Alpek Sanat’ta 'Görünür / Gizli' sergisi
Alpek Sanat, bireyin toplumsal hayatta üstlendiği rollerden yola çıkan “Görünür / Gizli” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Dr. Feride Çelik’in yaptığı sergi, yüzü sabit bir kimlik göstergesi olmaktan çıkararak, performans, maske ve rol arasında gidip gelen bir sahne olarak ele alıyor.
Erving Goffman’ın bireyin toplumsal yaşamda sürekli rol oynadığı fikrinden ilham alan sergi, yüzün hem görünür hem de saklı taraflarını Ozan Ünal, Şahin Demir ve Ali Şentürk’ün üretimleri üzerinden araştırıyor. Sergi, kimliğin, bakışın ve personanın dönüşen doğasını; heykel, resim ve maske formları aracılığıyla izleyiciyle buluşturuyor.
Ozan Ünal, metal ve beton heykellerinde yüzü; kaynak izleri, kırık yüzeyler ve iç boşluklar arasında yeniden kurulan bir yapıya dönüştürüyor. Ünal’ın işleri, toplum önünde sunduğumuz pürüzsüz maskenin ardında gizlenen çatlakları, onarımları ve bastırılmış çığlıkları görünür kılıyor.
Ozan Ünal
Şahin Demir’in resimlerinde yüz, eriyen, yeniden katmanlaşan ve sürekli dönüşen akışkan bir imge olarak beliriyor. Boyanın çözülüşü, kimliğin her bağlamda yeniden şekillendiğine işaret ederken, bakışın netliği, bu değişimin ortasında bile sürdürülen performansı vurguluyor. Kimlik burada sabit değil, anlık, geçirgen ve kırılgan bir sahne olarak karşımıza çıkıyor.
Şahin Demir
Ali Şentürk ise beyaz ve gri fiber maskelerinde yüzü, çoğalan bir rol mimarisi olarak ele alıyor. Bir yüzün içinden başka bir yüzün belirdiği bu çalışmalar, “persona” kavramını tekil bir benlik olmaktan çıkararak, bağlama göre açılıp kapanan bir dizi kapı, rol ve görünmez sahneye dönüştürüyor.
Ali Şentürk
Küratör Dr. Feride Çelik ‘’Görünür / Gizli’’ sergisi ile izleyiciyi yalnızca bir yüzey olarak değil; kendini korumak için görünür olan, kendini saklamak için gizlenen bir zırh olarak düşünmeye davet ediyor. Sergi, izleyiciyi şu soruyla baş başa bırakıyor: ‘’Biz mi yüzümüzü seçiyoruz, yoksa yüz mü bizi görünür ya da gizli kılıyor?’’
31 Ocak’a kadar Alpek Sanat’ta ziyaret edilebilecek sergiyi Alpek Sanat Direktörü Ayşe Van ile konuştuk.
Alpek Sanat nasıl bir fikirle ortaya çıktı? Galeriyi nasıl bir yaklaşımla konumlandırıyorsunuz?
Alpek Sanat, mimar Mert Erkılavuz tarafından kurulan Alpek Mimarlık Sanat’ın bir uzantısı olarak, mimarlık ve sanatı yan yana düşünen bir anlayışla şekillendi. Galerinin temel amacı, çağdaş sanatı mimari bir bağlam içinde ele alarak, sanatın mekânla ve izleyiciyle kurduğu ilişkiyi güçlendirmek. Galeriyi yalnızca sergilerin izlenildiği bir alan olarak değil, mekân, eser ve izleyici arasında düşünsel bir bağ kuran yaşayan bir sanat alanı olarak konumlandırmak istedik. İzleyiciyi yalnızca eserlerle değil, sergilerin kavramsal arka planıyla da ilişki kurmaya davet eden çok katmanlı bir deneyim sunmayı önemsiyoruz.
“Görünür / Gizli” sergisi Alpek Sanat programında nasıl bir yerde duruyor?
