Arter çocukları festivale bekliyor
4–11 yaş arası çocuklara yönelik Arter Çocuk Festivali, “Sanatla Büyüyorum” başlığıyla 23–26 Nisan’da Arter’de düzenlenecek.
Bu yıl 5. yaşını kutlayan Arter Çocuk Festivali, çağdaş sanata ilgi duyan ve keşfetmeye meraklı 4–11 yaş aralığındaki tüm çocukları yaratıcılıkla dolu bir yolculuğa davet ediyor. Festivalin 23–26 Nisan 2026 tarihleri arasında “Sanatla Büyüyorum” başlığıyla düzenlenecek beşinci edisyonunda çocuklar, dört gün boyunca resim, heykel, koral müzik, ses ve hikâye atölyelerine katılmanın yanı sıra, rehberli sergi turları, film gösterimi, dans etkinlikleri ve keşif alanları yoluyla sanat yapıtlarıyla bağ kurma fırsatı bulacak. Arter’in güncel sergilerindeki eserlerden ilhamla kurgulanan Arter Çocuk Festivali programı, çocukların hafıza, kurmaca anlatı, bir sanat yapıtını oluşturan malzemeler, bir sanat mekânının geçmişi, bugünü ve geleceği arasındaki ilişkiler üzerine düşünüp sohbet ederek kendi sanat eserlerini üretmelerine de alan yaratacak. Fetivalin bu yılki programını Arter Öğrenme Programı Yardımcı Koordinatörü Dilan Salkaya ile konuştuk.
Dilan Salkaya. Fotoğraf: Fırat Rüzgar
Bu yıl beşinci yılını kutlayan Arter Çocuk Festivali’nin “Sanatla Büyüyorum” başlığı, oldukça kapsayıcı bir çerçeve sunuyor. Bu temayı belirlerken nasıl bir kavramsal zemin üzerinden ilerlediniz?
Arter Çocuk Festivali’nin temasını belirlerken her yıl Arter’in güncel sergilerinden hareket ediyoruz. Bu yıl hafıza ve geçmiş temaları ön plandaydı. Elbette Arter’in geçmişi de bunun bir parçası. Yıllardır atölyelerimize düzenli olarak katılan çocuklar var. Hatta artık büyüdüler ve gençler için, yetişkinler için düzenlediğimiz atölyelere ve etkinliklere katılıyorlar. Kardeşleri ise çocuk atölyelerine geliyor. Bu nedenle “Sanatla Büyüyorum” temasını belirledik. Hem kendi geçmişimiz ve çocukluğumuz hem de bir sanat mekânının hafızası üzerine düşünmek istedik. Yıllar geçse de sanatla birlikte büyüyüp dönüşebilmeye devam etmeye vurgu yapmak istedik.
Festivalde çocukları neler bekliyor?
Festival 23-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek. Dört gün boyunca çocukları resim, heykel, koral müzik, ses ve hikâye atölyeleri, rehberli sergi turları, film gösterimi, dans etkinlikleri ve keşif alanları bekliyor. Arter’in güncel sergilerindeki eserlerden ilhamla çocuklar hafıza, kurmaca anlatı, bir sanat yapıtını oluşturan malzemeler, bir sanat mekânının geçmişi, bugünü ve geleceği arasındaki ilişkiler üzerine düşünüp sohbet ederek kendi sanat eserlerini üretecekler.
Festival kapsamında “hafıza”, “malzeme”, “mekân” ve “zaman” gibi oldukça soyut kavramların çocuklara açıldığını görüyoruz. Bu kavramları çocuklarla çalışırken nasıl somutlaştırıyorsunuz?
