Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Anadolu’nun lezzeti tuvallere taşınıyor

Anadolu’nun lezzeti tuvallere taşınıyor

Anadolu’nun lezzeti tuvallere taşınıyor10 Ağustos 2026 - 04:08
Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan hazırlanan ‘Lezzet’ seçkisi, 15-16 Ağustos’ta Iğdır’da sanatseverlerle buluşacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Bir sanat koleksiyonunun değeri yalnızca bünyesinde barındırdığı eserlerin niteliğiyle değil, bu eserlerin ne kadar geniş bir izleyiciyle buluşabildiğiyle de ölçülüyor. Türkiye İş Bankası’nın sanat koleksiyonundan seçilen yapıtları farklı kentlere taşıyan ‘Herkes İçin Sanat: Anadolu Sergileri’ projesi, bu yaklaşımı Türkiye ölçeğinde sürdürüyor. Temmuz 2025’te Çal’da başlayan proje, bir yıl içinde Milas, Gelibolu, Kocatepe, Antakya, Midyat, Edremit, İznik, Pozcu, Lüleburgaz, Amasra, Çarşamba, Eğirdir ve Erzurum gibi farklı duraklarda seçkiler oluşturdu. Projenin Erzurum durağıyla birlikte bir yıl içinde 14 farklı seçkiye ulaştığı ve 7 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladığı bildiriliyor.
 
Anadolu Sergileri’nin yeni durağı Iğdır. ‘Lezzet’ başlıklı seçki, 15-16 Ağustos tarihlerinde İş Bankası Iğdır Şubesi’nde ziyaret edilecek. Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan oluşturulan seçki, bu kez yiyeceklerin, üretimin, pazarların ve emeğin gündelik hayattaki karşılıklarını resim üzerinden ele alıyor. Naci Kalmukoğlu ve Feyhaman Duran’ın Iğdır’la özdeşleşen kayısı tasvirlerinden Nazlı Ecevit’in hamur açan kadınlarına, Fahir Aksoy’un çarşı yaşamını aktaran eserlerinden Yalçın Gökçebağ’ın çay hasadını konu alan çalışmalarına uzanan seçki, farklı kuşaklardan sanatçıların gündelik hayatı nasıl resmettiğine bakıyor.
 
 
Bir koleksiyondan Türkiye’nin farklı yüzlerine
 
Anadolu Sergileri’nin temelini ‘Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ oluşturuyor. Türk resminin erken dönemlerinden Cumhuriyet sonrası kuşaklara ve çağdaş sanatçılara uzanan koleksiyon, Türkiye’de özel kurumlar tarafından oluşturulmuş kapsamlı sanat koleksiyonlarından biri olarak değerlendiriliyor. Proje kapsamında koleksiyonun bütünü tek bir sergi halinde dolaştırılmak yerine, her kent ve tema için farklı eserlerden oluşan seçkiler hazırlanıyor.
 
Bu yaklaşım, sergilerin yalnızca aynı eserlerin farklı şehirlerde tekrarlandığı gezici sergiler olmasının önüne geçiyor. Çal’da İbrahim Çallı’nın doğum yeriyle ilişkili eserlerin öne çıkarıldığı ilk seçkinin ardından Milas’ta “Hocalar ve Öğrenciler”, Gelibolu’da “Mavinin İzinde”, Kocatepe’de “Büyük Zafer”, Antakya’da “Aşina Yüzler”, Midyat’ta “Çarşı Pazar”, Edremit’te “Ege Havası”, İznik’te “Mavinin Sırları” ve Pozcu’da “Narenciye Mevsimi” gibi başlıklar altında farklı temalar oluşturuldu. Lüleburgaz’daki “Hayatın Renkleri”, Amasra’daki “Kıyıdan Bakmak”, Çarşamba’daki “İlk Adım 107. Yılında”, Eğirdir’deki “Gül Mevsimi” ve Erzurum’daki “Coşku” seçkileri de bu rotaya eklendi. İş Sanat’ın proje sayfasında Anadolu Sergileri’nin bu durakları ve temaları yer alıyor.
 
Dolayısıyla Iğdır’daki ‘Lezzet’ seçkisi de projenin kentle ilişki kuran sergi anlayışının yeni halkası olarak konumlanıyor. Iğdır’ın tarımsal üretim kültüründe önemli bir yere sahip olan kayısı, seçkinin öne çıkan görsel unsurlarından birini oluştururken, diğer eserler sofraya, üretime ve gündelik hayatın farklı aşamalarına uzanan bir resim repertuvarı ortaya koyuyor.
 
Naci Kalmukoğlu ve gündelik hayatın resmi
 
‘Lezzet’ seçkisinde yer alan Naci Kalmukoğlu, Türk resim sanatında özellikle peyzaj, figür ve gündelik yaşam sahneleriyle öne çıkan ressamlar arasında bulunuyor. 1896’da İstanbul’da doğan sanatçı, Sanayi-i Nefise Mektebi’nde öğrenim gördü. Resimlerinde doğrudan gözleme dayanan bir anlatım geliştiren Kalmukoğlu, özellikle İstanbul manzaraları, insan figürleri ve gündelik yaşamdan sahneleriyle tanındı.
 
