Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Ankara Film Festivali’ne geri sayım

Ankara Film Festivali’ne geri sayım

Ankara Film Festivali’ne geri sayım30 Ekim 2026 - 02:10
37. Ankara Film Festivali, 12-20 Kasım tarihleri arasında uluslararası festivallerde ödül kazanan filmleri, Alman yönetmen Doris Dörrie’yi ve Türkiye sinemasının yeni yapımlarını Ankara’da buluşturuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Ankara Film Festivali, 37’nci yılında da dünya sinemasının güncel örnekleriyle Türkiye’den yeni yapımları aynı programda bir araya getiriyor. Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen festival, 12-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleştirilecek. Cannes, Berlin ve Karlovy Vary gibi uluslararası festivallerde öne çıkan filmlerin Ankara prömiyerlerine ev sahipliği yapacak etkinlikte, ulusal yarışmalar da yılın yeni yönetmenlerini ve yapımlarını izleyiciyle buluşturacak.
 
Festivalin uluslararası konukları arasında çağdaş Alman sinemasının yönetmen ve yazarlarından Doris Dörrie de bulunuyor. Goethe-Institut Ankara iş birliğiyle festivale katılacak Dörrie, son uzun metrajlı filmi "Nasıl Yardımcı Olabilirim?"in Türkiye prömiyerinin ardından izleyicilerle söyleşide buluşacak. Festivalin programı, ulusal yarışmalardaki finalist filmler ve jüri üyelerinin yanı sıra Ankara’nın kent belleğini sinema aracılığıyla ele alan VEKAM Ödülü’nü, kısa film seçkisini ve belgesel yapımlarını da kapsıyor.
 
Doris Dörrie’nin sineması Ankara’da
 
37. Ankara Film Festivali’nin konuklarından Doris Dörrie, sinema ve edebiyat alanındaki üretimini uzun yıllardır birlikte sürdüren isimlerden. 1985 yapımı "Erkekler…" (Männer...) ile gişede elde ettiği başarı ve uluslararası tanınırlık, yönetmenin kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Der Spiegel’in ‘Almanya’nın En Başarılı Kadın Yönetmeni’ olarak nitelendirdiği Dörrie, Alman sinemasının Yeni Dalgası içinde yenilikçi yönetmenlerden biri olarak anılıyor.
 
 
Doris Do¨rrie
 
Münih Televizyon ve Film Üniversitesi’nde profesörlük yapan Dörrie, Amerikan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi ile PEN Almanya üyesi. Kariyeri boyunca otuzdan fazla sinema ve belgesel filme imza atan yönetmenin edebiyat çalışmaları arasında romanlar ve öykü kitapları da bulunuyor. "Hiç Kimse Beni Sevmiyor" (Nobody Loves Me, 1994), "Kiraz Çiçekleri" (Cherry Blossoms, 2008) ve "Fukuşima’dan Selamlar" (Greetings from Fukushima, 2016), insan ilişkileri, yalnızlık ve farklı kültürlerin karşılaşmaları üzerine kurduğu sinema dilini yansıtan yapımları arasında yer alıyor. Dörrie, bu filmlerinde mizah ile melankoliyi bir arada kullanıyor.
 
Türkçeye çevrilen "Mavi Elbise", "Ne İstiyorsunuz Benden?" ve "Düşlerimin Erkeği" adlı kitaplarıyla Türkiye’deki okurların da tanıdığı yazar ve yönetmen, ‘Bavyera Film Ödülleri’ ve ‘Alman Kitap Ödülü’ başta olmak üzere çeşitli ödüllerin sahibi. Ankara’da düzenlenecek gösterim ve söyleşi, izleyicilere Dörrie’nin sinema ve edebiyat çalışmalarını bir arada değerlendirme olanağı sunacak.
 
