Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » 5. Bosphorus Open Air Metal Fest’e geri sayım

5. Bosphorus Open Air Metal Fest’e geri sayım

5. Bosphorus Open Air Metal Fest’e geri sayım16 Eylül 2026 - 03:09
Türkiye’nin en büyük metal müzik buluşması Bosphorus Open Air Metal Fest, beşinci yılında Satyricon, I Am Morbid, Kataklysm, Moonspell, Tankard, Eleine, Moribund Oblivion ve Yaşru gibi uluslararası ve ulusal metal müzik sahnesinin önemli gruplarını İstanbul’da buluştururken, festival programını müzik konferansı ve fotoğraf-sanat sergisiyle genişletiyor. 19-20 Eylül’de Maximum UNIQ Açıkhava’da gerçekleşecek festivalin kadrosunda farklı ülkelerden 18 grup yer alıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
İstanbul, eylül ayının üçüncü hafta sonunda iki gün boyunca farklı metal türlerinin buluşma noktalarından biri olacak. Beşinci kez düzenlenen Bosphorus Open Air Metal Fest, 19-20 Eylül tarihlerinde Maximum UNIQ Açıkhava’da gerçekleşecek. Norveç black metalinin önemli gruplarından Satyricon, I Am Morbid, Kanada’dan Kataklysm, Portekiz’den Moonspell, ABD’den Terrorizer, Brezilya’dan Sarcófago ve Almanya’dan Tankard’ın da aralarında bulunduğu 18 grup iki günlük programda sahne alacak.
 
Festivalin programında son günlerde bir değişiklik de yaşandı. Kadronun Alman temsilcilerinden Rage, grubun vokalisti ve bas gitaristi Peavy Wagner’in yaşadığı ciddi sağlık sorunları nedeniyle Avrupa konserlerini iptal etmesinin ardından İstanbul konserini de gerçekleştiremeyeceğini bildirdi. Grubun menajerliği tarafından doktorların son raporları doğrultusunda Wagner’in bir süre daha sahnelerden uzak kalmasının gerektiği açıklandı. Rage’in Bosphorus Open Air Metal Fest kapsamındaki performansı 2027 yılına ertelenirken, grubun yerine Alman thrash metal grubu Exumer programa dahil edildi. Exumer, 19 Eylül Cumartesi günü festival sahnesine çıkacak. Grubun 28 Ağustos 2026’da yayınlanan “Death Mask Messiah” albümünün ardından İstanbul konseri, yeni albüm döneminin programdaki duraklarından biri olacak.
 
 
Black metalden gothic metale geniş bir yelpaze
 
BOSSEV Derneği ve Bosphorus Productions’ın düzenlediği 5. Bosphorus Open Air Metal Fest 2026, metal müziğin farklı alt türlerini aynı programda buluşturuyor. Festivalin uluslararası kadrosunun başında Norveç black metalinin öncü gruplarından Satyricon bulunuyor. Satyr ve Frost’un merkezinde olduğu grup, 1990’lardan bu yana Norveç black metalinin uluslararası ölçekte tanınan isimleri arasında yer alıyor. Satyricon aynı zamanda Türkiye’deki ilk konserini Bosphorus Open Air Metal Fest kapsamında verecek.
 
ABD’li I Am Morbid ise Death Metal’in önemli gruplarından Morbid Angel’ın mirasını sahneye taşıyan kadrosuyla festival programında yer alıyor. Kanada’dan Kataklysm, teknik death metal çizgisini İstanbul’a getirirken, ABD’nin extreme metal sahnesinden Terrorizer da festivalin sertlik dozunu yükseltecek.
 
Portekizli Moonspell ise gothic metalin karanlık ve atmosferik tarafını temsil ediyor. Üç yılı aşkın kariyeri boyunca grubun vokalisti ve başlıca figürü olarak öne çıkan Fernando Ribeiro, festivalden bir gün önce düzenlenecek Bosphorus Music Conference’ın da konuklarından biri olacak.
 
Alman metal geleneğinin programdaki diğer temsilcileri arasında Tankard bulunuyor. Brezilya extreme metal tarihinin kült gruplarından Sarcófago, Norveç black metal sahnesinden Kampfar ve İsveç’ten Eleine de iki günlük programın uluslararası çeşitliliğini tamamlıyor.
 
