Avrupa’nın yeni sesleri üç şehirde aynı anda yankılanıyor
Avrupa’nın genç ve yükselen müzikal sahnesini 17-19 Temmuz tarihleri arasında Türkiye’nin üç büyük kentinde aynı anda buluşturan Sound of Europe Festivali beşinci yılında İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı konserlerle kültürler arası bir müzik haritası kuruyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Sound of Europe Festival, Avrupa Birliği’nin Yaratıcı Avrupa Programı kapsamında desteklenen ve EUNIC girişimiyle hayata geçirilen yapısıyla hem bir konser dizisi hem de genç müzisyenlerin uluslararası dolaşımını ve görünürlüğünü artırmayı hedefleyen çok katmanlı bir kültür platformu olarak konumlanıyor. Festivalin beşinci edisyonu, 17-19 Temmuz tarihleri arasında İstanbul Alan Kadıköy, Ankara Çankaya Kuğulu Park ve İzmir Bostanlı Seyir Terası’nda eş zamanlı olarak gerçekleşiyor.
Üç şehir, üç gün, eş zamanlı müzik haritası
Festival, üç gün boyunca yaklaşık 25 konser ve 10’dan fazla sanatçı ve grup ile Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen bağımsız müzisyenleri Türkiye’deki izleyiciyle buluşturuyor. Programın eş zamanlı yapısı, yalnızca mekânsal bir dağılım değil aynı zamanda Avrupa müzik sahnesinin çeşitliliğini aynı zaman dilimi içinde görünür kılan bir küratoryal tercih olarak öne çıkıyor.
İstanbul, Ankara ve İzmir’deki konserler, ücretsiz erişim modeliyle kamusal alanlarda gerçekleşerek festivalin açık kültür politikasıyla uyumlu bir yapı kuruyor. Kadıköy’de Alan İstanbul, Ankara’da Çankaya Kuğulu Park ve İzmir’de Bostanlı Seyir Terası, üç gün boyunca çağdaş Avrupa müziğinin farklı türlerine ev sahipliği yapıyor.
Basın toplantısı
Fransız Kültür Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında EUNIC adına konuşan EUNIC Romanya Proje Koordinatörü Şeila Çelik (Suliman), 2022 yılında Türkiye’deki EUNIC üyelerinin ortak girişimiyle hayata geçirilen Sound of Europe Festival’in kısa sürede Avrupa müziğine adanmış en görünür kültür platformlarından biri hâline geldiğini belirterek, festivalin beşinci edisyonunun 17-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında İstanbul, Ankara ve İzmir’de eş zamanlı olarak gerçekleştirileceğini ifade etti. Çelik, bu yapının Avrupa’nın farklı ülkelerinden sanatçıları bir araya getirerek çok katmanlı ve çeşitlilik temelli bir müzik deneyimi sunduğunu, aynı zamanda Avrupa kültür enstitüleri, büyükelçilikler, yerel yönetimler ve kültürel kurumlar arasında kurulan geniş işbirliği ağıyla sürdürüldüğünü vurguladı.
EUNIC Ankara Küme Başkanı ve Polonya’nın Ankara Büyükelçiliği Misyon Başkan Yardımcısı Radoslaw Sadowski ise festivalin, kültürün sınırları aşan birleştirici gücünü görünür kılan güçlü bir örnek olduğunu belirterek, Avrupa ve Türkiye’den genç ve yetenekli müzisyenlerin desteklenmesinin diyaloğa, yaratıcılığa ve karşılıklı anlayışa yapılan bir yatırım niteliği taşıdığını dile getirdi. Sadowski, festivalin her yıl büyüyen yapısıyla sanatçılara uluslararası bir görünürlük alanı sunduğunu ve yeni nesil müzisyenlerin farklı coğrafyalardaki dinleyicilerle buluşmasına imkân tanıdığını ifade etti.
Festival Yapımcısı ve Direktörü Burçak Ada Kıral ise Sound of Europe’un Avrupa’nın alternatif müzik sahnesinden yükselen genç sanatçılara alan açmayı sürdüren bir platform olduğunu belirterek, festivalin Türkiye’deki dinleyiciler için yeni müziklerle tanışma imkânı sunduğunu, Avrupalı sanatçılar için ise farklı kültürel bağlamlarda sahne deneyimi yarattığını söyledi. Kıral ayrıca festivalin beş yıl içinde 18 ülkeden 67 sanatçıyı ağırladığını, 100’ün üzerinde konser gerçekleştirdiğini ve 22 bini aşkın dinleyiciye ulaştığını aktararak, Sound of Europe’un temel değerinin rakamlardan ziyade müziğin kurduğu kültürel bağlar olduğunu vurguladı.
