Analog rönesans
33. İstanbul Caz Festivali’nin ikinci gün konukları Thee Sacred Souls ve LA LOM.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Dijital prodüksiyonların, yapay zekâ tabanlı algoritmaların ve kusursuzlaştırılmış pürüzsüz ses mühendisliğinin domine ettiği ana akım müzik endüstrisi, son yıllarda tam tersi istikamette ilerleyen güçlü bir ‘analog rönesans’ dalgasına sahne oluyor. Küresel müzik sahnesinde genç kuşağın 1960’ların ve ‘70’lerin vintage sound’una, bant kaydı sıcaklığına ve insan hatasını barındıran organik tınılara yönelmesi; retro-soul, Chicano kültürü ve geleneksel Güney Amerika ritimlerini yeniden bağımsız müziğin merkezine taşıdı.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenen ve 30 Haziran ile 13 Temmuz 2026 tarihleri arasında şehri iki hafta boyunca dev bir akustik rotaya dönüştürecek olan 33. İstanbul Caz Festivali, bu küresel müzikal dönüşümün en taze ve iddialı iki temsilcisini ağırlıyor. 1 Temmuz’da gerçekleşecek konser, modern soul hareketinin dünyadaki en büyük ses getiren oluşumu Thee Sacred Souls ile enstrümantal müziği kozmopolit sokak ritimleriyle yeniden tanımlayan LA LOM’u Türkiye’deki ilk canlı performanslarında bir araya getiriyor.
Güney Kaliforniya’nın Latino kültürü ile Amerikan soul köklerinin kesişiminde duran Thee Sacred Souls, festivali kapsamındaki ilk İstanbul konserleri öncesinde yollarda geçen kayıt süreçlerini, turne yalnızlıklarını ve dinleme listelerindeki Türk psikedelik rock müzisyenlerini Defne Akman’a anlattı. Thee Sacred Souls özel röportajını Milliyet Sanat dergisinin Temmuz 2026 edisyonunda okuyabilirsiniz.
Chicano soul mirasından Thee Sacred Souls
San Diego çıkışlı Thee Sacred Souls vokalist Joshua Lane, davulcu Alex Garcia ve bas gitarist Sal Samano’nun çekirdek ortaklığıyla kurulan vintage soul, geleneksel R&B ve 1960'ların Chicano soul elementlerini çağdaş bir prodüksiyon disipliniyle optimize eden bir müzikal yapılanma. Grubun keşif ve tescil süreci, retro-soul janrının dünyadaki en prestijli merkezlerinden biri olan Daptone Records’ın alt etiketi Penrose Records’ın kurucusu, yapımcı Gabriel Roth (Bosco Mann) ile yollarının kesişmesine dayanıyor. Topluluk, 2022 yılında kendi adlarını taşıyan debut stüdyo albümleri “Thee Sacred Souls” ile uluslararası müzik endüstrisinin radarına girdi. Albümde yer alan ve dijital platformlarda yüz milyonlarca dinlenme baremini aşan "Can I Call You Rose?", "Weak for Your Love" ve "Future Lover" gibi teklilerle küresel bir dinleyici kitlesi edindi.
Müzikal üretim yelpazesini genişleten grup, analog kayıt teknolojilerine sadık kalarak ürettikleri ve modern soul kulvarındaki yerlerini sarsılmaz kılan ikinci stüdyo albümleri “Got A Story To Tell” (2024) ile sound’unu daha katmanlı bir yapıya kavuşturdu. Amerikan müzik basınının saygın organlarından NPR tarafından ‘klasik soul’un zamansız hissini taşıyan çağdaş bir grup’, KEXP tarafından ‘hem nostaljik hem de bugünün ruhuna ait’, Paste Magazine tarafından ise ‘içtenliğiyle büyüleyen bir deneyim’ sözleriyle tanımlanan topluluk; sahne kadrosunda Riley Dunn (tuşlular), Shay Stulz (gitar), Viane Escobar ve Andy Santos (geri vokaller), Camille Collins, Steven Schosberg ve Julian Johnson (üflemeliler) ile Alex Santilli’den (perküsyon) oluşan senfonik ve ritmik bir orkestra mimarisi taşıyor. Müzik endüstrisinde bağımsız müzik tescilleri (Libera Awards) ve alternatif soul kategorilerinde adaylıklar barındıran grup, görsel estetiğini 1960’lar sinemasının monokromatik ve sıcak tonlarından alan video klipleriyle de sinematik bir görsel anlatı diline sahip.