Yerli sahne de programın içinde
 
Festival yalnızca uluslararası grupları bir araya getirmekle kalmıyor. Türk metal sahnesinin uzun soluklu temsilcilerinden Moribund Oblivion da programda yer alıyor. Khepra ve Yaşru ise yerli underground sahnenin farklı damarlarını temsil ediyor.
 
Avrupa’dan gelen gruplar arasında Çekya önemli bir yer tutuyor. Brutal death metal çizgisindeki Fleshless ve Cutterred Flesh ile Nahum, festivalin ağır sound’unu oluşturan gruplar arasında. Macaristan’dan Atrox Trauma sert ve agresif sound’uyla, Yeni Zelanda’dan 3000AD ise thrash metal çizgisiyle İstanbul’daki uluslararası kadroya katılıyor.
 
Böylece 19 ve 20 Eylül’deki program black metal, death metal, thrash metal, gothic metal, grindcore ve diğer extreme metal alt türleri arasında geçiş yapan geniş bir müzikal çerçeve oluşturuyor. Festivalin ilk gününde 3000AD, Khepra, Cutterred Flesh, Fleshless, Eleine, Kampfar, Exumer, Moonspell ve I Am Morbid; ikinci gününde ise Yaşru, Nahum, Atrox Trauma, Moribund Oblivion, Terrorizer, Sarcófago, Tankard, Kataklysm ve Satyricon sahne alacak. Festival alanının kapıları her iki gün 13.00’te açılacak, konserler 14.00’te başlayacak.
 
 
Bosphorus Music Conference
 
Bosphorus Open Air Metal Fest, beşinci yılında konser programının yanı sıra metal müziğin kültürel ve sektörel boyutlarını ele alan Bosphorus Music Conference II’ye de ev sahipliği yapıyor. ‘Beyond the Underground’ başlığıyla düzenlenecek konferans, 18 Eylül Cuma günü Nişantaşı Üniversitesi Maslak 1453 Kampüsü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek. Türkiye’nin küresel metal ekosistemindeki yeri, uluslararası iş birlikleri, müzik endüstrisi ve metal dünyasının geleceği konferansın ana gündemini oluşturacak.
 
Konferans kapsamında ‘Metal Beyond Music’ başlığı altında kültür, kimlik ve metal turizmi; “Building The Scene” bölümünde festivaller, booking, kulüpler ve sponsorlar; ‘Music Business of Metal’ oturumlarında menajerlik, halkla ilişkiler, streaming ve turne ekonomisi; ‘Future of Metal’ bölümünde ise yapay zekâ, Z kuşağı, hibrit festivaller ve 2035 vizyonu konuşulacak.
 
Programın dikkat çeken konuklarından biri Portekizli Moonspell’in vokalisti ve kurucu ismi Fernando Ribeiro olacak. ‘Career Talks’ oturumunda müzik kariyerini ve sanat yolculuğunu anlatacak olan Ribeiro, yakında Türkiye’de yayımlanması planlanan şiir kitabı “Purgatorial”ı da gündeme getirecek. Kitabın festival kapsamında satışa sunulması planlanıyor. Ribeiro’nun konferanstaki katılımı Portekiz’in Türkiye Büyükelçiliği ve Camões Enstitüsü tarafından destekleniyor.
 
Konferansta Türkiye underground metal sahnesinin köklü gruplarından Asafated’in frontman’i Tanju Can’ın da yerel sahnenin gelişimi ve deneyimleri üzerine konuşması planlanıyor. Bunun yanı sıra Türkiye ve uluslararası müzik piyasasından menajerler, booking ajansları, festival organizatörleri, kulüp temsilcileri ve müzik yazarları da farklı oturumlarda bir araya gelecek.
 
Bosphorus Music Conference’ın ikinci yılında tartışma alanı, metal müziğin yalnızca sahne performanslarından ibaret olmadığı fikri üzerine kuruluyor. Organizasyonun yaklaşımı, ‘Artık soru metal tarihimiz nedir değil, Türkiye küresel metal müzik dünyasında nereye gidiyor?’ sorusuyla özetleniyor. Böylece konferans, Türkiye’deki metal kültürünü uluslararası müzik endüstrisi, kültür ekonomisi ve geleceğin müzik modelleriyle birlikte ele alan bir buluşma olarak konumlanıyor.
Konferansa katılım kontenjanla sınırlı.
 
