54. İstanbul Müzik Festivali’nden açılış
Yarım yüzyılı aşan bir geleneğin sürekliliği içinde, İstanbul Müzik Festivali bu yıl da uluslararası klasik müzik sahnesinin dikkat çeken isimlerini aynı sahnede buluşturuyor. Festivalin açılışı, Özbek piyanist Behzod Abduraimov’un solistliğinde, Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın yorumlayacağı iki büyük Rus eseriyle gerçekleşiyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
İstanbul’un en önemli müzik etkinlikleri arasında yer alan 54. İstanbul Müzik Festivali’nin 11 Haziran Perşembe akşamı Atatürk Kültür Merkezi gerçekleşecek açılış konseri, Rus müzik geleneğinin iki ayrı kırılma noktasını temsil eden eserleri bir araya getiriyor.
Şef Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’na Özbek piyanist Behzod Abduraimov’un solist olarak eşlik edeceği açılış konserinde yoğun melodik ifade, geniş armonik yapı ve virtüöz piyano yazımıyla geç romantik dönemin son büyük temsilcilerinden Sergei Rachmaninoff ile ritmik yenilikleri, keskin orkestral dili ve modernist yaklaşımıyla 20. YY müziğinin yönünü değiştiren bestecilerden biri olaraköne çıkan Igor Stravinsky’nin iki önemli eseri tekrar hayat buluyor.
Rachmaninoff’un 1901 tarihli “Piyano Konçertosu No. 2”, bestecinin kariyerinde bir yeniden doğuşun simgesi olarak kabul edilirken; Igor Stravinsky’nin 1919 tarihli “Ateş Kuşu Süiti”, erken modernizmin orkestral dilini belirleyen yapıtlardan biri olarak öne çıkıyor. Programın bütünlüğü, romantik ifade yoğunluğu ile 20. YY’ın ritmik ve armonik yenilikleri arasında bilinçli bir geçiş kuruyor.
Tekfen Filarmoni. Fotoğraf: Aykut Uslutekin
Konser öncesi onur ödülleri
Konser öncesinde düzenlenecek törende, ‘Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ Portekizli piyanist Maria João Pires’e, Onur Ödülü ise besteci Turgay Erdener’e takdim edilecek.
Müziği yalnızca teknik bir ustalık alanı olarak değil, etik ve varoluşsal bir ifade biçimi olarak ele alan; özellikle Mozart ve Schubert yorumlarıyla uluslararası ölçekte derinlikli, içe dönük ve şiirsel bir icra estetiği geliştiren Pires, yarım yüzyılı aşan kariyeri boyunca sahne pratiğini pedagojik üretimle birlikte sürdüren nadir sanatçılardan biri olarak öne çıkıyor.
Maria João Pires
Geleneksel Türk müziği unsurlarını çağdaş kompozisyon teknikleriyle buluşturan, opera, bale ve senfonik yapıtlarında dramatik kurgu ile yerel tınıyı dengeli bir biçimde bir araya getiren Erdener ise Türkiye’de modern bestecilik dilinin özgün temsilcileri arasında yer alıyor.
Turgay Erdener
Bu çerçeve, festivalin yalnızca performatif değil, tarihsel ve düşünsel bir süreklilik kurma iddiasını da görünür kılıyor; bu iki isme yönelen takdir, farklı kuşaklar ve estetik yaklaşımlar arasında kurulan müzikal hafızanın sürekliliğine işaret eden simgesel bir jest niteliği taşıyor.
Solist Behzod Abduraimov
Gecede solist olarak sahne alacak 1990 Taşkent’te doğumlu Behzod Abduraimov, müzik eğitimine erken yaşta Uspensky Devlet Müzik Okulu’nda başladı. Uluslararası sahnede dikkat çekmesi, 2009 yılında Londra Uluslararası Piyano Yarışması’nı kazanmasıyla gerçekleşti. Bu başarı, genç yaşına rağmen teknik hakimiyeti ve yorum derinliğiyle öne çıkan bir sanatçının küresel dolaşıma girişini hızlandırdı.
