Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Beyoğlu Sahne’de müziğin iki farklı yüzü

Beyoğlu Sahne’de müziğin iki farklı yüzü

Beyoğlu Sahne’de müziğin iki farklı yüzü09 Ekim 2026 - 04:10
Beyoğlu Sahne, 11 ve 12 Ekim’de Candela Concert kapsamında iki farklı müzik performansına ev sahipliği yapıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Beyoğlu’nun tarihî yapılarından Mario Cantoni Binası’nda yer alan Beyoğlu Sahne, ekim ayında Candela Concert kapsamında iki farklı müzik performansını dinleyiciyle buluşturuyor. Binlerce mumun aydınlattığı mekânda gerçekleşecek konserlerin ilki, rock ve pop müziğin tanınan baladlarını piyano ve vokalle yeniden yorumlayan Fırat Akarcalı’yı ağırlayacak. İkinci konserde ise theremin icracısı Peter Theremin ve piyanist Dengin Ceyhan, elektronik müziğin öncü enstrümanlarından theremini piyano ile buluşturacak.
 
11 Ekim Pazar günü saat 20.00’de gerçekleşecek “Rock & Pop Ballads Essentials” başlıklı performansta Hoobastank’tan Michael Jackson’a uzanan repertuvarı Fırat Akarcalı yorumlayacak. Müzisyene aerial dans gösterisi eşlik edecek. 12 Ekim Pazartesi günü saat 20.00’deki “A Journey Through the Theremin” konserinde ise Peter Theremin ve Dengin Ceyhan, iki farklı enstrümanın ses olanaklarını aynı sahnede bir araya getirecek.
 
Rock ve pop baladlara piyano yorumu
 
Beyoğlu Sahne’nin 11 Ekim programında yer alan “Rock & Pop Ballads Essentials”, rock ve pop müziğin farklı kuşakların belleğinde yer etmiş baladlarını Fırat Akarcalı’nın piyano ve vokal yorumuyla ele alıyor. Senfonik düzenlemeleri, film ve sahne müzikleri ile piyano icrasıyla tanınan sanatçı, geniş bir repertuvarı kendi müzikal yaklaşımıyla yorumlayacak.
 
1990’da Ankara’da doğan piyanist ve besteci Fırat Akarcalı, piyano eğitimine altı yaşında başladı ve Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Piyano Bölümü’nden mezun oldu. Viyana’da da eğitim alan sanatçı, klasik piyano çalışmalarının yanı sıra film, belgesel ve tiyatro müzikleri besteliyor; orkestra ve oda müziği için düzenlemeler yapıyor. Solo piyano çalışmalarını farklı sahne projeleriyle sürdüren Akarcalı, klasik müzik birikimini farklı türlerle buluşturan çalışmalarıyla tanınıyor.
 
Rock ve pop baladları, melodik yapıları ve duygusal anlatımlarıyla bu türlerin repertuvarında özel bir yer tutuyor. Elektrik gitarların ve geniş orkestrasyonların öne çıktığı düzenlemelerden sade akustik yorumlara kadar farklı biçimlerde seslendirilen bu eserler, piyano yorumunda melodiyi ve armonik yapıyı daha belirgin hâle getirebiliyor. “Rock & Pop Ballads Essentials” da tanınan parçaları piyano ve vokal ekseninde yeniden ele alacak.
 
 
Fırat Akarcalı
 
Konserin sahne düzenine aerial dans performansı da eşlik edecek. İpler ve özel askı sistemleri yardımıyla havada gerçekleştirilen akrobatik hareketler ve koreografiler üzerine kurulu bu disiplin, dansçının hareket alanını sahne zemininin dışına taşıyor. Müzikle eş zamanlı gelişen koreografi, konserin işitsel boyutuna fiziksel bir anlatım katacak.
 
Bir dönem fırın olarak kullanılan Mario Cantoni Binası’nda yer alan Beyoğlu Sahne, taş duvarları ve Sistina Şapeli’nden ilham alan freskleriyle tarihî dokusunu koruyor. Binlerce mumun aydınlattığı mekânda gerçekleşecek konser, piyano, vokal ve hava dansını aynı performansta buluşturacak.
 
