Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Arabesk, senfonik yorumla yeniden Ankara’da

Arabesk, senfonik yorumla yeniden Ankara’da

Arabesk, senfonik yorumla yeniden Ankara’da21 Ekim 2026 - 04:10
Sedat Yüce’nin solistliğinde, Zafer Çebi yönetimindeki Senfonik Orkestra eşliğinde gerçekleşecek ‘Senfonik Arabesque’, 22 Ekim’de CSO Ada Ankara’da dinleyiciyle buluşacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Başkentin kültür ve sanat mekânlarından CSO Ada Ankara, daha önceki buluşmalarında yoğun ilgi gören ‘Senfonik Arabesque’ konserini yeniden ağırlamaya hazırlanıyor. Yoğun istek üzerine programa alınan konser, arabesk müziğin kuşaklar boyunca dinleyicilerin hafızasında yer etmiş eserlerini senfonik düzenlemelerle aynı sahnede buluşturacak. Solist Sedat Yüce’nin yorumu, Zafer Çebi yönetimindeki Senfonik Orkestra’nın eşliğiyle arabeskin kendine özgü müzikal dünyasını farklı bir çerçevede sunacak.
 
Arabesk, kasetlerden radyolara, dolmuş hoparlörlerinden dijital müzik platformlarına uzanan yolculuğunda dinleyicisini kaybetmek bir yana, yeni kuşaklarla bağını güçlendiriyor. Spotify’ın açıkladığı veriler, bu müzik türünün gençler arasında geçici bir merakın ötesine geçtiğini ortaya koyuyor. Türkiye’de arabesk dinlenmeleri 2020’den bu yana yüzde 435 büyürken her yıl yüzde 31’in üzerinde artış kaydetti. Platformdaki Türkiye kaynaklı arabesk dinlemelerinin yüzde 77’si 30 yaş altındaki kullanıcılara ait; en büyük dinleyici grubunu ise yüzde 44’lük payla 18-24 yaş aralığı oluşturuyor. Bu rakamlar, arabeskin yalnızca geçmiş kuşakların müziği olarak görülmesinin artık mümkün olmadığını gösteriyor.
 
Gençlerin arabeskle kurduğu ilişki, türün geçmişinden bütünüyle kopmadan yeni sesleri de sahiplenmesiyle dikkat çekiyor. Spotify’ın tüm zamanların en çok dinlenen arabesk sanatçıları sıralamasında Semicenk ilk sırada yer alırken onu Müslüm Gürses ve Ahmet Kaya izliyor; Ebru Gündeş ve İbrahim Tatlıses de ilk beşte bulunuyor. Sosyal medyada paylaşılan şarkılarda da farklı dönemlerin yorumcuları yan yana geliyor. Semicenk ve Büken’in “Çıkmaz Bir Sokakta” parçası öne çıkarken Müslüm Gürses’in “Nilüfer”, Ebru Gündeş’in “Beyaz” ve Ahmet Kaya’nın “Şiire Gazele” şarkıları da dinleyicilerin paylaştığı eserler arasında yer alıyor. Arabesk, Türkiye sınırlarının dışında da genç dinleyicilere ulaşıyor: Almanya, Türkiye’den sonra bu müziğin en çok dinlendiği ülke olurken Hollanda ve Fransa onu izliyor. Türkiye dışındaki arabesk dinlemelerinin yüzde 61’i de 30 yaş altındaki kullanıcılardan geliyor.
 
Arabeskin güncel dinleme alışkanlıklarındaki yeri, günün saatlerine de yansıyor. Spotify verilerine göre Türkiye’de arabesk dinlemeleri saat 18.00’de zirveye ulaşıyor; 14.00 ile 19.00 arasında ise yüksek seviyesini koruyor. Platformun Arabesk Hits çalma listesi için yenilediği görsel kimlik de türün geçmişten gelen estetik mirasını bugünün diliyle buluşturmayı amaçlıyor. Arabeskin albüm kapaklarından, tipografisinden ve süsleme geleneğinden beslenen bu yeni tasarım, farklı kuşakların aynı müzikte buluştuğu gerçeğine eşlik ediyor. Bu tablo, arabeskin yalnızca nostalji üzerinden değil, güncel dinleme pratikleri içinde de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.
 
Arabeskin hafızası senfonik orkestrayla buluşuyor
 
Bu kuşaklar arası sürekliliği sahneye taşıyan projelerden ‘Senfonik Arabesque’, yoğun istek üzerine 22 Ekim’de CSO Ada Ankara’ya dönüyor. Daha önceki buluşmalarında salonları dolduran konser, arabesk müziğin hafızalarda yer etmiş eserlerini senfonik orkestranın geniş ses olanaklarıyla bir araya getiriyor. ‘Sedat Yüce ile Senfonik Arabesque’, 22 Ekim 2026 Perşembe günü saat 20.00’de CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’da gerçekleştirilecek.
 
