyor. Eleştirmenler, onun sahne duruşunu ve performans enerjisini özellikle övdü, kariyerinin ilk yıllarında bile profesyonel bir sahne ustası gibi hareket ettiğini vurguladılar. Young, ödül sonrası yaptığı konuşmada genç müzisyenlere ve sahnede kendini ifade etme cesaretine dikkat çekti. “Bu ödül yalnızca bana değil, aynı zamanda kendi seslerini keşfetmeye ve paylaşmaya cesaret eden tüm genç sanatçılara gidiyor,” diyerek, müzik endüstrisinde yeni kuşak için ilham verici bir örnek oluşturdu.
Lola Young
Sam Fender’a çifte ödül
Alternatif ve rock sahnesinin güçlü temsilcilerinden Sam Fender, bu yılki Brit Awards’ta Rosalia ile düeti “Rein Me In” ile ‘Yılın Şarkısı’ ödülünün yanı sıra ‘En İyi Alternatif / Rock Grubu’ ödülünü de kazandı. Fender, kendine özgü gitar riff’leri, karizmatik sahne duruşu ve şarkı sözlerindeki toplumsal duyarlılığıyla dikkat çekiyor. Fender’ın müziği, Kuzey İngiltere’nin endüstriyel geçmişiyle harmanlanmış duygusal rock tonları ve modern alternatif pop unsurlarını bir araya getiriyor. Bu yıl sahnede sergilediği performans, enerjik ve samimi yapısıyla hem izleyiciyi hem de jüriyi etkileyerek ödüle layık görüldü. Özellikle toplumsal meseleleri ele alan şarkıları, genç kitlenin gönlünde özel bir yer edinmesini sağladı ve alternatif rock’un günümüzdeki canlılığını ve evrensel etkisini bir kez daha ortaya koydu. Ödül, Fender’ın hem stüdyo albümleri hem de sahne performanslarıyla oluşturduğu bütüncül müzikal vizyonun ve Britanya rock sahnesindeki etkisinin tescili niteliğinde oldu.
‘En İyi Hip-Hop / Rap / Grime’ Dave
Hip-hop, rap ve grime sahnesinin güncel yıldızlarından Dave, Brit Awards 2026’da ‘En İyi Hip-Hop / Rap / Grime’ ödülünü kazanarak kariyerine bir prestijli başarı daha ekledi. Dave, sahnedeki enerjisi, kendine özgü ritim anlayışı ve keskin toplumsal yorumlarla dolu söz yazımıyla öne çıkıyor. Müziğinde kişisel deneyimlerden sosyal adaletsizlik ve güncel politik meselelere kadar geniş bir yelpazeyi işleyen Dave, yalnızca bir şarkıcı değil, aynı zamanda çağdaş Britanya hip-hop’unun sesi olarak görülüyor. Bu yıl sahnede sergilediği performans, yoğun ritimler ve etkileyici flow ile hem izleyiciyi hem de jüriyi etkilemiş; dinleyiciye hem duygusal hem de ritmik bir deneyim sunmuştu. Ödül, Dave’in kariyerinde önemli bir kilometre taşı olarak kayda geçti. Özellikle albümleri ve single’larıyla uluslararası arenada da dikkat çeken sanatçı, bu ödülle İngiltere’nin hip-hop sahnesindeki yaratıcı ve toplumsal etkisini bir kez daha tescillemiş oldu.
“En İyi R&B” Sault
Brit Awards 2026’da ‘En İyi R&B’ ödülü, kendine özgü sound’u ve derinlikli soul etkili müzikleriyle Sault’a gitti. Grup, R&B’yi sadece ritim ve vokal performansıyla değil, aynı zamanda toplumsal mesajlar ve politik bilinçle harmanlayan yaratıcı bir yaklaşım sergiliyor. Sault’un parçalarında funk, neo-soul ve elektronik tınıların cesur birleşimi dikkat çekiyor. Albümlerinde ve single’larında, aşkın, kaybın, kimlik arayışının ve adaletin temalarını işleyen grup, sahne performanslarında hem enerjiyi hem de duygusal yoğunluğu dengeli bir şekilde yansıtıyor. Bu ödül, Sault’un İngiltere’de R&B alanında öncü ve yenilikçi bir güç olduğunu bir kez daha kanıtladı ve grup, hem eleştirmenlerin hem de dinleyicilerin takdirini topladı.
