Beyaz perdenin sonbahar ritüeli 25. yılında
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Paribu sponsorluğunda çeyrek asırlık bir geleneğe dönüştürülen Filmekimi, dünya sinemasının ödüllü ve merakla beklenen başyapıtlarını dört farklı şehre taşımaya hazırlanırken; geçmişin Lale Sineması hatıralarından günümüzün modern salonlarına uzanan köklü bir sinema kültürünün de izini sürüyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
İstanbul’da sinema seyircisi olmak, Beyoğlu’nun o kendine has kokusunu içine çekmek, Emek, Atlas ya da Lale Sineması’nın kapısında matine saatini beklemekle eş değer bir tutkudur. Yeşilçam’ın o efsanevi melodramlarının, perdeden taşan siyah-beyaz sevdalarının ve ahşap koltuk gıcırtılarının hafızalara kazındığı bu topraklarda, sinema hiçbir zaman yalnızca bir seyir faaliyeti olmamıştır. Yeşilçam’ın sinemamıza miras bıraktığı kolektif izleme kültürü ve perdede kendini bulma arzusu, bugün modern zamanların festivallerinde ve vizyon dışı seçkilerinde biçim değiştirerek yaşamaya devam ediyor. Geçmişin o coşkulu sinema günlerinin günümüzdeki en güçlü temsilcilerinden biri olan İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), bu yıl sinemaseverleri yine heyecan verici bir sonbahar yolculuğuna çıkarıyor. Paribu sponsorluğunda gerçekleştirilen ve sinema dünyasının en taze, en çok konuşulan yapıtlarını bir araya getiren Filmekimi, bu yıl 25’inci yaşını kutlarken izleyicisine yine dopdolu bir takvim sunuyor.
9 Ekim Cuma günü başlayacak olan festival, 9-18 Ekim tarihlerinde İstanbul’da sinema salonlarını dolduracak. Ancak Filmekimi’nin bu yılki coğrafyası sadece İstanbul ile sınırlı kalmıyor; festival ruhu 15-18 Ekim tarihlerinde Ankara’ya, 22-25 Ekim tarihlerinde ise İzmir’e taşınacak. Üstelik bu çeyrek asırlık serüvende bir ilk de yaşanacak ve Filmekimi, yine 22-25 Ekim tarihlerinde Mersin’deki sinemaseverlerle ilk kez buluşmanın heyecanını yaşayacak.
Kültürel ortaklığın yansımaları
Festivalin bu görkemli buluşmasının habercisi basın toplantısı, 6 Ekim Salı akşamı Paribu Art’ta gerçekleştirilen özel bir davetle yapıldı. Sinema yazarlarını, kültür sanat muhabirlerini ve sektörün profesyonellerini bir araya getiren bu anlamlı gecede konuşan İstanbul Film Festivali Direktörü Kerem Ayan, konuklara Filmekimi programının ayrıntılarını titizlikle aktardı. Ayan, konuşmasında bu yıl da gösterimlerin kalbi olan ve festival atmosferine ev sahipliği yapan Paribu Art çatısı altında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirirken, sinemanın birleştirici gücüne vurgu yaptı.
İstanbul Film Festivali Direktörü Kerem Ayan
Gecede söz alan bir diğer isim ise Paribu adına konuşmasını gerçekleştiren Paribu Art Direktörü Emrah Yamaç oldu. Yamaç, Paribu olarak kültür ve sanat alanında uzun soluklu, nitelikli ve sürdürülebilir iş birlikleri kurmaya büyük bir önem verdiklerini belirtti. Nitelikli sanatsal üretimlerin daha geniş kitlelerle buluşmasına katkı sağlamayı kurumsal bir misyon olarak gördüklerini ifade eden Emrah Yamaç, yedi yıldır kesintisiz destekledikleri Filmekimi ile olan ortaklıklarından büyük bir mutluluk duyduklarını dile getirdi. Kültür ve sanatın farklı disiplinlerine alan açan, insanları ortak duygularda bir araya getiren bir buluşma noktası olarak hayata geçirdikleri Paribu Art’ın festivalle kurduğu bu bağın kendileri için çok anlamlı bir karşılığı olduğunu söyleyen Yamaç, 25. Filmekimi’nin yeni filmler, yeni hikâyeler ve güzel karşılaşmalarla tüm sinemaseverlere ilham vermesini diledi. Basın buluşmasının hemen ardından, usta yönetmen Werner Herzog’un imzasını taşıyan ve Türkiye prömiyerini Filmekimi’nde yapan "Bucking Fastard" filminin gösterimi yapılarak festivalin perdesi gayriresmi olarak aralanmış oldu.
