Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Akaretler’de ‘koleksiyoner bienali’

Akaretler’de ‘koleksiyoner bienali’

Akaretler’de ‘koleksiyoner bienali’23 Eylül 2026 - 04:09
İstanbul Beşiktaş’taki tarihi Akaretler Sıraevleri, içindeki öncü galerilerle yeni sezonu da gelenek haline getirilen ‘Art Weeks Istanbul’ ile karşıladı. Bu yıl ‘Collector’s Edition’ başlığında tasarlanan küratöryal sergiler, Banu ve Hakan Çarmıklı ile, Tansa Mermerci ve Öner Kocabeyoğlu koleksiyonlarından derlenen üç ayrı tematik sergiyi ziyarete açtı. 8 Kasım’a dek açık sergiler, beraberinde özel ziyaretçi gazeteleri, anı defterleri ve gezi rota haritaları ile, sosyal medya uygulamalarını da getirdi. Bilgili ve Kalebodur öncülüğünde sunulan proje kapsamında, modern ve çağdaş sanat tarihine iz bırakan 300 üzerinde isim, üç sanat tutkunu imzanın güvencesiyle tam bir resmigeçit deneyimi vadediyor.
EVRİM ALTUĞ
evrimaltug@gmail.com 
 
İstanbul Beşiktaş’taki tarihi Akaretler Sıraevleri, görsel sanatların yeni sezonunu, ‘alternatif bienal’ zenginliği içeren bir girişimle karşıladı. İçinde Merkür ve Vision Art Platform veya Istanbul 74 gibi galerileri, merhum Halûk Akakçe’ye adanan müze atölyesi ve yakınında, büyük ilgi gören Minoa Kitabevi de bulunan yapı dizisi, her yaştan ziyaretçinin ilgisini çektiği gibi, fotojenik perspektifi ve restorasyon seviyesiyle, sosyal medyanın da katkısıyla büyük çekim merkezi yaratıyor. 
 
İşte bu koşullarda son birkaç yıldır Bilgili ve Kalebodur imzasıyla yapılan Art Weeks Istanbul da, sonbaharı, Banu ve Hakan Çarmıklı, Öner Kocabeyoğlu ve Tansa Mermerci sanat koleksiyonlarından oluşan bir sergi bütünü ile karşılıyor. 17 Eylül’de açılışı yapılan sergiler, alanında uzman sanat eleştirmenleri ve küratörler ile kültür yöneticilerinin emeklerini bir araya getiriyor. Sergiler, Akaretler Sıraevler’in sol cenahındaki A23, A25-27, A43 ve A45 numaralı bloklarda, çok katlı ve arka bahçeli alanlara serpilen yüzlerce çağdaş sanat eserini içine alıyor. 
 
 
Hazırlanan özel gazetelerinden anı ve ziyaretçi defterlerine, mekânlara refakat eden kıdemli gençlerden aydınlatma ve eser künyelerine gösterilen titizliğe kadar dikkat çeken, ‘Collector’s Edition’ temalı sergiler, hazırlanan kavramsal metinleriyle olduğu kadar, bu alanla ilk kez karşılaşan sanatseverlerin geleceğe not almalarını kolaylaştıracak sanatçı listeleriyle de geleceğe umutla bakıyor. 
 
Zira bu listelerde Türkiye ve dünyanın son yarım yüzyılına tanıklık ve katkısı olmuş birçok imzanın, gerçekten nadir işleri belki de ilk kez ‘bohçalarından çıkıp’, kamuoyu ile kucaklaştırılıyor. Bu da, düzenlenen projeye hak ettiği bir arşivsel yayının gerekliliğinin altını bir daha çiziyor. Öte yandan sergiye, alanında uzman dış kaynaklı bir çok yabancı sanat tarihçi, küratör ve sanat koleksiyoneri de ilgi göstererek, mekânların ev sahipliğini heyecanla yapan Öner Kocabeyoğlu veya Hakan Çarmıklı gibi figürlerle sohbet etme fırsatını yakalıyor.
 
 
 
 
 
Zaten biraz da bu anlayışla düzenlenen ‘Kavuşma’ adlı sergi, Banu ve Hakan Çarmıklı’nın koleksiyonundan 50 imzanın çalışmalarını gün ışığına çıkarıyor. Sıraevler A25-27’deki proje, beraberinde sanat eleştirmeni, küratör ve yayıncı, AİCA TR üyesi Sinan Eren Erk’in imzasını taşıyan özel bir kavramsal metni de getiriyor. 70’in üzerinde sanatçının yapıtlarını Sanathane’nin emeği ile buluşturdukları proje hakkında da bir metin kaleme alan Çarmıklı Ailesi, şunların altını çiziyor:
 
”2018’de gerçekleştirdiğimiz ‘İlk Raunt’ adlı koleksiyon sergimizin üzerinden epey zaman geçti. O günden bugüne, koleksiyonumuz büyüdü; ilgilendiğimiz sanatçılar, üretimler ve meseleler de zaman içinde değişerek, şekillendi. 
 