Bosphorus Photo & Art Exhibition
 
Bosphorus Open Air Metal Fest’in bu yılki programına eklenen bir başka başlık ise Bosphorus Photo & Art Exhibition. Festival organizasyonu, etkinlik alanını genişletme hedefinin bir parçası olarak ilk kez düzenlenecek etkinliği, festival boyunca Maximum UNIQ fuaye alanında izleyiciyle buluşturacak.
BOSSEV’in desteğiyle hayata geçen serginin ana konukları, BOSSEV Deerneği Kurucu üyelerinden, Bosphorus Open Air Metal Fest’in yanı sıra Avrupa’nın önemli metal festivallerini fotoğraflayan Serkan Tekin ile özellikle bağımsız sanat, dijital kolaj ve kültür-sanat yönetimi alanlarında öne çıkan sanat yönetmeni ve kolaj sanatçısı Pırıl Kurbetci olacak. Metal kültürünü fotoğraf ve dijital sanat üzerinden ele alan sergi Sergiler, 19-20 Eylül tarihlerinde 13.00-23.00 saatleri arasında Maximum UNIQ Fuaye Alanı’nda açık olacak.
 
 
Bosphorus Open Air Metal Fest’in beşinci yılına yayılan bu program, konser, konferans ve sergiyi aynı etkinlik çatısı altında bir araya getiriyor. İki günlük festival, dünyanın farklı coğrafyalarından gelen gruplarla Türkiye’deki metal sahnesini aynı açıkhava sahnesinde buluştururken, müziğin çevresindeki üretim alanlarını da programın bir parçası haline getiriyor.
 
18 Eylül’deki Bosphorus Music Conference’a katılım kontenjanla sınırlı, 19-20 Eylül tarihleri arasında Maximum UNIQ Fuaye Alanı’nda açık olacak Bosphorus Photo & Art Exhibition ücretsiz, aynı tarihlerde Maximum UNIQ Açıkhava’da düzenlenecek 5. Bosphorus Open Air Metal Fest için ise tek günlük ve iki günlük seçenekler Bubilet üzerinden satışta.
 
Metal festivalinin ekonomisi
 
Türkiye’de konser ve festival ekonomisi güçlenirken, artan sanatçı ücretleri, döviz kuru, prodüksiyon, ulaşım ve konaklama maliyetleri büyük ölçekli organizasyonları her geçen gün daha zorlu bir denklemin içine çekiyor. Bu koşullarda uluslararası ölçekte bir festivali sürdürebilmek, yalnızca güçlü bir müzik programı hazırlamayı değil, ciddi bir organizasyon ve finans yönetimini de gerektiriyor. Bosphorus Open Air Metal Fest’in beşinci yılına ulaşması da bu açıdan Türkiye’de büyük ölçekli festival yapmanın zorluklarını görünür kılan örneklerden biri.
 
Türkiye’de son yıllarda konser ve festival ekonomisinin giderek güçlendiği, uluslararası sanatçıların ve büyük prodüksiyonların daha geniş bir seyirci kitlesiyle buluştuğu bir dönem yaşanıyor. Ancak sektörün büyümesi, organizasyonların önündeki mali yükü de azaltmıyor. Özellikle döviz üzerinden belirlenen sanatçı bedelleriyle birlikte teknik prodüksiyon, sahne, ses ve ışık sistemleri, ulaşım ve konaklama gibi kalemlerdeki artışlar, büyük ölçekli festivallerin sürdürülebilirliğini önemli bir mesele haline getiriyor. Bütün bu maliyetlere rağmen uluslararası bir programı koruyarak seyirciye kapsamlı bir festival deneyimi sunabilmek, bu alanda çalışan organizatörlerin uzun vadeli planlama yapmasını ve ciddi bir ekonomik risk üstlenmesini gerektiriyor. Bu nedenle, değişen koşullara rağmen festivallerini sürdüren ve her yıl yeni bir programla seyircinin karşısına çıkan organizasyonların hikâyesi de konser ekonomisinin önemli başlıklarından biri.
 