Aşk, hasret, ayrılık, isyan, kader ve tutku gibi arabeskin temel duyguları, bu konserde senfoninin tınılarıyla aynı sahnede buluşacak. Solist Sedat Yüce’nin yorumuna, orkestra şefi Zafer Çebi yönetimindeki Senfonik Orkestra eşlik edecek. Projenin temelinde, dinleyicinin yıllardır bildiği şarkıları farklı bir düzenleme anlayışı içinde yeniden duyması yatıyor. Arabesk eserlerin melodik ve duygusal yapısı, orkestranın yaylı ve üflemeli çalgılarla genişleyen ses dünyası içinde yeni bir boyut kazanıyor.
 
Sedat Yüce: Eurovision’dan senfonik repertuvara
 
Konserin solisti Sedat Yüce, 1976’da İzmir’de doğdu ve müzik eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda aldı. Şarkıcılığın yanı sıra trompet ve müzik teorisi alanlarında da eğitim gören sanatçı, genç yaşlardan itibaren sahne çalışmalarını sürdürdü. Profesyonel müzik yaşamının ilk dönemlerinde farklı kentlerde, otellerde ve eğlence mekânlarında sahne aldı; solo performanslarının yanı sıra orkestralarla da çalıştı. Yüce’nin kariyeri yalnızca yorumculukla sınırlı kalmadı; ilerleyen yıllarda beste, aranjman, reklam müziği ve vokal eğitimi alanlarında da üretim yaptı.
 
Yüce’nin geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan dönüm noktalarından biri Eurovision Şarkı Yarışması oldu. Yarışmayla ilk karşılaşması 1993’te, Türkiye seçmelerine katılan Şebnem Özsaran’a geri vokal yapmasıyla gerçekleşti. 1996’da “Vazgeç”, 1999’da ise “Bırak Beni” adlı şarkılarla Türkiye finaline bu kez solist olarak katıldı. 2001’de Semih Güneri’nin bestesini seslendirme teklifini kabul eden Yüce, sözleri Nurdan Güneri ve Figen Çakmak’a ait “Sevgiliye Son” ile Türkiye finalini kazandı. 12 Mayıs 2001’de Kopenhag’da düzenlenen Eurovision finalinde Türkiye’yi temsil eden sanatçı, 41 puanla 23 ülke arasında 11’inci oldu. İki yıl sonra, Sertab Erener’in Türkiye’ye Eurovision birinciliğini getiren “Everyway That I Can” performansında geri vokallerde yer aldı. Türkiye’nin Eurovision tarihindeki bu iki önemli döneme farklı görevlerle eşlik eden Yüce, sahne deneyimini yıllar içinde farklı repertuvarlara taşıdı.
 
 
Sedat Yüce 
 
Eurovision’un ardından da yarışma deneyimini sürdüren Yüce, 2003’te Fethiye’de düzenlenen ikinci Megahit Uluslararası Akdeniz Şarkı Yarışması’nda “Nereye Kadar” adlı eserle Türkiye’yi temsil etti ve birincilik kazandı. Aranjmanını da üstlendiği bu çalışma, sanatçının müzikal üretiminin yorumculuğun ötesine uzandığını gösteren örneklerden biriydi. 2005’te “Yeniden” adlı parçayla Eurovision Türkiye seçmelerine yeniden katıldı. Yüce, yıllar içinde farklı müzik yarışmalarında yer alırken sahne çalışmalarını da devam ettirdi.
 
Sanatçı, müzik çalışmalarının yanı sıra şan ve sahne eğitimi veriyor; öğrencileriyle repertuvar seçimi, yorum ve sahne deneyimi üzerine çalışıyor. Kendi anlatımına göre verdiği eğitim yalnızca ses tekniğiyle sınırlı değil, sahneye hazırlanmanın farklı aşamalarını da kapsıyor. Beste ve aranjman çalışmalarını sürdüren Yüce, reklam müziği alanında da çalışıyor. Dublaj alanına duyduğu ilgiyi de dile getiren sanatçı, konserlerini farklı repertuvarlarla sürdürüyor. Senfonik orkestralar eşliğindeki performanslarını özellikle sevdiğini belirten Yüce, CSO Ada Ankara’daki ‘Senfonik Arabesque’ konserinde bu kez arabesk repertuvarını yorumlayacak.
 
