Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » BIFED 2026’nın büyük ödülü 'The Price of the Sun' filmine

BIFED 2026’nın büyük ödülü 'The Price of the Sun' filmine

BIFED 2026’nın büyük ödülü 'The Price of the Sun' filmine16 Ekim 2026 - 06:10
13. Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali, beş gün boyunca dünyanın farklı coğrafyalarından belgeselleri, yönetmenleri ve izleyicileri buluşturdu.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Enerji dönüşümünün bedelini kim ödüyor, geçmişin izleri kuşaklar arasında nasıl taşınıyor, göç yollarında yaşananlar hangi görüntülerle anlatılabiliyor? 7-11 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenen 13. Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BIFED), bu soruların farklı coğrafyalardaki karşılıklarını araştıran belgeselleri bir araya getirdi. Beş gün boyunca film gösterimlerine, yönetmenlerle buluşmalara ve tartışmalara ev sahipliği yapan festival, ekolojik sorunları toplumsal adalet ve insan hakları meseleleriyle birlikte ele aldı.
 
10 Ekim Cumartesi akşamı gerçekleştirilen ödül töreninde, festivalin toplumsal hafıza ve hesap verebilirlik eksenindeki yaklaşımı da konuşmalara yansıdı. Ana Yarışma’da ‘Fethi Kayaalp Büyük Ödülü’, yönetmenliğini Jérôme Le Maire’nin üstlendiği “The Price of the Sun” filmine verildi. Aynı yapım, ‘İdil Schneider-Bulut Ses ve Müzik Ödülü’nün de sahibi oldu. ‘Madame Melpo İkincilik Ödülü’, Gaël Kamilindi ve François-Xavier Destors’un yönettiği ‘DIDY’ filmine giderken ‘Gaia Öğrenci Seçkisi’nde ‘Naci Güçhan Ödülü’nü Violeta Mora’nın ‘Oscurana’ adlı belgeseli kazandı.
 
Festivalin resmî arşivinde paylaşılan bilgilere göre seçkide 44 film yer aldı. İki gösterim mekânında düzenlenen gösterimlerde üç binden fazla izleyiciye ulaşılırken altı etkinlikte 300’den fazla katılımcı ağırlandı.
 
 
Güneş enerjisinin bedeli
 
BIFED 2026’nın ‘Fethi Kayaalp Büyük Ödülü’nü kazanan “The Price of the Sun”, Belçikalı yönetmen Jérôme Le Maire’nin imzasını taşıyor. Belçika, Fransa ve Fas ortak yapımı olan 2026 tarihli, 91 dakikalık belgesel, Fas’ın orta kesimlerinde inşa edilen büyük ölçekli bir yenilenebilir enerji tesisinin çevresinde gelişen dönüşümü ve bu dönüşümün göçebe bir topluluğun yaşamına etkilerini ele alıyor.
 
Le Maire, altı yıla yayılan çekim sürecinde enerji projesinin yerel halkın yaşam alanları ve geçim kaynakları üzerindeki sonuçlarını izliyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarının iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolü ile bu projelerin yerel topluluklar üzerinde yaratabildiği etkiler arasındaki ilişkiyi inceleyen film, enerji dönüşümünün ekonomik ve toplumsal boyutlarını gündeme taşıyor.
 
Törene katılamayan yönetmen adına ödülü Bozcaada Belediye Başkanı Yahya Göztepe teslim aldı. Göztepe, konuşmasında görevde olup olmamasından bağımsız olarak BIFED’in Bozcaada’da varlığını sürdürmesi için çaba göstermeye devam edeceğini belirtti. Festivalin adada uzun yıllar boyunca yaşaması için desteklerini sürdüreceğini ifade etti.
 
Petra Holzer’den hesap verebilirlik vurgusu
 
Festival Direktörü Petra Holzer, kapanış konuşmasında Türkiye’nin ve dünyanın içinden geçtiği zorlu döneme dikkat çekti. Holzer, 10 Ekim Ankara Garı saldırısının 11. yıl dönümünü hatırlatarak barış ve dayanışma çağrısıyla bir araya gelen insanların hedef alındığı saldırıda 109 kişinin hayatını kaybettiğini, çok sayıda kişinin yaralandığını anımsattı.
 
Bu acı yıl dönümünün, siyasetçilerin ve şirket çıkarlarının hesap verebilirliğini sorgulamanın önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirten Holzer, geride kalan zorlu yılda festivale destek veren, kendilerine ilham olan ve dayanışma gösteren herkese teşekkür etti. Festivalin gerçekleşmesini mümkün kılan sponsorların, ortakların ve dayanışma ağlarının önemini de vurguladı.
 
Holzer, BIFED’in yalnızca filmlerin gösterildiği bir etkinlik olmadığını; birlikte düşünmenin, sorgulamanın ve dayanışmanın mümkün olduğu bir buluşma alanı niteliği taşıdığını ifade etti.
 