Avrupa’dan yeni sesler
Bu yıl festival programında Avusturya’dan Aze, Fransa’dan Mosaïc, İspanya’dan Nacho Sarria, Almanya’dan Witch 'n' Monk, Malta’dan Stefan Galea, Hollanda’dan Future Husband, Romanya’dan JazzyBIT, İtalya’dan Amar Corda Duo ve Polonya’dan shama yer alıyor.
Amar Corda Duo
Future Husband – Fotoğraf: Derek Zomer
Her biri kendi yerel müzik sahnesinde alternatif, caz, indie, rock ve elektronik türlerin kesişiminde üretim yapan bu sanatçılar, festivalin temel yaklaşımını oluşturan ‘çeşitlilik içinde birlik’ fikrini sahne pratiğine taşıyor. Repertuvarlar, yalnızca konser formatı içinde değil; aynı zamanda Avrupa’nın güncel müzik üretim eğilimlerini görünür kılan bir seçki olarak kurgulanıyor.
Kültürel diplomasi ve ortak yapım modeli
Festival, Avrupa Birliği Delegasyonu ve EUNIC üyesi kültür enstitülerinin yanı sıra yerel yönetimlerin işbirliğiyle hayata geçiriliyor.
EUNIC, Avrupa Birliği üye ülkeleri ile ortak ülkelerin kültür enstitülerini bir araya getiren, 39 üyeli ve dünya genelinde 107 ülkede 139 yerel küme üzerinden faaliyet gösteren uluslararası bir kültürel işbirliği ağı. 2012 yılında kurulan Ankara ve İstanbul’daki EUNIC kümeleri ise Avrupa ile Türkiye arasındaki kültürel ve sanatsal ilişkileri güçlendirmek amacıyla ortak projeler, etkinlikler ve programlar geliştiriyor.
Avusturya Büyükelçiliği Ankara, Avusturya Kültür Ofisi İstanbul, Türkiye Fransız Kültür Merkezi, Goethe-Institut Türkiye, İtalya Büyükelçiliği Ankara, Lüksemburg Büyükelçiliği Ankara, Malta Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ankara, Hollanda Krallığı, Polonya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, Polonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, İspanya Büyükelçiliği Ankara temsilcilikleri, İstanbul Cervantes Enstitüsü ve İstanbul İsveç Başkonsolosluğu katkısıyla şekillenen yapı, kültürel diplomasinin sahne üzerinden kurulduğu bir ortak üretim modeli sunuyor.
Beşinci yılına ulaşan Sound of Europe Festivali, bugüne kadar onlarca ülkeden sanatçıyı Türkiye’de ağırlayarak Avrupa ile Türkiye arasında dolaşan genç müzisyenler için kalıcı bir kültürel ağ oluşturmuş durumda. Festival, bu yıl da aynı çizgide, müziği hem kamusal hem de sınır aşan bir ifade alanı olarak yeniden tanımlamaya devam ediyor.
shama
Sound of Europe Festivali (17-19 Temmuz 2026)
Program:
“Mosaïc” - Fransa
Türkiye Fransız Kültür Merkezi
Mosaïc; Bulgaristan, Fransa, Portekiz ve Tunus’tan gelen altı müzisyeni bir araya getiren çok uluslu yapısıyla çağdaş Avrupa caz sahnesinde dikkat çeken bir topluluk olarak öne çıkıyor. Festival kapsamında Türkiye Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle de desteklenen proje, cazın doğaçlama geleneğini Akdeniz müzikal mirasıyla buluşturarak sınırları bulanıklaştıran hibrit bir ses dili kuruyor. Balkan ezgilerinin ritmik yoğunluğu, Batı Avrupa oda müziğinin armonik inceliği ve Kuzey Afrika’nın perkusif dokuları, grubun kompozisyonlarında katmanlı ve kolektif bir anlatı yapısı içinde bir araya geliyor. Topluluk, bireysel virtüöziteden ziyade kolektif üretim anlayışını merkeze alan sözlü kompozisyon teknikleriyle çalışıyor; bu yaklaşım, sahne performanslarında doğaçlamayı yapısal bir dramaturjiye dönüştürüyor. Mart 2026’da Outhere Music / Fuga Libera etiketiyle yayınlanan ilk albümleri “Unfolding Tiles”, grubun uluslararası görünürlüğünü artıran önemli bir eşik olarak konumlanırken Mosaïc’in sofistike bestecilik dili ve yüksek teknik icra seviyesi, kısa sürede Avrupa’nın yükselen çağdaş caz toplulukları arasında görünür kılmış durumda.