‘En İyi Dans Müziği’ Fred Again.., Skepta ve PlaqueBoyMax
Brit Awards 2026’da ‘En İyi Dans Müziği’ ödülü, sahneyi adeta elektriklendiren işbirlikleriyle Fred Again.., Skepta ve PlaqueBoyMax’e gitti. Üçlü, elektronik prodüksiyon, grime etkileri ve modern club ritimlerini ustaca harmanlayarak dans müziğine yeni bir soluk kazandırıyor. Fred Again..’un melodik elektronik altyapıları, Skepta’nın ritmik ve enerjik vokalleri, PlaqueBoyMax’in deneysel ses dokunuşlarıyla birleştiğinde ortaya hem club sahnelerini hem de festival atmosferlerini sarsan bir performans çıkıyor. Ödül, sadece teknik prodüksiyon becerilerini değil, aynı zamanda dinleyiciyle kurdukları anlık bağ ve sahnedeki dinamik etkileşimi de tescilliyor. Gecede sunulan performanslar, dans müziğinin sınırlarını zorlayan yenilikçi bir yaklaşımın altını çizdi; izleyiciler hem ritme kapıldı hem de modern İngiliz elektronik müziğinin geleceğine dair ipuçlarını deneyimledi. Bu üçlü, gece boyunca enerjiyi yüksek tutarak ödülün hakkını fazlasıyla verdi.
“Yılın Yapımcısı” PinkPantheress
2026 Brit Awards’ta “Yılın Yapımcısı” ödülünü alan PinkPantheress, sahne arkasındaki yaratıcı dehasını ve prodüksiyon yeteneklerini kanıtladı. Kısa süre önce çıkardığı parçalarla internet ve sosyal medya platformlarında milyonlarca dinleyiciye ulaşan genç prodüktör, özellikle drum and bass, UK garage ve bedroom pop etkilerini harmanlayan kendine özgü sound’u ile dikkat çekiyor. Ödül töreninde, müzik prodüksiyonunun görünmeyen emeklerini temsil eden PinkPantheress, “Bu ödül sadece benim değil; her gün stüdyoda hayallerini gerçeğe dönüştüren tüm yapımcılara adanmış,” diyerek sahnede alçakgönüllü bir duruş sergiledi. Elektronik altyapılar ve vokal manipülasyonlarıyla modern İngiliz pop ve elektronik sahnesine yön veren sanatçı, prodüksiyonun sadece teknik değil, aynı zamanda yaratıcı bir anlatı unsuru olduğunu da göstermiş oldu. Bu başarısı, onu Brit Awards gecesinin en saygın ve vizyoner isimlerinden biri haline getirdi.
‘Yılın Söz Yazarı’ Noel Gallagher
Manchester sahnesinin yerel kahramanlarından Noel Gallagher, Jacob Alon ve Tim Burgess gecede güçlü bir varlık gösterdi. Gallagher, İngiltere’nin rock ve Britpop tarihindeki tartışmasız etkisini temsil ederek ‘Yılın Söz Yazarı’ ödülünü aldı ancak sahnede yaptığı esprili yorumlarla bu ödülün biraz beklenmedik olduğunu itiraf ederek hem mizah hem de alçak gönüllülük sergiledi. Gallagher, ödülünü alırken Oasis’in efsanevi parçalarını ve kardeşi Liam ile birlikte yarattığı müzik mirasını hatırlatarak, sahnedeki konuşmasını hem kendi kariyerine hem de Britanya müziğinin kuşaklar arası etkisine bağladı.