The Sacred Souls. Foto: Gabriel Roth
Los Angeles sokaklarının ritmik arşivi LA LOM
Gecenin saat 20.00’deki açılışını üstlenecek olan Jacob Faulkner (bas), Zachary Sokolow (gitar) ve Nicholas Baker’dan (davul) müteşekkil enstrümantal üçlü LA LOM (The Los Angeles League of Musicians), adını doğdukları kentin kozmopolit sosyo-kültürel dokusundan alıyor. Grubun müzikal omurgası, Los Angeles'ın Hispanik ve göçmen mahallelerinin ses hafızasını oluşturan Afro-Küba ritimleri, geleneksel Peru cumbia’sı (chicha), Amerikan country müziğinin enstrümantal gitar riff'leri ve sıcak sahil lo-fi estetiğinin enstrümantal bir projeksiyonu.
Grup, özellikle enstrümantal cumbia ve sörf-rock tınılarını bir araya getirdikleri, kendi adlarını taşıyan çıkış EP'leri ve ardından yayınlanan “LA LOM” (2024) adlı ilk stüdyo albümleriyle alternatif müzik sahnesinde kendilerine has bir kulvar açtı. Zachary Sokolow’un 1950'ler ve ‘60'lar gitarlarından ilham alan melodi işçiliği ile Nicholas Baker’ın perküsyon ve davul senkronizasyonu, topluluğu sinematik noir filmlerin soundtrack enstrümantasyonuna yaklaştırıyor. Canlı performanslarındaki pürüzsüz teknik yapıları nedeniyle sinema dünyasının ve bağımsız yapımcıların da dikkatini çeken üçlü, modern enstrümantal müziğin Amerika kıtasındaki en dinamik canlı sahne ekiplerinden biri olarak kabul ediliyor.
LA LOM
Harbiye’de akustik atmosfer
Şehrin farklı noktalarında iki hafta boyunca yaklaşık 200 yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayacak olan 33. İstanbul Caz Festivali, çağdaş müzik sahnesinin iki özgün kutbunu Harbiye sahnesinde bir araya getiriyor. Vakkorama’nın gösteri sponsorluğunda 1 Temmuz Çarşamba akşamı saat 20.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda gerçekleşecek konser, modern soul hareketinin küresel vitrini Thee Sacred Souls ile enstrümantal müziğin kozmopolit üçlüsü LA LOM’un Türkiye’deki ilk canlı performans tescili olarak kayıtlara geçiyor ve festivalin iki haftalık geniş kent rotasında analog ses mühendisliğinin canlı sahne zanaatkarlığıyla buluştuğu en kritik sanatsal eşiklerden birini tanımlıyor.
1 Temmuz akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nu son dönemin en nitelikli Kuzey Amerika sonik haritasına dönüştürecek gecede saat 20.00’de LA LOM’un enstrümantal gitarlar ve cumbia perküsyonlarıyla başlatacağı ritmik ısınma turları, saat 21.00 itibarıyla yerini Joshua Lane’in kadife tonlu lead vokalleriyle yön verdiği Thee Sacred Souls’un geniş orkestrasına devredecek. Dijital nimetleri analog sıcaklık, vintage donanımlar ve doğrudan seyirciyle bağ kuran samimi bir sahne enerjisiyle ekarte eden bu iki topluluk, İstanbul’daki ilk performanslarında caz, soul ve dünya müziğinin çağdaş literatürünü Harbiye’nin tarihsel akustik atmosferinde belgeleyecek.
Etiketler: 33. İstanbul Caz Festivali LA LOM Thee Sacred Souls