Bosphorus Open Air Metal Fest, bu hikâyelerden birini beşinci yılında sürdürüyor. Bosphorus Open Air Metal Fest’i düzenleyen Bosphorus Productions’ın kurucu ortakları Bahadır Uludağlar ve İbrahim Karakurt ile Milliyet Sanat Dergisi’nin Eylül sayısında yayınlanan ‘Konser Ekonomisi’ dosyamız için bir söyleşi gerçekleştirdik. Türkiye’de büyük ölçekli bir müzik festivalini sürdürülebilir kılmanın koşullarından uluslararası sanatçıların Türkiye’ye getirilmesinde değişen maliyetlere, seyirci davranışlarından sponsorluk modellerine ve Türkiye’de oluşmaya başlayan rock-metal müzik ekonomisine kadar pek çok başlığı konuştuğumuz söyleşinin tamamını, Bosphorus Open Air Metal Fest’in 19-20 Eylül’deki beşinci buluşması öncesinde burada yayımlıyoruz.
 
Festivalin kurucu ortaklarından Bahadır Uludağlar, yaklaşık 30 yıldır metal sahnesinin içinde olan Moribund Oblivion’ın kurucusu ve frontman’i. Bosphorus Productions’ın sahibi ve festivalin diğer kurucu ortağı İbrahim Karakurt ise mühendislik geçmişinden gelen yöneticilik deneyimini müzik organizasyonculuğuna taşıyor. 2021’de yolları kesişen ikili, o tarihten bu yana Türkiye’de uluslararası ölçekte bir metal festivali oluşturmak için birlikte çalışıyor. Bu yıl Moribund Oblivion’ın da Türkiye’yi temsilen sahne alacağı Bosphorus Open Air Metal Fest, ikilinin beş yıllık organizasyon deneyiminin yeni halkası.
 
Bahadır Uludağlar ve İbrahim Karakurt ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi, Türkiye’de büyüyen konser ve festival ekonomisinin metal sahnesindeki karşılığını, artan maliyetlerin organizasyonlara etkisini ve bir festival markasının beş yıl boyunca nasıl ayakta tutulduğunu konuşmaya açıyor.
 
 
İbrahim Karakurt - Bahadır Uludağlar  
 
Bosphorus Open Air Fest gibi büyük ölçekli bir organizasyonu hayata geçirirken bugün Türkiye’de bir konser festivalinin ekonomik olarak sürdürülebilir olması için en önemli unsurlar neler?
 
Bugün Türkiye'de büyük ölçekli bir müzik festivalini sürdürülebilir şekilde organize etmek, yalnızca iyi bir organizasyon ekibine sahip olmakla mümkün değil. Güçlü bir finansal yapı, uzun vadeli planlama ve en önemlisi ana sponsor desteği artık olmazsa olmaz unsurlar arasında yer alıyor. Son yıllarda artan maliyetler, döviz kuru dalgalanmaları ve üretim giderleri festival organizasyonlarını her zamankinden daha kırılgan hale getirdi.
 
Bosphorus Open Air Metal Fest olarak beş yıldır bu zorlu koşulların içerisinde ayakta kalmayı başardık. Bunu yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil, Türkiye'deki metal müzik kültürüne karşı duyduğumuz sorumluluğun bir parçası olarak görüyoruz. Elbette zaman zaman ciddi ekonomik zorluklarla karşılaştık. Özellikle güçlü bir ana sponsor desteğinin eksikliği, organizasyonun her aşamasını daha fazla özveriyle yürütmemizi gerektirdi. Ancak hiçbir zaman kurumsal duruşumuzdan, kalite anlayışımızdan ve uluslararası standartlarda bir festival yaratma hedefimizden ödün vermedik.
Bizim için sürdürülebilirliğin temelinde güven yatıyor. Sanatçıların, menajerlerin, iş ortaklarımızın ve seyircimizin Bosphorus markasına duyduğu güven, bugün sahip olduğumuz en değerli sermaye. Bu güveni koruyarak, her yıl üzerine koyarak ilerlemeye devam ediyoruz.
 
Rock müzik başta olmak üzere uluslararası sanatçıları Türkiye’ye getirme sürecinde son yıllarda değişen maliyetler, döviz koşulları ve seyirci beklentileri organizasyon kararlarınızı nasıl etkiliyor?
 
Uluslararası sanatçılarla çalışırken bütçelerin neredeyse tamamı döviz üzerinden şekilleniyor. Sanatçı ücretlerinden uçak biletlerine, teknik prodüksiyondan konaklamaya kadar birçok kalem doğrudan döviz kuruna bağlı. Türkiye'deki ekonomik koşullar ise gelir tarafında aynı oranda büyümediği için organizatörler açısından ciddi bir denge kurmayı gerektiriyor.
 