17 Temmuz Cuma - Bostanlı Seyir Terası, İzmir
18 Temmuz Cumartesi - Çankaya Belediyesi Kuğulu Park, Ankara
19 Temmuz Pazar - Alan Kadıköy, İstanbul
...
“Nacho Sarria” - İspanya
İspanya Büyükelçiliği Ankara - İstanbul Cervantes Enstitüsü, AIE
Çağdaş İspanyol rock sahnesinde son yıllarda öne çıkan isimlerden Nacho Sarria, klasik rock estetiğini modern prodüksiyon diliyle yeniden yorumlayan bir müzikal çizgi üzerinde ilerliyor. Kariyerine henüz 20 yaşındayken ritim gitarist ve geri vokal olarak katıldığı uluslararası turnelerle başlayan Sarria, sahne deneyimini erken yaşta küresel bir dolaşıma taşıyarak profesyonel kimliğini bu çok katmanlı birikim üzerinden inşa etti. Sanatçının kendi adını taşıyan ilk solo albümü, klasik rock, folk ve soul öğelerini bir araya getiren otobiyografik ve atmosferik bir anlatı kurarken The Doors, Pink Floyd ve Led Zeppelin gibi 1960’lar ve 1970’lerin belirleyici gruplarına uzanan referanslarıyla zamansız bir estetik çerçeve sundu. İkinci albümü “El Mundo Es Cruel (Pero Creo En Él)’de ünlü prodüktör Paco Loco ile çalışarak bu mirası güncel indie ve alternatif sahne dinamikleriyle birleştiren Sarria, Parcels ve The Lemon Twigs gibi çağdaş grupların enerjisini daha ritmik ve canlı bir yapıyla yeniden kurguladı. Son dönem üretimlerinde ise funk, disco ve psychedelic rock ekseninde daha deneysel bir yönelim gösteren sanatçı, 1980’ler sound’unu Asya etkili disco tınıları ve güncel söz yazımıyla harmanlayarak repertuvarını genişletti. Sahne performansları yüksek enerji, dramatik akış ve dinleyiciyle doğrudan temas üzerine kurulu olan ve bu yıl yayınladığı "Quiero Vivir Más Lento" teklisiyle dikkat çeken Sarria, bu yönüyle Avrupa’nın yeni nesil rock sahnesinde dikkat çeken canlı performans sanatçılarından biri olarak Sound of Europe Festival programında yer alıyor.
17 Temmuz Cuma - Bostanlı Seyir Terası, İzmir
18 Temmuz Cumartesi - Çankaya Belediyesi Kuğulu Park, Ankara
19 Temmuz Pazar - Alan Kadıköy, İstanbul
...
