Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Bayburtlu kadınların geleceğine ortak katkı

Bayburtlu kadınların geleceğine ortak katkı

Bayburtlu kadınların geleceğine ortak katkı07 Kasım 2026 - 05:11
Baksı Müzesi ve Baksı Kültür Sanat Vakfı’nın Bayburt’ta yapımını sürdürdüğü Hüsame Köklü Kadın Eğitim Merkezi için sanat dünyası bir araya geliyor. Yaklaşık 100 sanatçının yapıtlarını bağışladığı “Adanmış Yapıtlar” sergisi, 19-28 Kasım’da Bilgili Sanat ev sahipliğinde Akaretler Sıraevler A23’te açılacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Bir müzenin bulunduğu coğrafyayla kurduğu ilişki, koleksiyonunun ve sergi programının ötesine geçerek toplumsal yaşamda kalıcı bir karşılık bulabilir. Bayburt’ta çağdaş sanatla geleneksel üretim kültürünü bir araya getiren Baksı Müzesi’nin yeni projesi Hüsame Köklü Kadın Eğitim Merkezi de böyle yaklaşımın bir uzantısı. Kadınların mesleki becerilerini geliştirmelerini, yerel üretim bilgisini çağdaş tasarımla buluşturmalarını ve kendi gelirlerini elde edebilmelerini hedefleyen merkezin yapımı sürüyor. Projenin tamamlanmasına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen “Adanmış Yapıtlar” sergisinde ise farklı kuşaklardan yaklaşık 100 sanatçının bağışladığı eserler bir araya geliyor. İstanbul’da açılacak sergi, sanatçıların üretimlerini Bayburt’ta kadınların eğitim ve istihdam olanaklarını geliştirecek bir yapının hayata geçirilmesi için ortak bir dayanışma zeminiyle buluşturuyor.
 
Sanat dünyasından ortak dayanışma
 
Baksı Müzesi ve Baksı Kültür Sanat Vakfı’nın “Kadını Destekliyoruz” projesi kapsamında hazırlanan “Adanmış Yapıtlar”, sanatçıların eser bağışlarıyla Hüsame Köklü Kadın Eğitim Merkezi’nin tamamlanmasına destek olmayı amaçlıyor. Yaklaşık 100 sanatçının özgün yapıtlarından oluşan sergi, 19-28 Kasım 2026 tarihleri arasında Bilgili Sanat ev sahipliğinde Akaretler Sıraevler A23’te ziyaret edilebilecek. Sergi süresince satışa sunulacak eserlerden elde edilen gelir, Bayburt’ta inşası devam eden merkezin tamamlanarak hizmete açılması için kullanılacak.
 
Farklı kuşaklardan ve sanat disiplinlerinden isimleri buluşturan seçki, sanatçıların yanı sıra galerilerin, gönüllülerin, koleksiyonerlerin ve sanatseverlerin de katılımıyla büyüyen bir dayanışma girişiminin parçası. Sanatçılar, bu kez yapıtlarıyla Bayburt’ta yaşayan kadınların eğitim alacağı, geleneksel üretim bilgisini geliştireceği, yeni meslekler edineceği ve kendi gelir kaynaklarını oluşturabileceği bir merkezin hayata geçirilmesine katkıda bulunuyor.
 
Baksı Kültür Sanat Vakfı’nın kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, merkezin kadınların üretim bilgisini ve becerilerini geliştirebilecekleri, yaratıcı güçlerini ortaya koyabilecekleri bir yaşam alanı olarak tasarlandığını belirtiyor. Koçan, projenin hedeflerini ve sanatçıların katkısını şöyle anlatıyor:
 
“Hüsame Köklü Kadın Eğitim Merkezi ile kadınların sahip oldukları üretim bilgisini ve becerilerini geliştirebilecekleri, kendi yaratıcı güçleriyle buluşabilecekleri bir ortam kurmayı amaçlıyoruz. Yerel kültürün taşıdığı birikimi sanat, zanaat ve çağdaş tasarımla buluşturarak kadınların hem ekonomik hem de sosyal yaşama daha etkin katılabilmelerine alan açmak istiyoruz. Bizim için bu merkez, yalnızca bir yapı değil; kadınların emeğinin görünür olduğu, birlikte öğrenmenin ve üretmenin yeni olanaklar yarattığı bir yaşam alanı.
 