Noel Gallagher
Eleştirmenlerin Seçimi: Jacob Alon
Brit Awards 2026’da ‘Critics’ Choice’ ödülü, genç yetenek Jacob Alon’a verildi. Alon, çağdaş İngiliz müzik sahnesine taze bir soluk getiren özgün tarzı ve yaratıcı vizyonuyla dikkat çekiyor. Hem vokal performansları hem de şarkı yazımındaki özgün yaklaşımı, eleştirmenlerin gözünden kaçmadı. Alon, sahnede sergilediği enerjik duruş ve duygusal derinlik ile hem genç hem de deneyimli izleyiciler üzerinde kalıcı bir etki bıraktı. Müziğiyle geleneksel pop ve alternatif unsurları ustalıkla harmanlayarak, yenilikçi ve modern bir sound ortaya koyan sanatçıya verilen ödül, sadece yeteneğinin değil, aynı zamanda müzik endüstrisine getirdiği yaratıcı katkının da bir tescili niteliğinde. Jacob Alon, bu prestijli ödülle gelecekte Brit müzik sahnesinde üstleneceği rolün sinyalini güçlü bir şekilde vermiş oldu.
Gecenin en klas anı: Amy Winehouse’a ithaf
Brit Awards 2026’nın en zarif ve unutulmaz anlarından biri, Mark Ronson’un ‘Outstanding Contribution / Üstün Katkı’ ödülünü Amy Winehouse’a ithaf etmesiydi. Sahneye çıktığında duygularını saklayamayan Ronson, Winehouse ile paylaştığı anılardan bahsederek hem samimiyet hem de derin bir saygı gösterdi. Ronson, konuşmasında Winehouse’un kariyerine ve kendisine olan etkisini detaylandırdı; stüdyoda birlikte geçirdikleri zamanları, birlikte yazdıkları şarkıları ve onun müziğe kattığı benzersiz enerjiyi anımsattı. Bu anılar, sahnedeki performansın sadece bir ödül teslimi değil, aynı zamanda İngiliz müziğinin önemli bir dönemine duyulan minnetin ve nostaljinin de bir yansıması haline geldi. Sahne performansı sırasında Ronson, Winehouse’un eski grup üyelerini ve arşiv görüntülerini de sahneye taşıyarak izleyicilere hem müzikal hem de görsel bir deneyim sundu. Konuşması ve sahnedeki duruşuyla, Brit Awards 2026’nın duygusal doruk noktalarından birini yaratmış oldu ve gecenin profesyonel, saygılı ve içten tavrını simgeleyen bir anı olarak kayıtlara geçti.
Ozzy Osbourne’a ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’
Brit Awards 2026’nın bir diğer unutulmaz anı, Ozzy Osbourne’un ‘Lifetime Achievement / Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ ile onurlandırılmasıydı. 76 yaşında hayata veda eden efsanevi Black Sabbath vokalisti, müzik dünyasında yarattığı devrim niteliğindeki etkisi ve benzersiz sahne performanslarıyla heavy metal tarihinin en ikonik figürlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ödül, Osbourne’un müziğe kattığı yenilikçi enerjiyi, sahne karizmasını ve kuşaklar boyunca etkilediği sanatçıları takdir etmenin yanı sıra, rock ve heavy metal sahnesindeki mirasını görünür kıldı. Tören sırasında eşi Sharon Osbourne ve kızı Kelly Osbourne sahneye çıkarak duygusal bir konuşma yaptı; Ozzy’nin “çalışkan ve alçakgönüllü bir Birminghamlı” olduğunu, sahnede ve özel yaşamında hiçbir zaman kibirli davranmadığını vurguladılar.
Performanslar
Harry Styles, Milliyet Sanat’ın Mart kapağında
Milliyet Sanat’ın Mart kapağında yer alan ve Britt Ödülleri gecesinin açılışını yapan Harry Styles, “Aperture” performansında yüksek belli Chanel kostümüyle sahneyi domine etti. Kostümün rahatsız edici yüksekliği, akıcı ve teknik açıdan zor dans koreografisini gerçekleştirmesine engel olmadı. Hipnotik Club Pop tarzıyla Talking Heads’in David Byrne’ını andıran Styles, seyirciyi hemen içine çekti ve “Kiss All The Time, Disco Occasionally” döneminin sinyallerini verdi. Sunucu Jack Whitehall, performansı ‘çamaşır makinesine oturmuş gibi müzikal bir deneyim’ olarak tanımlayarak geceye mizahi bir ton ekledi.