“Witch 'n' Monk” - Almanya
Goethe-Institut - Ankara, İzmir, İstanbul
Kolombiyalı flütçü Mauricio Velasierra ile İngiliz soprano, gitarist ve performans sanatçısı Heidi Heidelberg’den oluşan çok katmanlı müzik ikilisi Witch 'n' Monk çağdaş Avrupa deneysel sahnesinde özgün bir konumda yer alıyor. Festival kapsamında Goethe-Institut’un Ankara, İzmir ve İstanbul’daki kültürel ağının desteklediği proje, türler arası sınırları bilinçli biçimde muğlaklaştıran, disiplinler arası bir performatif müzik dili geliştiriyor. ‘Post-Jazz’, ‘Art Rock’, ‘Prog-Punk’ ya da’Andean Punk Opera’ gibi tanımlarla anılsa da ikili, kendi üretim pratiğini tek bir türle sınırlamayı reddeden bir estetik yaklaşım benimsiyor. Bu yaklaşımın merkezinde, Latin Amerika flüt gelenekleri ile Avrupa avangard sahnesinin elektronik ve deneysel ses tasarımları arasında kurulan gerilimli bir denge bulunuyor. Elektro gitar, bas hibritleri, vokal teknikleri ve özel elektroniklerle şekillenen kompozisyonlar; karanlık ile aydınlık, punk ile romantik, maskülen ile feminen gibi karşıtlıklar üzerinden ilerleyen dramatik bir yapı kuruyor. Daha önce Bitch 'n' Monk ismiyle sahne alan ve John Zorn’un prestijli avangart müzik şirketi Tzadik etiketiyle yayınlanan kendi adlarını taşıyan albümleriyle uluslararası görünürlük kazanan Witch ’n’ Monk, The Guardian tarafından ‘Ayın Çağdaş Albümü’ seçilen çalışmalarıyla da eleştirel alanda güçlü bir karşılık buldu. İkili, yakın dönemde “Outfox” adlı albüm ve teklilerini müzikseverlerle buluşturdu. Sahne performanslarında yüksek enerji, teatral kurgu ve doğaçlamaya açık yapı bir araya gelerek ikiliyi sahne temelli bir çağdaş performans pratiği olarak konumlandırıyor. İkili bu yönüyle, Sound of Europe Festival programının en deneysel hatlarından birini oluşturuyor.
17 Temmuz Cuma - Bostanlı Seyir Terası, İzmir
18 Temmuz Cumartesi - Çankaya Belediyesi Kuğulu Park, Ankara
19 Temmuz Pazar - Alan Kadıköy, İstanbul
...
“Future Husband” - Hollanda
Hollanda Krallığı
Hollanda merkezli, tamamı şarkı yazarı ve multi-enstrümantalist müzisyenlerden oluşan Future Husband; synth-pop, neo-soul ve indie rock ekseninde sinematik bir ses estetiği geliştiriyor. Festivalde Hollanda Krallığı destekli kültürel ağ içinde görünürlük kazanan grup, uzun soluklu dostluk ve ortak üretim pratiği üzerine kurulu yapısıyla, kolektif bestecilik yaklaşımını sahne performansının merkezine yerleştiriyor. Grubun müzikal dili, elektronik prodüksiyon ile canlı enstrümantasyonu bir araya getirerek hem atmosferik hem de ritmik açıdan yoğun bir yapı kuruyor. Sahne performanslarında öne çıkan ham enerji ve doğrudanlık, onları Avrupa’nın yeni nesil alternatif sahne dinamikleri içinde dikkat çeken bir konuma taşıyor. Future Husband, Hollanda’nın önemli showcase festivallerinden Eurosonic Noorderslag ve Best Kept Secret gibi etkinliklerde sahne alarak uluslararası görünürlüğünü artırdı. Bağımsız olarak yayınladıkları ilk teklileri “Terra”, grubun erken dönem estetik yönelimini ortaya koyarken, ardından gelen ilk albümleri “Confused Kids”, melankoli ile enerjiyi birleştiren yapısıyla dikkat çekti. Albümün ardından Avrupa ve Birleşik Krallık’ta artan sahne varlığı, grubun canlı performans odaklı kimliğini pekiştirdi. Son dönem üretimleriyle birlikte festival sahnelerinde daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan Future Husband, güncel Avrupa alternatif müzik sahnesinde sinematik anlatı ve türler arası geçişkenlik üzerinden tanımlanan yeni kuşak gruplar arasında değerlendiriliyor ve bu yıl Sound of Europe Festival programında yer alıyor.
17 Temmuz Cuma - Bostanlı Seyir Terası, İzmir
18 Temmuz Cumartesi - Çankaya Belediyesi Kuğulu Park, Ankara
19 Temmuz Pazar - Alan Kadıköy, İstanbul
...