Bu hayal, başından beri gönüllülerin ve destekçilerimizin katkılarıyla büyüdü. Şimdi sanatçılarımız da özgün yapıtlarını bağışlayarak merkezin tamamlanmasına destek veriyor. ‘Adanmış Yapıtlar’ adını verdiğimiz bu eserler, sanatın yaratıcı gücünü ortak bir geleceğe duyulan inançla buluşturuyor. Sanatçılarımıza ve bu yolculukta yanımızda duran herkese yürekten teşekkür ediyorum.”
 
 
Bir arsa bağışından toplumsal projeye
 
Hüsame Köklü Kadın Eğitim Merkezi’nin çıkış noktası, Bayburt’ta yaşamış Hüsame Köklü’nün projeye arsa bağışlaması. Baksı Müzesi’nin öncülüğünde geliştirilen girişim zaman içinde kadınların eğitim, üretim ve istihdam olanaklarını bir arada ele alan kapsamlı bir projeye dönüştü. Merkezin ilk tanıtım toplantısı 21 Ağustos 2023’te İstanbul’da gerçekleştirildi. Projenin temeli ise 3 Haziran 2024’te Bayburt’ta düzenlenen törenle atıldı. Melkan Gürsel öncülüğünde Tabanlıoğlu Mimarlık’ın mimari tasarımını üstlendiği yapının hayata geçirilmesi için vakfın yanı sıra gönüllü bağışçılar ve destekçiler de katkıda bulunuyor.
 
Merkezin konumu da projenin Bayburt’la kurduğu ilişki açısından önem taşıyor. Bayburt şehir merkezinde, Çoruh Nehri kıyısında ve Bayburt Kalesi’nin karşısında inşa edilen yapı, kentte ve çevre köylerde yaşayan kadınların eğitim ve üretim olanaklarına erişebilecekleri bir buluşma noktası olarak tasarlandı. Baksı’nın proje yaklaşımında özellikle köylerden kent merkezine göç etmiş kadınların değişen yaşam koşullarına uyum sağlamaları, mesleki beceriler edinmeleri ve ekonomik güçlerini artırmaları üzerinde duruluyor. Çevre köylerde yaşayan kadınların da merkezdeki olanaklardan yararlanabilmesi hedefleniyor.
 
Bu yönüyle proje, yalnızca belirli alanlarda eğitim verilecek bir kurs binasının kurulmasından ibaret değil. Kadınların bir araya gelerek üretim yapmaları, bilgi ve deneyimlerini paylaşmaları, yerel kültürün taşıdığı becerileri yeni kuşaklara aktarmaları ve ürettikleri ürünleri ekonomik değere dönüştürmeleri amaçlanıyor. Merkezin adı da Bayburt’la kurduğu bu yerel bağın bir parçası. Hüsame Köklü’nün bağışladığı arsa, girişimin başlangıç noktasını oluştururken projenin kapsamı zaman içinde daha geniş bir eğitim ve üretim modeline dönüştü.
 
Ehram dokumadan dijital tasarıma uzanan eğitim
 
Hüsame Köklü Kadın Eğitim Merkezi’nde kurulması planlanan yedi atölye, geleneksel üretim yöntemleriyle çağdaş tasarım ve ticaret becerilerini bir araya getiriyor. Moda ve üretim, ehram ve geleneksel dokuma, tasarım ve markalama, doğal boya, geleneksel zanaat ve nakış, dijital tasarım ve e-ticaret ile girişimcilik eğitimleri, merkezin çalışma alanları arasında yer alıyor.
 
Bayburt’un yerel kültüründe önemli bir yeri bulunan ehram dokumacılığı, bu programın öne çıkan başlıklarından biri. Geleneksel dokuma bilgisinin korunması ve üretimin sürdürülmesi kadar, bu ürünlerin günümüzün tasarım anlayışıyla yeniden ele alınması da hedefleniyor. Doğal boya, nakış ve geleneksel zanaat eğitimleri de yerel üretim bilgisinin farklı alanlarda geliştirilmesine olanak sağlayacak. Moda, tasarım ve markalama çalışmaları ise üretilen nesnelerin güncel kullanım alanları ve pazar koşullarıyla ilişkilendirilmesini amaçlıyor.
 
Eğitim programının dijital tasarım, e-ticaret ve girişimcilik başlıklarını da içermesi, projenin üretim sürecini satış ve pazarlama aşamalarına kadar ele aldığını gösteriyor. Kadınların yalnızca ürün ortaya çıkarmaları değil, bu ürünleri tanıtmaları, markalaştırmaları, dijital platformlarda satışa sunmaları ve kendi girişimlerini yönetmeleri için gerekli becerileri edinmeleri hedefleniyor. Böylece geleneksel zanaatın ekonomik yaşamla bağının güçlendirilmesi ve yerel üretimin daha geniş pazarlara ulaşabilmesi amaçlanıyor.
 