Usta yönetmenlerin merakla beklenen imzaları
Kamera arkasında ekol yaratmış usta yönetmenlerin en yeni yapıtları, her yıl olduğu gibi bu yıl da Filmekimi’nin omurgasını oluşturuyor. Çağdaş İspanyol sinemasının dahi yönetmeni Pedro Almodóvar, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için ana yarışmada yer alan ve sinema endüstrisinin kendi dinamiklerine ayna tutan katmanlı bir film içinde film anlatısına sahip "Buruk Noel / Bitter Christmas" ile programın en çok merak edilen yönetmenleri arasında başı çekiyor. Sinemasında ahlaki ikilemleri ve insan ilişkilerinin kırılganlığını ustalıkla işleyen Asghar Farhadi ise dev bir oyuncu kadrosunu bir araya getirdiği "Kesişen Hayatlar / Parallel Tales" ile izleyici karşısına çıkıyor. Film; Isabelle Huppert, Virginie Efira, Vincent Cassel ve Pierre Niney gibi sinemanın güçlü isimlerini aynı anlatıda buluşturuyor.
Dört yıllık uzun bir aranın ardından sinemaya görkemli bir dönüş yapan James Gray, başrollerini Adam Driver, Scarlett Johansson ve Miles Teller gibi Hollywood’un yıldız isimlerine teslim ettiği "Kâğıttan Kaplan / Paper Tiger" ile Filmekimi perdesinde yer alıyor. "Son of Saul" ile sinema tarihine unutulmaz bir damga vuran László Nemes ise bu kez İkinci Dünya Savaşı yıllarına uzanıyor. Fransız direnişinin sembol isimlerinden Jean Moulin’in son günlerine odaklanan ve başrollerini Gilles Lellouche ile Lars Eidinger’in paylaştığı "Direniş / Moulin", dönemin ruhunu sinematografik bir dille sorguluyor.
Güney Kore sinemasının gerilim ustası Na Hong-jin, tüm dünyada büyük yankı uyandıran "The Wailing / Kara Büyü" filminden tam on yıl sonra çektiği ve Cannes’da dünya prömiyerini yapan yeni filmi "Hope" ile bilimkurgu, aksiyon ve gerilimi sarsıcı bir potada eritiyor. Bağımsız sinemanın ikonik isimlerinden Gregg Araki de on iki yıllık uzun bir aranın ardından çektiği ilk uzun metrajlı kurmaca yapımı "Seni İstiyorum / I Want Your Sex" ile sinemaseverlerin karşısına çıkarken; müzik videolarından sinemaya uzanan estetik diliyle tanınan Anton Corbijn, Helen Mirren ve Alden Ehrenreich’ın rol aldığı, prömiyerini Toronto’da yapan polisiye komedisi "Cinayet Kitabı / A Talent for Murder" ile festival seçkisinde kendine yer buluyor.
