Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » AKM sahnesinde bir opera efsanesi

AKM sahnesinde bir opera efsanesi

AKM sahnesinde bir opera efsanesi05 Ocak 2026 - 03:01
Modern zamanların ‘Dramatik Soprano Efsanesi’ Elena Stikhina, 6 Ocak Salı akşamı İş Sanat’ın geleneksel “Yeni Yıl Konseri” için İstanbul’un kalbinde, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile buluşarak 2026’nın ilk müzikal manifestosunu yazmaya hazırlanıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
 
 
İstanbul’da kışın gri sabahlarına uyanırken, şehri bir anda Avrupa’nın en görkemli opera binalarının ihtişamına boğacak bir randevu yaklaşıyor. 6 Ocak Salı akşamı saat 20.30’da, AKM Türk Telekom Opera Salonu, sadece bir konsere değil, bir ses fenomeninin gövde gösterisine ev sahipliği yapacak.
 
 
 
2016 yılında Operalia yarışmasında dünyayı kendine hayran bırakan ve o günden bu yana Metropolitan’dan La Scala’ya kadar her sahnede fırtınalar estiren Elena Stikhina, İş Sanat’ın davetiyle yeniden İstanbul semalarında.
 
 
 
 
Ellena Stikhina – Fotoğraf: Ksenia Parisphoto
 
 
 
Bir sesin anatomisi
 
 
 
Elena Stikhina, sadece notaları seslendiren bir solist değil; sahnede devleşen, canlandırdığı her karaktere ruhunu üfleyen bir hikaye anlatıcısı.
 
 
 
Modern opera dünyasının en güçlü ve etkileyici dramatik sopranolarından biri olarak kabul edilen Elena Stikhina, günümüz sahnelerinin hem vokal hem de teatral açıdan en çok aranan isimleri arasında yer alıyor. Sahnedeki varlığı, sesinin olağanüstü hacmi ve karakterlere kazandırdığı derin psikolojik katmanlar, onu yalnızca bir yorumcu değil, çağımızın gerçek bir opera anlatıcısı hâline getiriyor.
 
Sverdlovsk Bölgesi’nde doğan Elena Stikhina, müzik eğitimini Moskova Çaykovski Devlet Konservatuvarı’nda tamamladı ve 2012 yılında mezun oldu. Burada aldığı sağlam akademik eğitimin ardından, Galina Vishnevskaya Opera Şan Merkezi’nde efsanevi soprano Makvala Kasraşvili ile çalışarak dramatik soprano repertuvarının en zorlu rollerine yöneldi. Bu dönem, sesinin hem teknik hem de dramatik kimliğinin şekillendiği kritik bir eşik oldu.
 
Stikhina’nın uluslararası kariyerindeki yükseliş, kazandığı prestijli ödüllerle erken dönemde dikkat çekti. 2014 yılında Linz’de düzenlenen Competizione dell’Opera’da birincilik, 2016’da Meksika’nın Guadalajara kentinde gerçekleşen Operalia Dünya Opera Yarışması’nda ‘Seyirci Ödülü’ ve ‘Culturarte Özel Ödülü’, onu küresel opera çevrelerinin radarına soktu. 2017’de Mariinski Tiyatrosu’nda Richard Strauss’un “Salome” operasındaki yorumu, yalnızca eleştirmenlerin değil, kurumların da bakışını değiştirdi; bu rolüyle ‘Onegin Ulusal Opera Ödülü’nü ve St. Petersburg’un en prestijli tiyatro ödülü olan Golden Sofit’i kazandı. 2020 yılında layık görüldüğü ‘Casta Diva Rus Opera Ödülü’ ise sanatçının ülkesindeki tartışmasız konumunu perçinledi.
 
2014-2017 yılları arasında Primorsky Opera ve Bale Tiyatrosu’nun (Mariinski Tiyatrosu Primorsky Sahnesi) solisti olan Stikhina, 2017’de St. Petersburg Mariinski Tiyatrosu’ndaki Salome prömiyerinin hemen ardından topluluğun daimi üyesi oldu. Bu dönemden itibaren kariyeri, dünyanın en önemli opera sahnelerinde kesintisiz bir yükseliş sergiledi.
 