Bir bakım robotu, Çehov ve yapay zekâ
 
Dörrie’nin son uzun metrajlı filmi "Nasıl Yardımcı Olabilirim?" (How Can I Help, 2026), festivalde Türkiye’de ilk kez gösterilecek. Almanya yapımı, 108 dakikalık film 2030 yılında geçiyor. Hikâyenin merkezinde, yalnız yaşayan 80 yaşındaki eski tiyatro oyuncusu Bayan Winkler ile geçirdiği kazanın ardından bakımını üstlenmek üzere evine getirilen robot bulunuyor.
 
Başlangıçta bu teknolojik eşlikçiye karşı çıkan Bayan Winkler, robotun kendisine Çehov tiratları okumasıyla zaman içinde ona alışmaya başlıyor. Ancak robotun görevi yalnızca yaşlı kadına eşlik etmek değil. Bayan Winkler’in sağlık verilerini izleyen ve bu bilgileri verimlilik odaklı bir sisteme aktaran robot, bakım hizmetinin sınırları ve mahremiyet konusunda da sorular doğuruyor. Film, yapay zekâ ve bakım krizini, insan ilişkileri ile teknolojik gözetim arasındaki gerilimi mizah ve hüzün üzerinden ele alıyor.
 
Doris Dörrie’nin yönettiği ve senaryosunu yazdığı filmin görüntü yönetmenliğini Leah Striker, kurgusunu Frank J. Müller üstleniyor. Başrolde, "Teneke Trampet" ve "Katharina Blum’un Çiğnenen Onuru" filmleriyle tanınan Angela Winkler yer alıyor. Oyuncu kadrosunda Laura Tonke, Josef Ellers, Via Jikeli ve Eugene Boateng de bulunuyor. Michael Souvignier, Till Derenbach ve Daniel Mann’ın yapımcılığını üstlendiği filmin yapım şirketleri Zeitsprung Pictures ve Senator Film. Dünya satışını Wild Bunch Germany yürütüyor. "Nasıl Yardımcı Olabilirim?", 2026’da Zürih Film Festivali’nde de gösterildi.
 
Film, Dörrie’nin katılımıyla gerçekleşecek Türkiye prömiyerinin ardından düzenlenecek söyleşide izleyiciyle birlikte değerlendirilecek. Böylece festival, bir yönetmenin yeni filmini göstermekle kalmayıp filmin merkezindeki teknolojik ve toplumsal meseleleri doğrudan yönetmeniyle konuşmaya açacak.
 
Ulusal uzun metrajda 10 film
 
Festivalin Ulusal Uzun Film Yarışması’nda bu yıl on yapım yarışacak. Yeşim Ustaoğlu’nun "Artakalan", Ali Vatansever’in "Bir Arada Yalnız", Banu Sıvacı’nın "Günyüzü", Hüseyin Karabey’in "Hakikatin Ölümü", Melik Kuru’nun "İsimsiz Eserler Mezarlığı", Pınar Yorgancıoğlu’nun "Karanlıkta Islık Çalanlar", Alphan Eşeli’nin "Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri", Aydın Orak’ın "Ölü Arının İğnesi", Nuri Cihan Özdoğan’ın "Ölü Köpekler Isırmaz" ve Ufuk Emiroğlu’nun "Sevda" adlı filmleri, Ankara’da ilk kez festival izleyicisinin karşısına çıkacak.
 
Yarışmaya bu yıl 42 uzun metrajlı film başvurdu. Finalistler, senarist, senaryo danışmanı ve film eleştirmeni Burak Göral, akademisyen Doç. Dr. Çağla Karabağ ve festival yönetmeni İrfan Demirkol’dan oluşan ön jürinin değerlendirmesiyle belirlendi. Filmleri, yönetmen Semih Kaplanoğlu başkanlığındaki ana jüri değerlendirecek. Jüride oyuncu Şenay Gürler, yönetmen ve senarist Gözde Kural, sanat yönetmeni ve yapım tasarımcısı Meral Aktan ile görüntü yönetmeni Özgür Eken bulunuyor.
 
 
Kaplanoğlu, "Bal" (2010) ile 60. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde Altın Ayı kazanmıştı. "Yusuf Üçlemesi"nin son filmi olan yapımın yanı sıra "Herkes Kendi Evinde" (2001), "Meleğin Düşüşü" (2004), "Buğday" (2017), "Bağlılık Aslı" (2019) ve "Bağlılık Hasan" (2021) filmleriyle tanınan yönetmen, senarist ve yapımcı, tiyatro çalışmalarıyla da biliniyor.
 