"All of Us Strangers" ile izleyicilerin hafızalarında derin izler bırakan Andrew Haigh’ın sabırsızlıkla beklenen yeni filmi "Uzun Bir Kış / A Long Winter" da programın dikkat çeken bir diğer yapımı. Kurmaca sinemaya uzun bir aradan sonra geri dönen belgesel ve kurmaca sinemanın dehası Werner Herzog, Rooney Mara ve Kate Mara kardeşlerin ikizleri canlandırdığı, Venedik Film Festivali’nde prömiyerini yapan "Bucking Fastard" ile sinemaseverleri selamlıyor. Öte yandan "Amélie" filminin unutulmaz yönetmeni Jean-Pierre Jeunet, kendine has görsel dünyasını yansıttığı "Violette" filmiyle Filmekimi programını zenginleştiriyor.
Tiyatro kökenli sinemacı Martin McDonagh, büyük beğeni toplayan "The Banshees of Inisherin" filminden bu yana sinema dünyasında merakla beklenen yeni projesi "Vahşi At Dokuz / Wild Horse Nine" ile festivale konuk oluyor. Başarılı oyuncu John Malkovich’e Venedik Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü getiren bu casus filmi; Sam Rockwell, Steve Buscemi ve Tom Waits gibi kült isimleri bir araya getiren kadrosuyla şimdiden sinema takvimlerinin en üst sırasına yerleşmiş durumda. Sıra dışı anlatı tarzıyla tanınan Taika Waititi ise Amy Adams ve Jenna Ortega’nın başrollerini paylaştığı, Nobel ödüllü yazar Kazuo Ishiguro’nun aynı adlı romanından uyarlanan "Klara ile Güneş / Klara and the Sun" ile edebiyat ve sinemanın estetik ortaklığını perdeye taşıyor.
Cannes’dan yansıyan ödüllü hikâyeler
Filmekimi programı, dünya festivallerinden taze ödüllerle dönen ve eleştirmenlerden tam not alan yapımlarla sinema maratonunu daha da heyecanlı kılıyor. Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü başta olmak üzere pek çok prestijli ödülü kucaklayan "Devrinin Adamı / A Man of His Time", festivalin en güçlü halkalarından biri. Yönetmen Emmanuel Marre’ın, Nazi işgali altındaki Fransa topraklarında hayatta kalma mücadelesi veren büyük büyükbabasının gerçek yaşam öyküsünden esinlenerek beyaz perdeye aktardığı bu film, tarihi bir dönemi insani bir perspektifle ele alıyor.
Daha önce "Korsaj" filmiyle büyük beğeni toplayan yönetmen Marie Kreutzer, yeni filmi "Nazik Canavar / Gentle Monster" ile bu kez ahlaki sorumlulukların ağırlığı altında ezilen ve bocalayan bir annenin iç dünyasına odaklanıyor. Estetik tercihiyle dikkat çeken ve hem 16mm hem de 35mm film formatları kullanılarak çekilen bu görsel yapıtın başrolünde, Fransız sinemasının yıldız oyuncusu Léa Seydoux yer alıyor. Rebecca Hall, Noomi Rapace ve Gael García Bernal gibi güçlü isimleri bir araya getiren Maria Martínez Bayona imzalı "Yolun Sonu / The End of It" ise bilimkurgu, aile draması ve kara komedi türleri arasında cesurca gezinen anlatısıyla izleyiciyi şaşırtmaya hazırlanıyor.
Cannes Film Festivali’nin "Belirli Bir Bakış" bölümünde dünya prömiyerini gerçekleştiren ve gotik atmosferiyle izleyicinin dikkatini çeken Zachary Wigon imzalı "Victorian Psycho", başroldeki Maika Monroe’nun performansıyla gerilim türünün bu yılki en iddialı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Yine Cannes’da Altın Palmiye için ana yarışmada yarışan Charline Bourgeois-Tacquet imzalı "Bir Kadının Hayatı / A Woman’s Life" filmi ise Léa Drucker ile Mélanie Thierry’yi sinematografik bir uyum içinde bir araya getiriyor.
