‘80’lerin efsane sesi Bonnie Tyler’ İstanbul’a geliyor
Rock ile pop arasındaki benzersiz kırılma noktasında duran sesiyle Bonnie Tyler, yarım yüzyıla yaklaşan kariyerinin en ikonik şarkılarını İstanbul’da seslendirmeye hazırlanıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Müzik tarihinde bazı sesler vardır; tek bir notayla bile tanınır. Bonnie Tyler’ın sesi tam olarak böyle bir etkiye sahip. Hafif çatallı, buğulu ve dramatik tınısı ilk duyulduğu anda dinleyiciye ait olduğu dönemi hatırlatır ama aynı zamanda zamanın dışında bir karakter de taşır. 1970’lerin ortasında Galler’den yükselen bu ses, 1980’lerde dünya pop ve rock müziğinin en güçlü kadın vokallerinden birine dönüştü.
18 Haziran akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde gerçekleşecek konser, Tyler’ın Türkiye’deki hayranları için yalnızca nostaljik bir buluşma değil; popüler müzik tarihinin önemli bir dönemini canlı dinleme fırsatı anlamına geliyor. “Total Eclipse of the Heart”, “Holding Out for a Hero” ve “It’s a Heartache” gibi şarkılar yalnızca dönemin hitleri değil, aynı zamanda popüler kültürün kolektif hafızasına yerleşmiş melodiler.
Galler’den dünya listelerine
Bonnie Tyler, 8 Haziran 1951’de Galler’in küçük sanayi kasabalarından Skewen’de Gaynor Hopkins adıyla doğdu. Çocukluğu, kilise koroları ve yerel müzik etkinlikleriyle iç içe geçti. Genç yaşta müzik kariyerine yönelmesinin ilk adımı ise 1969’da katıldığı bir yetenek yarışmasıydı. Yarışmayı kazanamasa da sahne deneyimi onun müziğe profesyonel olarak yönelmesinde belirleyici oldu.
1970’lerin başında yerel kulüplerde ve otellerde sahne almaya başlayan Hopkins, kısa süre sonra menajerlerin dikkatini çekti. Bu dönemde adını Bonnie Tyler olarak değiştirdi ve prodüktörler Ronnie Scott ile Steve Wolfe’un desteğiyle ilk kayıtlarını yaptı.
1976 yılında yayınlanan ilk albümü “The World Starts Tonight”, Tyler’ın güçlü vokalini geniş bir dinleyici kitlesiyle tanıştırdı. Albüm özellikle Avrupa’da dikkat çekti, ancak asıl kırılma noktası bir yıl sonra geldi.
“It’s a Heartache” ve küresel patlama
1977’de yayınlanan “Natural Force” albümünde yer alan “It’s a Heartache”, Bonnie Tyler’ı bir anda uluslararası müzik sahnesine taşıdı. Şarkı ABD Billboard listelerinde ilk beşe girdi, Birleşik Krallık ve Avrupa’da milyonlarca kopya sattı.
Bu başarı Tyler’ın dramatik vokal tarzının popüler müzikte ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Şarkının country, rock ve pop arasında kurduğu köprü, onu farklı müzik dinleyicilerinin ortak noktası hâline getirdi.
1978’de yayınlanan “Natural Force” albümünü 1979 tarihli “Diamond Cut” izledi. Bu albümde yer alan “Too Good to Last” ve “My Guns Are Loaded” gibi parçalar Tyler’ın rock ağırlıklı vokal stilini daha belirgin hâle getirdi.
“Total Eclipse of the Heart”
Bonnie Tyler’ın kariyerindeki en büyük sıçrama ise 1983’te geldi. Prodüktör ve besteci Jim Steinman ile yaptığı işbirliği sonucunda yayınlanan “Faster Than the Speed of Night” albümü, ‘80’lerin en ikonik pop-rock kayıtlarından biri kabul ediliyor.
Albümün çıkış parçası “Total Eclipse of the Heart”, yayımlandığı anda dünya çapında bir fenomene dönüştü. Şarkı ABD Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya yükseldi ve Tyler’ı bu başarıya ulaşan ilk Britanyalı kadın sanatçı yaptı. Parça aynı zamanda Kanada, Avustralya ve Avrupa’da da listelerin zirvesine çıktı.
Bu başarı Tyler’ın adını Guinness Rekorlar Kitabı’na taşıdı ve onu dönemin en büyük pop yıldızlarından biri hâline getirdi.
“Holding Out for a Hero”
1984 yılında yayımntloose filminin soundtrack albümünde yer aldı ve kısa sürede popüler kültürün en tanınan film müziklerinden biri hâline geldi.