Harry Styles
Dua Lipa: Tavan disko topuyla iniş
Gecenin konuklarından Dua Lipa, “Electricity” performansı sırasında sahneye tavandan inen dev bir disko topu ile giriş yaparak görsel bir şov sundu. Enerjisi ve sahne hakimiyeti, izleyiciyi büyüledi. Ronson’un piyanosu eşliğinde sahneye yayılan performans sadece müzik değil, sahne tasarımı ve dramatik görsellikle de gecenin hatırlanacak anlarından biri oldu.
Raye ve Alex Warren: Güçlü düetler ve kefaret
Güçlü yorumcu Raye, “Where Is My Husband” performansıyla izleyicileri büyüledi ve ardından yeni soul baladı “Nightingale Lane” ile sahneyi doldurdu. Raye, sahne performansında sadece vokal gücünü sergilemekle kalmadı aynı zamanda şarkılarının duygusal derinliğini dans ve jestlerle de izleyiciye aktardı. Sahnesiyle canlı performanslardaki yetkinliğini ve hakimiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.
Alex Warren ise geçen ayki Grammy felaketinin ardından Manchester sahnesine çıktı; Grammy’de sahnede earpiece’inin arızalanması nedeniyle şarkısını tamamen ritimsiz ve zamanlamasız söylemiş, performans kısa süreli bir kaosa dönüşmüştü. Bu kez Hallé Orkestrası ve James Blunt eşliğinde “Ordinary”yi kusursuz bir şekilde sunan Warren, şarkıyı eşine ithaf ederek hem kendi hatasını telafi etti hem de gecenin en samimi ve kurtarıcı anlarından birini yaşattı.
Huntr/x ve CMAT: Yeni nesil pop’un yükselişi
Kpop Demon Hunters’ın dünyayı kasıp kavuran şarkılarını seslendiren K-Pop grubu Huntr/x, gecede enerjilerini dış mekana taşıyarak genç kitleyi coşturdu; Ejae, Audrey Nuna ve Rei Ami’den oluşan grup, çıkış parçaları “Golden” ile adeta bir festival havası yarattı ve sahnedeki koreografileri, renkli kostümleri ve senkron performanslarıyla izleyicileri ritme kaptırdı.
Öte yandan, İspanyol yıldız Rosalía’ya karşı en iyi uluslararası sanatçı ödülünü kaybeden CMAT, sahnede yenilgiyi adeta bir performansa dönüştürdü. Kameralar için dramatik mock-çığlıklar atan şarkıcı hem mizahi bir duruş sergileyerek izleyiciyi güldürdü hem de kaybı eğlenceli ve unutulmaz bir anıya dönüştürdü. Tüm bu sahneler, Brit Awards gecesinin enerjisini ve çeşitliliğini yansıtan en canlı anlardan biri olarak hafızalara kazındı.
Robbie Williams: Ozzy Osbourne Tribute
Global ikon Robbie Williams, kısa süre önce kaybettiğimiz metalin ‘Karanlık Prensi’ Ozzy Osbourne’a saygı duruşu niteliğinde sahneye çıkarak “No More Tears” performansını sergiledi ve gecenin en duygusal anlarından birini yarattı. Williams’a Metallica’dan Robert Trujillo ve Ozzy’nin uzun yıllar gitaristi olarak sahnede yer alan Zakk Wylde eşlik etti. Performans, Sharon Osbourne’un yönlendirmesiyle, parçanın tarihsel ve duygusal mirasını koruyacak şekilde sahnelendi. Sahneye yansıyan video ve arşiv görüntüleri, Ozzy Osbourne’un 1991 tarihli hit parçasının yanı sıra, Brit Awards 2026’da kendisine takdim edilen ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ ile taçlanan mirasını genç kuşaklara aktardı. Bu performans, teknik açıdan kusursuz olmasının yanı sıra, izleyiciler için unutulmaz ve etkileyici bir deneyim olarak kaydedildi ve Brit Awards’ın yalnızca güncel yıldızları değil, müzik tarihinin ikonlarını da onurlandıran bir etkinlik olduğunu gösterdi.