Yüce’nin CSO Ada Ankara’daki konseri, bu kez arabesk repertuvarına odaklanıyor. Sanatçı, farklı dönemlerin hafızalara yerleşmiş şarkılarını kendi vokal yorumuyla seslendirirken, orkestral eşlik eserlerin tanıdık melodilerini daha geniş bir müzikal çerçeveye taşıyacak. Bu tür repertuvar konserlerinde solistin rolü yalnızca şarkıları seslendirmekle sınırlı kalmıyor; dinleyicinin özgün kayıtlarla kurduğu bağı korurken eserleri yeni bir sahne düzeni içinde yeniden yorumlamak da önem kazanıyor. Yüce’nin güçlü ve özgün yorumu, “Senfonik Arabesque”in vokal eksenini oluşturuyor.
 
Zafer Çebi: Cazdan senfonik düzenlemelere
 
Konserin müzikal çerçevesini belirleyen isimlerden Şef Zafer Çebi, piyanistlik, bestecilik, aranjörlük ve orkestra şefliğini bir arada yürüten müzisyenlerden. 1958’de İzmir’de doğan Çebi, Buca Eğitim Fakültesi Müzik Bölümü’nden mezun oldu. Müziğin aile içinde kuşaktan kuşağa aktarıldığı bir ortamda yetişti: Büyükbabası Fahri Çebi, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nda keman sanatçısıydı; babası Erol Çebi ile amcaları Hüseyin ve Ertuğrul Çebi ise trompet sanatçılarıydı. Bu aile geçmişi, Çebi’nin müzikle kurduğu ilişkinin arka planındaki önemli unsurlardan biri.
 
Çebi, 1989-1999 yılları arasında TRT televizyonlarında sözleşmeli sanatçı olarak çalıştı. 1993’te “Gülümse” adlı bestesiyle Eurovision Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı. Kariyeri boyunca Tanju Okan, Fatih Erkoç, Özdemir Erdoğan, Neco, Salim Dündar, İlhan Şeşen, Yıldız Tilbe, Jale, Sibel Alaş, Sibel Tüzün, Hakan Aysev, Suavi, Ali Kocatepe ve Sibel Köse gibi farklı kuşaklardan sanatçılarla çalıştı. Caz alanındaki üretimini de sürdüren Çebi, kurduğu Zafer Çebi Jazzband ile konserler verdi. Farklı türlerdeki müzisyenlerle çalışması, onun düzenleme ve sahne deneyiminin geniş bir repertuvara yayıldığını ortaya koyuyor.
 
 
Zafer Çebi 
 
Çebi’nin projelerinde öne çıkan çalışma alanlarından biri, popüler müzik repertuvarını senfonik orkestrayla buluşturmak. Bu yaklaşım, eserlerin tanıdık melodilerini korurken orkestral renklerle yeni bir ses alanı oluşturmayı gerektiriyor. Arabesk müzik söz konusu olduğunda ise şarkıların melodik yapısı kadar duygusal yoğunluğu da belirleyici. Senfonik düzenlemeler, bu duyguları daha geniş bir ses paleti içinde ele alırken şarkıların dinleyici hafızasındaki yerini de korumayı hedefliyor. ‘Senfonik Arabesque’te Çebi’nin orkestra şefliği, solistin yorumuyla orkestranın bütünlüğü arasındaki ilişkiyi kuran temel unsurlardan biri olacak.
 
Tanıdık şarkılara yeni bir dinleme alanı
 
Arabeskin genç dinleyiciler arasında büyüyen ilgisiyle senfonik repertuvar projelerinin bir araya gelmesi, müziğin farklı dönemler ve dinleme biçimleri arasında nasıl dolaşabildiğini de gösteriyor. Bir yanda dijital platformlarda Semicenk gibi güncel isimlerle Müslüm Gürses ve Ahmet Kaya’nın aynı listelerde buluşması, diğer yanda geçmişten bugüne uzanan şarkıların senfonik orkestrayla yeniden yorumlanması var. Her iki örnekte de repertuvarın geçmişi, bugünün dinleyicisiyle kurulan bağın bir parçası hâline geliyor.
 
‘Sedat Yüce ile Senfonik Arabesque’, 22 Ekim akşamı bu buluşmayı CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salon’a taşıyacak. Arabeskin duygusal anlatımı, Sedat Yüce’nin vokali ve Zafer Çebi yönetimindeki Senfonik Orkestra eşliğinde sahnede yeniden şekillenecek.
 
‘Senfonik Arabesque’
 
22 Ekim 2026, Perşembe
20.00 CSO Ada Ankara, Ziraat Bankası Ana Salon
Solist: Sedat Yüce
Orkestra Şefi: Zafer Çebi
Orkestra: Senfonik Orkestra
 
Etiketler: arabesk  Senfonik Orkestra  Zafer Çebi