“Görünür / Gizli”, galerinin mekânla ilişki kuran ve izleyiciyi düşünsel olarak sürece dahil eden sergi anlayışını güçlü biçimde yansıtan bir proje. Sergi, bireyin toplumsal hayatta üstlendiği roller, yüz ve kimlik kavramları etrafında şekillenen çok katmanlı bir anlatı sunuyor.
“Go¨ru¨nu¨r Gizli”, Alpek Sanat, OzanU¨nal & S¸ahinDemir
Serginin küratoryal çerçevesi nasıl oluştu?
Serginin küratörü Feride Çelik, Erving Goffman’ın bireyin toplumsal yaşamda sürekli rol oynadığı fikrinden yola çıkarak, yüzü hem görünür hem de saklı bir alan olarak ele alan bir kavramsal çerçeve oluşturdu. Bu yaklaşım, sergide yer alan sanatçıların üretimleriyle birlikte derinleşerek çok katmanlı bir okuma alanına dönüştü.
Serginin çıkış cümlesi olan “Bazen en çok gördüğümüz, en az anladığımızdır” ifadesi sizce bugün neye işaret ediyor?
Bugünün dünyasında belki de en çok yüzleri görüyoruz; başkalarının yüzlerini ve kendi yüzümüzü. Ancak çoğu zaman en az anladığımız da yine kendimiz oluyoruz. Sergi, yüzü yalnızca bir imge olarak değil, kendini korumak için görünür olan, saklamak için gizlenen bir tür zırh olarak ele alıyor.
Ali Şentürk
Sergide hangi sanatçılar yer alıyor ve bu seçki nasıl bir bütün oluşturuyor?
Sergide Ozan Ünal, Şahin Demir ve Ali Şentürk’ün işleri bir araya geliyor. Heykel, resim ve maske formlarından oluşan bu seçki, yüz, maske ve kimlik kavramlarını farklı üretim dilleri üzerinden ele alıyor. Sanatçıların işleri mekân içinde birbirleriyle diyalog kurarak, görünür olanla gizli kalan arasındaki gerilimi izleyiciye çok yönlü bir deneyim olarak sunuyor.
Resim ve heykellerden oluşan bu seçkide izleyiciyi nasıl bir deneyim bekliyor?
Sergi izleyiciye şu soruyu yöneltiyor: ‘’Biz mi yüzümüzü seçiyoruz, yoksa yüz mü bizi görünür ya da gizli kılıyor?’’ Bu soru üzerinden izleyicinin kendi duruşunu, toplumsal rollerini ve kimlik algısını yeniden düşünmesini amaçlayan bir deneyim alanı açılıyor.
S¸ahin Demir
Alpek Sanat’ta küratörle birlikte üretmek sizin için nasıl bir süreç?
Küratörle kurulan ilişkiyi yalnızca bir sergi üretimi olarak değil, karşılıklı beslenen bir düşünce süreci olarak görüyoruz. Bu sergide de Feride Çelik’in kavramsal yaklaşımıyla, galerinin mekânsal yapısı ve sergi dili arasında dengeli ve bütünlüklü bir ilişki kurmayı önceliklendirdik.
2026 yılında Alpek Sanat’ta sanatseverleri ne tür sergiler bekliyor?
2026 yılında Alpek Sanat’ta, mimarlık-sanat ilişkisini merkezine alan ve mekânla güçlü bağlar kuran sergiler üretmeye devam edeceğiz. Programımızda, farklı şehirlerde ve sahnelerde üreten çağdaş sanatçıların kişisel sergilerinin yanı sıra; düşünsel çerçevesi güçlü, disiplinlerarası karma sergiler yer alacak.
Bununla birlikte, sergileri söyleşiler, atölyeler ve paylaşım odaklı buluşmalarla destekleyerek, Alpek Sanat’ı sanat etrafında düşünmenin ve bir araya gelmenin mümkün olduğu bir alan olarak geliştirmeyi hedefliyoruz.


