Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Arnica Art Land Sanat Çalıştayı üzerine…

Arnica Art Land Sanat Çalıştayı üzerine…

Arnica Art Land Sanat Çalıştayı üzerine…19 Temmuz 2026 - 07:07
Sanatı büyük şehirlerin sınırlarından çıkarıp, Anadolu'nun kültürel mirasıyla buluşturan Arnica Art Land Sanat Çalıştayı; 5-12 Temmuz tarihleri arasında "Renkten Dokuya, Edirne'den Dünyaya" temasıyla, Edirne’de gerçekleştirildi.
Etkinliği, Arnica Yönetim Kurulu Başkanı, Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Kurucusu ve Danışma Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer’le konuştuk.
 
Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Kurucusu ve Danışma Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer tarafından hayata geçirilen, küratörlüğünü ise sanatçı Fırat Neziroğlu'nun üstlendiği çalıştayın 5. yılında sanatçılar, “Edirne Kırmızısı”nın kökeni, geçmişle bugün ve gelecek arasında kurduğu bağa odaklanarak, kentin çok katmanlı kültürel belleğini resimden heykele, vitraydan dijital sanata uzanan farklı disiplinlerde yeniden yorumladı. Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Karaağaç Yerleşkesi'nde gerçekleşen 5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayı’na Türkiye'nin farklı şehirlerinin yanı sıra ABD, İtalya, Çin, Japonya, Moğolistan, Kanada, Romanya ve Azerbaycan'dan 20 sanatçı katıldı. Çalıştay boyunca farklı disiplinlerde hayat bulan ve boyanın yanı sıra kumaş, cam, balmumu ve farklı malzemelerle üretilen eserler, kadim bir kültürün izlerini günümüz sanatına yansıttı.
 
Arnica Art Land Sanat Çalıştayı’nı, Arnica Yönetim Kurulu Başkanı, Arnica Art Land Sanat Çalıştayı Kurucusu ve Danışma Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer’le konuştuk.
 
 
Senur Akın Biçer
 
Arnica Art Land’i beş yıl önce başlatırken temel motivasyonunuz neydi? Bugün geriye dönüp baktığınızda, hayal ettiğiniz noktaya ulaştığını düşünüyor musunuz?
 
Sanat, kişisel olarak benim hayatımda her zaman yeri olan bir kavram, uğraş, uğraşın ötesine geçen bir tutku oldu. Markamızın kurucusu babam Hasan Akın da yeni ürün geliştirirken ressamlarla, heykeltıraşlarla çalışan bir mühendisti. Onun anısını sanatla yaşatacağımız projeler üzerine düşünürken önce gelen bir teklifle Avcılar’daki fabrikamıza heykel yerleştirmeleri yaptık. Ardından da kardeşimle birlikte, Arnica Art Land Sanat Çalıştayı’nı hayata geçirdik. İlk iki çalıştayı, her taşında babamın emeği bulunan Mersin Borcak Yaylası’nda geniş bir arazide yaptık. Üçüncüsü Bayburt’ta Kenan Yavuz Etnografya Müzesi’nde, dördüncüsü Kütahya’da tarihi Aizanoi antik kendinin bulunduğu Çavdarhisar ilçesinde ve beşincisi Edirne kırmızısı gibi asırları aşan bir kültürel değere sahip olan Edirne’de yapıldı. 130’u aşkın sanatçının katıldığı bu çalıştaylar, markamızın değerlerini ortaya koymanın ötesinde toplumsal paylaşma ve sanat okuryazarlığını artırmaya yönelik güçlü bir harç oldu diye düşünüyorum. Her çalıştay, çıtamızı daha da yükselttiğimiz bir etkinlik oldu. Tüm süreçlerden çok mutluyum, yolumuza devam ediyoruz. 
 
 
Türkiye’de sanat etkinliklerinin büyük bölümü hâlâ İstanbul, Ankara ve İzmir gibi merkezlerde yoğunlaşıyor. Siz ise çalıştayı Anadolu’nun farklı kentlerine taşıyorsunuz. Sanatın merkezden çevreye yayılması sizce neden önemli ve bunun yerel kültürel yaşama nasıl bir etkisi oluyor?
 
Anadolu, her yönüyle çok zengin bir coğrafya. Unutulmaya yüz tutan sanatı, zanaati, kültürel öğeleriyle, çok derin değerlere sahip kentlerimiz var.  Sanatın merkezden çevre kentlere yayılması, bu zenginliği daha geniş kesimlerle buluşturuyor. Sanatçılar tarafından teneffüs edilen bu değerler, çalıştayın ardından onlarla birlikte başka kentlere, ülkelere ulaşmış oluyor. 
 
