Amerikan, Norveç ve İtalyan metali İstanbul’da
Trivium, Chontaraz ve Lunarsea 30 Haziran’da epik bir görsel ve işitsel şölenle KüçükÇiftlik’te sahne alıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Amerikan modern metal sahnesinin son yirmi yılına yön veren öncü topluluklarından Trivium, müzikal evriminin en olgun dönemini taçlandıran dünya turnesi kapsamında İstanbul’a geliyor. Thrash metalin agresif köklerini, progresif elementler ve epik melodilerle harmanlayan Orlando çıkışlı grup, otuz yılı aşan müzik ödülleriyle bezeli zengin diskografisinden seçilen özel bir repertuarla hayranlarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Stagepass organizasyonuyla 30 Haziran Salı akşamı Maximum Uniq Açıkhava’da gerçekleşecek bu dev buluşma, Türkiye'deki metal tutkunlarına kariyerin farklı dönemlerini bir araya getiren unutulmaz bir seçki sunacak.
‘Üçlü Yol’
Trivium, milenyumun hemen başında, 1999 yılında Florida’nın Orlando kentinde kurulduğunda, modern metal müziğin çehresini değiştirecek bir dalganın öncüsü olacağının sinyallerini vermişti. Melodik metalin akılda kalıcılığını, extreme metalin sert ve öngörülemez yapısını, black metalin epik atmosferini ve rock’n’roll enerjisini bir araya getiren müzikal yaklaşımıyla grup, türün en saygın temsilcilerinden birine dönüştü. Henüz 12 yaşındayken kadroya dahil olan ve kısa sürede metal dünyasının en karizmatik frontmani haline gelen vokalist ve gitaristi Matt Heafy, grubun vizyoner kimliğini belirleyen en önemli figür oldu. Gitarda Corey Beaulieu ve basta Paolo Gregoletto’nun katılımıyla klasik omurgasını oluşturan topluluk, davulcu Alex Bent’in gelişiyle teknik kusursuzluğun zirvesine ulaştı. İsmini antik Roma’da gramer, retorik ve mantığın birleşimini ifade eden ‘üçlü yol’ kavramından alan Trivium, Metallica ve Iron Maiden gibi müzik tarihinin efsanevi isimleriyle aynı sahneyi paylaşarak küresel ölçekte rüştünü ispatladı. Yirmi yılı aşkın köklü kariyeri boyunca dünya genelinde 1 milyonu aşan albüm satışına imza atan, yüzlerce kapalı gişe konser veren ve dijital platformlarda yarım milyarı geçen dinlenme rakamlarına ulaşan topluluk, istikrarın modern metaldeki sembolü konumunda.
Trivium
"Ascendancy" efsanesi
Grubun küresel müzik endüstrisindeki yükselişi, 2003 tarihli ilk stüdyo albümleri “Ember to Inferno” ile yeraltı sahnesinde başladıysa da, asıl büyük kırılma noktası 2005 yılında yayınlanan ve bugün bir modern metal klasiği kabul edilen “Ascendancy*” albümü oldu. Dönemin en prestijli müzik yayınlarından Kerrang! tarafından ‘Yılın Albümü’ seçilen bu kayıt, Birleşik Krallık’ta ‘Altın Plak’ kazandı ve dünya çapında 500 binden fazla satış rakamına ulaştı. Metal Hammer dergisinin ‘Yüzyılın En İyi Metal Albümleri’ listesinde ilk 15 arasında gösterdiği “Ascendancy”, “Pull Harder on the Strings of Your Martyr" ve "Like Light to the Flies" gibi zamansız tekliler grubu dünya çapındaki arenalara taşıdı.
Ardından gelen ve tamamen klasik thrash metal sound'una saygı duruşu niteliğindeki “The Crusade” (2006) ile progresif yapılarıyla dikkat çeken “Shogun” (2008), grubun müzikal sınırları esnetme konusundaki cesaretini kanıtladı. 2010'lu yılları “In Waves”, “Vengeance Falls” ve “Silence in the Snow* albümleriyle liste başarılarını katlayarak geçiren Trivium, 2017 yılında yayınladığı *The Sin and the Sentence” ile enstrümantal agresiflik ve melodik vokalleri kusursuz bir dengede buluşturdu. Grubun bu müzikal istikrarı, 2019 yılında "Betrayer" adlı parçalarıyla ‘En İyi Metal Performansı’ dalında kazandıkları prestijli Grammy Ödülü adaylığı ile uluslararası düzeyde tescillendi.