Theremin: Dokunmadan çalınan elektronik çalgı
 
Beyoğlu Sahne’nin 12 Ekim programında yer alan “A Journey Through the Theremin”, adını müzik tarihinin en sıra dışı elektronik enstrümanlarından birinden alıyor. Rus mucit Lev Sergeyeviç Termen tarafından geliştirilen theremin, 1920’lerde ortaya çıktı ve elektronik ses üretiminin erken dönemindeki öncü buluşlardan biri oldu. Geleneksel enstrümanlardan farklı olarak tellere, tuşlara ya da bir tuş takımına dokunmadan çalınan bu çalgı, müzisyenin elleriyle enstrümanın çevresindeki elektromanyetik alanlar arasında kurduğu ilişki üzerinden ses üretiyor.
 
Theremin’in üzerinde iki anten bulunuyor. Dikey antenin çevresindeki el hareketleri sesin perdesini, yatay halka biçimindeki antenin çevresindeki hareketler ise sesin şiddetini kontrol ediyor. İcracı ellerini antenlere yaklaştırıp uzaklaştırdıkça ses değişiyor. Elin konumundaki küçük farklılıkların bile duyulan notayı etkileyebilmesi, enstrümanın hassas bir teknik kontrol gerektirmesine neden oluyor.
 
Piyano ya da gitar gibi üzerinde notaların fiziksel olarak işaretlendiği enstrümanlarda müzisyen, parmaklarının konumunu görerek veya dokunarak belirleyebiliyor. Theremin’de ise notaları sabitleyen tuşlar ya da perdeler bulunmuyor. İcracı, ellerinin antenlere olan uzaklığını sürekli ayarlayarak doğru perdeyi buluyor; melodiyi, ses geçişlerini ve dinamikleri bu hareketler aracılığıyla kontrol ediyor. Bu nedenle theremin çalmak, güçlü bir işitsel algının yanı sıra el hareketlerinde hassasiyet ve sürekli denetim gerektiriyor.
 
Enstrümanın ayırt edici özelliklerinden biri de ses karakteri. Sürekli ve kesintisiz perde geçişlerine olanak tanıyan theremin, insan sesini ya da yaylı çalgıları çağrıştıran titreşimli tınılar üretebiliyor. Sesin el hareketleriyle eş zamanlı değişmesi, icrayı yalnızca işitsel değil, görsel açıdan da farklılaştırıyor. Müzisyenin enstrümana dokunmadan havada hareket eden elleriyle ses üretmesi, performansın doğal bir parçasını oluşturuyor.
 
Theremin, özellikle 20. yüzyılda bilim kurgu ve gerilim filmlerinin ses dünyasında kullanılmasıyla geniş
kitlelerce tanındı. İnsan sesini andıran, titreşimli ve alışılmadık tınısı, bu türlerin atmosferini kurmakta etkili oldu. Bununla birlikte enstrümanın kullanım alanı sinema müzikleriyle sınırlı kalmadı. Klasik müzik yorumlarından çağdaş besteciliğe ve elektronik müziğe uzanan farklı alanlarda da kendine yer buldu. Elektronik ses üretiminin tarihsel gelişiminde önemli bir yere sahip olan theremin, sesin fiziksel temas olmadan kontrol edilebileceğini gösteren öncü enstrümanlardan biri olarak müzik tarihindeki yerini koruyor.
 
Thereminin mirasını sürdüren Peter Theremin
 
12 Ekim’de sahneye çıkacak Peter Theremin, enstrümanın mucidi Lev Sergeyeviç Termen’in torununun oğlu. Sanatçının aile bağı, thereminin tarihsel mirasıyla kurduğu ilişkiye ayrı bir boyut katıyor. Rus müzisyen, besteci ve theremin icracısı, konserlerinde enstrümanın farklı dönemlerden ve müzik geleneklerinden beslenen ses olanaklarını araştırıyor.
 
1991’de Moskova’da doğan Peter Theremin, klasik müzikten elektronik ve doğaçlama müziğe uzanan bir repertuvarla çalışıyor. Sergey Rahmaninov, Johann Sebastian Bach, Nikolay Rimski-Korsakov ve Pyotr Çaykovski gibi bestecilerin eserlerini thereminle yorumlayan sanatçı, enstrümanın klasik repertuvardaki kullanımına da odaklanıyor. Rusya’daki Theremin Okulu’nun kurucusu ve yöneticisi olan Theremin, enstrümanın tarihini araştırıyor; konferanslar, atölyeler ve eğitim çalışmalarıyla theremin kültürünün tanıtılmasına katkıda bulunuyor.
 