Kalmukoğlu’nun sanatında pazarlar, sokaklar, insan toplulukları ve açık hava yaşamı önemli yer tutar. Bu nedenle ‘Lezzet’ seçkisinde sanatçının kayısıları konu alan eserlerinin bulunması, serginin yiyecekleri yalnızca birer natürmort unsuru olarak değil, üretim ve yerel yaşamla bağlantılı bir kültürel öğe olarak ele alan yaklaşımıyla örtüşüyor.
 
Kalmukoğlu, ‘Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nda eserleri bulunan sanatçılar arasında da yer alıyor. Koleksiyonun farklı dönemlerden Türk ressamlarını bir araya getiren yapısı, sanatçının çalışmalarını daha geniş bir tarihsel çerçevede değerlendirme olanağı sağlıyor.
 
 
Feyhaman Duran’dan natürmort geleneğine
 
Seçkinin bir diğer önemli ismi Feyhaman Duran. Türk resim sanatında özellikle portreleri, natürmortları ve farklı dönemlerde gerçekleştirdiği figüratif çalışmalarıyla tanınan Duran, 1886’da İstanbul’da doğdu. Galatasaray Sultanisi’nde başlayan sanat eğitiminin ardından Sanayi-i Nefise Mektebi’ne devam etti. 1910’da devlet tarafından Avrupa’ya gönderilen ressamlar arasında yer aldı ve Paris’te Jean-Paul Laurens’ın atölyesinde çalıştı.
 
Duran’ın sanatında nesnelerin ve figürlerin ayrıntılı gözlemi belirgin bir yer tutuyor. Portrelerinde modelin karakter özelliklerine yönelen sanatçı, natürmortlarında ise nesnelerin biçim, renk ve ışık ilişkilerini öne çıkardı. Türkiye İş Bankası koleksiyonunda Feyhaman Duran’ın eserlerinin bulunması, koleksiyonun Türk resminin farklı dönemlerine uzanan yapısının örneklerinden birini oluşturuyor. Sanatçının Iğdır’la özdeşleşen kayısıları konu alan çalışmaları da “Lezzet” seçkisinin yerel bağlamını güçlendiriyor.
 
Duran’ın adı aynı zamanda Türk resim tarihinde portre geleneğinin önemli temsilcileri arasında anılıyor. Sanatçının Atatürk portreleri ve dönemin kültür-sanat dünyasından kişileri resmettiği çalışmaları, portre sanatındaki yerinin başlıca örnekleri arasında bulunuyor. Feyhaman Duran’ın “Kalpaklı Atatürk” portresi, İş Sanat’ın Çarşamba’da gerçekleştirdiği “İlk Adım 107. Yılında” seçkisinde de yer almıştı.
 
 
Nazlı Ecevit’in kadınları
 
“Lezzet” seçkisinin gündelik emek boyutunu taşıyan isimlerinden biri Nazlı Ecevit. 1900’de İstanbul’da doğan ressam, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’e uzanan dönüşüm içinde sanat üretimini sürdüren kadın ressamlardan biri olarak Türk resim tarihinde ayrı bir yere sahip.
 
Ecevit’in çalışmalarında özellikle kadın figürleri, gündelik yaşam, ev içi üretim ve portreler öne çıkar. Resim öğretmenliği de yapan sanatçı, uzun yıllar boyunca eğitim ve sanat çalışmalarını birlikte sürdürdü. Eserlerinde figürlerin yanı sıra peyzaj ve natürmortlara da yer veren Ecevit, Cumhuriyet döneminin kadın sanatçıları arasında üretimini uzun yıllar devam ettiren isimlerden biri oldu.
Iğdır’daki seçkide hamur açan kadınları konu alan eserlerinin bulunması da bu açıdan anlamlı. Buradaki gündelik eylem, yalnızca mutfak yaşamına ait bir sahne olarak değil, kadın emeğinin ve kuşaktan kuşağa aktarılan üretim biçimlerinin görsel kaydı olarak okunabilecek bir konu oluşturuyor.
 
 
Çarşıdan tarlaya uzanan resim dünyası
 
Sergide yer alan Fahir Aksoy’un çarşı ahalisini konu alan çalışması ile Yalçın Gökçebağ’ın çay hasadını betimleyen eserleri ise seçkinin gündelik hayat ve üretim eksenini genişletiyor. Böylece ‘Lezzet’, yalnızca sofraya gelen ürünleri değil, ürünün ortaya çıkmasından tüketilmesine kadar uzanan toplumsal sürecin farklı görüntülerini bir araya getiriyor.
 
