Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Baksı Müzesi’ne ‘Uygun’ aşk çiçekleri

Baksı Müzesi’ne ‘Uygun’ aşk çiçekleri

Baksı Müzesi’ne ‘Uygun’ aşk çiçekleri10 Temmuz 2026 - 05:07
2014 Avrupa Konseyi Özel Müze Ödülü ile TBMM Onur Ödülü’nün yanı sıra, eşdeğerde pek çok ödüle sahip Bayburt Baksı Müzesi, eylül ayına kadar yer alacak yeni sergisinde çağdaş ressam Ebru Uygun’un “Aşk Çiçekleri Açar Bu Topraklarda” dediği soyut dışavurumcu son dönem işlerini ağırlıyor. Uygun, Milliyet Sanat’a yaptığı açıklamada, doğanın kucağında açtığı sergisinin sanat anlayışına etkisini değerlendirirken, “Aslında eserlerimde radikal dönüşümler hep söz konusu. Buradaki tecrübemle de bu dönüşüm yine hep olacak, buna eminim. Zaten işlerimde de kendini durmadan eritiyor, çoğaltıyor. Kırıp döküyor, tekrar oluşturuyor. Burada hep bir iyileşme süreci var,” mesajını veriyor.
EVRİM ALTUĞ 
evrimaltug@gmail.com 
 
Prof. Dr. Hüsamettin ve Oya Koçan’ın önderliğiyle Bayburt’un Baksı köyü sırtlarında 2005’te kurulan, Avrupa Konseyi 2014 Müze Ödülü sahibi Baksı Müzesi, yeni sergisinde çağdaş fırça Ebru Uygun’un “Aşk Çiçekleri Açar Bu Topraklarda” dediği son dönem resimlerini ağırlamaya başladı. 
 
Uygun’un soyut dışavurumcu, karışık teknikteki büyük ebatlı ve coşkun, serbest üslûptaki ‘doğaçlama’ karakterli özgür biçimli yapıtlarını, bölgenin zamanı ve dokusu ile birer tohum ve çiçek gibi kucaklaştırdığı serginin, Baksı çiçek balının hasat mevsimine rastlaması ise eserlere merak ve arzu ile konan gözler adına anlamlı bir yakınlık ve duygusal, enerjik ve sahici bir bütünlük oluşturdu. 
 
 
Sanatçı Ebru Uygun ve Baksı Kültür Sanat Vakfı Kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan
 
ÇAĞSAV Kurumsal Onur Ödülü 2001 ile TBMM Onur Ödülü 2014 sahibi de olan ve Depo-Müze, Konuk Evi ve Kütüphane alanlarıyla, yaklaşık toplam 3 bin m2’lik alanda hizmet veren müzede 4 Eylül’e kadar izlenecek sergide, sanatçının 30’a yakın soyut dışavurumcu, karışık teknik resmi yer alırken, serginin açılışında konuşan Baksı Kültür Sanat Vakfı Kurucusu Prof. Dr. Koçan, etkinliğin Bayburt Üniversitesi, Valilik ve Belediye imzalı Dede Korkut Şenliği’yle de aynı zamana gelmesine dikkat çekti. 
 
“Bu şenlik, aşağı yukarı 30 yıl önce başlamış ve dönemin Valisi Ali Haydar Öner Bey beni bu konuda aramıştı. Bayburtlular için düşünce temelli bu etkinliğin bugüne kadar geliyor olması, son derece önemlidir. Bayburt’taki süreklilik Anadolu ile aynıdır. Bu nedenle ilgili şenliğin bugüne kadar sürdürülebilir olmasını çok önemsiyorum.”
 
Prof. Koçan daha sonra, Baksı Müzesi’nin yeni sergisi ve sanatçısı üzerine de şu ifadelerde bulundu: “Bu sene sistemimizi biraz değiştirdik. Baksı’yı artık herkes biliyor. Baksı da, aslında Dede Korkut törenlerinin gösterdiği törenlerin kalıcılığını gösteriyor. Buradaki beyaz binamız ardında yer alan “Huykesen Ağacı”mızda bile Dede Korkut oradadır, vardır. 
 
Sanatçımız Ebru Hanım da, zaten bu tür bereketli unsurlara büyük önem veriyor. Buraya gelenler de, bu kültürel kestirmeyi son derece gizemli ve bereketli bulurlar. Demek ki buradaki gizem, ‘kültürel süreklilik’tedir. 
 
Kendisi burada ‘Aşk Çiçekleri Açar’ diyor. Tabii ki çiçek bir tutkudur ve o olmadan aşk da olmaz. Çiçeğin açma meselesi, yaşamı da kutlama meselesidir. Uygun aslında çok sessiz, zarif ve narin bir kişiliğe sahip. Ama burada açılan sergi, günümüz sanatı adına çok kıymetli bir katkıdır. Sanatçıların ve sanatın öne çıktığı bir toplum da, zaten gelecekçi bir toplumdur. Bunun için, toplumun hem kök salma, hem geleceğe uzanma enerjisini oluşturur. Bu da, bu türlü her etkinliğin çoğalarak bizi bir ‘tekrar toplumu’ olmasından da kurtarması anlamına gelir. 
 
