Ankara’da kış gecesi müzikle ısınıyor
Başkentte klasik müziğin kalbi, bu pazartesi CSO Ada Ankara’nın modern dokusunda, kuzeyin melankolisinden Anadolu’nun kadim seslerine uzanan sıra dışı bir repertuvarla atacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Ankara’nın dondurucu ocak soğuğuna inat, müzikseverleri ruhu ısıtacak bir buluşma bekliyor. 5 Ocak Pazartesi akşamı saat 20.00’de, CSO ADA Ankara Bankkart Mavi Salon’un akustik atmosferinde gerçekleşecek olan Denizbank Konserleri, bu kez iki virtüözün müzikal diyaloğuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın deneyimli viyolonsel sanatçısı Onur Şenler ile kuşağının en parlak piyanist ve bestecilerinden Cem Esen, dinleyiciyi zamanlar ve coğrafyalar arası bir yolculuğa davet ediyor.
Onur Şenler
Türkiye’nin önde gelen çello sanatçılarından Onur Şenler, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda solist olarak görev yapıyor. Klasik müzik alanındaki yetkinliğini, popüler eserlerin çello düzenlemeleriyle birleştirmesi Şenler’i farklı kılan özelliklerden. Bu yaklaşımı sayesinde hem klasik müzik dinleyicilerine hem de daha geniş bir kitleye ulaşmayı başaran sanatçı, aynı zamanda CSO Cello Quartet üyesi olarak da sahne alıyor ve Beatles’tan Piazzolla’ya, Mancini’den Fauré’ye uzanan geniş bir repertuvarı çello için yeniden yorumluyor. YouTube kanalında paylaştığı performanslar, klasik müziğin sınırlarını aşarak popüler kültürle buluşmasının örnekleri olarak dikkat çeken sanatçının “Moon River” ve “Yesterday” gibi eserler için çello düzenlemeleri hem teknik ustalığını hem de müziğe getirdiği yenilikçi bakışı gösteriyor. Onur Şenler’in çalışmaları, Türkiye’de klasik müziğin daha erişilebilir hale gelmesi açısından önemli bir katkı sunuyor. Çello gibi genellikle klasik repertuvarla özdeşleşen bir enstrümanı popüler parçalarla buluşturması, müziğin evrenselliğini ve sınır tanımayan doğasını ortaya koyuyor. Bu yönüyle Şenler, hem genç müzisyenlere ilham veren hem de dinleyicilere farklı bir müzik deneyimi sunan bir sanatçı olarak öne çıkıyor.
Cem Esen
Cem Esen, genç kuşağın öne çıkan Türk bestecilerinden. 1997 doğumlu sanatçı, erken yaşta müzik eğitimine başladı ve kısa sürede ulusal ve uluslararası alanda dikkat çekti. Piyano ve kompozisyon alanındaki yetkinliğiyle çağdaş klasik müzik sahnesinde özgün bir ses haline geldi. Esen’in eserleri, modern armoni anlayışı ile geleneksel ögeleri birleştiren bir çizgiye sahip. Senfonik yapıtlarının yanı sıra oda müziği ve solo enstrüman için yazdığı eserlerle de tanınan sanatçının bestelerinde dramatik yoğunluk, ritmik çeşitlilik ve renkli orkestrasyon öne çıkıyor. Bu özellikleri sayesinde eserleri hem Türkiye’de hem de Avrupa’da seslendirilen, genç yaşına rağmen geniş bir repertuvar ortaya koyan sanatçı, yarışmalarda elde ettiği başarılarla da adını duyurdu. Uluslararası kompozisyon yarışmalarında kazandığı ödüllerle, müziği evrensel düzeyde kabul gören Cem Esen, aynı zamanda çağdaş Türk müziğinin dünyaya açılma potansiyelini temsil eden isimler arasında yer alıyor. Esen hem besteci kimliğiyle hem de yorumcu olarak üretmeye devam ediyor ve genç yaşına rağmen Türk müzik sahnesinde gelecek vadeden bir figür olarak görülüyor. Çalışmaları, Türkiye’de çağdaş müziğin gelişimi ve uluslararası görünürlüğü açısından önemli bir örnek teşkil ediyor.
5 Ocak CSO ADA Denizbank Konseri
5 Ocak Pazartesi akşamı saat 20.00’de, CSO ADA Ankara Bankkart Mavi Salon’da Denizbank sponsorluğunda gerçekleşecek konserde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın deneyimli viyolonsel sanatçısı Onur Şenler, çellonun derin ve dokunaklı tınılarını sahneye taşıyacak. Ona eşlik edecek olan kuşağının en parlak piyanist ve bestecilerinden Cem Esen, modern yorumlarıyla müziğe farklı bir boyut katacak. İkilinin buluşması, dinleyiciyi zamanlar ve coğrafyalar arasında bir yolculuğa çıkaracak; klasik müzik repertuvarının yanı sıra çağdaş dokunuşlarla zenginleşen bir program sunacak. Konser, yalnızca iki müzisyenin teknik ustalığını değil, aynı zamanda müziğin evrensel dilini bir araya getiren yaratıcı bir diyaloğu da gözler önüne serecek. Ankara’nın soğuk kış gecesinde, sahneden yükselen notalar dinleyicilerin ruhunu ısıtacak.
Gecenin açılışını yapacak olan Edvard Grieg’in “La Minör Viyolonsel Sonatı”, salonu Norveç’in dramatik fiyortları ve kuzey ışıklarının mistik havasıyla dolduracak. Grieg’in piyano ve çelloyu birbiriyle yarıştıran değil, adeta iki dertli dost gibi konuşturan bu eseri, Onur Şenler’in derinlikli yorumuyla birleşince dinleyiciyi romantik bir rüyaya daldıracak gibi görünüyor.
Konserin en heyecan verici duraklarından biri ise Anadolu’nun ses mirasını çağdaş bir dille harmanlayan Özkan Manav’ın “3 Türkü” isimli çalışması olacak. Manav’ın modern kompozisyon teknikleriyle yeniden can verdiği bu ezgiler, yerelliğin nasıl evrensel bir sanat diline dönüşebileceğinin en somut örneğini sunacak.
Gecenin finali ise sahnedeki iki isimden birinin, Cem Esen’in imzasını taşıyor. Henüz genç yaşında hem icracı hem de üretken bir besteci olarak uluslararası arenada dikkat çeken Esen, kendi eseri “Viyolonsel Sonatı Op.23” ile geceyi taçlandıracak. Kendi bestesini bizzat icra etmenin getirdiği saf ve dolaysız duygu aktarımı, konseri sıradan bir dinleti olmaktan çıkarıp yaşayan bir sanat performansına dönüştürecek.
Kısacası bu Pazartesi, CSO Ada Ankara sadece notalara değil, iki usta sanatçının birbirine kenetlenen tutkusuna ve müziğin birleştirici gücüne şahitlik edecek. Koltuklarınızda yerinizi aldığınızda, dışarıdaki karın sessizliği ile salonun içindeki coşkunun çarpışmasına hazır olun.