Vakfın proje yaklaşımında sürdürülebilir üretim de önemli bir yer tutuyor. Eğitim ve atölye çalışmalarının yavaş üretim, geri dönüşüm, ileri dönüşüm ve çevre dostu uygulamalar çerçevesinde yürütülmesi planlanıyor. Yerli ve yabancı tasarımcılarla, markalarla ve farklı üreticilerle kurulacak iş birlikleri aracılığıyla kadınların ürettiği ürünlerin yeni tasarım ve satış kanallarına ulaşması öngörülüyor.
 
Eğitimden istihdama uzanan model
 
Merkezin programı, mesleki beceri kazandırmanın yanı sıra kadınların üretim sürecini sürdürebilmeleri için ihtiyaç duyabilecekleri sosyal ve kurumsal desteği de kapsıyor. Kreş, kütüphane, konuk evi ve galeri gibi tamamlayıcı alanların yapıda yer alması planlanıyor. Bu birimler, eğitim faaliyetlerinin yanı sıra kadınların bir araya gelmesine, deneyim paylaşmasına ve ürettiklerini sergilemesine olanak sağlayacak.
 
Baksı’nın proje planında eğitimlerin farklı uzmanlık alanlarından gönüllü eğitmenlerin ve sponsorların katkısıyla yürütülmesi de bulunuyor. Tasarımcılar, üreticiler ve hukukçular gibi farklı alanlardan uzmanların eğitimlere katılması; sanat, genel kültür, geleneksel el sanatları, aile ve çocuk bakımı ile kişisel gelişim başlıklarında programlar düzenlenmesi öngörülüyor. Dijital ticaret ve sosyal medya üzerinden satış gibi konular da kadınların üretimlerini ekonomik faaliyete dönüştürebilmeleri için ele alınacak.
 
Projenin uzun vadeli hedeflerinden biri, eğitim alan kadınların ilerleyen dönemlerde kendi alanlarında eğitmenlik yaparak bilgi ve deneyimlerini başka kadınlara aktarmaları. Böylece merkezde edinilen becerilerin yalnızca bireysel düzeyde kalmaması, yerel ölçekte yaygınlaşması amaçlanıyor. Meslek edinen kadınların kooperatifleşmeleri ve kendi işlerini kurmaları için desteklenmesi; merkezde üretilen ürünlerin yurt içi ve yurt dışı pazarlara ulaştırılması da planlanan çalışmalar arasında. Müze mağazaları, fuarlar, sergiler ve farklı satış noktaları bu ürünlerin tüketiciyle buluşabileceği kanallar olarak değerlendiriliyor.
 
Bu yaklaşım, geleneksel üretimin yalnızca kültürel miras olarak korunmasından daha geniş bir hedef taşıyor. Yerel bilgi ve becerilerin güncel tasarım, dijital ticaret ve girişimcilik olanaklarıyla bir araya getirilmesi, kadınların ekonomik hayata katılımını destekleyecek bir üretim zinciri oluşturmayı amaçlıyor. Merkezin kadınların sosyal ve kültürel yaşama katılımını da güçlendirmesi bekleniyor.
 
Baksı Müzesi’nin yerelden beslenen deneyimi
 
Hüsame Köklü Kadın Eğitim Merkezi’nin arkasında, Baksı Müzesi’nin yıllar içinde geliştirdiği kültür ve sanat yaklaşımı bulunuyor. Bayburt doğumlu sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın fikri 2000 yılında filizlenen müzenin ana binası 2010’da tamamlandı. Bu düşünceyi hayata geçirmek amacıyla 2005 yılında Baksı Kültür Sanat Vakfı kuruldu. Müze, sanatçıların ve gönüllülerin katkılarıyla, çağdaş sanatla geleneksel el sanatlarını aynı çatı altında buluşturan bir kültür kurumuna dönüştü.
 
Bayburt’un Bayraktar köyünde, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepe üzerinde yer alan müze; sergi salonları, depo müze, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konuk eviyle geniş bir alana yayılıyor. Çağdaş sanat eserlerinin yanı sıra halk resimleri ve yerel el sanatlarından örnekleri de koleksiyonunda bulunduran Baksı, sanat ile geleneksel üretim kültürü arasında ilişki kurmayı amaçlıyor. Müzenin bu yaklaşımı, kültürel belleğin korunması ve yerel üretimin güncel yaşam içinde varlığını sürdürmesi açısından önem taşıyor.
 