Solo performanslarının yanı sıra farklı müzisyenlerle işbirlikleri yapan sanatçı, Zemlya-Vozdukh ve Tribarhana gibi projelerde yer aldı; St. Petersburg ve Moskova Theremin Orkestrası projesini hayata geçirdi. Film, tiyatro ve dijital yapımlar için de kayıtlar gerçekleştiren Theremin’in yayımlanmış çalışmaları arasında “Tower of Reset” (2023), “Three Vocalises”, “Electrospring” ve “Equinox” (2024) ile “Timelessnes (for Theremin and Synth)” (2024), “Evlerinin Önü Yonca (Theremin and Electronics)” (2025) ve “Aetherdance - Theremin and Electronics” (2026) bulunuyor.
 
Thereminin tarihsel gelişimi, elektronik müziğin gelişimiyle doğrudan bağlantılı. Geleneksel enstrümanlarda ses, tellere, tuşlara, hava akımına ya da vurmalı yüzeylere uygulanan fiziksel hareketlerle üretilirken theremin, elektriksel ve elektromanyetik ilkelerden yararlanıyor. Bu özellik, ses üretiminde enstrümanın fiziksel gövdesiyle doğrudan temas kurma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. İcracının görünmeyen bir alanla kurduğu ilişki üzerinden şekillenen ses, theremini hem teknik hem de estetik açıdan diğer çalgılardan ayırıyor.
 
Peter Theremin, Beyoğlu Sahne’deki performansında enstrümanın karakteristik tınılarını piyano eşliğinde dinleyiciye sunacak. Mucidinin ailesinden gelen bir sanatçının theremini günümüzde yorumlaması, konserin tarihsel geçmiş ile çağdaş icra arasındaki bağlantısını da öne çıkarıyor.
 
 
Dengin Ceyhan’ın piyanosu eşlik edecek
 
“A Journey Through the Theremin” performansında Peter Theremin’e piyanist Dengin Ceyhan eşlik edecek. Thereminin el hareketleriyle kontrol edilen, kesintisiz geçişlere açık sesiyle piyanonun tuşlar aracılığıyla üretilen tınıları, konserde iki farklı icra yaklaşımını bir araya getirecek.
 
1991’de Antakya’da doğan Dengin Ceyhan, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan mezun oldu ve aynı kurumda yüksek lisansını tamamladı. Klasik müziği rock ve metal müzikle buluşturan yorumlarıyla tanınan sanatçı, “Dengin Plays Pentagram” (2019) albümünün yanı sıra kadın bestecilere odaklanan “Piyano’nun Kadınları” (2023) ve Anadolu ezgilerini piyano yorumuyla ele aldığı “Echoes of Anatolia” (2025) albümlerini yayımladı. Konser çalışmalarının yanı sıra tiyatro yapımları için de müzik hazırlayan Ceyhan, farklı müzik türleri arasında kurduğu bağlarla çalışmalarını sürdürüyor.
 
Piyanonun belirgin armonik yapısı ile thereminin sürekli değişen sesleri arasındaki ilişki, konserin müzikal eksenini oluşturacak. Ceyhan’ın piyano yorumunun eşlik edeceği programda Peter Theremin, enstrümanın farklı tını ve ifade olanaklarını repertuvar üzerinden ortaya koyacak.
 
Binlerce mumun aydınlattığı tarihî mekân
 
Her iki konser de Candela Concert kapsamında, Beyoğlu’ndaki tarihî Mario Cantoni Binası’nda yer alan Beyoğlu Sahne’de gerçekleşecek. Bir dönem fırın olarak kullanılan yapı, taş duvarları ve Sistina Şapeli’nden ilham alan freskleriyle dikkat çekiyor. Binlerce mumun aydınlattığı sahne düzeni, mekânın mimari özelliklerini konserlerin görsel atmosferinin bir parçası hâline getiriyor.
 
11 Ekim’de Fırat Akarcalı’nın piyano ve vokaline aerial dansın eşlik edeceği programın ardından, 12 Ekim’de Peter Theremin ve Dengin Ceyhan sahneye çıkacak. Thereminin dokunmadan çalınan yapısı ve icracının elleriyle kurduğu ilişki, mum ışığında gerçekleşecek konserin görsel özellikleriyle de örtüşecek. Candela Concert programındaki iki gece, farklı müzik türlerini ve sahne yaklaşımlarını aynı tarihî mekânda bir araya getirecek.
 
Etiketler: Beyoğlu Sahne  Candela Concert  müzik