Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » BİFO 'Tarihin ve Tutkunun İzinde'

BİFO 'Tarihin ve Tutkunun İzinde'

BİFO 'Tarihin ve Tutkunun İzinde'05 Şubat 2026 - 02:02
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası şubat ayını Çaykovski’den Prokofyev’e uzanan görkemli bir repertuvarla karşılıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 19. ve 20. yüzyılın müzik tarihine damga vurmuş eserleri bir araya getiren özel bir konserle yeni sezona güçlü bir başlangıç yapıyor. 5 Şubat akşamı Lütfi Kırdar Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu’nda gerçekleşecek “Tarihin ve Tutkunun İzinde” başlıklı müzikal buluşma, tarihin, tutkunun ve aşkın seslerle yeniden yazıldığı bir akşam olacak.
 
BİFO ve Şef Martijn Dendievel
 
Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), Türkiye’nin en prestijli senfonik topluluklarından biri olarak her sezon uluslararası sahnede ses getiren projelere imza atıyor. Avrupa turneleri, dünya çapında şef ve solistlerle gerçekleştirdiği projeler ve çağdaş müziğe verdiği önem, BİFO’yu yalnızca bir orkestra değil, kültürel bir marka haline getirdi.
 
Orkestranın hem tarihsel mirasa bağlılığını hem de yenilikçi vizyonunu bir kez daha ortaya koyacağı “Tarihin ve Tutkunun İzinde” konserinde gecenin konuk şefi, henüz kariyerinin erken döneminde olmasına rağmen klasik ve romantik dönem eserlerine gösterdiği titizlik ve 20. yüzyıl müziğine getirdiği yenilikçi vizyonla dikkat çeken, Avrupa’nın yükselen yıldızlarından Martijn Dendievel olacak.
 
 
1995 doğumlu Belçikalı şef, genç yaşta kazandığı yarışmalar ve aldığı davetlerle Avrupa’nın önde gelen orkestralarıyla çalışmaya başladı. Berlin, Brüksel ve Viyana gibi müzik merkezlerinde sahneye çıkarak repertuvarındaki çeşitliliği kanıtladı. Dendievel, özellikle çağdaş müzikteki cesur yorumlarıyla tanınırken, romantik dönemin dramatik yoğunluğunu da sahneye taşıyabilen bir denge kuruyor. Bu çift yönlü yaklaşım, onun hem genç kuşak dinleyicilerle bağ kurmasını hem de klasik müzik geleneğine saygısını göstermesini sağlıyor.
 
BİFO’nun sahnesinde Dendievel’in podyum hakimiyeti ve enerjik üslubu, orkestranın güçlü ses paletiyle birleşerek İstanbul dinleyicisine farklı bir deneyim sunacak. Çaykovski’nin zafer dolu “1812 Uvertürü”, Şostakoviç’in ironik gençlik eseri ve Prokofyev’in trajik “Romeo ve Jülyet” süiti, yalnızca notaların değil, tarihin ve duyguların da yeniden yorumlandığı bir yolculuğa dönüşecek.
 
Virtüözlerin buluşması
 
Konserde icra edilecek bir diğer eser olan Şostakoviç’in gençlik dönemi yapıtı “Piyano, Trompet ve Yaylılar için Konçerto”da BİFO’ya eşlik edecek iki isim, uluslararası müzik sahnesinde başarılarıyla öne çıkıyor. Virtüöz piyanist Maria Meerovitch, zarif yorumlarıyla dinleyiciyi büyülerken Avrupa’nın en yetenekli trompetçilerinden Omar Tomasoni, parlak tonu ve teknik ustalığıyla eserin dramatik yapısını derinleştirecek. İkilinin sahnedeki uyumu, Şostakoviç’in ironik mizahını ve dramatik kontrastlarını dinleyiciye güçlü bir şekilde aktaracak.
 
 
Maria Meerovitch
 
Piyanizmi, teknik ustalıkla duygusal derinliği birleştiren bir çizgide ilerleyen Maria Meerovitch, müzikle doğrudan ilişkisi olmayan bir ailede dünyaya gelse de, altı yaşında başladığı piyano eğitimi kısa sürede olağanüstü bir yeteneğe dönüştü. Henüz sekiz yaşında St. Petersburg Filarmoni Salonu’nda ilk konserini verdi. Eğitimini St. Petersburg Konservatuvarı’nın gençlik enstitüsünde M. Freindling ve M. Lebed ile sürdürdü; ardından Prof. Anatol Ugorski’nin öğrencisi olarak Rimsky-Korsakov Devlet Konservatuvarı’nda piyano üzerine uzmanlaştı.
 