Daha önceki süreçte büyük ses getiren "As Bestas / Hayvanlar" filmini yine Filmekimi’nde izlediğimiz usta yönetmen Rodrigo Sorogoyen, bu kez Javier Bardem ile Victoria Luengo’yu bir araya getirdiği "En Sevdiğim / The Beloved" filmiyle festivale geri dönüyor. Sorogoyen, farklı çekim teknikleri ve format arayışlarıyla bezediği bu yapımda, izleyiciyi sarsıcı ve yüzleşilmesi zor bir aile dramının tam ortasına bırakıyor. Cannes’dan Filmekimi seçkisine dahil olan diğer dikkat çekici yapımlar arasında ise Rudi Rosenberg’in yönettiği insani duyarlıklara odaklanan "Sevgi Sözcükleri / Words of Love", Reed Van Dyk imzalı içsel bir hesaplaşmayı barındıran "Kefaret / Atonement" ve 1972 yılında Fransa’da kadınların kürtaj hakkı mücadelesinde tarihi bir dönüm noktasına dönüşen gerçek bir mahkeme davasını beyaz perdeye taşıyan "Kadın Davası / Women on Trial" yer alıyor.
Venedik’in seçkinleri ve sinemanın yıldızları
Festivalin son büyük kulvarı ise eylül ayında görkemli bir törenle sona eren Venedik Film Festivali’nden ödüllerle ve övgülerle dönen yapımlara ayrılmış durumda. Dünya prömiyerini yaptığı Venedik’te Özel Jüri Ödülü dahil olmak üzere toplam dört ödül birden kazanan "NAZA", programın en sarsıcı yapımlarından biri olarak öne çıkıyor. 2026 yılında Oscar kazanan "No Other Land / Gidecek Yer Yok" belgeseliyle isimlerini duyuran İsrailli yönetmenler, aktivist gazeteciler Yuval Abraham ile Rachel Szor’un imzasını taşıyan bu belgesel, sinema dünyasında büyük ses getiren yönetmen Jonathan Glazer ve The Guardian gazetesinin yapımcılığında hayata geçirildi. Yapıt, İsrail’in Gazze’de Filistinli sivilleri hedef alarak gerçekleştirdiği ölümlerin ardında yatan hesaplı ve soğuk sistematiği tüm çıplaklığıyla mercek altına alıyor.
Venedik Film Festivali’nde en iyi filme verilen büyük ödül Altın Aslan’ı kucaklayan "Woman Unknown / Meçhul Kadın", festivalin şimdiden en kapalı gişe olmaya aday filmi olarak izleyiciyi bekliyor. Güney Kore sinemasının usta yönetmeni Lee Chang-dong, eylül ayında sona eren festivalde Büyük Jüri Ödülü, FIPRESCI Ödülü ve Genç Sinema Ödülü’nü kazanarak büyük bir başarıya imza atan "Olası Aşklar / Possible Love" ile sinemaseverlere derinlikli bir anlatı sunuyor. Japon sinemasının insani bağları zarafetle işleyen yönetmeni Hirokazu Kore-eda ise Venedik’ten dört ödülle dönen ve büyük merak uyandıran manga uyarlaması "Look Back" ile Filmekimi perdesindeki yerini alıyor.
Aksiyon ve mafya sinemasının dinamiklerini bir araya getiren Barthélémy Grossmann imzalı "Father Joe" filmi, sinema dünyasının iki dev ismi Kiefer Sutherland ile Al Pacino’yu beyaz perdede karşı karşıya getirerek sinemaseverlere oyunculuk resitali sunuyor. Venedik’te Altın Aslan için yarışan ve başroldeki Robert Pattinson’ın gösterdiği üstün performansla şimdiden Oscar adaylığı kulislerinde adından sıkça söz ettiren Lance Oppenheim imzalı "Primetime" da seçkinin en parlak yapıtları arasında. Kurumsal dünyanın acımasız çarklarına ve kapitalist sisteme sert bir eleştirel bakış getiren usta yönetmen Stéphane Brizé ise Venedik’te En İyi Senaryo Ödülü’nü kazanan yeni filmi "Örnek Asker / A Good Little Soldier" ile izleyiciyi derin bir sistem sorgulamasına davet ediyor.