Baksı Müzesi, 2014 yılında Avrupa Konseyi Müze Ödülü’ne değer görüldü. Avrupa’nın 22 ülkesinden 37 müzenin katıldığı değerlendirme sonucunda verilen ödül, müzenin çağdaş sanatla yerel kültürü bir araya getiren modelini uluslararası ölçekte de görünür kıldı. Baksı’nın Bayburt’ta geliştirdiği bu yaklaşım, sanatın yalnızca büyük kentlerdeki kurumlar ve izleyicilerle sınırlı kalmaması, bulunduğu bölgenin kültürel ve toplumsal yaşamıyla doğrudan ilişki kurması düşüncesine dayanıyor.
 
Kadın Eğitim Merkezi de bu deneyimin yeni bir aşaması. Müzenin yerel kültür ve üretim bilgisini koruma yaklaşımı, bu kez kadınların eğitim ve istihdam olanaklarını geliştirmeye odaklanıyor. Geleneksel dokuma, zanaat ve el işçiliğinin çağdaş tasarım ve dijital ticaretle buluşturulması, Baksı’nın kültürel mirası yalnızca sergilemekle yetinmeyen yaklaşımını sürdürüyor. Merkez tamamlandığında, bu bilgi ve becerilerin eğitim programları aracılığıyla aktarılması ve ekonomik yaşama katılması hedefleniyor.
 
“Adanmış Yapıtlar”ın sanatçı kadrosu
 
“Adanmış Yapıtlar” sergisinde farklı kuşaklardan ve disiplinlerden sanatçıların bağışladığı eserler bir araya geliyor.
 
Seçkide Ahmet Doğu İpek, Ali Elmacı, Ali Kazma, Ardan Özmenoğlu, Arzu Şemşi Kaygusuz, Aslı Işıksal, Barış Sarıbaş, Belkıs Balpınar, Burcu Or, Burcu Yağcıoğlu, Burçak Bingöl, Burhan Doğançay, Canan Demir, Çağla Köseoğulları, Çağla Ulusoy, Çiğdem Aky, Damla Sari, Defne Tesal, Deniz Karakurt Şekerci, Ebru Uygun, Ece Kibaroğlu, Eda Demir, Ekrem Yalçındağ, Elif Tura, Elvan Alpay, Elvan Ekren, Emre Tura, Erdal Duman, Erol Eskici, Ertuğrul Ateş, Fatma Füsun İnan, Fırat Engin, Genco Gülan, Gülsün Karamustafa, Gülveli Kaya, Havva Altun Demircan, Hüsamettin Koçan, Hüseyin Arıcı, Irmak Canevi, Irmak Dönmez, İnci Eviner, İrfan Önürmen, Lal Batman, Lara Ögel, Leyla Emadi, Leyla Pekmen, Maria Sezer, Mehmet Ali Uysal, Mehmet Kavukçu, Mehmet Kemal İçden, Mert Ege Köse, Merve İşeri, Merve Şendil, Mike Berg, Miraç Ceyhan, Murat Germen, Murat Morova, Mustafa Boğa, Müveddet Nisan Yıldırım, Nancy Atakan, Nermin Er, Nuri Bilge Ceylan, Osman Dinç, Ömer Tevfik Erten, Pınar Birim, Sarkis, Seçkin Pirim, Selma Gürbüz, Sergen Şehitoğlu, Serina Haratoka, Serkan Demir, Seval Şener, Sezgin Toprak, Sinem Yıldırım, Şevket Arık, Şevket Sönmez, Tanzer Arığ, Tayfun Erdoğmuş, Tibet Oktay Aslan, Uzay Çöpü, Vahap Avşar, Volkan Kızıltunç, Vuslat, Yağız Özgen ve Zeynep Beler’in eserleri yer alıyor.
 
Sanatçıların bağışladığı yapıtlar, farklı üretim biçimlerini kadınların eğitimi ve ekonomik yaşama katılımı için ortak bir amaçta buluşturuyor. “Adanmış Yapıtlar”, bu yönüyle yalnızca bir sergi değil, sanat alanında üretilen değerin Bayburt’ta kalıcı bir eğitim ve üretim alanına dönüşmesine katkı sağlayan bir girişim olarak öne çıkıyor.
 
Sergi, 19-28 Kasım 2026 tarihleri arasında Bilgili Sanat ev sahipliğinde Akaretler Sıraevler A23’te ziyaret edilebilecek. Satışa sunulan eserlerden elde edilecek gelir, Hüsame Köklü Kadın Eğitim Merkezi’nin tamamlanması için kullanılacak.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  Baksı Müzesi  Baksı Kültür Sanat Vakfı  bayburt