Buna rağmen biz kısa vadeli düşünmek yerine uzun vadeli bir marka inşa etmeye odaklanıyoruz. Bosphorus Open Air Metal Fest'i yalnızca bir konser organizasyonu olarak değil, uluslararası takvimde yer alan prestijli bir festival haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu nedenle sanatçı seçiminden prodüksiyon kalitesine kadar her konuda belirli standartlarımız var ve bunlardan taviz vermemeye çalışıyoruz.
 
Seyirci beklentileri de her geçen yıl yükseliyor. Artık insanlar sadece konser izlemek istemiyor; iyi bir festival deneyimi yaşamak istiyor. Bu da prodüksiyon, sahne tasarımı, ses, ışık, sosyal alanlar ve genel organizasyon kalitesine daha fazla yatırım yapılmasını zorunlu kılıyor.
 
Elbette tüm bunların sağlıklı şekilde devam edebilmesi için sektörün daha güçlü sponsorluk yapılarıyla desteklenmesi büyük önem taşıyor. Çünkü kültür ve sanat organizasyonları yalnızca organizatörlerin omuzlarında taşınabilecek yapılar değil; kamu, özel sektör ve seyirci desteğinin birlikte oluşturduğu bir eko sisteme ihtiyaç duyuyor.
 
Türkiye’de rock ve alternatif müzik dinleyicisinin konserlere ilgisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Büyük ölçekli festivallerin geleceği ve seyircinin dönüşümü hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Türkiye'de rock ve metal müzik dinleyicisinin son derece sadık bir kitle olduğunu düşünüyoruz. Bu kültür, yıllardır kendi dinamikleriyle büyümeye devam ediyor. Ancak mevcut ekonomik koşullar doğal olarak seyircinin konser tercihlerini de etkiliyor. İnsanlar artık daha seçici davranıyor ve katılacakları etkinlikleri çok daha dikkatli planlıyor.
 
Bununla birlikte büyük festivallerin geleceğine son derece olumlu bakıyoruz. Dünyanın her yerinde insanlar artık yalnızca müzik dinlemeye değil, birlikte deneyim yaşamaya geliyor. Festival kültürü giderek daha fazla önem kazanıyor ve Türkiye'nin de bu dönüşümün önemli bir parçası olacağına inanıyoruz.
 
Burada en önemli noktalardan biri de seyircinin festivallere sahip çıkması. Büyük organizasyonların devam edebilmesi yalnızca organizatörlerin çabasıyla mümkün değil. Seyircinin bilet alarak, festivali destekleyerek ve bu kültürün yaşamasına katkı sağlayarak sürecin aktif bir parçası olması gerekiyor. Çünkü güçlü festivaller ancak güçlü bir toplulukla büyüyebilir.
 
Biz Bosphorus Productions olarak önümüzdeki yıllarda Bosphorus Open Air Metal Fest'in yalnızca Türkiye'nin değil, Avrupa başta olmak üzere tüm dünyanın da dikkatle takip ettiği festivallerden biri olacağına yürekten inanıyoruz. Bu hedef doğrultusunda sabırla, istikrarla ve aynı kurumsal anlayışla çalışmaya devam edeceğiz.
 
Türkiye’de rock konserleri ve festivallerinin artık kendi ekonomik eko sistemini oluşturduğunu söyleyebilir miyiz? Bu eko sistemin büyümesi ve devamlılığı için sizce hangi koşullar gerekiyor?
 
Türkiye'de artık belirli ölçüde bir rock ve metal müzik eko sisteminden söz edebiliriz. Organizatörler, mekânlar, teknik ekipler, medya kuruluşları, sanatçılar ve dinleyiciler bu yapının önemli parçalarını oluşturuyor. Ancak bu eko sistemin henüz tam anlamıyla olgunlaştığını söylemek için erken olduğunu düşünüyoruz.
 
Kalıcı bir büyüme için öncelikle kültür ve sanat yatırımlarının artması gerekiyor. Özellike uzun vadeli sponsorluk modelleri, uluslararası iş birlikleri ve kültür ekonomisini destekleyen yaklaşımlar sektörün gelişimine büyük katkı sağlayacaktır.
 