Baksı Müzesi için yazdığımız son bir kitapta, ‘Tekrar eden bir toplumun hem kültürü, hem de geleceği yoktur,’ diye yazmıştım. Biz, tekrarı başka bir şey zannederiz ama tekrar, üretmemeye bir tepki anlamını taşır. Bununla hiçbir şey olmaz. Gelenek ise bunu ilk olarak aldığı için güçlüdür. O nedenle geleceği arayan eylemin kendisi, geleneksel sürekliliğe katkıda bulunmakla mümkündür.
 
Ebru Uygun aslında bu kadar sakin görünmesine rağmen, gördüğünüz gibi tuvallerini adeta ‘dağıtmış’, parçalayıp renkleri adeta püskürtmüş. Buna adını koyarken, bize hep bir ‘enerji’den söz ediyor. Bunun için bu enerji bizi çok mutlu edecek.
 
Tabii Baksı Vakfı, gelenek derken, geleceği öneriyor olmakla birlikte, tüm bu kültürün temeline hep kadını yerleştiriyor. Kadın bizde sadece ‘Kibele’ bilinir ama Baksı kadınlarının hepsi birer Kibele, hepsi o üretkenliktir. O sahiplenme, geleceğe hayatı taşıma meselesidir. Böylece, bu sene, aşk çiçeklerinin tohumları da Baksı’da çok daha yaygın olacaktır. 
 
Nitekim Oya Koçan Hanım’ın da Başkanlığı ile Baksı Kültür Sanat Vakfı olarak bildiğiniz gibi Bayburt’ta da bir Kadın Eğitim Merkezi inşa ediyoruz. Burayı hem geleneği, hem geleceği sahiplensin diye yapıyoruz. Kadının öncülüğü ile gelecek düşüncesinin bizi sürüklediği bir yolculuğa burada başladık. Bunun ortakları ayrıca, burada Ütopya atölyelerimizi kuran çocuklardır. İlginçtir ki hepsi de kız çocuklarıdır.
 
Bu nedenlerle, Ebru Uygun Hanım’a bizi böyle anlamlı bir sergi ile yüzleştirdiği için çok teşekkür ediyoruz. Umut ediyorum ki, bu dağlar kadar yüksek beklentilerimiz olacak. Onların ışıkları ise onların daha da yukarısına varacak.” 
 
Serginin açılışına Bayburt Vali Yardımcısı Cem Gümrükçü başta olmak üzere, Bayburt Emniyet Müdürü Barış Erkol ve Bayburt İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Fatih Aslan, ressam Ekrem Yalçındağ, Dirimart sanat galerisi kurucusu Hazer Özil ve ArtDog İstanbul Sanat Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Kırmacı ile Can Yayınları Türk Edebiyatı Editörü, Argonotlar Bağımsız Sanat Eleştirisi Portalı eleştirmen ve yazarı Abdullah Ezik’in yanı sıra, belgesel sanat filmleri yönetmeni Zuhal Demirarslan ve çok sayıda davetli ve basın mensubu da katıldı. 
 
 
Törene katılan Vali Yardımcısı Gümrükçü burada yaptığı açılış konuşmasında, şu ifadelerde bulundu: ”İşte, Bayburt için bizim istediğimiz manzara budur. Müzeleri, kültürel ve sanatsal etkinlikleriyle, turizmiyle ön planda bulunan bir Bayburt. Bu konuda müzelerimiz, Bayburt adına gerçekten önemli mekânlardır. Bu sergi de, burada çok daha anlamlı ve değerlidir. Bu duygularla Baksı Müzesi ile Vakıf kurucuları Sn. Hüsamettin Bey ile Oya Hanım’a, ayrıca Ebru Hanım ile tüm sergi ve müze ekibine çok teşekkür ederim.”
 
 
Bayburt Vali Yardımcısı Cem Gümrükçü
 
Ressam Ebru Uygun ise Milliyet Sanat’a yaptığı açıklamada ilk kez geldiği Baksı Müzesi ve yapıtları arasında bu denli bir yakınlık olacağını beklemediğinin altını çizerek, sanatseverlere şunları aktardı:
 
“Sergiden önce mekânı görmemiştim ama, gördüğüm, hissettiğim noktada çok güzel, yerinde bir beraberlik olabileceği duygusuna kapıldım. Burada önceden çalıştığım eserlerimle Baksı Müzesi’ni buluşturmak üzere bir aradalık, bütünlük kurmuş oldum. Geldiğimde, mekânla eserleri doğal şekilde bir araya getirdim. Bunun çok güzel bir örtüşme olduğuna inanıyorum.
 
