Ankara’da bir Requiem gecesi
Tiflis Senfoni Orkestrası ve Gürcistan Devlet Çoksesli Korosu, Vakhtang Kakhidze’nin kişisel ve evrensel eseri “Requiem”le 40. Ankara Müzik Festivali’nde sahnede.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Ankara, klasik müziğin en köklü buluşmalarından birine ev sahipliği yaparken bu yılın programı yalnızca bir konser takvimi sunmuyor; aynı zamanda müziğin varoluşsal derinliklerine uzanan bir alan açıyor. 40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali kapsamında sahne alacak Tiflis Senfoni Orkestrası ve Gürcistan Devlet Çoksesli Korosu, Gürcü besteci ve şef Vakhtang Kakhidze’nin “Requiem” adlı eseriyle dinleyiciyi ölüm, kayıp ve hafıza üzerine yoğun bir müzikal düşünceye davet ediyor.
Gürcistan’ın dünyaca ünlü Tiflis Senfoni Orkestrası şefi ve bestecisi Vakhtang Kakhidze, 2021’de yayınladığı “Requiem” adlı eseriyle dikkat çekti. Ölüm ve kayıp üzerine derin bir müzikal düşünme olarak tanımlanan “Requiem”, klasik requiem geleneğini Gürcü müzik kültürüyle harmanlayan ve içinde koro, solistler ve orkestra için yazılmış bölümler bulunan bir eser. İlk kez 18 Kasım 2023’te Belçika’nın Anvers kentindeki Kraliçe Elisabeth Salonu’nda Europalia-Georgia festivalinde seslendirilen eser yurt dışında ikinci kez Ankara Müzik Festivali’nde seslendirilecek.
Kakhidze, “Her besteci requiem yazamaz; bunun için ölümü ve kaybı derinden yaşamış olmak gerekir,” diyerek eseri yazarken kişisel bir içsel zorunlulukla hareket ettiğini belirtiyor.
Bu çerçevede Kakhidze’nin “Requiem”i, klasik bir tür denemesi olmanın ötesine geçiyor. Batı müziğinde requiem, Mozart ya da Verdi örneklerinde olduğu gibi, genellikle kilise metinlerine dayanan ve ölüm temasını dramatik bir yapı içinde ele alan bir form. Kakhidze ise bu geleneği olduğu gibi tekrar etmek yerine, Gürcü müziğinin güçlü çok sesli koro geleneğiyle birleştirerek yeniden kuruyor. Bu sayede eser, bir yandan alışıldık requiem atmosferini korurken diğer yandan Gürcü vokal tınılarının getirdiği farklı bir duygu katmanı yaratıyor. Ortaya çıkan müzik, hem tanıdık hem de yeni; hem törensel hem de son derece kişisel bir yas anlatısı olarak duyuluyor.
Besteci ve şef Vakhtang Kakhidze
Vakhtang Kakhidze’nin müzikal kimliği, doğrudan bir geleneğin içinden şekilleniyor. 1959 doğumlu sanatçı, Gürcistan’ın en önemli besteci ve şeflerinden biri olan Jansug Kakhidze’nin oğlu. Bu bağ, müzikal yönelimini belirleyen temel eksenlerden. Jansug Kakhidze’nin Sovyet sonrası dönemde Gürcü müziğini uluslararası sahneye taşıyan figürlerden biri olması, Vakhtang Kakhidze’nin de erken yaşlardan itibaren güçlü bir repertuvar ve disiplin içinde yetişmesini sağladı.
Tiflis Devlet Konservatuvarı’nda kompozisyon ve şeflik eğitimi alan Kakhidze, kariyerinin erken döneminde hem besteci hem de orkestra şefi olarak çift yönlü bir yol izledi. 2002 yılında babasının vefatının ardından Tiflis Senfoni Orkestrası’nın sanat yönetmenliğini devralması, kariyerinde belirleyici bir dönüm noktası oldu. Bu görev, yalnızca bir yönetim pozisyonu değil; aynı zamanda bir müzikal mirasın devamlılığını üstlenmek anlamına geliyordu.
Bestecilik üretimi içinde senfonik eserler, konçertolar ve sahne müzikleri bulunan Kakhidze’nin çalışmaları, genellikle Gürcü melodik yapıları ile Batı klasik formunun birleştiği bir dil üzerinden ilerliyor. 2021 tarihli “Requiem” ise bu üretim içinde özel bir yerde duruyor çünkü ilk kez bu denli doğrudan kişisel bir temayı merkezine alıyor.
2021’de tamamlanan “Requiem”, Kakhidze’nin kataloğunda belirgin bir tarihsel işaret olarak öne çıkıyor. Eserin 18 Kasım 2023’te Anvers’teki dünya prömiyeri ve ardından gelen uluslararası icralar çağdaş klasik müzik repertuvarında kalıcı bir yer edinme potansiyelini güçlendiriyor.