Jüri üyelerinden Şenay Gürler, "Korkuyorum Anne" (2004) ile Sinema Yazarları Derneği, "Kasap Havası" (2015) ile Sadri Alışık En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini kazandı. "Döngel Kârhanesi" (2005) ve "İlk Aşk" (2006) filmlerinin yanı sıra tiyatro ve televizyon çalışmalarıyla da tanınıyor. Gözde Kural, "Toz" (2015) ve Karlovy Vary Film Festivali’nde Ekümenik Jüri Ödülü kazanan "Cinema Jazireh" (2025) filmlerinin yönetmeni ve senaristi. Sanat yönetmeni ve yapım tasarımcısı Meral Aktan, "Ahlat Ağacı" (2018), "Kuru Otlar Üstüne" (2023), "Tereddüt Çizgisi" (2023) ve "Gülizar" (2024) filmlerindeki çalışmalarıyla, Altın Portakal ve SİYAD ödülleriyle öne çıkıyor. Görüntü yönetmeni Özgür Eken’in filmografisinde ise "Yumurta" (2007), "Süt" (2008), "Gözetleme Kulesi" (2012) ve "Bağlılık Hasan" (2021) bulunuyor. Eken, Adana, Antalya, İstanbul ve Boğaziçi film festivallerinde En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerine değer görüldü.
 
Yarışmada İnci Demirkol ‘En İyi Film Ödülü’ için 350 bin TL, ‘Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film Ödülü’ için 135 bin TL destek verilecek. Ulusal Uzun Film Yarışması’nda ayrıca en iyi yönetmen, kadın oyuncu, erkek oyuncu, yardımcı kadın oyuncu, yardımcı erkek oyuncu, özgün ya da uyarlama senaryo, görüntü yönetmeni, sanat yönetmeni, özgün müzik ve kurgu dallarında ödüller dağıtılacak. ‘Onat Kutlar En İyi Senaryo Ödülü’nün yanı sıra ‘FİLM-YÖN En İyi Yönetmen’ ve ‘SİYAD En İyi Film’ ödülleri de sahiplerini bulacak. Yarışmanın sonuçları 20 Kasım’daki kapanış ve ödül töreninde açıklanacak.
 
SİYAD ve FİLM-YÖN ödülleri de verilecek
 
Ulusal Uzun Film Yarışması’ndaki filmleri değerlendirecek meslek örgütü jürileri de açıklandı. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) jürisinde sinema yazarları Ayla Kanbur, Banu Bozdemir ve Sezen Sayınalp görev yapacak. Jüri, seçtiği filme ‘SİYAD En İyi Film Ödülü’nü verecek.
Film Yönetmenleri Derneği (FİLM-YÖN) jürisi ise yönetmen Çiğdem Vitrinel, Gürcan Keltek ve Nisan Akman’dan oluşuyor. Vitrinel, "Geriye Kalan" (2011) ve "Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku" (2014) filmleriyle; Keltek, "Meteorlar" (2017), "Gulyabani" (2018) ve "Yeni Şafak Solarken" (2024) yapımlarıyla tanınıyor. Nisan Akman’ın yönetmenliğini üstlendiği filmler arasında "Beyaz Bisiklet" (1986), "Bir Kırık Bebek" (1987) ve "Dünden Sonra Yarından Önce" (1987) bulunuyor.
 
Belgesel yarışmasında dokuz yapım
 
Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda dokuz film jüri karşısına çıkacak. Elif Nur Kayalar’ın "Allianoi Diye Bir Yer Yok", Mümin Barış’ın "Bay Okan", Haydar Taştan’ın "Bütün Yaz Köln’deydim", Deniz Devrez’in "Foka", Burcu Yeşilbaş’ın "Koca Dünya", Ahmet Hakan Kurt’un "Koku", Sezen Kayhan’ın "Mor Menekşeli Kadınlar", Eren Aybars Arpacık’ın "Parşömen Mevsimleri" ve Gamze Terra’nın "Sıcak Bir Göz: Mehmet Güreli" adlı belgeselleri seçkide yer alıyor.
 
