Alternatif rock’tan senfonik hafızaya
Alternatif rock sahnesinin güçlü anlatıcısı Redd, hafızalara kazınan şarkılarını bu kez ; “Redd Senfoni”de senfonik düzenlemelerle yeniden yorumluyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Rock müzik, sınırlarını zorladığı ölçüde dönüştürücü olur. Redd, yıllardır kurduğu sözel ve müzikal dünyayı bu kez senfonik bir çerçeveye taşıyarak hem kendi tarihine hem de Türkiye’de rock müziğin ifade alanlarına yeni bir kapı aralıyor. 29 Ocak akşamı Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek “Redd Senfoni” konseri, grubun hafızaya kazınmış şarkılarını orkestral düzenlemelerle yeniden düşünmeye davet eden görkemli bir buluşma niteliği taşıyor. Rock’un ham enerjisi ile klasik müziğin yapısal derinliği aynı sahnede buluşurken, dinleyici zamansız bir müzikal yolculuğun parçası oluyor.
Redd’in hikâyesi
2000’lerin başında kurulan Redd, Türkiye’de alternatif rock sahnesinin en üretken ve en cesur gruplarından biri olarak öne çıktı. Kurucu üyeler Doğan Duru (vokal - bas gitar), Güneş Duru (gitar) ve Berke Özgümüş (davul), müziklerinde bireysel kırılganlıklarla toplumsal meseleleri iç içe geçirerek kendilerine özgü, kolay taklit edilemeyen bir anlatı dili kurdu.
Redd’in diskografisi, Türkiye alternatif rock sahnesinde istikrarlı bir düşünsel ve müzikal gelişimi temsil eder. Grup, 2005 tarihli çıkış albümü “50/50” ile melankolik, söz merkezli dilini ortaya koyarken, “Kirli Suyunda Parıltılar” (2006) ve “Plastik Çiçekler ve Böcek” (2008) albümlerinde şehirli yalnızlık, bireysel çatışmalar ve toplumsal gözlemleri daha derinlikli bir anlatıya dönüştürdü. “21” (2010), deneysel arayışların öne çıktığı bir eşik olurken, “Hayat Kaçık Bir Uykudur” (2014) grubun en geniş kitlelere ulaştığı, “Kalpsiz Romantik” ve “Kanıyorduk” gibi şarkılarla hafızalara kazınan çalışması oldu. “Yersiz Göksüz Zamanlar” (2018), zaman ve aidiyet kavramlarını merkeze alarak Redd’in felsefi yönünü güçlendirirken, “Astrotanrı” (2022) mitoloji, iktidar ve modern insan ilişkileri üzerinden kurulan kavramsal yapısıyla grubun en cesur albümlerinden biri olarak öne çıktı. Albümlerin yanı sıra yayımladıkları tekliler ve sahneye özel projelerle üretimini sürdüren Redd, Redd Senfoni gibi orkestral çalışmalarla da şarkılarını yeni bağlamlarda yeniden düşünerek diskografisini canlı ve dönüşen bir yapı hâline getirdi.
Melodik yapı ile sertlik arasındaki dengeyi korurken, dinleyiciyi yalnızca eğlendiren değil; düşünen, sorgulayan bir rock anlayışını ısrarla sürdürden grup, müziği hiçbir zaman sahneyle sınırlı görmedi. Çocuk hakları, çevre sorunları ve toplumsal adalet gibi başlıklarda yürüttüğü sosyal sorumluluk projeleriyle, rock müziğin Türkiye’de aynı zamanda bir kamusal söz söyleme biçimi olabileceğini hatırlattı.
Senfonik dokunuş
“Redd Senfoni”, grubun kariyerinde müziğin anlatı kapasitesini genişleten bir adım olarak öne çıkıyor. Usta şef Orhan Şallıel yönetimindeki İstanbul Symphonic Project Orchestra, farklı müzik disiplinlerini senfonik bir yapı içinde buluşturmasıyla tanınan, çağdaş projelere açık bir orkestral oluşum. Klasik repertuvarın yanı sıra rock, pop ve film müziklerine yönelik düzenlemeleriyle dikkat çeken topluluk, Şallıel’in dinamik ve anlatı odaklı şefliğiyle, sahnede güçlü bir dramatik yapı kuruyor.
Bu birliktelikte Redd, yıllar içinde dinleyicinin hafızasına kazınan şarkılarını senfonik düzenlemelerle yeniden kuruyor. “Nefes Bile Almadan”, “Kalpsiz Romantik” ve “Kanıyorduk” gibi parçalar, orkestranın zengin enstrümantasyonu sayesinde daha katmanlı, dramatik ve derin bir anlatı kazanıyor. Rock müziğin duygusal yoğunluğu, klasik müziğin yapısal gücüyle birleşerek dinleyiciye alışılmış konser deneyimlerinin ötesinde bir sahne dili sunuyor.
Redd Senfoni, 29 Ocak Perşembe akşamı Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde Redd’in İstanbul Symphonic Project Orchestra ve şef Orhan Şallıel eşliğinde sahne alacağı özel bir senfonik rock buluşması olarak gerçekleşecek. Kapıların 20.00’de açılacağı konserin başlangıç saati 21.00.