Bunun yanında seyircinin de bu eko sistemin önemli bir aktörü olduğunun farkında olması gerekiyor. Bir festival yalnızca sahneye çıkan gruplardan ibaret değildir; o festivali yaşatan, sürdüren ve geleceğe taşıyan en önemli güç seyircidir.
 
Biz Bosphorus Productions olarak bugüne kadar karşılaştığımız tüm zorluklara rağmen mücadelemizden vazgeçmedik. Beş yıldır her organizasyonda çıtayı biraz daha yukarı taşımaya çalışıyoruz. İnancımız şu ki; istikrar, güven ve kalite anlayışımızı koruduğumuz sürece Bosphorus markası uluslararası ölçekte çok daha güçlü bir konuma ulaşacak. Türkiye'nin dünya festival haritasında daha görünür olması için çalışmaya ve bu kültürü büyütmeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz.
 
Bosphorus Music Conference II ‘Beyond the Underground’ ( 18 Eylül 2026)
12.30 Nişantaşı Üniversitesi Maslak 1453 Kampüsü Konferans Salonu
 
Konferansın Odağı: Türkiye’nin küresel metal ekosistemindeki yeri, uluslararası iş birlikleri, müzik endüstrisi ve metal dünyasının geleceği.
 
Program:
- Metal Beyond Music: Kültür, Kimlik, Metal Turizmi.
- Building The Scene: Festivaller, Booking, Kulüpler, Sponsorlar.
- Music Business of Metal: Menajerlik, PR, Streaming, Turne Ekonomisi.
- Future of Metal: Yapay Zekâ, Z Kuşağı, Hibrit Festivaller, 2035 Vizyonu.
- Career Talks:
Yabancı Konuk: Fernando Ribeiro - Moonspell
Moonspell kurucu üyesi ve vokalisti sanatçı, kariyerini ve edebiyat çalışmalarını anlatacak. Türkiye’de yakında yayımlanması planlanan “Purgatorial” adlı şiir kitabı festival kapsamında satışa sunulacak. Ribeiro’nun katılımı Portekiz’in Türkiye Büyükelçiliği ve Camões Enstitüsü tarafından destekleniyor.
Yerel Konuk: Tanju Can - Asafated
Asafated frontman’i sanatçının yerel sahnenin gelişimi ve deneyimleri üzerine konuşması planlanıyot.
Diğer Katılımcılar: Türkiye ve uluslararası müzik piyasasından menajerler, booking ajansları, festival organizatörleri, kulüp temsilcileri ve müzik yazarları.
Katılım: Kontenjan sınırlı. Başvuru için e-posta gönderilmesi ve iletilecek katılım formunun doldurulması gerekiyor.
...
 
BOSSEV Presents: Bosphorus Photo & Art Exhibition (19-20 Eylül 2026)
13.00-23.00 Maximum UNIQ Fuaye Alanı, İstanbul
- Fotoğraf Sergisi: Serkan Tekin (BOSSEV Kurucu Üyesi - Bosphorus Open Air Metal Fest Resmi Fotoğrafçısı)
- Dijital Sanat Sergisi: Pırıl Kurbetci (Art Director - Collage Artist)
...
 
Bosphorus Open Air Metal Fest (19-20 Eylül 2026)
Maximum Uniq Açıkhava, İstanbul
Line-up:
1. Gün (19 Eylül Cumartesi)
13.00 Kapı Açılışı
14.00-14.30 3000 AD
14.50-15.30 Khepra
15.50-16.30 Cutterred Flesh
16.50-17.30 Fleshless
17.50-18.35 Eleine
19.00-19.50 Kampfar
20.15-21.05 Exumer
21.25-22.25 Moonspell
22.45-23.45 I Am Morbid
2. Gün (20 Eylül Pazar)
13.00 Kapı Açılışı
14.00-14.30 Yaşru
14.50-15.30 Nahum
15.50-16.30 Atrox Trauma
16.50-17.30 Moribund Oblivion
17.50-18.35 Terrorizer
19.00-19.50 Sarcofago
20.15-21.05 Tankard
21.25-22.25 Kataklysm
22.45-23.45 Satyricon
 
Etiketler: 5. Bosphorus Open Air Metal Fest  Maximum UNIQ Açıkhava  müzik