Bu yıl 104 belgeselin başvurduğu yarışmanın finalistleri, akademisyenler Dr. Ali Gençoğlu, Doç. Dr. Özlem Arda ve Öğr. Gör. Döndü Özlem Dolgunyürek’ten oluşan ön jüri tarafından belirlendi. Filmleri değerlendirecek ana jüride akademisyen ve belgesel yönetmeni Bülent Çaplı, yönetmen ve yapımcı Esin Özalp Öztürk ile yönetmen ve senarist Fırat Özeler bulunuyor.
 
 
Bülent Çaplı, lisans eğitimini AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulu’nda, yüksek lisansını Utah Eyalet Üniversitesi’nde tamamladı; doktora derecesini İstanbul Üniversitesi’nden aldı. Manchester ve Florida üniversitelerinde konuk araştırmacı olarak çalışan Çaplı, medya etiği, medyanın ekonomi politiği, televizyon haberciliği ve belgesel alanlarında kitap ve makaleler yayımladı. Türkiye’nin yakın siyasi tarihini konu alan belgesel çalışmalarıyla çeşitli ödüller kazandı.
 
Esin Özalp Öztürk, TRT’de 15 yıl boyunca muhabir, editör, yönetmen ve yapımcı olarak görev yaptıktan sonra 2023’te ArtEA Prodüksiyon’u kurdu. Dünya prömiyerini Paris’teki Avrupa Bağımsız Film Festivali ÉCU’da yapan "Işığın Hasadı" (Harvest of Light, 2024) adlı belgeseli MUBI Türkiye’de gösterildi. Özalp Öztürk, BSB Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve Balkan Bilim Gazetecileri Ağı’nın kurucu üyeleri arasında.
 
Kadir Has Üniversitesi Sinema Bölümü mezunu Fırat Özeler’in ilk uzun metrajlı belgeseli "Kavur" (2023), dünya prömiyerini Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nde yaptı. Film, Ankara Film Festivali ve SİYAD Ödülleri’nde ‘En İyi Belgesel’, TRT Belgesel Ödülleri’nde ise ‘Jüri Özel Ödülü’ kazandı. Özeler’in çalışmalarında kişisel ve kolektif hafıza, inanç ve aidiyet kavramları öne çıkıyor. Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın ‘En İyi Belgesel Film Ödülü’ 100 bin TL ile desteklenecek.
 
Kısa film yarışmasında 203 başvuru arasından 15 finalist
 
Ulusal Kısa Film Yarışması’nda bu yıl 203 başvuru arasından seçilen 15 yapım yarışacak. Halil Yılmaz’ın "10 Üzerinden 10’luk Şehre (?) Bir Mektup", Melis Balcı’nın "Anaokulu", Çağatay Turan’ın "Ateş Olmayan Yerden Duman Çıkmaz", Yaşar Güney Yurdakul’un "Bir Gece Kadar Uzak", Metîn Ewr’in "Hazine", Erol Küçük’ün "Hazirun", Elif Büşra Keleş’in "Her Şey Dahil", Zeynep Tarhan’ın "Kare Kare İçinde", Soner Alan’ın "Kısa Akıl", Reşat Fuat Çam’ın "Lawrence Cad. 650", Sis Gürdal’ın "Porkatal", Abdullah Harun İlhan’ın "Sanat Okulu", Buse Halaçoğlu’nun "Yakın", Dalya Keleş’in "Yerçekimi" ve Simay Başık’ın "Yerden Yüksek" adlı filmleri seçkide yer alıyor.
 
Finalistleri belirleyen ön jüri, sinema yazarı Murat Erşahin, yönetmen Umut Şilan Oğurlu ve sinema yazarı Emre Eminoğlu’ndan oluştu. Filmleri değerlendirecek ana jüride yönetmen ve senarist Burcu Aykar, yazar Hakan Bıçakcı ile oyuncu ve yapımcı Nazlı Bulum görev yapacak.
 
Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu Burcu Aykar, yüksek lisansını Southampton Üniversitesi’nde film kuramı üzerine tamamladı. "Sinema" ve "Total Film" dergilerinde editörlük ve genel yayın yönetmenliği yapan Aykar, "Ablam" (2019) adlı kısa filmiyle 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali, 52. SİYAD Ödülleri ve 15. Akbank Kısa Film Festivali’nde ‘En İyi Film’ ödüllerini kazandı. Yönetmen, Cahide Birgül’ün romanından uyarladığı ilk uzun metrajlı film projesi "Gölgeler Çekildiğinde" üzerinde çalışıyor.
 
 
1978 İstanbul doğumlu Hakan Bıçakcı, romanları, öykü kitapları ve edebiyat ile sinema üzerine yazılarıyla tanınıyor. "Rüya Günlüğü" (2002), "Apartman Boşluğu" (2008), "Karanlık Oda" (2010), "Doğa Tarihi" (2014), "Uyku Sersemi" (2017), "Silinmiş Sahneler" (2022) ve "Geçici Manzara" (2025) yazarın kitapları arasında. Bıçakcı, "Normal Nefes Almaya Devam Edin" (2019) ile 2020 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’nü, "Silinmiş Sahneler" ile 2023 ‘Notre Dame de Sion Liseliler Edebiyat Ödülü’nü kazandı.
 
1992 İstanbul doğumlu Nazlı Bulum, Kadir Has Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu. "Mavi Dalga" (2013), "Kar" (2017), "Kaygı" (2018), "Büyük İstanbul Depresyonu" (2020), "Birlikte Öleceğiz" (2021), "Oregon" (2023) ve "Centilmen" (2023) filmlerinin yanı sıra "Sadakatsiz", "Yarım Kalan Aşklar", "Bartu Ben" ve "Mahkum" dizilerinde rol aldı. 20. Sadri Alışık Ödülleri’nde ‘Ekrem Bora Özel Ödülü’nü, 25. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nde ‘Genç Cadı Ödülü’nü kazanan Bulum, oyunculuğunun yanı sıra "Büyük İstanbul Depresyonu" (2020) ve "Ground Level" (2017) kısa filmlerinin yapımcılığını da üstlendi. Ulusal Kısa Film Yarışması’nda ‘En İyi Kısa Film Ödülü’ 50 bin TL olarak belirlendi.
 
Ankara’nın kent hafızası da beyazperdede
 
Festivalin Ulusal Belgesel Film ve Ulusal Kısa Film yarışmalarına başvuran Ankara temalı yapımlar, Koç Üniversitesi Vehbi Koç Ankara Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (VEKAM) iş birliğiyle verilen ‘VEKAM Ödülü’ için de değerlendirilecek. 70 bin TL destekli ödül, Ankara’nın kentsel, toplumsal ve mimari mirasını ele alan filmler arasından seçilecek bir yapımın olacak.
 
2020 yılından bu yana verilen ödül, yalnızca filmlerin estetik niteliğini değil, ele aldıkları konunun Ankara bağlamında nitelikli bir araştırmaya dayanmasını da gözetiyor. Başkentin değişen yapısını, kent kültürünü ve belleğini kısa film ya da belgesel aracılığıyla kayıt altına alan sinemacıları desteklemeyi amaçlayan ödülün bir başka özelliği de kazanan filmin VEKAM Kütüphanesi ve Arşivi’ne kazandırılarak araştırmacıların kullanımına açılması.
 
Ödülün geçmiş yıllardaki kazananları arasında Yasin Semiz’in "Asfaltın Altında Dereler Var!", Kadir Uluç’un "Gordion’un Çobanları", Musa Ak ve Hasan Basri Özdemir’in "Bir Orkestranın İzinde", Özlem Mengilübörü ile Can Mengilübörü’nün "Laf Aramızda Engürü Kahve" ve Erhun Altun’un "Bir Tutkunun Hikâyesi" adlı belgeselleri bulunuyor. Festivalin Ankara’yı odağına alan bu seçkisi, sinemanın kent araştırmaları ve görsel-işitsel arşiv oluşturma alanlarıyla kurduğu ilişkiyi de görünür kılıyor.
 