Koleksiyonumuz, hiç bir zaman önceden belirlenmiş bir çerçeve ya da tamamlanması gereken bir liste üzerinden ilerlemedi. Her eserle, önce kişisel bir bağ kurduk.  Bizi heyecanlandıran, meraklandıran, bazen de uzun süre aklımızdan çıkmayan işlerin peşinden gittik. Bir dönem, yoğun olarak ilgilendiğimiz alanların yerini, zamanla başka sorular ve başka sanatçılar aldı. Toplumsal ve politik üretimleri ele alan çağdaş sanat üretimlerinden kadın sanatçılara, feminist yaklaşımlara uzanan bu dönüşüm, bir anlamda dünyayla kurduğumuz ilişkinin de yansıması oldu.
 
’Kavuşma’ ise, uzun zamandır içimizde taşıdığımız bir his. Depolarda bekleyen eserlerle zaman zaman buluşsak da, daha büyük ölçekli karşılaşmalar ve yeniden bir araya gelme fikri, hep aklımızdaydı. Aslında kavuşma fikri, birçok farklı karşılaşmayı içeriyor; bizim eserlerle yeniden buluşmamız, izleyicinin eserlerle karşılaşması ve belki de en önemlisi, sanatçıların kerdi işleriyle yeniden kavuşması.”
 
 
Konuyla ilgili yazdığı metinde, eleştirmen, küratör ve yayıncı Sinan Eren Erk ise, şunları kaydediyor: “…Aslında tüm koleksiyon da, sanatçılar ve eserlerle kurulan entelektüel ve duygusal diyaloğa dayanıyor. Görüyor, izliyor, dinliyor, okuyor, yorumluyor ve ‘özümsüyorlar’. Yalnız çevrelerini değil, kendilerini de. Bitmeyen bir heyecanla merak etmeye devam ediyor, yaşamın umut kıran, adaletsiz ve tatsız yanlarına rağmen, toplamaktan vazgeçmiyorlar. Yaşadıkları dönem ve tanıklık ettikleri zamanın koşullarında ortaya çıkan, bir derdi ve söylemi olan eserlere ilgi duyuyorlar.”
 
Bu anlamda sergiye katılan Çarmıklı koleksiyon sanatçılarını zemin, birinci ve ikinci kat ile desen duvarı konuklukları üzerinden topluca, şöyle sıralamak, meraklıları adına yerinde gibi görünüyor: Raziye Kubat, İrem Tok, Yuşa Yalçıntaş, Temür Köran, Murat Morova, Furkan Akhan, Burcu Yağcıoğlu, Cansu Çakar, Lal Batman, Seda Gazioğlu, Merve Şendil, Özge Topçu, Leyla Emadi, İz Öztat, Ann Antidote, Melike Kuş, Ebru Duruman, Ferhat Özgür, Ahmet Elhan, Gökçen Dilek Acay, Alper Aydın, Sarp Kerem Yavuz,, Zeren Göktan, Gülcan Şenyuvalı, Seval Şener, Hacer Kıroğlu, Çınar Eslek, Aylin Zaptçıoğlu, Rehan Miskci, Ani Çelik Arevyan, Halit Demirel, Şener Yılmaz Aslan, Kıvanç Gökmen, Sidar Baki, Guido Casaretto, Başak Bugay, Ahmet Duru, Tayfun Gülnar, Mehmet Ali Uysal, Sarkis, İnci Eviner, İpek Duben, Elif Uras, İnci Furni, Güneş Terkol, Vahap Avşar, Halil Altındere, Leyla Gediz, İhsan Oturmak, Berat Işık, Nasan Tur, Selim Birsel, Nil Yalter, Fırat Engin, Alican Leblebici, Hakan Onur, Deniz Üster, Fulya Çetin, Medine Irak, Volkan Aslan, Genco Gülan, Neriman Polat, Kâzım Şimşek, Deniz Aktaş, Erol Eskici, Çağrı Saray.
 