Doğduğu toprağa akan sanat dediğimizde aslında tüm süreci aktarabiliyoruz. Burada bir değer var, onu deneyimliyoruz, sanat yoluyla ortaya koyuyoruz, ortaya çıkan eserlerle kalıcı hale getiriyoruz. Sanatçılarımızın ifadeleri her zaman bu yönde oluyor. Gittiğimiz kentlerdeki yerel sanatçılar ya da bölge sakinleri de sanat ortamını görme, ortaya çıkan eserleri izleme fırsatına sahip oluyor. Kimi zaman hiç bilmedikleri bir zenginlikle, kilometrelerle öteden gelen bir sanatçının eserinde karşılaşmış oluyorlar. 
 
 
Bu yıl çalıştayın odağına, kökleri 15. yüzyıla uzanan Edirne Kırmızısını yerleştirdiniz. Tarihsel ve kültürel bir mirası çağdaş sanatın üretim sürecine dahil etmek fikri nasıl ortaya çıktı? Sizce sanat, unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerlerin yeniden görünür olmasına katkı sağlayabilir mi?
 
Çalıştayı düzenlediğimiz şehirlerin sanatsal ve kültürel mirasına odaklanıyoruz. Bayburt’ta ehram kumaşıydı bu miras. Tuvallerimizde kullandık ehramı. Kütahya Aizanoi’de binlerce yıllık tarihi mirası taşıdık eserlere. Edirne’de ise casusluk hikâyelerine konu olacak kadar derinliği bulunan Edirne kırmızısını odağımıza aldık, “Renkten Dokuya, Edirne’den Dünyaya” dedik, yine sanat doğduğu toprağa aktı. Aslında geçmişi üzerine ahlanıp vahlanacağımız bir süreç olmaktan çıkarıp o değerleri günümüzle buluşturacağımız araçlara yöneldiğimiz bir bakış açısı geliştirdik. Ve evet, sanat, unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerlerin yeniden görünür olmasına katkı sağlayabilir, hatta daha iddialı olayım bunu sağlayacak en önemli kaldıraçtır. Çünkü o kültürel değerlerin içinde tüm toplumun hafızası işli, gizli. Bizim de o gizi çözebilecek sanat gibi çok güçlü bir aracımız var.
 
 
Arnica Art Land bu yıl Türkiye’nin yanı sıra ABD, İtalya, Çin, Japonya, Moğolistan, Kanada, Romanya ve Azerbaycan’dan sanatçıları aynı üretim ortamında buluşturdu. Farklı coğrafyalardan gelen sanatçıların ortak üretim deneyimi, hem sanatçılar hem de ev sahibi kent açısından nasıl bir karşılaşma yaratıyor?
 
Sanat, bizi birbirimize bağlayan ortak dil olunca tüm ayrımlar, sınırlar ortadan kalkıyor. Kelimeler, kavramlar birbirine karışıyor, birbirini tamamlıyor. Her biri İstanbul’u, Edirne’yi çok özleyeceğiz diyerek ayrıldı bizden. Onların üzerindeki etkinin muazzam olduğunu gözlerine yansıyan ışıktan, işlerinde ortaya çıkan izlerden görmek mümkün. Çalıştayımız Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Karaağaç’taki kampüsünde yapıldı. Fakülte akademisyenleri, öğrenciler sıklıkla bu sürece tanıklık etti. Ortaya çıkan eserler Edirne’de Ekmekçizade Kervansarayı’nda sergileniyor. Edirneliler de kültürel zenginliklerini farklı yönleriyle buluyor bu eserlerde. Ayrıca çalıştay sergimizi önümüzdeki aylarda İstanbullu sanatseverlerle buluşturacağız. Bu izler daha geniş kesimlere ulaşacak böylece. 
 
 
Arnica, küçük elektrikli ev aletleri sektöründe yer alan bir marka olmasına rağmen uzun soluklu bir sanat yatırımını sürdürüyor. Türkiye’de özel sektörün kültür-sanata yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce şirketlerin sanat alanındaki desteği sponsorluğun ötesine nasıl taşınabilir?
 
Kültür sanatın desteklenmesi adına çok güzel projeler hayata geçiriliyor. Uzun soluklu, müzik, tiyatro ve sinema festivalleri yapılıyor. Biz, desteklediğimiz ya da hayata geçirdiğimiz projelerin sürdürülebilirliğini önemsiyoruz. Bir kez yapılan işler de güzel olabilir ancak kalıcı etkinin devamlılıkta yattığı da bir gerçek. Bunun için de projeleri desteklerken sadece maddi anlamda değil gönül olarak da orada olmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Gönülden, kendimizi tam olarak ortaya koyduğumuzda sanata verdiğimiz desteğin çarpan etkisiyle topluma ulaştığını görüyorum. Sahicilik kavramını önemsiyorum. 
 
 
Çalıştayın üretim süreci kadar kamuyla buluşma biçimi de dikkat çekiyor. Sizce sanatın daha geniş kitlelere ulaşması için sergi açmanın ötesinde nasıl modeller geliştirmek gerekiyor? Arnica Art Land’in bu konuda nasıl bir vizyonu var?
 