Festivalin geniş ve renkli yelpazesinde futbol tarihinin ve yakın geçmişin izlerini süren yapımlar da dikkat çekiyor. Juan Cabral ile Santiago Franco’nun ortak yönetmenliğinde hayata geçirilen "Maç / The Match", futbol efsanesi Diego Armando Maradona’nın o meşhur tarihi golünün atıldığı İngiltere-Arjantin karşılaşmasının 40. yılında, bu unutulmaz yeşil saha mücadelesinin perde arkasında yaşanan bilinmeyenleri sinematografik bir dille aktarıyor. Dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapan ve sinema tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olan Rocky filminin zorlu ve ilham verici yapım hikayesini konu alan Peter Farrelly imzalı "Ben, Rocky / I Play Rocky", sinema tutkunlarına nostaljik bir saygı duruşunda bulunuyor.
İngiliz sinemasının başarılı oyuncusu Olivia Colman ile karizmatik aktör Alexander Skarsgård’ın başrollerini paylaştığı, yönetmen koltuğunda Alex Huston Fischer ile Eleanor Wilson ikilisinin oturduğu romantik komedi türündeki "İdeal Koca / Wicker", festivale neşeli bir soluk getiriyor. Fransız sinemasının divası Isabelle Huppert’in bu kez alışılmışın dışına çıkarak tanınmamış, silik bir oyuncuyu canlandırdığı Marc Fitoussi imzalı "Kimse Görmeden / All About Corinne" ise kimlik ve şöhret kavramlarını ironik bir dille tartışıyor. Daha önce "Nirvanna: The Band The Show The Movie" projesiyle adından söz ettiren Matt Johnson, dünyaca ünlü şef, yemek yazarı ve unutulmaz gezgin Anthony Bourdain’in gençlik dönemindeki arayışlarından ve kırılma noktalarından bir kesiti konu alan "Tony" filmiyle izleyici karşısına çıkıyor. Son olarak, Padraic McKinley’nin yönettiği, başrollerini sinemanın güçlü aktörleri Ethan Hawke ile Russell Crowe’un paylaştığı ve insan doğasının karanlık yönlerine odaklanan "Yük / The Weight" ile Noah Segan’ın yönetmenliğini üstlendiği "J" gibi yapımlar, Filmekimi’nin 25. yılındaki bu görkemli sinema şöleninin nitelikli halkalarını tamamlıyor.
Filmekimi 2026 (9-25 Ekim 2026)
Gösterimler:
- "NAZA" / Yuval Abraham, Rachel Szor / İngiltere, ABD
- "Buruk Noel / Amarga Navidad / Bitter Christmas" / Pedro Almodóvar / İspanya
- "Seni İstiyorum / I Want Your Sex" / Gregg Araki / ABD
- "Bir Kadının Hayatı / La Vie d’une femme / A Woman’s Life" / Charline Bourgeois-Tacquet / Fransa, Belçika
- "Örnek Asker / Un Bon Petit Soldat / A Good Little Soldier" / Stéphane Brizé / Fransa
- "Maç / El partido / The Match" / Juan Cabral, Santiago Franco / Arjantin, İspanya
- "Olası Aşklar / Possible Love" / Lee Chang-dong / Güney Kore, ABD
- "Demir Çocuk / Le Corset / Iron Boy" / Louis Clichy / Fransa, Belçika
- "Cinayet Kitabı / A Talent For Murder" / Anton Corbijn / İsviçre, Avustralya, İtalya, ABD, İngiltere
- "Coward" / Lucas Dhont / Belçika, Fransa, Hollanda
- "Kefaret / Atonement" / Reed Van Dyk / ABD
