Ankara’da senfonik veda
40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali, kapanış gecesinde yalnızca bir sezonu değil, bir geleneği de selamlıyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, 200 yıllık tarihinin eşiğinde iki yeni eserin dünya prömiyeriyle sahneye çıkarak geçmiş ile geleceği aynı anda duyulur kılıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Ankara’nın kültür takviminde dört on yıldır kesintisiz bir yer tutan Uluslararası Ankara Müzik Festivali, bu yılki programını sembolik bir yoğunlukla kapatıyor. Festivalin kapanış konseri, aynı zamanda Türkiye’de çok sesli müziğin kurumsallaşma hikâyesinin en güçlü temsilcilerinden Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın 200. yılına denk gelen tarihsel bir eşik. Bu nedenle sahnede duyulacak her nota aynı zamanda bir hafıza taşıyıcısı niteliğinde.
Şef Cemi'i Can Deliorman yönetimindeki orkestra, bu özel gecede repertuvarını klasik Avrupa kanonunun zarif örneklerinden çağdaş Türk besteciliğinin yeni üretimlerine uzanan geniş bir eksende kuruyor. Bu dramaturjik yapı, festivalin kapanışını retrospektif bir bakışla değil; aksine ileriye dönük, üretken bir perspektifle ele aldığını açıkça ortaya koyuyor.
Muzıka-i Hümayun’dan günümüze
Dünyada, kuruluşundan itibaren varlığını kesintisiz sürdüren en eski orkestralardan biri olan ve kökleri 19. yüzyılda Osmanlı sarayına uzanan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Türkiye’de çok sesli müziğin yerleşmesinde belirleyici bir rol oynadı. 1826'da Osmanlı padişahı II. Mahmut devrinde İstanbul’da batılı bir bando oluşturmak düşüncesiyle Mızıka-ı Hümayun adı ile kurulan topluluk, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın temelini oluşturuyor. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Mustafa Kemal Atatürk’ün kültür politikaları doğrultusunda yeniden yapılandırılan orkestra, Ankara merkezli bir ulusal sanat kurumu olarak konumlandı ve uluslararası sahnelerde Türkiye’yi temsil eden başlıca müzikal aktörlerden biri haline geldi. Cumhuriyet dönemindeki ilk yurtdışı turnesi 1926’da gerçekleşti. Karadeniz Gemisi’ndeki “Yerli Malı Sergisi”nin Avrupa sahil şehirlerine yaptığı 4 aylık geziye katılan orkestra, büyük ilgi gördü.
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
20. YY boyunca pek çok önemli şef ve solistle çalışan topluluk, repertuvarını klasik dönem eserleriyle sınırlamayıp çağdaş bestecilere verdiği siparişlerle de genişletti. Bu yaklaşım, orkestrayı yeni müzik üretiminin aktif bir paydaşı haline getirdi. 200. yıl etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen kapanış konseri de tam olarak bu geleneğin güncel bir uzantısı.
Geleceğe açılan sesler
Gecenin en dikkat çekici yönlerinden biri, iki yeni eserin ilk kez seslendirilecek olması. Erberk Eryılmaz ve Onur Türkmen tarafından Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası için sipariş edilen yapıtlar, orkestranın geleceğine de yatırım yaptığını gösteriyor.
Eryılmaz’ın “Vur, Çek, Üfle, Bas, Dans Et” başlıklı eseri, başlığından itibaren fiziksel bir müzikal deneyimi ima eden, ritim ve hareket odaklı bir yapı öneriyor. Anadolu çalgılarının orkestral dokuya dahil edilmesiyle genişleyen ses paleti, yerel ile evrensel arasındaki sınırları bilinçli biçimde bulanıklaştırıyor. Eser, yalnızca dinlenen değil, neredeyse bedensel olarak hissedilen bir müzikal alan yaratmayı hedefliyor.
Türkmen’in “Nedir?” başlıklı yapıtı ise daha kavramsal bir eksende ilerliyor. Müziğin anlam üretme kapasitesini sorgulayan bu eser, form, sessizlik ve yoğunluk arasındaki ilişkileri araştıran bir dil kuruyor. Her iki prömiyer de, Türkiye’de çağdaş müziğin farklı yönelimlerini aynı sahnede görünür kılması açısından dikkat çekici.
