Ankara Echoes’la Babylon’da ilk buluşma
Ankara Echoes, 22-23 Ocak 2026 tarihlerinde Babylon İstanbul sahnesinde gerçekleşecek uzun zamandır beklenen ilk konserleriyle dinleyicilerle buluşuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Türkiye’nin genç müzik sahnesi, özellikle alternatif rock ve folk tınılarını çağdaş üretimle harmanlayan yeni aktörlerle son yıllarda dikkat çekici bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümün en canlı örneklerinden biri de kısa sürede kendine özgü bir müzikal imza oluşturan Ankara Echoes. Henüz ilk konserlerini gerçekleştirecek olmasına rağmen, grubun dijital mecralarda yayımladığı EP’ler ve tekil parçalar, dinleyicinin duygusal deneyimle kurduğu bağı güçlü şekilde yansıtıyor. İstanbul buluşması Ankara Echoes’un yaratıcı sürecinin, kent ve müzik mirasıyla kurduğu ilişkinin bir açılımı. Ankara’nın arka sokaklarında doğup İstanbul’un müzikal ritmiyle yoğrulan genç grup, bağlamadan synth’e, rock’tan Anadolu ezgilerine uzanan ses dünyasını karanlık ama umutla yüklü melodilerle 22-23 Ocak 2026 tarihlerinde Babylon İstanbul sahnesinde yaşatacak.
Bağlama’dan synth’e, rock’tan Anadolu’ya
Ankara Echoes’un müziğinde, doğduğu coğrafyanın ritmik ve melodik unsurları modern rock ve elektronik dokularla iç içe geçiyor. Bağlama gibi geleneksel enstrümanların synth ve elektrik gitarlarla yan yana durduğu parçalar, grubun hem yerel hem evrensel bir söylem geliştirme isteğini somutlaştırıyor. Bu ses dili, karanlık ama umut dolu melodiler ve güçlü vokallerle birleşerek sahnede yoğun bir atmosfer yaratıyor; parçaların hikâyesi, dinleyicinin bireysel deneyimiyle buluşuyor.
Grubun dijital platformlarda yayınlanmış “Hayret Ederler”, “Kuşlar”, “Hiç Olmasın” ve “Güzel Sözler Şairlere” gibi tekiller ile “Echoes Of Anatolia” adlı EP dikkat çekiyor. Parçalar, Anadolu’nun ritmik mirasını çağdaş anlatılarla harmanlarken, sözlerdeki içsel sorgulama ve duygusal derinlik, grubun müziksel imza çizgisini belirginleştiriyor.
Kariyerin ilk adımı
Henüz ilk konserlerini veren bir müzik kolektifi olarak Ankara Echoes’un kariyer çizgisi, dijital platformlardaki yoğun üretim ve sahne enerjisi üzerine inşa edildi. 2025 ve 2026 boyunca yayınlanan tekiller, grubun müzikal evrimini izlemeye imkân veriyor: “Yeni Biri”, “Anason”, “Plastik Kalpler” ve “Yeri Gelir” gibi parçalar, hem ritmik çeşitlilik hem de melodik dokunun özgünlüğü açısından güçlü bir repertuvar sunuyor ve grubu alternatif müzik sahnesinde kendi sesini duyurmaya yönelten temel kilometre taşları olarak değerlendiriliyor.
Anadolu’nun yankısı
Ankara Echoes’un sahne performansı, doğrudan dinleyiciyle kurduğu iletişim ve atmosfer yaratma becerisi üzerine kurulu. Grup, bağlama gibi geleneksel çalgıları elektronik altyapı ve rock tınılarla buluştururken, Anadolu’nun ritim ve melodik motiflerini çağdaş bir müzikal bağlama yerleştiriyor. Bu yaklaşımla her şarkı, bir yerel hikâyeden küresel bir anlatıya geçiş yaparken, izleyiciye de kendi deneyimleriyle parçanın atmosferi arasında kişisel bağlantılar kurma imkânı veriyor. Bu konser serisi, genç kolektifin kendi müzikal dilini sahnede test ettiği, dinleyiciyle doğrudan temas kurduğu ve yerel estetikle çağdaş müzik üretimini buluşturmaya çalıştığı bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir -genişleyen kariyerin ilk büyük sahne imzası.
Ankara Echoes’un ilk İstanbul konser, 22 Ocak akşamı saat 21.30’da başlayacak ardından 23 Ocak gecesi saat 22.00’deki ikinci performansla Babylon’daki iki gecelik seri dinleyiciyle buluşacak. Bu takvim, grubun İstanbul müzik sahnesine ilk ciddi adımı olarak okunabilir ve yerel bağlamdan ulusal çapta bir etki yaratma potansiyelini yansıtıyor.
18 yaş sınırı ile düzenlenen Babylon’daki bu iki performans, Ankara Echoes’un doğduğu yerin dışına taşan müziksel anlatısını İstanbul gibi dinamik bir sahnede temsil etme iradesinin somut göstergesi. Grup daha ilk konserlerinden itibaren yalnızca müzik üretmekle kalmıyor; Anadolu’nun ritimlerini, modern seslerle birleştiren yeni bir anlatı pratiğini sahneye taşıyarak, dinleyiciyi sesin derinliklerinde bir yolculuğa davet ediyor. Grubun bağlamadan synth’e, rock’tan Anadolu ezgilerine uzanan zengin ses paletini doğrudan sahneye taşıyacak şekilde dizayn edilen konserlerde karanlık ama umutlu melodiler ve güçlü vokaller, Babylon’un dinamizmiyle birleşerek izleyicide yoğun bir atmosfer yaratmayı hedefliyor.