- "Kadın Davası / L’affaire Marie-Claire / Women On Trial" / Lauriane Esclaffre, Yvo Muller / Fransa
- "Kesişen Hayatlar / Histoires Parallèles / Parallel Tales" / Asghar Farhadi / Fransa, İtalya, Belçika, Suudi Arabistan, ABD
- "Ben, Rocky / I Play Rocky" / Peter Farrelly / ABD
- "İdeal Koca / Wicker" / Alex Huston Fischer, Eleanor Wilson / ABD, İngiltere
- "Kimse Görmeden / Ni Vue Ni Connue / All About Corinne" / Marc Fitoussi / Fransa
- "Kâğıttan Kaplan / Paper Tiger" / James Gray / ABD
- "Düşlenen Macera / Das Geträumte Abenteuer / The Dreamed Adventure" / Valeska Grisebach / Almanya, Fransa, Bulgaristan, Avusturya
- "Father Joe" / Barthélémy Grossmann / Fransa
- "Uzun Bir Kış / A Long Winter" / Andrew Haigh / İngiltere, Kanada
- "Birdenbire / Soudain / All of a Sudden" / Ryusuke Hamaguchi / Fransa, Japonya, Almanya, Belçika
- "Bucking Fastard" / Werner Herzog / İrlanda, ABD
- "Hope" / Na Hong-jin / Güney Kore
- "Violette / Changer l’eau des fleurs" / Jean-Pierre Jeunet / Fransa, İtalya
- "Tony" / Matt Johnson / ABD, Kanada
- "Look Back" / Hirokazu Koreeda / Japonya
- "Nazik Canavar / Gentle Monster" / Marie Kreutzer / Avusturya, Almanya, Fransa, İsveç
- "Devrinin Adamı / Notre Salut / A Man of His Time" / Emmanuel Marre / Belçika, Fransa
- Yolun Sonu / The End of It" / Maria Martínez Bayona / Norveç, İngiltere, İspanya
- "Vahşi At Dokuz / Wild Horse Nine" / Martin McDonagh / İngiltere, ABD, Şili
- "Yük / The Weight" / Padraic McKinley / Kanada, ABD, Almanya
- "Fjord" / Cristian Mungiu / Romanya, Fransa, Norveç, Danimarka, Finlandiya, İsveç
- "Direniş / Moulin" / Laszlo Nemes / Fransa, Belçika, Macaristan
- "Primetime" / Lance Oppenheim / ABD
- "Ata Yurdu / Vaterland / Fatherland" / Pawel Pawlikowski / Polonya, Almanya, İtalya, Fransa
- "Sevgi Sözcükleri / Quelques mots d’amour / Words of Love" / Rudi Rosenberg / Fransa
- "Aşkın Elektriği / La Vénus Electrique / The Electric Kiss" / Pierre Salvadori / Fransa, Belçika
- Son Yankesici / The Only Living Pickpocket in New York" / Noah Segan / ABD
- En Sevdiğim / El ser querido / The Beloved" / Rodrigo Sorogoyen / İspanya
- "Budala(lar) / The Idiot(s)" / Malgorzata Szumowska, Michal Englert / İngiltere, Polonya, Almanya
- "Meçhul Kadın / Woman Unknown" / May el-Toukhy
- "Klara ile Güneş / Klara and the Sun" / Taika Waititi / İngiltere, Hindistan, ABD
- "Victorian Psycho" / Zachary Wigon / İngiltere, İrlanda
- "Her Defa / Everytime" / Sandra Wollner / Almanya, Avusturya
İstanbul Dışı Gösterimler:
- "En Güzel Cenaze Şarkıları" / Ziya Demirel
- Karanlıkta Islık Çalanlar" / Pınar Yorgancıoğlu
- "Keçi501" / Evrim Çervatoğlu
- "Geç Gelen Şöhret / Late Fame" / Kent Jones
- "Prenses Mumbi / Memory of Princess Mumbi" / Damien Hauser
Etiketler: İKSV Filmekimi sinema