“JazzyBIT” - Romanya
Dimitrie Cantemir Romen Kültür Merkezi, İstanbul
2010’ların başında Romanya’da kurulan ve piyano/klavyede Teodor Pop, basta Mihai Moldoveanu ve davulda Szabó Csongor-Zsolt’tan oluşan caz üçlüsü JazzyBIT, caz ile rock enerjisini birleştiren ‘loud jazz’ yaklaşımıyla tanınıyor. Grup, Avrupa caz sahnesinde teknik virtüöziteyi yüksek tempolu, ritmik ve sahne odaklı bir anlatımla birleştiren yapısıyla öne çıkıyor. Yaklaşık 14 yıllık kariyerleri boyunca üç albüm yayınlayan JazzyBIT, özellikle “Drive” adlı çalışmalarıyla uluslararası dikkat çekti; albümde yer alan prodüksiyon sürecine Grammy ödüllü müzisyenlerin katkıda bulunduğu biliniyor. Bu albümle hem kompozisyon gücünü hem de canlı performans estetiğini daha geniş bir uluslararası platforma taşıyan JazzyBIT; Blue Note Jazz Festival, Jazzaldia ve Jarasum International Jazz Festival gibi dünya çapında prestijli caz festivallerinde sahne alarak Avrupa caz sahnesinin enerjik ve modern temsilcileri arasında konumlandı. 2022 yılında yine “Drive” albümüyle ‘En İyi Caz Albümü’ ödülüne layık görülen trio, özellikle sahnede geliştirdiği yüksek tempolu ve doğaçlamaya açık performans diliyle tanınıyor. Bu yönleriyle Sound of Europe Festival programında yer alan grup, çağdaş cazın rock etkili, dinamik ve sahne merkezli yeni kuşak yorumunu temsil ediyor.
18 Temmuz Cumartesi - Alan Kadıköy, İstanbul
...
“Stefan Galea” - Malta
Malta Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ankara, Arts Council Malta (ACM)
Malta doğumlu şarkıcı ve söz yazarı Stefan Galea, alternatif pop ekseninde geliştirdiği tiyatral performans diliyle dikkat çeken bir isim. Müzik eğitimine genç yaşlarda Masquerade Arts School’da başlayan Galea, ardından Trinity College of Music’te aldığı eğitimle vokal tekniği ve sahne performansı alanında akademik bir temel oluşturdu. Kariyerinin erken döneminde ‘2016 Malta Eurovision Şarkı Yarışması’na katılan sanatçı, daha geniş kitlelerce ise ‘The X Factor Malta’ programının ilk sezonundaki performansıyla tanındı ve jürinin tamamından olumlu değerlendirme aldı. Bu görünürlük, Galea’nın Malta pop sahnesinden Avrupa müzik ağlarına açılan kariyerinde önemli bir eşik oluşturdu. Son dönemde yayınladığı “Lablab (Talk Talk)” ve “Pose” adlı parçalar, dijital platformlarda toplamda 100 bini aşan dinlenme sayısına ulaşarak sanatçının Avrupa’daki bağımsız alternatif pop sahnesi içindeki görünürlüğünü artırdı. Sahne performanslarında müzikal anlatıyı dramatik jestler ve teatral bir kurgu ile birleştiren Galea, çağdaş pop müzik içinde performatif yönü güçlü bir yorumcu olarak konumlanıyor. Bu yıl Sound of Europe Festival programında yer alan sanatçı, festivalin genç ve alternatif pop eksenini temsil eden isimlerinden biri olarak öne çıkıyor.
18 Temmuz Cumartesi - Çankaya Belediyesi Kuğulu Park, Ankara
...
“Aze” - Avusturya
Avusturya Kültür Ofisi İstanbul, Avusturya Büyükelçiliği Ankara
Avusturya merkezli, Beyza ve Ezgi’den oluşan müzik ikilisi Aze, 2020’den bu yana R&B, indie ve pop ekseninde geliştirdikleri çok katmanlı bir ses diliyle dikkat çekiyor. Avusturya Kültür Ofisi İstanbul ve Avusturya Büyükelçiliği Ankara’nın kültürel ağlarıyla da görünürlük kazanan proje, duygusal yoğunluğu yüksek ‘melankolik’ tınıları, ironik ve eğlenceli söz yazımıyla birleştiren özgün bir estetik kuruyor. İkilinin müzikal yaklaşımı, oryantal melodik referansları Batı pop üretim teknikleriyle harmanlayarak hibrit bir anlatı alanı yaratıyor. Haziran 2022’de yayınlanan ilk albümleri “Hotline Aze”, R&B, indie pop ve dream rock unsurlarını bir araya getiren konsept yapısıyla, mizah ve nihilizm arasında gidip gelen tematik bir çerçeve sunuyor. Avrupa alternatif sahnesinin önemli showcase etkinlikleri arasında yer alan Popfest Wien, Reeperbahn Festival ve Eurosonic Noorderslag gibi platformlarda sahne alarak uluslararası görünürlüğünü artıran Aze, “Aze the Band the Duo” adlı EP kapsamında yayınlanan “Sneaky Link” adlı parça ile dijital platformlarda geniş kitlelere ulaşarak küresel erişimini güçlendirdi. Aze Sound of Europe Festival’in çağdaş pop, R&B ve alternatif elektronik hattını temsil eden dikkat çekici projelerinden biri olarak öne çıkıyor.