1986’da yayımlanan “Secret Dreams and Forbidden Fire” albümü, Tyler’ın Steinman’la işbirliğini sürdürdüğü bir diğer önemli projeydi. Albümde “If You Were a Woman (And I Was a Man)” gibi güçlü pop-rock parçaları yer aldı.
‘90’lar ve Avrupa’da yeniden doğuş
1988 tarihli “Hide Your Heart” albümü ve 1991’de yayınlanan “Bitterblue”, Tyler’ın kariyerinin Avrupa merkezli ikinci dönemini başlattı. Özellikle Almanya, Avusturya ve İskandinav ülkelerinde büyük ilgi gören “Bitterblue”, sanatçının bu bölgelerde yeniden listelerin üst sıralarına yükselmesini sağladı.
Bu dönemde Tyler’ın sesi Avrupa pop-rock sahnesinin güçlü kadın vokalleri arasında yeniden konumlandı.
1993’te yayınlanan “Silhouette in Red”, ardından 1995’te çıkan “Free Spirit” ve 1998 tarihli “All in One Voice” albümleri, Tyler’ın ‘90’lı yıllardaki üretken dönemini oluşturdu.
2000’lerden günümüze
2004’te yayınlanan “Simply Believe” albümü, Tyler’ın kariyerinde gospel ve country etkilerinin belirginleştiği bir çalışmaydı. 2013’te çıkan “Rocks and Honey”, sanatçının Nashville’de kaydettiği ve country-rock etkilerini taşıyan önemli bir geri dönüş albümü olarak değerlendirildi.
2019’da yayınlanan “Between the Earth and the Stars” albümü ise Tyler’ın modern prodüksiyon teknikleriyle kaydettiği ve Cliff Richard, Rod Stewart gibi isimlerle düetler içeren bir projeydi. Bu albümün ardından 2021’de çıkan “The Best Is Yet to Come”, sanatçının kariyerinin 50 yılına yaklaşırken hâlâ güçlü bir vokal performansı sergileyebildiğini gösterdi.
Hiç Grammy almadı
Bonnie Tyler’ın kariyeri yalnızca listelerde elde ettiği başarılarla değil, müzik endüstrisinin farklı kurumlarından aldığı ödüllerle de taçlandırıldı. 1984 yılı, sanatçının uluslararası pop sahnesindeki etkisinin resmen tescillendiği bir dönüm noktası oldu. Aynı yıl düzenlenen American Music Awards’ta ‘Favorite Pop/Rock Female Artist’ ödülünü kazanarak dönemin en güçlü kadın vokallerinden biri olarak kabul edildi.
Yine 1984’te Variety Club of Great Britain Awards tarafından ‘Best Recording Artist’ seçilerek İngiliz müzik sahnesindeki etkisini pekiştirdi. Yıllar ilerledikçe Tyler’ın mirası yalnızca geçmiş başarılarıyla değil, kalıcı etkisiyle de onurlandırıldı.
2015’te Almanya’da verilen Echo Award’da “Lifetime Achievement” ödülüne layık görülen sanatçı, bir yıl sonra Welsh Music Hall of Fame tarafından verilen ‘Onur Ödülü’yle kariyerinin kültürel değerinin altı çizilen isimlerden biri oldu. Bunlara ek olarak Bonnie Tyler, Avrupa’nın birçok ülkesinde kazandığı müzik ödüllerinin yanı sıra milyonlarca satışa ulaşan albüm ve single’ları sayesinde sayısız altın ve platin plak sertifikası elde ederek pop-rock tarihinin en kalıcı seslerinden biri hâline geldi.
Tyler, 1984 Grammy Ödülleri’nde “Total Eclipse of the Heart” ile ‘’ ve ‘Best Female Rock Vocal Performance’ kategorilerinde aday gösterildi, fakat kazanamadı.
Harbiye’de nostalji
Bonnie Tyler’ın Harbiye konseri, yalnızca bir pop konseri değil; aynı zamanda pop-rock tarihinin önemli bir dönemine canlı tanıklık etme fırsatı sunuyor.
“Total Eclipse of the Heart”, “Holding Out for a Hero”, “Faster Than the Speed of Night”, “It’s a Heartache” ve “If You Were a Woman” gibi şarkılar, 80’lerin dramatik pop-rock estetiğinin en belirgin örnekleri olarak hâlâ radyolarda, filmlerde ve dizilerde yaşamaya devam ediyor.
Musicarium ve Y Kültür Sanat organizasyonuyla düzenlenen konser, 18 Haziran Perşembe akşamı saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde gerçekleşecek. Tyler’ın sahneye çıktığı her konser gibi bu gece de büyük olasılıkla bir nostalji gösterisinden çok daha fazlası, popüler müziğin en karakteristik seslerinden birinin hâlâ nasıl güçlü bir sahne enerjisi taşıdığını gösteren bir performans olacak.