Atölyelerimizde her zaman çocukların bakış açılarını ifade edip özgürce üretim yapabilecekleri esnek bir alan oluşturmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken didaktik yaklaşımdan uzaklaşıp eleştirel düşünmeyi ön plana çıkarıyoruz. Atölyelerde bir eğitmen ya da öğretmen değil, kolaylaştırıcı ve eşlikçiyiz. Çocukla birlikte öğrenip deneyimlerken kullandığımız en önemli yöntem birlikte sorular sorup bunların yanıtlarını aramak. Atölye başlangıcında sanatçının kullandığı yöntemler neler, neden bu malzemeyi seçmiş, eserdeki renk, doku ya da ses bize nasıl hissettiriyor, bu esere bakarken aklımıza hangi sözcükler geliyor, neden böyle düşündük gibi bir dizi soru eşliğinde, güncel sergileri keşfediyoruz. Ve bunu yaparken de eserin ele aldığı temalara ve serginin kavramsal çerçevesine bağlı olarak, bazen mekânı bazen de zaman ve hafıza gibi daha soyut kavramları konuşmuş oluyoruz. Dolayısıyla kendi gündelik hayatımız, kendi duygularımız, belki korku ya da kaygılarımız üzerine konuşmuş oluyoruz aslında. Böylece çocuklar için bu kavramlar somutlaşıyor.
Atölye içeriklerinde dikkat çeken bir diğer unsur da disiplinlerarası yaklaşım: ses, hareket, hikâye anlatımı ve görsel üretim bir arada. Bu çok katmanlı yapıyı kurgularken nasıl bir pedagojik yaklaşım benimsiyorsunuz?
Sergilerdeki disiplinlerarası yaklaşım, malzeme ve tema zenginliği bizi besliyor aslında. Çocuk atölyelerinde 4-6, 6-9, 7-11 gibi farklı yaş gruplarımız var. Hatta son iki yıldır bebeklerle de atölyeler gerçekleştiriyoruz. Her yaş grubunda içerik ve kullanılan üretim yöntemi farklılık gösteriyor. Örneğin 4 yaşa kadar ses, hareket ve hikâye anlatımı, duyusal oyunlar ön planda. Bazen kavramsal çerçeveyi bir kenara bırakıp, sadece sergilerdeki renklere odaklandığımız bile oluyor. Sergileri çocuklar için bir keşif ve oyun alanı haline getirmeye çalışıyoruz. Ancak ilkokul grupları artık neden-sonuç ilişkisi kurabildiği, belirli ölçüde soyut düşünebildiği, olaylar ve durumlar arasında karşılaştırmalar yapabildiği için daha kavramsal alt yapısı olan atölye çalışmaları devreye girmeye başlıyor. Örneğin çocuklar sözcüklerle bir otoportre yaratmak, binaları konuşturarak bir hikâye kurgulamak, müziğin resmini çizmek gibi farklı disiplinlerin bir araya geldiği üretimler yapıyorlar.
Programda yer alan atölyelerin büyük kısmı Arter’in güncel sergilerinden besleniyor. Sizce çocukların çağdaş sanatla bu şekilde erken yaşta temas kurması, onların dünyayı algılama biçimini nasıl etkiliyor?
Burada elbette her çocuğun gelişim düzeyinin farklı olabileceğini ve her çocuğu kendi bağlamı içerisinde, algısal duyarlılığındaki, görsel düşünme becerisindeki veya kavrama düzeyindeki farklılıklara göre değerlendirmenin önemini unutmamak gerek. Ama şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki çağdaş sanat çocuklar için oldukça besleyici bir karşılaşma alanı. Evlerinde ya da çevrelerinde gördükleri herhangi bir eşyanın bir sanat eserine dönüşebileceği fikri onlara hem çok tanıdık hem de yabancı gelebiliyor. Aslında bir farkındalık oluşuyor. Bir halıya bakarak evi, aileyi, çocukluğu, göçü, bir şeyi saklamayı ya da hatırlamayı konuşabileceklerini görüyorlar. Birbirlerinin düşüncelerini öğrenerek empati geliştiriyorlar, her şeyden önce “saçma” diye bir şeyin olmadığını, her düşüncenin kıymetli olduğunu anlıyorlar. En önemlisi de çevrelerine artık farklı bir gözle bakıyorlar.