18 Temmuz Cumartesi - Alan Kadıköy, İstanbul
19 Temmuz Pazar - Çankaya Belediyesi Kuğulu Park, Ankara
...
“shama” - Polonya
Polonya Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ankara, Polonya Cumhuriyeti Başkonsolosluğu İstanbul
Varşova merkezli Polonyalı ikili Basia Tomaszewska ve Jimi Bachniak’tan oluşan shama blues, soul, vintage rock ve indie pop unsurlarını bir araya getiren sıcak ve melodik bir ses dünyası kuruyor. Festivalde Polonya Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ankara ve Polonya Cumhuriyeti Başkonsolosluğu İstanbul desteğiyle görünürlük kazanan grup, müzikal ortaklıklarını genç yaşta başlayan bir dostluk ve ortak estetik arayış üzerinden inşa ediyor. İkilinin üretim dili, nostaljik referanslarla çağdaş pop yapısını birleştirerek hem geçmişe dönük hem de güncel bir anlatı kuruyor. İlk albümleri “loki”nin yayınlanmasının ardından canlı performans odaklı bir dinleyici kitlesi oluşturan shama, sahnede yarattığı doğrudan ve enerjik atmosferle dikkat çekiyor. Grup, Polonya’nın önemli showcase ve alternatif müzik platformları arasında yer alan ‘NEXT FEST’, ‘Great September’ ve ‘Bittersweet’ gibi etkinliklerde sahne alarak Avrupa alternatif sahnesindeki görünürlüğünü artırdı. Performanslarında ritim, neşe ve kolektif enerji ön planda yer alırken, müzikleri çoğu zaman ‘güneşli melankoli’ olarak tanımlanan bir duygusal alan yaratıyor. shama, festivalin indie, soul ve retro-pop eksenini temsil eden genç ve dinamik projelerinden biri olarak konumlanıyor.
18 Temmuz Cumartesi - Alan Kadıköy, İstanbul
19 Temmuz Pazar - Çankaya Belediyesi Kuğulu Park, Ankara
...
“Amar Corda Duo” - İtalya
İtalya Büyükelçiliği Ankara
İtalyan şarkı geleneğinin zarif çizgilerini çağdaş bir oda müziği estetiğiyle yeniden yorumlayan, vokalde Tosca Zampini ve gitarda Tolga During’den oluşan ikili Amar Corda Duo, İtalyan swing ve Akdeniz müziği repertuvarını merkezine alan stilize bir performans dili geliştiriyor. Festivalde İtalya Büyükelçiliği Ankara’nın kültürel işbirliği çerçevesinde yer alan proje, özellikle 1950’ler ve 1960’lar İtalyan popüler müziğinin melodik zarafetini güncel sahne pratiğiyle buluşturuyor. İkilinin repertuvarı swing, bossa nova, vals ve bolero gibi farklı türlerin kesişiminde şekilleniyor; bu yapı, hem Akdeniz müzikal hafızasına hem de Latin Amerika etkilerine uzanan çok katmanlı bir yorum alanı yaratıyor. Mina, Renato Carosone ve Henry Mancini gibi isimlerle ilişkilendirilen klasikleşmiş eserlerin yanı sıra Lelio Luttazzi ve Nicola Arigliano gibi bestecilerin parçaları, Amar Corda Duo’nun yeniden düzenlemeleriyle minimalist bir ses estetiği içinde yeniden hayat buluyor. Sahne performanslarında caz zarafeti ile vintage swing enerjisini birleştiren ikili, samimi ve akışkan bir anlatı kurarak dinleyiciyi farklı dönemler arasında dolaşan bir müzikal yolculuğa davet ediyor. Amar Corda Duo, festivalin Akdeniz merkezli nostaljik ve stilize pop-caz eksenini temsil eden özgün projelerden biri olarak öne çıkıyor.
19 Temmuz Pazar - Çankaya Belediyesi Kuğulu Park, Ankara
...
Etiketler: Sound of Europe Festivali müzik konser