“DIDY”: Anneden kalan hafızanın izinde
 
Ana Yarışma’da ‘Madame Melpo İkincilik Ödülü’nü kazanan “DIDY”, Gaël Kamilindi ve François-Xavier Destors’un yönettiği bir belgesel. Oyuncu Gaël Kamilindi, 2017’den bu yana Fransa’nın köklü tiyatro topluluklarından Comédie-Française’in üyesi olarak çalışmalarını sürdürüyor. “DIDY”, Kamilindi’nin François-Xavier Destors ile birlikte yönettiği ilk uzun metrajlı belgesel. Tarihsel hafıza ve çatışma bölgelerine odaklanan belgeselleriyle tanınan Destors da filmin yönetmenliğini üstleniyor.
 
Kamilindi’nin annesi Didy’yi henüz beş yaşındayken kaybetmesinin ardından başlayan film, yönetmenin yıllar sonra Ruanda’ya dönüşünü ve annesini tanımış insanlarla yaptığı görüşmeleri takip ediyor. Kamilindi, aile geçmişini yeniden kurmaya çalışırken savaşların, soykırımın ve hastalıkların etkilediği bir kuşağın kadınlarının hikâyelerine de kulak veriyor.
 
Törene gönderdiği video mesajında ödül için teşekkür eden Kamilindi, filminde ele aldığı kişisel hafıza arayışı ile Madame Melpo’nun hikâyesi arasında bağ kurdu. Yönetmenin mesajı, bireysel anıların yanı sıra geçmişi taşıyan insanların anlatılarının da kuşaklar arasında bağ kurmadaki rolüne dikkat çekti.
 
 
Oscurana’dan göçmenlik ve dayanışma mesajı
 
‘Gaia Öğrenci Seçkisi’nde ‘Naci Güçhan Ödülü’nü kazanan “Oscurana” filminin yönetmeni Violeta Mora da törene video mesajıyla katıldı. Orta Amerikalı göçmenlerin ABD sınırını yürüyerek geçmeye çalıştıkları tehlikeli yolculuğu karanlık, ses ve görüntüler üzerinden anlatan film, göçün fiziksel ve duygusal ağırlığını odağına alıyor.
 
Göçmen bir aileden geldiğini belirten Mora, kazandığı ödülün kendisi için taşıdığı önemi paylaştı. Yönetmen, mesajını “Özgür Filistin” sözleriyle tamamlayarak ödülünü Filistin’le dayanışma mesajıyla birleştirdi.
 
Ethem Özgüven’den Bozcaada’ya: “Bu ada gerçekten güzel mi?”
 
Festival Koordinatörü Ethem Özgüven, konuşmasında gelişmişliğin yalnızca maddi zenginlikle ölçülemeyeceğini belirtti. Gelir dağılımındaki adaletin yanı sıra eğitime, sağlığa ve adalete erişim, mutluluk ve güven gibi unsurların da bir toplumun gelişmişliğinin değerlendirilmesinde belirleyici olduğunu söyledi. Türkiye’de son çeyrek yüzyılda yaşanan gerilemeye dikkat çeken Özgüven, toplumsal eşitsizliklerin ve güvencesizliğin gündelik yaşamdaki sonuçlarını ele aldı.
 
Bozcaada’nın turizmle şekillenen yaşamına da değinen Özgüven, mevsimlik işçilerin insani koşullarda konaklayabileceği bir mekânın adada hâlâ bulunmamasını eleştirdi. Festivalin yıllardır gönüllü emek ve dayanışmayla sürdürüldüğünü belirterek organizasyon ekibinin çabasına dikkat çekti.
 
Özgüven, feribot beklerken ekmek ve siyah zeytin yiyen bir bağ ve zeytin emekçisi kadının turistlere yönelttiği “Bu ada güzel mi?” sorusunu aktararak konuşmasını tamamladı. Adanın gerçek güzelliğinin nasıl tanımlanması gerektiğini sorgulayan bu soru üzerinden Özgüven, bağ ve zeytin emekçilerine duyduğu sevgi ve takdiri dile getirdi.
 
 
On üç yıllık festivalin ardında kolektif emek
 
Ödül töreninin kapanış konuşmasını Etkinlik Koordinatörü Nigâr Mat yaptı. Mat, festivalin gerçekleştirilmesinde emeği geçen ekibe, gönüllülere, konuklara ve Bozcaada halkına teşekkür ederek 13 yıldır devam eden organizasyonun kolektif emeğine ve dayanışma ruhuna vurgu yaptı.
BIFED 2026, 11 Ekim Pazar günü gerçekleştirilen son film gösterimleriyle tamamlandı. Dünyanın farklı coğrafyalarından 44 filmi bir araya getiren festival, beş gün boyunca ekolojik sorunları, toplumsal adaleti ve ortak geleceği tartışmaya açtı. “The Price of the Sun” ile enerji dönüşümünün yerel topluluklar üzerindeki etkilerinden “DIDY” ile geçmişin ve aile hafızasının izlerine, “Oscurana” ile göçmenlerin tehlikeli yolculuklarına uzanan seçki, çevresel sorunların toplumsal ve insani boyutlarını farklı anlatılar üzerinden gündeme taşıdı.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  13. Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali  izleyici