Buradaki açılıştan, atölyeme çok şey götüreceğim. Sanki uzun zamandan beri buradaymış gibi hissediyorum. Müzenin kendi yapısı, karakteri dışında benim için coğrafyanın çok büyük etkisi oldu. Kendime çok şey katarak dönüş yapıyorum. Zaten Hüsamettin Hocam’ın da benim işlerimle yakınlığı, teması benim için çok kıymetli. Çünkü aynı dili konuşup, aynı yere bakıyor olmak, aynı şeyler üzerinden ilerlemek, durumu kolaylaştırması bir yana, işin tadını ve keyfini de ortaya çıkarıyor.”
 
 
Ebru Uygun
 
 
Eserlerinde doğaçlamaya tutarlı ve ısrarlı bir şekilde yer veren ressam Uygun, kendiliğinden var oluşun kaynağı sayılabilecek günümüz doğasıyla arasında kurduğu ilişkiye değinirken ise şunları kaydetti:
 
“Açıkçası, ben duruma endişeyle bakmıyorum. Daha çok kendi kendini doğurma, ilerleme, iyileşme sürecinin tabiatta olduğuna hep inanıyorum. Bunun geriye gittiğini değil, tam tersine, değişe değişe ileriye gittiğine inanıyorum.
 
Bir önceki kişisel sergim, İsviçre’nin Engelberg noktasında, bir kayak merkezi yakınında oldu. Ama oradaki doğa ile burayı karşılaştırdığımızda, buranın ne kadar canlı ve hareket halinde olduğuna, yaşadığını gördüm ve işlerimin de bu anlamda, bu coğrafya ile birlikteliği çok daha keyifli.
 
Aslında eserlerimde radikal dönüşümler hep söz konusu. Buradaki tecrübemle de bu dönüşüm yine hep olacak, buna eminim. Tabii ki şu anda bunun tam farkında değilim. Zaten işlerimde de kendini durmadan eritiyor, çoğaltıyor. Kırıp döküyor, tekrar oluşturuyor. Burada hep bir iyileşme süreci var.”
 
Yapıtları Zürih Haus Konstruktiv Museum, İstanbul Modern ve Londra’daki Saatchi Gallery koleksiyonlarında yer alan Ebru Uygun (d.1974), lisans eğitimini Kingston Üniversitesi Sanat ve Tasarım Bölümü ile Brighton Üniversitesi İllüstrasyon Bölümü’nde tamamlamıştı.  
 
Baksı Müzesi tarafından verilen bilgiye göre Uygun, ‘eserlerinde yüzeyi daha yoğun ve maddesel bir araştırma alanına dönüştürürken, çimento, tutkal, alçı, fayans ve pigmentleri bir araya getirerek oluşturduğu katmanlı yapıları öne çıkarıyor. Bu yapılar, doğal oluşum süreçleriyle birlikte gittikçe daha topografik yüzeylere bürünüyor.’
 
 
 
Gerçekten de, Ebru Uygun’un süreç bazlı çalışmaları, yapıtın zamana, mekâna ve oluşa gösterdiği bir yankı olarak da tanımlanabiliyor. Uygun, katmanları, zıt materyal ve biçimleri ısrarlı biçimde çalıştırıp, çakıştırarak, görece düzensiz her durumun içindeki yeniden varoluş ve yaratılış anlarının potansiyelini sorguluyor ve ‘an’daki metafizik ve maddesel dönüşüm düzeyinin altını çiziyor. 
 
Çok alçak veya yüksek varlık durumlarına, dış ve iç evrendeki ‘mikro ve makro’ ebatları hatırlatarak göndermede bulunan ressam Uygun, küçük, orta ve çok büyük ölçekli resimlerinde rengin yüzeye sindirdiği ‘imge’nin hem biçim, hem de zaman içindeki temsil ve vazifesini araştıran, seri kavramsal yapıtlar ortaya çıkarıyor.
 
Ağırlıkla tekil olmak üzere, ’Diptik’ veya ‘Triptik’ ya da seri olarak da izlenebilen güncel yapıtlarıyla Uygun, Bayburt Baksı Müzesi sergisinde “Light Time” (Aydınlık Vakti) (2022), “Where Do We Go?” (Nereye Gidiyoruz?) (2022) ve “Heavy Fall” (Ağır Dökülüş) (2022) ile “Night White” (2022) adlı eserlerinin yanı sıra “How Long is a Light-Year” (Bir Işık Yılı Ne kadar sürer?) (2019), “Shadow Ground” (Gölge Yüzey) (2022), “White Portal” (Beyaz Geçit) (2022) ve aynı yıl ürettiği “Always Remember” (Her Zaman Anımsa) gibi sayısı 30’u bulan birçok eserini izlenime sunuyor. 
 
Etiketler: Milliyet Sanat  Baksı Müzesi  bayburt  Ebru Uygun