 
 
 
Diğer tarafta ise ziyaretçileri Tansa Mermerci koleksiyonu üzerinden tasarlanan ‘Sükûn ve Galeyan’ isimli birikim karşılıyor. 2011’de kurduğu SPOT Projects ile de bu alandaki merak ve emeğini perçinleyen Mermerci, aldığımız duyumlara göre özellikle Türkiye’deki kadın çağdaş sanat imzalarına duyarlığı ile ön plana çıkarken, topladığı çalışmalar biçim ve nitelikleri ile de bu iddiayı somutlaştırıyor. Sergide sözgelimi Yasemin Özcan, Elif Uras, Yaz Taşçı, Gülçin Aksoy, Nil Yalter gibi birçok imzanın nadir işleri resmigeçit yaparken, Mermerci, etkinlik sebebiyle özel olarak yayımlanan ve edinilebilen kapsamlı kültür sanat gazetesinde Elif Tanrıyar’a verdiği özel röportajda, ilgili koleksiyonun bir tür otoportre olarak alınması gerektiğinden bahsediyor. 50’nin üzerinde farklı yıl ve teknikten yapıtı harmanlayan Mermerci koleksiyonunda ayrıca Halit Demirel - Murat Germen, Yuji Agematsu, Martin Creed veya Ferhat Özgür ile Dick Higgins gibi sanatçılara ait birçok yapıta da rastlanabiliyor. 
 
 
Bununla birlikte, beraberinde mobil cihazlara indirilebilen ücretsiz ve kapsamlı özel sosyal medya ‘App’ uygulamasıyla da gelen Art Weeks Istanbul’a imzasını atan Bilgili Holding, aynı zamanda 212 Photography Istanbul, Istanbul Artist Residency ve İstanbul Modern ile BaSE gibi kültür sanat marka ve inisiyatiflerine de açık desteğini sürdürüyor.
 
 
Etkinlik ayrıca, Öner Kocabeyoğlu’nun kültür ve sanat birikimini de, Levent Çalıkoğlu imzasıyla sunduğu ‘Tutku ve Sabır’ adlı sergiyi, sanatseverlerle buluşturuyor. Çalıkoğlu, sergiyle ilgili kaleme aldığı küratöryal metinde, şu ifadelere başvuruyor: “Koleksiyon, birbirini tamamlayan iki kuvvet tarafından biçimleniyor: Tutku ve Sabır. Tutku, ilk karşılaşmanın yarattığı heyecanı, beklenmedik olanı fark etme yetisini ve sanat yapıtıyla kurulan kişisel bağı temsil ediyor. Sabır ise, bu ilişkinin zamana yayılmasını, seçmenin, vazgeçmenin, beklemenin ve yeniden bakmanın bilgeliğini içeriyor. Bu iki kuvvet arasındaki dengenin belirgin biçimde hissedildiği bu güncel birikimde yapıtlar, uzun yıllara yayılan bir heyecanın, giderek olgunlaşan bir estetik duyarlılığın ve süreklilik gösteren bir merakın işaretleri olarak, yan yana geliyor.”
 
Sergide Fikret Muallâ, Avni Arbaş, Ara Güler ve Tony Cragg gibi tanınmı, farklı nesil ve disiplinlerden isimler ile birlikte, şu sanatçılar da izlenebiliyor: Ahmet Duru, Albina Onay, Ali Elmacı, Alican Leblebici, Alicja Kwade, Arik Levy, Aslı Torcu ,Basim Magdy, Bedri Baykam, Bettina Pousttchi, Bosco Sodi, Burçak Bingöl, Can İncekara, Canan, Cem Öztürk, Çiğdem Menteşoğlu, Defne Hadiş, Deniz Pasha, Deniz Üster, Dilge Kutluoğlu, Doğu Özgün, Ekrem Yalçındağ, Elif Uraz, Elif Yıldız, Enes Debran, Erinç Seymen, Erkan Şakar, Esra Karaduman, Fahrelnissa Zeid, Fatih Kahya, Fatmanur Bostancı, Fırat Engin, Freidrich Kunath, Funda Alkan, Gili Avissar, Giulia Andreani, Gökhun Baltacı, Gözde İlkin, Gülay Semercioğlu, Güneş Terkol, Gwen O’Neil, Hakan Çınar, Haluk Akakçe, Hayv Kahraman, İlhan Koman, İnci Furni, Jeume Plensa, Jeppe Hein, Jerome Zonder, Jorinde Voight, Kerem Ağralı, Koray Ariş, Lal Doğa Karakaş, Mehdi Ghadyanloo, Mehmet Güleryüz, Mehmet İçöz, Meltem Sarıkaya, Merve Tuna, Michalengelo Pistoletto, Nil Yalter, Nilbar Güreş, Osman Dinç, Ozan Dursun, Özge Akdeniz, Pelda Aytaş, Peter Halley, Ramazan Bayrakoğlu, Renin Bilginer, Seçkin Pirim, Seyhun Topuz, Sinan Çınar, Sinem Demirci, Susan Hefuna, Şakir Gökçebağ, Şeyda Özdamar, Şükran Moral, Tarwuk, Ufuk Güneş Taşkın, Uğur Güler, Yağız Gülseven, Yigal Özeri, Yusuf Günler, Yuşa Yalçıntaş, Zeynep Solakoğlu.
 
 
Etiketler: akaretler  Art Weeks Istanbul  koleksiyoner