 
1990’da Yehudi Menuhin Vakfı’nın desteğiyle Belçika’ya taşındı ve Antwerp Kraliyet Konservatuvarı’ndan ‘cum laude’ yani onur derecesiyle mezun oldu. Mezuniyetinin hemen ardından aynı kurumda piyano ve oda müziği dersleri vermeye başladı. Meerovitch, İtalya’daki G.B. Viotti Uluslararası Yarışması ve diğer önemli yarışmalarda birincilikler kazanarak Avrupa sahnesinde adını duyurdu. Bugün, zarif yorumları ve incelikli müzikal yaklaşımıyla hem solo konserlerde hem de oda müziği projelerinde aranan bir isim.
 
Omar Tomasoni
 
Parlak tonu, teknik ustalığı ve dramatik anlatım gücüyle Omar Tomasoni ise trompet eğitimini Brescia Konservatuvarı’nda onur derecesiyle tamamladıktan sonra hızla Avrupa’nın önde gelen orkestralarında yükseldi. Kariyerinin erken döneminde La Scala Filarmoni Orkestrası, Janácek Festival Orkestrası ve Zubin Mehta yönetimindeki Maggio Musicale Fiorentino Orkestrası’nda baş trompetçi olarak görev yaptı.
 
 
2008’de Sir Antonio Pappano yönetimindeki Santa Cecilia Akademi Orkestrası’na baş trompetçi olarak atandı. 2013’ten bu yana ise dünyanın en prestijli orkestralarından biri olan Amsterdam’daki Royal Concertgebouw Orchestra’da baş trompetçi olarak görev yapıyor. Tomasoni, aynı zamanda Avrupa Birliği Gençlik Orkestrası’ndaki çalışmalarıyla 2003’te İtalya Cumhuriyeti tarafından ‘Bronz Madalya’ ile onurlandırıldı. Oda müziğine olan ilgisiyle de tanınan sanatçı, Italian Wonderbrass adlı nefesli beşlisinin kurucularından biri.
 
Program
 
Maria Meerovitch ve Omar Tomasoni, “Tarihin ve Tutkunun İzinde” konserinde Şostakoviç’in gençlik eseri için ideal bir birliktelik oluşturuyor. Meerovitch’in piyanosu Şostakoviç’in ironik ama dramatik konçertosuna ayrı bir boyut katacak. Tomasoni’nin trompetiyle sahneye taşıdığı enerji, Şostakoviç’in konçertosundaki ironiyi keskinleştirirken dramatik kontrastları daha da görünür kılacak. İki sanatçının farklı müzikal geçmişleri, sahnede ortak bir dil yaratacak; bu dil, hem eserin ironik mizahını hem de dramatik yapısını dinleyiciye güçlü bir şekilde aktaracak.
 
Lütfi Kırdar Asım Kocabıyık Anadolu Oditoryumu’nda 5 Şubat Perşembe saat 20.00 itibarıyla başlayacak konserin açılışı, Çaykovski’nin zafer dolu tınılarıyla hafızalara kazınan “1812 Uvertürü, Mi bemol Majör, Op.49 ” ile yapılacak. Ardından Şostakoviç’in sıra dışı “Piyano, Trompet ve Yaylılar için Konçerto, Do minör, Op.35” eseri, piyano ve trompeti yaylılarla buluşturarak dinleyiciyi ironik bir yolculuğa çıkaracak. Finalde ise Prokofyev’in “Romeo ve Jülyet Süiti”, aşkın en trajik ve lirik halini sahneye taşıyacak. Bu üç eser, romantizmden modernizme uzanan geniş bir müzikal yelpazeyi İstanbul seyircisiyle buluşturacak.
 
Konserden önce Aydın Büke ve Sibil Arsenyan’ın moderatörlüğünde saat 19.00-19.30 saatleri arasında Lütfi Kırdar’da bulunan Dolmabahçe Salonu’nda gerçekleşecek söyleşi, dinleyicilere eserlerin tarihsel bağlamını ve yorum farklılıklarını aktarma fırsatı sunacak.
Ayrıca Borusan Klasik Radyo, bu özel akşamı canlı yayınla müzikseverlere ulaştıracak. Aydın Büke ve Füsun Özgüç’ün yürüteceği canlı yayın, 19.45’ten itibaren radyodan dinleyicilere ulaşacak.
 
Sanatseverler, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın 2025/26 sezonu biletlerine passo.com.tr adresinden ve Passo perakende satış noktalarından ulaşabilirler.