Tiflis Senfoni Orkestrası ve Gürcistan Devlet Çoksesli Korosu
Gürcistan’ın en köklü müzik kurumlarından biri olan Tiflis Senfoni Orkestrası, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ülkenin kültürel temsilinde önemli bir rol üstlendi. Repertuvarı yalnızca klasik Batı müziğiyle sınırlı kalmayan, Gürcü bestecilerin eserlerine de geniş yer veren orkestra, ulusal müzikal kimliğin korunması ve uluslararası sahneye taşınması arasında bir köprü işlevi görüyor.
Gürcistan Devlet Çoksesli Korosu ise, UNESCO tarafından da kültürel miras olarak tanınan Gürcü çok sesli müzik geleneğinin en güçlü temsilcilerinden. Gürcü polifonisi, Batı armoni sisteminden farklı olarak bağımsız vokal hatların iç içe geçtiği özgün bir yapıya sahip. Bu yapı, Kakhidze’nin “Requiem”inde eserin dramatik omurgasını belirleyen temel bileşenlerden biri haline geliyor.
“Requiem”in yapısı ve müzikal dili
Kakhidze’nin “Requiem”i, klasik Latince requiem metninin bölümlerini referans almakla birlikte, bu yapıyı birebir takip etmek yerine esnek bir dramatik kurgu kuruyor. Eserde koro, solistler ve orkestra arasında sürekli bir gerilim ve denge ilişkisi bulunuyor. Yer yer yoğunlaşan orkestral dokular, ardından gelen yalın vokal pasajlarla kırılıyor ve bu karşıtlık, eserin duygusal derinliğini artırıyor.
Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri Gürcü vokal geleneğinin taşıdığı ham ve doğrudan ifade gücünün, Batı senfonik yapısıyla birleştiği anlarda ortaya çıkıyor. Bu anlar, dinleyiciye neredeyse ritüelistik bir alan hissi sunuyor.
40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali
Sevda-Cenap And Müzik Vakfı tarafından düzenlenen 40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali kapsamında gerçekleşecek konser, “Requiem”in uluslararası dolaşımındaki önemli duraklardan biri olarak öne çıkıyor ve eserin yalnızca ikinci yurtdışı performansı olmasıyla da dikkat çekiyor.
6 Nisan akşamı saat 20:00’de CSO ADA Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da gerçekleşecek konser çok özel bir eser vasıtasıyla müziğin yasla, hafızayla ve insan deneyiminin en temel sorularıyla kurduğu ilişkiye tanıklık etme imkânı sunacak.
4 Nisan’da başlayan ve 17 ülkeden 800'ü aşkın sanatçıyı müzikseverlerle buluşturan 40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali, 30 Nisan’a kadar devam edecek. Klasik müzik, caz, bale, modern dans ve dünya müziği gibi çok çeşitli disiplinleri barındıran 17 farklı gece ve 6-7 farklı mekânda gerçekleşen festivalin bu yılki özel temaları arasında CSO’nun 200. yıl kutlaması, genç yeteneklerin teşviki ve Türk bestecilerin eserlerinin ilk seslendirilişleri gibi etkinlikler öne çıkıyor.
Tiflis Senfoni Orkestrası ve Gürcistan Devlet Çoksesli Korosu
40. Ankara Müzik Festivali
Tiflis Senfoni Orkestrası Şefi: Vakhtang Kakhidze
Gürcistan Devlet Çoksesli Korosu Şefi: Archil Ushveridze,
Çocuk Solist: Dachi Ghlonti,
Kadın Solistler: Salome Kvaliashvil, Ketevan Kartvelishvili, Anna Ustiashvili, Salome Makaridze
Erkek Solistler: Gedevan Jincharadze, Mikheil Javakhishvili, Badri Chikhiashvili, Luka Tsiklauri, George Natroshvili, Merab Samkurashvili
Program:
Vakhtang Kakhidze - “Requiem”
1. Requiem - Ölüm Ayini
2. Kyrie - Tanrım, merhamet et
3. Dies Irae - Kıyamet Günü
4. Tuba Mirum - Mucizevi Boru
5. Rex Tremendae - Korkutucu Kral
6. Recordare - Hatırla
7. Confutatis - Günahkârlar
8. Lacrimosa - Gözyaşları
9. Domine Jesu - Tanrım İsa
10. Hostias - Sunular
11. Sanctus - Kutsal
12. Benedictus - Kutsanmış
13. Agnus Dei - Tanrı Kuzusu
14. Lux Aeterna - Sonsuz Işık
15. Paradisi Gloria - Cennet Zaferi