Abduraimov’un kariyeri kısa sürede Los Angeles Filarmoni, Londra Kraliyet Filarmoni Orkestrası, Viyana Senfoni Orkestrası ve NHK Senfoni Orkestrası gibi kurumlarla kurduğu işbirlikleriyle genişledi. BBC Proms, Verbier Festivali ve La Roque-d’Anthéron gibi platformlarda düzenli olarak sahne alması, ‘festival circuit’teki kalıcı yerini pekiştirdi. 2025/26 sezonunda New York Filarmoni ve Washington Ulusal Senfoni ile gerçekleştirdiği konserler, kariyerinin yeni eşiklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Sanatçının diskografisi, ağırlıklı olarak resital ve konçerto repertuvarına odaklanan kayıtları içeriyor. 2012 yılında Decca etiketiyle yayınlanan ilk albümü, Prokofiev, Liszt ve Saint-Saëns eserlerinden oluşuyor. 2014 tarihli ikinci albümünde Rachmaninoff’un Prelüdleri ile Prokofiev sonatlarına yer veren Abduraimov, 2016’da yayınlanan üçüncü albümünde Ravel ve Prokofiev repertuvarını yorumladı. 2020’de çıkan “Rachmaninoff” albümü, bestecinin piyano eserlerine odaklanırken, 2023 tarihli “Prokofiev & Ravel” kaydı, sanatçının repertuvar tercihinde modern dönem ile geç romantizm arasında kurduğu dengeyi sürdürdüğünü gösterdi. Tüm bu kayıtlar, kronolojik olarak sanatçının yorumculuğunda giderek derinleşen bir ifade diline işaret ediyor.
Şef Aziz Shokhakimov
Konserin şefliğini üstlenen 1988 doğumlu Aziz Shokhakimov, müzik eğitimine Taşkent’te başlayarak Özbekistan’ın köklü orkestral geleneği içinde yetişti; henüz genç yaşta opera ve senfoni repertuvarında edindiği deneyimle dikkat çekti. Kariyerinin erken döneminde ‘Gustav Mahler Conducting Competition’da kazandığı ödül, sanatçıyı uluslararası şeflik çevrelerinin radarına taşıdı ve Avrupa’daki büyük orkestralarla kurduğu ilişkilerin önünü açtı. Kısa sürede Berlin, Viyana ve Paris eksenindeki önemli kurumlarla çalışan Shokhakimov özellikle dramatik yapı kurma becerisi, orkestral dengeye hâkimiyeti ve detaylara verdiği önemle öne çıktı.
Şef Aziz Shokhakimov – Fotoğraf: Mischa Blank
Strazburg merkezli Orchestre Philharmonique de Strasbourg’un müzik direktörlüğünü üstlenmesi, kariyerinde belirleyici bir dönemeç olarak değerlendirilirken, bu görev kapsamında Fransız repertuvarından Rus senfonizmine, 20. YY modernizminden çağdaş bestelere uzanan geniş bir program politikası izledi. Operaya olan yakın ilgisiyle de bilinen Shokhakimov, Puccini ve Verdi yapıtlarından çağdaş sahne eserlerine kadar uzanan prodüksiyonlarda gösterdiği yorum gücüyle dikkat çekiyor; bu çok yönlü yaklaşım, sanatçıyı günümüzün repertuvar çeşitliliğini en etkin biçimde yöneten şefleri arasında konumlandırıyor.
‘Üç Denizin Sesi’ Tekfen Filarmoni
Tekfen Filarmoni Orkestrası, 1992 yılında kurulduğundan bu yana Akdeniz, Karadeniz ve Hazar Denizi havzasından müzisyenleri bir araya getiren çok uluslu yapısıyla yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası müzik çevrelerinde de özgün bir model olarak konumlanıyor. ‘Üç Denizin Sesi’ ifadesiyle de karşılık bulan bu yaklaşım, topluluğun coğrafi ve kültürel çeşitliliğini simgesel bir çerçevede tanımlarken, repertuvar tercihinden kadro yapılanmasına uzanan bütünsel bir vizyonu işaret ediyor; böylece farklı müzik geleneklerini ortak bir orkestral dil içinde buluşturmayı hedefleyen, klasik müziğin evrensel repertuvarını bölgesel hafıza ve kimlik perspektifiyle yeniden yorumlayan bir platform işlevi görüyor.
Kurulduğu günden bu yana Avrupa’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada konserler veren orkestra, özellikle son yıllarda uluslararası festivallerdeki görünürlüğünü artırarak hem Türkiye’yi temsil eden bir kültür elçisi rolü üstleniyor hem de çok katmanlı yapısının sürekliliğini sahne pratiği üzerinden pekiştiriyor. Senfonik repertuvarın yanı sıra tematik projelere ve disiplinler arası işbirliklerine de açık olan Tekfen Filarmoni, farklı dönemlere ait eserleri dramaturjik bütünlük içinde sunma konusundaki yaklaşımıyla dikkat çekiyor.