Festivalin afişinde Kızılay buluşması
 
37. Ankara Film Festivali’nin afişi, geleneksel afiş yarışmasıyla belirlendi. Tasarımcı Pınar Demir’in çalışması, Ankara’nın güncel kent kültürünü ve kent kimliğini mizahi bir yaklaşımla ele alan tasarımıyla birinciliğe değer görüldü. Jüride çizer ve gazeteci Aslı Alpar, ressam Habip Aydoğdu ve akademisyen Zülfükar Sayın yer aldı.
 
Jüri, Demir’in tasarımını güncel bir toplumsal olguyu yaratıcı bir görsel anlatıya dönüştürmesi, mizahi yaklaşımı, özgün illüstrasyon dili ve Ankara’nın kent kimliğiyle kurduğu ilişki nedeniyle seçti. Antropomorfik karakterlerin yer aldığı dinamik kompozisyon, renk karşıtlıkları ve çağdaş illüstrasyon dili de değerlendirmede öne çıkan unsurlar oldu. Afiş, sosyal medyada kolektif bir deneyime dönüşen Kızılay tabelası etrafındaki sahiplenme hareketini festivalin buluşma fikriyle bir araya getiriyor.
 
Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü mezunu olan ve yaklaşık on yıldır farklı disiplinlerde tasarım üreten Pınar Demir, çıkış noktasını gençlerin Kızılay tabelasını sıradan bir kent unsurundan ortak bir buluşma noktasına dönüştürmesinin oluşturduğunu belirtiyor. Demir, bu kez aynı noktayı insanları Ankara Film Festivali’nde bir araya gelmeye çağıran bir alan olarak yeniden yorumladığını ifade ediyor. Afiş yarışmasının ödülü, festivalin 12 Kasım akşamındaki açılış töreninde sahibine sunulacak.
 
‘Galalar’ bölümünde uluslararası festivallerin ödüllü yapımları
 
Festivalin ‘Galalar’ bölümü, uluslararası festivallerde ödül kazanan ya da dikkat çeken dokuz filmi Ankara prömiyerleriyle izleyiciye sunacak. Seçkide Cannes’dan ‘En İyi Yönetmen Ödülü’ kazanan "Ata Yurdu", Berlin’de Gümüş Ayı’ya değer görülen "Rose" ve ‘Cannes Jüri Özel Ödülü’nü alan "Demir Çocuk" yer alıyor. Cannes’da Altın Palmiye için yarışan "Uysal Canavar" da bölümün öne çıkan yapımları arasında.
 
 
Annie Ernaux’nun edebiyatından sinemaya uyarlanan "Bir Kızın Öyküsü", İtalya’da sekiz ‘David di Donatello Ödülü’ kazanan "Gitmeden Bir Yolluk" ve Karlovy Vary Film Festivali’nde dikkat çeken "Her Şey Olması Gerektiği Gibi" ile "3 Hafta Sonra" da programda gösterilecek. Doris Dörrie’nin "Nasıl Yardımcı Olabilirim?" filmi ise yönetmenin katılımıyla gerçekleşecek Türkiye prömiyeriyle bu seçkiye eşlik edecek. Böylece "Galalar", farklı ülkelerden ve sinema geleneklerinden gelen yapımları aynı festival programında buluşturacak.
 
Açılış gecesinde onur ödülleri
 
37. Ankara Film Festivali’nin açılış töreni 12 Kasım Perşembe akşamı gerçekleştirilecek. Festivalin onur ödülleri de açılış gecesinde sahiplerine sunulacak. Ulusal yarışmaların sonuçları ise 20 Kasım Cuma günü düzenlenecek kapanış ve ödül töreninde açıklanacak.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  37. Ankara Film Festivali  Doris Dörrie