Yalçın Gökçebağ, özellikle kırsal yaşamı, tarımsal üretimi ve Anadolu coğrafyasını resimlerinin merkezine alan sanatçılar arasında yer alıyor. Resimlerinde tarlalar, köylüler, hasat ve mevsimsel üretim süreçleri önemli yer tutuyor. Çay hasadı da sanatçının emek ve doğa ilişkisini ele aldığı çalışmalarından biri olarak Türkiye İş Bankası koleksiyonundaki ‘Lezzet’ seçkisinde yer alıyor.
 
 
Fahir Aksoy ise resim çalışmalarının yanı sıra sanat yazıları ve eleştirileriyle de Türk sanat ortamında iz bırakan isimlerden. Çarşı, insan toplulukları ve gündelik yaşamı konu alan eserleri, ‘Lezzet’ başlığının yalnızca yiyeceklerle sınırlı olmayan kapsamını tamamlıyor.
 
Bu sanatçıların farklı dönemlere ve farklı resim anlayışlarına ait çalışmalarının aynı seçkide buluşması, Türkiye’de yeme-içme kültürünün görsel tarihine de küçük bir pencere açıyor. Kayısı, hamur, çarşı ve hasat; ayrı ayrı bakıldığında gündelik yaşamın sıradan parçaları olurken resim aracılığıyla bir dönemin üretim biçimlerini, toplumsal ilişkilerini ve yaşam alışkanlıklarını kayda geçiriyor.
 
 
Banka şubeleri geçici sanat mekânlarına dönüşüyor
 
‘Anadolu Sergileri’nin ayırt edici özelliklerinden biri, sanat eserlerinin geleneksel müze ve galeri mekânlarının dışına çıkarılması. İş Bankası şubeleri, seçkilerin kurulduğu geçici sergi alanlarına dönüştürülüyor. Sergiler yalnızca eserlerin izlenmesine değil, sanat tarihinin uzmanlar aracılığıyla aktarılmasına ve çocukların sanatla erken yaşta ilişki kurmasına yönelik programlarla destekleniyor. İş Sanat, projeyi Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin öğrenme programlarının düzenli faaliyetlerinden biri olarak tanımlıyor.
 
Bu modelin ilk örneği Temmuz 2025’te Denizli’nin Çal ilçesinde gerçekleştirildi. İbrahim Çallı’nın doğum yeri olan Çal’da başlayan proje, sanatçının doğduğu coğrafyada eserleriyle yeniden buluşmasını sağladı. Ardından seçkiler farklı şehirlerin tarihsel, kültürel ve coğrafi özellikleriyle ilişkilendirildi. Anadolu Sergileri’nin bu ilk yılında 14 farklı durağa ulaşması, projenin başlangıçta planlanan bir sergi dizisinin ötesinde sürekli bir dolaşım programına dönüştüğünü gösteriyor.
 
Bir yılda 14 durak
 
‘Anadolu Sergileri’nin birinci yılına ilişkin son verilere göre proje, Erzurum durağıyla birlikte 14 farklı seçkiyi izleyiciyle buluşturdu ve 7 bini aşkın ziyaretçiye ulaştı. Proje ayrıca ‘Mercury Excellence Awards’, ‘MarCom’, ‘Sardis’, ‘Toplumsal Fayda Ödülleri’ ve ‘İstanbul Marketing Awards’ gibi farklı platformlarda ödüllere layık görüldü.
 
Sergi rotasının her yeni durakta başka bir temaya yönelmesi, koleksiyonun tek bir tarih anlatısına bağlı kalmadan Türkiye’nin farklı bölgelerine ilişkin görsel hafızaları bir araya getirmesine olanak tanıyor. Erzurum’da halk oyunları, köy düğünleri ve imece kültürü ‘Coşku’ başlığında öne çıkarken, Eğirdir’de Isparta’nın gülleri ‘Gül Mevsimi’nin merkezine yerleşti. Çarşamba’da Milli Mücadele’nin tarihsel hafızası, Amasra’da kıyı yaşamı, Lüleburgaz’da gündelik hayatın renkleri koleksiyondaki eserlerle yeniden ilişkilendirildi.
 
Iğdır’daki ‘Lezzet’ seçkisi de bu yaklaşımın devamı niteliğinde. 15-16 Ağustos tarihlerinde İş Bankası Iğdır Şubesi’nde ziyaret edilebilecek sergi, Türk resminin farklı kuşaklarından sanatçıların üretim, emek ve gündelik yaşamla ilişkili çalışmalarını aynı çerçevede buluşturacak.
 
‘Anadolu Sergileri’, Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nu hem orunan ve sergilenen bir sanat mirası olarak hem de farklı kentlerde yeniden karşılık bulan canlı bir kültürel arşiv olarak dolaşıma sokmayı sürdürüyor. Iğdır’daki ‘Lezzet’ seçkisi de kayısıdan hamura, çarşıdan hasada uzanan görüntüler üzerinden Anadolu’nun gündelik hayatına ait farklı kesitleri, Türkiye resminin tanıklığıyla bir araya getiriyor.
 
Etiketler: türkiye iş bankası  Lezzet  Iğdır