54. İstanbul Müzik Festivali (11-25 Haziran 2026)
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 54. İstanbul Müzik Festivali, 11-25 Haziran tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. “Ânın İçinde” teması etrafında şekillenen program, müziğin geçiciliği ile kalıcılığı arasındaki ilişkiyi merkezine alıyor. Festival kapsamında toplam 22 konser düzenlenirken, 80’in üzerinde sanatçı ve topluluk İstanbul’un farklı mekânlarında sahne alacak.
Programda Viyana Senfoni Orkestrası, Kammerakademie Potsdam, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Tekfen Filarmoni Orkestrası gibi toplulukların yanı sıra Bruce Liu, Kian Soltani, Lucas ve Arthur Jussen, Ian Bostridge ve Iestyn Davies gibi solistler yer alıyor. Festival, Kaan Bulak ve Donghoon Shin’in eserlerinin dünya prömiyerlerine ev sahipliği yaparken, bir anonim eserin Türkçe seslendirilmesini de ilk kez dinleyiciyle buluşturacak.
Erişilebilirlik politikaları kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen ‘Rahat Konser’, klasik müzik dinleme pratiklerini yeniden tanımlayan bir deneyim sunmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra genç müzisyenlere yönelik ‘Yarının Kadın Yıldızları’ serisi ve ‘Ânın İçinde Çalmak’ başlıklı atölye programı, festivalin eğitim ve sürdürülebilirlik eksenini güçlendiriyor.
Beyoğlu’nda gerçekleştirilecek ‘Müzik Rotası’, farklı ibadethaneleri birbirine bağlayan bir yürüyüş hattı üzerinden dinleyicilere mekânsal bir deneyim sunarken ‘Hafta Sonu Klasikleri’ ve çocuklara yönelik atölyeler, festivalin kamusal erişimini genişletiyor.
Ânın içinde kurulan program
15 gün sürecek ve seçkisiyle müthiş bir müzik ziyafeti sunacak festivalin startını verecek açılış konseri aynı zamanda farklı coğrafyalar, dönemler ve müzikal yaklaşımlar arasında kurulan bir diyalog olarak okunuyor.
Aziz Shokhakimov ve Behzod Abduraimov’un birlikte gerçekleştirdiği konserler, eleştirmenler tarafından sıklıkla ‘yüksek düzeyde müzikal senkronizasyon’ ve ‘renkli orkestral doku’ ifadeleriyle tanımlanırken, bu birlikteliğe Tekfen Filarmoni Orkestrası’nın çok katmanlı ve uluslararası karakteri de eklendiğinde ortaya daha da derinlikli bir ses evreni çıkıyor. Bu üçlü işbirliği, açılış konserine teknik, estetik ve kültürel açıdan bütüncül bir yapı kazandırıyor.
11 Haziran Perşembe akşamı Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda saat 20.00 itibarıyla Abduraimov’un piyanosu ile Shokhakimov’un orkestral vizyonu, Rachmaninoff ve Stravinsky’nin eserlerinde somutlaşan tarihsel gerilimi günümüze taşıyacak. 54. İstanbul Müzik Festivali ise bu gerilimi, ‘anın içinde’ yeniden kurulan bir deneyime dönüştürecek.
Konserin tekrarı 12 Haziran’da Ankara’da
İstanbul’da olmayanların kaçırdığına üzüleceği konser, bir gün sonra Ankara’da İstanbul Müzik Festivali’nden bağımsız olarak tekrarlanacak.
Şef Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası’na Özbek piyanist Behzod Abduraimov’un solist olarak eşlik edeceği konserde Rachmaninoff’un “2 numaralı Piyano Konçertosu” ve Stravinsky’nin en ünlü eserlerinden biri olan “Ateşkuşu Orkesra Suiti”ne (1919) Glazunov’un Chopin’in ölümünün ardından bestelediği “Chopiniana Suiti’nin ekleneceği konser, 12 Haziran Cuma akşamı CSO ADA Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da saat 20.00 itibarıyla bu kez Ankaralı müzikseverler ile buluşacak.
Etiketler: 54. İstanbul Müzik Festivali aziz shokhakimov Tekfen Filarmoni Orkestrası