Festivalde, “Keşif Saati” gibi ücretsiz ve kayıt gerektirmeyen bir etkinlik de var. Arter Öğrenme Programı’nın erişilebilirlik politikası hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Festivalin dört gününde de ücretsiz “Keşif Saati” içeriğimiz var. 23 Nisan’daki “Keşif Saati”ne çocuk diskosu ekledik, birlikte dans edeceğiz. Diğer günlerde ise çocuklar alüminyumdan rölyef tasarlayacak, otoportre çalışması yapacak ve duyusal malzemelerle bir kolaj üretecekler. Arter Öğrenme Programı olarak her yıl festivale ücretsiz içerikler de koymaya özen gösteriyoruz. Aynı şekilde yaz aylarında ya da ara tatillerde de ücretsiz atölyelerle erişilebilir olmayı sürdürüyoruz. Arter 24 yaş altındaki herkese ücretsiz, ancak bunun yanında Arter’de tüm okul turları da ücretsiz gerçekleşiyor. Öğretmenler on beş gün öncesinde bize yazıp rezervasyon oluşturuyorlar ve öğrencilerini Arter’e getirebiliyorlar. Biz de rehber ekibimizle birlikte çocukların ve gençlerin yaş grubuna uygun eserleri seçip, sohbet ederek sergileri deneyimlemelerini sağlıyoruz. Aynı şekilde gençler için devam eden Teneffüs projesi de ücretsiz gerçekleşiyor. Çocuklar gişeden sergiler hakkında bilgi edinip küçük oyunlar oynayabilecekleri Müzede Keşif Kitlerini de ücretsiz olarak alabiliyorlar. Yetişkinler için de birlikte sergiler üzerine düşündüğümüz ücretsiz çevrimiçi rehberli turlar ve binada gerçekleşen yorumlama etkinlikleri düzenliyoruz. Tüm bu içeriklerle farklı yaştan katılımcılar için ulaşılabilir olmaya özen gösteriyoruz.
Festivalde aile katılımını teşvik eden atölyeler de yer alıyor. Sanat deneyiminin kolektif bir süreç olarak yaşanması, özellikle çocuklar açısından nasıl bir fark yaratıyor?
Arter’de 6 yaş ve altındaki çocuklara yönelik tüm atölyelerimiz ebeveyn katılımıyla gerçekleşiyor. Bu atölyelerde ebeveyn genellikle eşlikçi ve gözlemci olarak konumlanıyor, bazen de çocukla birlikte kolektif üretim yapıyor. Çocuklar ve aileler bu atölyelerde birbirlerinin farklı yönlerini sanat yoluyla yeniden keşfediyorlar. Örneğin bazı ebeveynler gündelik hayatında sessiz bir çocuğun eserler üzerine sohbet ederken aktif olmasına şaşırabiliyor, ya da bir çocuk, ebeveynini daha önce hiç deneyimlemediği bir rolde, örneğin oyun kuran, hata yapmaktan çekinmeyen ya da hayal gücünü özgürce kullanan biri olarak görüp şaşırabiliyor. Bu karşılıklı keşif süreci hem çocukların özgüvenini destekliyor hem de ebeveynlerin çocuklarını daha derinlemesine tanımalarına olanak sağlıyor. Atölyeler boyunca kurulan bu alan, güvenli ve ilham verici bir deneyim sunuyor.
Son olarak, Arter Çocuk Festivali’nden çıkan bir çocuğun zihninde nasıl bir iz kalmasını arzu ediyorsunuz? Bu deneyim onların hayatında neyi değiştirsin istersiniz?
Her fikrin değerli olduğunu hissetmeleri ve çevrelerinde gördükleri her şeyin bir sanat eserine dönüşebileceğini fark etmeleri bizim için yeterli. Biz Öğrenme Programı ekibi olarak, büyüdüklerinde Arter’de geçirdikleri o günü çok güzel hatırlamaları için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.
Arter Çocuk Festivali kapsamında düzenlenen atölyeler ve film gösterimi için biletler, Arter’in giriş katında yer alan Danışma ve Bilet Gişesi’nden, Mobilet'ten ya da Biletix’ten temin edilebilir.