Her çalıştayın farklı bir çıktısı olmasına özen gösteriyoruz. Bunun için hazırladığımız sergi kataloglarında, küratörümüz Fırat Neziroğlu’nun ve akademisyen sanatçılarımızın makaleleri yer alıyor. Bu makaleler uluslararası boyutlu akademik dergilerde de yer buldu. Bu çalışmaların, ülkemizin adının küresel sanat atmosferinde daha sık telaffuz edilmesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Ayrıca her çalıştayda söyleşi, sanatçı-öğrenci buluşması ya da yerel kültürel değeri ortaya çıkaran atölyeler düzenliyoruz. Bir de sergilerimiz sırasında söyleşiler yaparak sanatçıları sanatseverlerle bir araya getiriyoruz. Doğrudan bir bağ kuruluyor arada. Çalıştaylarımızın tüm sürecini ortaya koyan belgeseller de Arnica Art Land Youtube kanalında yayımlanıyor. Ayrıca belgesel izleme etkinlikleri düzenliyoruz. Kısacası, eserlerin ortaya konulmasının ardından eser-sanatçı-sanatsever üçgeni arasında kurulacak bağın tüm paydaşlar açısından zenginleştirici bir deneyime dönüşmesine yönelik çalışmalar yapıyoruz. 
 
 
Beşinci yılında Arnica Art Land uluslararası bir sanat platformuna dönüştü. Bu dönüşüm sürecinde sizi en çok şaşırtan ya da gururlandıran gelişme ne oldu? Önümüzdeki beş yıl için nasıl bir hedef belirlediniz?
 
Çalıştayımızın uluslararası yönünün güçlendirilmesi hep önceliklerimiz arasında oldu. Bu yıl gerçekten güçlü bir etki sağladık. Farklı ülkelerden, yaş gruplarından ve değişik sanat anlayışlarından gelen sanatçıların birlikte çalışırken konuştukları ortak dilin sanat olduğunu görmenin hepimiz üzerinde yarattığı temel etki, mutluluk oldu. Kahkahalarımız birbirine karıştı, kucaklaşmalarımız her seferinde daha derinden oldu. 
 
Çalıştay için her yıl çıtayı daha da yükseğe çıkararak yüzde yüzümüzle kendimizi ortaya koyduğumuz planlar yapıyoruz. Önümüzdeki yıllarda da yine böyle kalben çalışarak yolumuza devam edeceğiz. 
 
 
Son olarak, kültür-sanat yatırımlarının ekonomik ve toplumsal açıdan zor dönemlerde ilk vazgeçilen alanlardan biri olduğu sıkça söyleniyor. Siz ise tam tersine bu alana yatırım yapmayı sürdüren bir isimsiniz. Sanata yapılan yatırımın bir ülkenin geleceğine nasıl bir katkı sunduğunu düşünüyorsunuz?
 
Sanatı, sadece bir sosyal sorumluluk projesi olarak ele almıyoruz. Bu bizim markamızın en önemli değerlerinden biri sanat. Bu nedenle başladığımız projelerin devamlılığı konusunda hassas davranıyoruz. Sanat bize farklı bakış açıları sunan, hayatı zenginleştiren, renklerin ve seslerin farkına varmamızı sağlayan araçlar sunuyor. Bu araçlar olmayınca yaşamla bağlarımız zayıflıyor. Toplumun çok farklı kesimlerinin sanatla buluşmasına daha çok alan açtıkça toplumsal dönüşüm için yakıt da sağlamış oluyoruz. Bunun da bizi toplumsal olarak çok daha ileriye taşıyacağını düşünüyorum. 
 
İzninizle son olarak 5. Arnica Art Land Sanat Çalıştayımızın bu denli kusursuz geçmesinde büyük desteği katkısı olan kişi ve kurumlara teşekkürlerimi iletmek isterim sizin aracılığınızla. Çalıştayımızı Edirne'de yapma fikrimizi paylaştığımız ilk andan itibaren hep yanımızda olan Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer’e ve Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin'e iş birlikleri ve kıymetli destekleri için gönülden teşekkürlerimi sunarım. Trakya Üniversitesi Prof. Dr. Sayın Mustafa Hatipler, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sayın Baybora Temel'e içtenlikle teşekkür ederim. Edirne Olgunlaşma Enstitüsünün çalışmalarıyla Edirne kırmızısı da ürettiğimiz kök boya çalışması sanatçılarımızın eserlerine ilham kaynağı oldu. Çalıştay sırasında bize Edirne kırmızısı boyama atölyesi düzenleyen Edirne Olgunlaşma Enstitüsü’nün kıymetli öğretmenlerine de çok teşekkür ederim. 
 
Sergimizin açılışında bizleri yalnız bırakmayan Edirne Vali Vekili Şevket Atlı, Belediye Başkanı Filiz Gencan, Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Tan ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk’e teşekkürlerimi sunarım.
 
Milliyet Sanat’a da Arnica Art Land Sanat Çalıştayı’nı tüm yönleriyle ortaya koyan söyleşi için teşekkür ederim. 
 
 
Etiketler: Milliyet Sanat  Arnica Art Land Sanat Çalıştayı  Edirne  Senur Akın Biçer