Robbie Williams
Törenden notlar
The Brit Awards, Birleşik Krallık ve ötesinden pop müziğin en büyük ve en iyilerini onurlandırdı. Ancak gece, abartılı kostümler, tuhaf davranışlar ve görkemli performanslarla doluydu; ödüller yalnızca hikâyenin yarısıydı.
CMAT, Jim Legxacy ve diğer genç yetenekler sahnede sadece performanslarıyla değil, aynı zamanda eğlenceli ve spontane reaksiyonlarıyla da izleyiciyi etkiledi; ödül kayıplarını ve sahne heyecanını mizahi bir dille sahneye taşıyarak, Brit Awards gecesinin enerjisine farklı bir boyut kattılar.
Öte yandan, Happy Mondays’in ikonik isimleri Shaun Ryder ve Bez’in röportajları, gece boyunca yaşanan absürt ve kaotik anları gözler önüne serdi; kendi tarzlarında, alaycı ve renkli yorumlarla Brit Awards’ın ciddi ve gösterişli atmosferine ters bir eğlence katmanı eklediler.
Kırmızı halıda ise Self Esteem, kendine özgü içten ve doğrudan yorumlarıyla dikkat çekti; adaylığını değerlendirirken gösterdiği alçakgönüllülük ve mizahi yaklaşım, gecenin yıldızlarının sadece sahnede değil, basın karşısında da kendilerini nasıl ifade edebileceklerini gösterdi.
Manchester sahnesinin yerel kahramanlarından Noel Gallagher, Jacob Alon ve Tim Burgess gecede güçlü bir varlık gösterdi. Ödül töreninde Gallagher’a eşlik eden Jacob Alon, yükselen yetenekler arasında dikkati çekerken, Charlatans’ın solisti Tim Burgess, Manchester’ın kültürel ve müzikal kimliğini temsil eden figürlerden biri olarak geceye katkıda bulundu. Bu üç isim, Londra dışına taşınan Brit Awards’ta kuzey İngiltere’nin sahneye ve müziğe yaptığı katkıyı gözler önüne sererek, gecenin en etkileyici yerel vurgularından birini oluşturdu.
Gecede ayrıca sürpriz anlar da yaşandı: Robbie Williams, Ozzy Osbourne şarkısı “No More Tears”i Metallica ve Black Sabbath üyeleri eşliğinde yorumlarken, Sombr’un sahneye bir izinsiz giriş yapan kişinin saldırısına rağmen performansını tamamlaması önce heyecanlı sonra takdir dolu anlar yaşanmasına sebep oldu.
Gecede kısa ve öz konuşmalar öne çıkarken, sahneler arasında şaşırtıcı ve unutulmaz performanslar izleyiciyi büyüledi. Manchester’a taşınan Brit Awards, sadece Londra merkezli bir etkinlik olmaktan çıkarak, şehirdeki genç yetenekleri ve farklı müzik türlerini kutlayan bir platform haline geldi.
46. Brit Ödülleri Kazananları:
Artist of The Year: Olivia Dean
Group of The Year: Wolf Alice
Album of The Year: Olivia Dean - “The Art of Loving”
Song of The Year: Sam Fender (with Olivia Dean) - “Rein Me In”
InternationaArtist of The Year: Rosalía
International Group of The Year: Geese
International Song of The Year: Rosé & Bruno Mars - “APT”
Breakthrough Artist: Lola Young
Critics' Choice: Jacob Alon
Best Alternative / Rock Act: Sam Fender
Best Pop Act: Olivia Dean
Best Hip-Hop / Rap / Grime Act: Dave
Best R&B Act: Sault
Best Dance Act: Fred Again.., Skepta & PlaqueBoyMax
Producer of The Year: PinkPantheress
Songwriter of The Year: Noel Gallagher
Outstanding Contribution to Music: Mark Ronson
Lifetime Achievement: Ozzy Osbourne