Sanatçı; Paris Opera, Berlin Staatsoper Unter den Linden, Deutsche Oper Berlin, Bavyera Devlet Operası, Viyana Devlet Operası, Londra Kraliyet Operası Covent Garden, Metropolitan Opera, La Scala, Salzburg Festivali, Arena di Verona, Amsterdam Ulusal Operası ve Zürih Opera Binası gibi kurumlarda başroller üstlendi. Puccini’nin “Tosca” ve “Madama Butterfly” operalarındaki yoğun dramatik yorumu, Verdi’nin “Aida” ve La Forza Del Destino’sundaki vokal gücü, Wagner repertuvarında Sieglinde, Elsa ve Brünnhilde gibi rollerle ulaştığı dramatik doruk noktaları, onu repertuvar genişliği açısından da istisnai bir konuma taşıdı.
 
 
Elena Stikhina - Tosca - Fotoğraf By Baranovsky
 
Özellikle Richard Strauss’un “Salome” operasındaki yorumu, modern opera eleştirisinde bir referans noktası hâline geldi. Eleştirmenler, Stikhina’nın bu rolde sergilediği dayanıklılığı, vokal istikrarı ve duygusal yoğunluğu ‘nadir rastlanan bir dramatik bütünlük’ olarak tanımladı. Aynı şekilde Wagner yorumları, sesinin orkestral dokuyu delip geçen parlaklığı ile lirizmi aynı anda barındırabilmesi nedeniyle övgü topladı.
 
Mariinski Tiyatrosu repertuvarında Tatiana, Liza, Yaroslavna, Donna Leonora, Aida, Tosca, Cio-Cio-San, Senta, Elsa, Sieglinde, Brünnhilde, Salome ve Chrysothemis gibi kırktan fazla başrol bulunan Stikhina, günümüz opera dünyasında ‘ağır repertuvarın’ en güvenilir yorumcularından biri olarak kabul ediliyor. Sahne dışında da senfonik ve vokal-senfonik eserlerde sıkça yer alan sanatçı, Verdi’nin “Requiem”, Britten’ın “War Requiem”, Şostakoviç’in “14. Senfonisi” ve Rahmaninov’un “The Bells” gibi eserlerdeki yorumlarıyla konser sahnesinde de aynı etkiyi yaratıyor.
 
Diskografisi, çağdaş opera kayıtçılığının önemli örnekleri arasında gösteriliyor. Özellikle “Verdi: Aida” ve Şostakoviç kayıtları, sesinin hem dramatik gücünü hem de teknik berraklığını belgeleyen referans kayıtlar olarak öne çıkıyor.
 
BİFO ve Carlo Tenan’ın mükemmeliyetin uyumu
 
Bu dev sesin arkasında ise Türkiye’nin uluslararası gururu, 25 yıldır bir kentin müzikal hafızasını inşa eden Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) yer alıyor Salzburg Festivali'nden BBC Proms’a kadar dünya sahnelerini dize getiren bu seçkin topluluk, Stikhina’nın dramatik gücüne kusursuz bir zemin sunacak.
 
 
Batonun başında ise vizyoner şef Carlo Tenan var. BİFO’nun sanat yönetmenliğini üstlendiği günden bu yana orkestraya taze bir soluk getiren Tenan, özellikle İtalyan opera repertuvarındaki ustalığıyla tanınıyor. Diskografisinde Juan Diego Flórez ile kaydettiği "Italia" albümüyle Grammy radarına giren Tenan, Stikhina’nın spinto gücünü orkestranın senfonik zenginliğiyle dengeleyecek en doğru isim. Tenan’ın, Ludovico Einaudi’nin ilk operası olan Kış Yolculuğu’nun prömiyerini yönetmiş olması, onun sadece klasik değil, modern anlatılara da ne denli hakim olduğunun bir göstergesi.
 
 
Carlo Tenan
 
Elena Stikhina, 6 Ocak akşamı İstanbul’da Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve şef Carlo Tenan ile birlikte saat 20.30’da, AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda sahneye çıkarak, 2026 yılının ilk günlerinde İstanbul dinleyicisine yalnızca bir konser değil, modern opera tarihine tanıklık edilecek bir performans sunmaya hazırlanıyor. Bu buluşma, Stikhina’nın uluslararası yolculuğunda İstanbul’u özel bir durak hâline getirirken, şehrin kültürel belleğine de güçlü bir iz bırakmaya aday.