Metallica ve Iron Maiden gibi devlerle aynı sahneyi paylaşabilen, aynı zamanda on binlerce kişiyi çevrimiçi platformlarda da kendine bağlayabilen nadir gruplardan biri olan Trivium’ın kültürel etkisi yalnızca ses duvarlarıyla sınırlı kalmadı; sinema, televizyon ve oyun endüstrisinin de aranan yüzlerinden biri haline geldiler. Dünya çapında milyonlarca satan “God of War III” video oyunu için özel olarak besteledikleri "Shattering the Skies" teklisi ve “Elder Scrolls” serisi için yaptıkları müzikal iş birlikleri, grubun filmografisini ve dijital kültürdeki yerini sağlamlaştırdı. Matt Heafy’nin modern yayıncılık dünyasındaki popülaritesi ve grubun görsel dünyasını sinematik bir dille inşa ettiği klipleri, birçok kısa film festivalinde görsel tasarım ödüllerine layık görüldü. Diskografilerinin en teknik ve görkemli halkası olan “What the Dead Men Say” (2020) ve ardından gelen onuncu stüdyo albümleri “In the Court of the Dragon” (2021) ise dinleyicilerden ve eleştirmenlerden tam not alarak grubun sanatsal tahtını sağlamlaştırdı.
İstanbul'da küresel organizasyon ve güçlü kadro
KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek bu dev rock buluşmasında, gecenin perdesi Norveç modern metal sahnesinin en sıra dışı, fütüristik ekiplerinden Chontaraz’ın performansı ile açılacak. Norveç ve Yunanistan kökenli müzisyenlerin ortak sinerjisinden doğan topluluk, endüstriyel metal elementlerini, karanlık klavye katmanlarını ve sinematik tiyatral estetiği harmanlayan avangart duruşuyla tanınıyor. “Rondamauh” (2017) ve “Speed The Bullet” (2019) albümleriyle uluslararası metal basınında büyük yankı uyandıran grup, son olarak Rotting Christ vokalisti Sakis Tolis gibi dev isimlerin de konuk olduğu, eleştirmenlerden tam not alan “Phantom of Reality” albümündeki karanlık ve melodik vizyonu İstanbul açık havasına taşımaya hazırlanıyor.
Chontaraz
Hemen ardından ise İtalyan melodik death metal janrasının köklü, saygın ve teknik dehasıyla öne çıkan topluluklarından Lunarsea sahne alarak alandaki enerjiyi zirveye ulaştıracak. 2000'lerin başında Roma'da kurulan ve debut çalışmaları “Hydrodynamic Wave” ile türün en çok satan bağımsız kayıtlarından birine imza atan ekip agresif growl vokalleri, son derece pürüzsüz ve girift gitar işçiliklerini atmosferik synth altyapılarıyla kusursuz bir dengede buluşturuyor. “Route Code Selector” ve “Earthling-Terrestre” gibi başyapıt kabul edilen stüdyo albümlerinin yanı sıra son dönemdeki canlı performans tescilleri “Live in Tokyo” projesiyle de rüştünü ispatlayan Romalı grup, en sert breakdown'lardan en lirik melodilere uzanan dinamik sahne hakimiyetiyle KüçükÇiftlik Park’ı gecenin ana grupları için kusursuz bir biçimde hazırlayacak.
Lunarsea
30 Haziran Salı akşamı akşamı Stagepass organizasyonuyla gerçekleşecek ve kapıların 18.00’de açılacağı gecede Trivium bu güçlü iki ön grubun ardından saat 21.00’de sahne alacak ve “Ascendancy” döneminin ikonik marşlarından son albümleri “In the Court of the Dragon”’ın teknik olarak sınırları zorlayan epik parçalarına uzanan geniş bir setlist ile dinleyicilerinin karşısında olacak.
İstanbul’un nitelikli açık hava atmosferinde, senkronize ışık mühendisliği ve görkemli sahne tasarımlarıyla desteklenecek buluşma, modern metal müziğin yaşayan en istikrarlı temsilcilerini canlı izlemek isteyenler için yılın en dinamik açık hava deneyimlerinden birini sunmaya hazırlanıyor.
Etiketler: Trivium Chontaraz Lunarsea