Programın ilk yarısında yer alan Emmanuel Chabrier’nin “İspanya” adlı eseri, orkestranın renk paletini açan enerjik bir giriş işlevi görüyor. Ardından gelen Joaquín Rodrigo’nun “Aranjuez Konçertosu”, bu kez arp versiyonuyla sahneye taşınıyor. Solist Marie-Pierre Langlamet, eserin bilinen gitar tınısını farklı bir timbral perspektifle yeniden yorumlarken; konçertonun lirik çekirdeğini daha şeffaf bir dokuyla ortaya koyuyor. Bu yorum, eserin yalnızca teknik bir icrası değil; aynı zamanda repertuvarın dönüşebilirliğine dair güçlü bir hatırlatma niteliğinde.
Marie-Pierre Langlamet
Çok katmanlı sahne
Konserin dikkat çeken bir diğer yönü ise sahnedeki çok katmanlı yapı. Devlet Çok sesli Korosu, şef Burak Onur Erdem yönetiminde orkestraya eşlik ederken soprano Görkem Ezgi Yıldırım, keman sanatçısı Ceren Türkmenoğlu ve geleneksel çalgılarla sahnede yer alan müzisyenler, programın ses dünyasını genişletiyor. Elektronik dokuların Erberk Eryılmaz tarafından canlı olarak üretilmesi ise orkestral yapıya çağdaş bir katman ekliyor. Bu çeşitlilik, konseri farklı müzikal geleneklerin kesiştiği bir platforma dönüştürüyor.
Görkem Ezgi Yıldırım
40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali
Sevda-Cenap And Müzik Vakfı tarafından düzenlenen 40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali, bu yıl 4 - 30 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşti. 40. yılına özel bir programla hazırlanan festivalde 17 ülkeden sanatçılar, senfoni orkestraları, oda müziği grupları ve caz toplulukları sahne aldı. 4 Nisan'da Ankara Festival Orkestrası ile açılış yapan festivalin kapanış konseri 30 Nisan'da CSO ADA Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da saat 20.00 itibarıyla Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) tarafından Mehmet Başman anısına gerçekleştirilecek.
Mehmet Akman Başman (1929-2016), Ankara’nın kültürel kimliğine ve Türkiye’nin çoksesli müzik dünyasına yön vermiş vizyoner bir iş insanı ve sanat hâmisi. İTÜ mezunu bir makine mühendisi olarak uluslararası düzeyde mühendislik kariyeri yapması veiş dünyasındaki çeşitli başarılarının yanı sıra asıl izini ise 28 yıl boyunca başkanlığını yürüttüğü Sevda-Cenap And Müzik Vakfı ile bırakan ve Ankara Müzik Festivali’nin kurumsallaşmasını sağlayarak sanata verdiği katkılardan dolayı ‘Devlet Üstün Hizmet Madalyası’ ile onurlandırılan Başman, başkentte sanatın sürdürülebilirliği için bir ‘sanat koruyucusu’ figürü olarak tarihe geçti.
Konser, teknik olarak bir festivalin son etkinliği olabilir; ancak içerdiği sembolik anlamlar düşünüldüğünde aslında yeni bir döngünün başlangıcına işaret ediyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, iki yüzyıllık geçmişini yalnızca anmakla kalmıyor; yeni eserlerin ilk seslendirilişine ev sahipliği yaparak bu mirası geleceğe taşıyor. Sahnede duyulacak müzik, yalnızca bugüne ait değil. Geçmişten süzülüp gelen ve henüz yazılmamış olanın habercisi bir ses olarak, dinleyicinin belleğinde yerini alavak.. Bu nedenle 30 Nisan gecesi, bir kapanıştan çok daha fazlası: Sürekliliğin, dönüşümün ve üretimin sahnedeki karşılığı.
40. Uluslararası Ankara Müzik Festivali
Kapanış Konseri: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası
30 Nisan 2026 Perşembe
20.00 CSO ADA Ankara Ziraat Bankası Ana Salon
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Şefi: Cemi'i Can Deliorman
Devlet Çoksesli Korosu Şefi: Burak Onur Erdem
Solistlar: Görkem Ezgi Yıldırım (Soprano), Marie-Pierre Langlamet (Arp), Ceren Türkmenoğlu (Keman), Erberk Eryılmaz (Synthesizer), Buğra Kutbay (Anadolu üflemeli Çalgıları), Ramazan Konak (Anadolu Vurmalı Çalgıları)
Program
Kapanış Konseri: "Mehmet Başman Anısına"
Emmanuel Chabrier: “İspanya”
Joaquín Rodrigo: "Aranjuez Konçertosu"
Solist: Marie-Pierre Langlamet (Arp)
Allegro con Spirito
Adagio
Allegro gentile
Erberk Eryılmaz: "Vur, Çek, Üfle, Bas, Dans Et"
CSO Siparişi (İlk seslendiriliş)
Onur Türkmen: "Nedir?"
CSO Siparişi (İlk Seslendiriliş)


