Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Boğaziçi Film Festivali’nde 32 film yarışacak

Boğaziçi Film Festivali’nde 32 film yarışacak

Boğaziçi Film Festivali’nde 32 film yarışacak12 Ekim 2026 - 01:10
8-15 Kasım tarihleri arasında 14’üncü kez düzenlenecek Boğaziçi Film Festivali’nin kısa ve belgesel film yarışmalarına seçilen 32 yapım açıklandı.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Sinemanın farklı anlatım biçimlerini bir araya getiren festivaller, uzun metrajlı filmlerin yanı sıra kısa kurmacalar ve belgeseller aracılığıyla da yeni yönetmenlerin ve farklı hikâyelerin izleyiciyle buluşmasını sağlıyor. Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 14’üncüsü düzenlenecek Boğaziçi Film Festivali, 8-15 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceği programında ulusal ve uluslararası kısa filmlerle ulusal belgesellere yer verecek. Kısa ve belgesel film yarışmalarının seçkilerinde bulunan toplam 32 yapım, festival boyunca ödül için yarışacak.
 
Festivalin açılışında ise Mısır sinemasının önemli yönetmenlerinden Marwan Hamed’in imzasını taşıyan “Diva: Ümmü Gülsüm / El Sett: Umm Kulthum” gösterilecek. Başrolünde Mona Zaki’nin yer aldığı biyografik film, Mısır’ın ve Arap dünyasının 20’nci YY’daki en etkili seslerinden Ümmü Gülsüm’ün çocukluk yıllarından uluslararası şöhrete uzanan yaşamını konu alıyor.
 
Ulusal Kısa Kurmaca seçkisinde 12 film
 
Festivalin, Ulusal Kısa Kurmaca Film Yarışma Seçkisi’nde bu yıl 12 yapım yer alıyor. Doğacan Aktaş’ın yönettiği “Ardıç Tohumu”, Burak K. Diken’in yönettiği “Bowman”, Yunus Emre Özdemir imzalı “Bu Taraf”, İrem Sude Yalçın’ın yönettiği “Biz Masal Olsak” ve Zeynep Sude Yavuz imzalı “Drip”, bu yılın seçkisindeki filmler arasında.
 
Seçkide ayrıca Muhammed Emre Kaya’nın yönettiği “Fillerin Uykusu”, Hakan Ünal ve Hamed Soleimanzadeh imzalı “Kabuk”, Furkan Erdil imzalı “Kırağı Tutmuş Yaprak”, Erdal Ruhi Duran ve Anıl Çetinel Örselli’nin yönettiği “Matine Suare”, Ömer Mirac Tunç imzalı “On Kere Daha”, İsa Habacı’nın yönettiği “Şaşaalı Bir Fiyasko” ve Dalya Keleş’in yönettiği “Yerçekimi” bulunuyor.
 
 
Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda 10 yapım
 
Uluslararası Kısa Film Yarışma Seçkisi ise farklı ülkelerden yönetmenlerin imzasını taşıyan 10 filmi bir araya getiriyor. Reza Rasouli’nin yönettiği “Found & Lost”, Altay Ulan Yang imzalı “Hyena”, Mahmoud Zain’in yönettiği “Love Bites”, Anna Katalin Lovrity imzalı “Marble & Lemons” ve Dimitrii Davydov’un yönettiği “Maut”, seçkinin ilk bölümünü oluşturuyor.
 
Amirhossein Ajalli imzalı “Solo”, Thien An Nguyen’in yönettiği “The Dream Is a Snail”, Janina Hüttenrauch imzalı “What's Wrong With You”, Rustam Babazade’nin yönettiği “Lead” ve Ward Kayyal imzalı “Fin” de Uluslararası Kısa Film Yarışması’nda gösterilecek.
 
 
Ulusal Belgesel Yarışma seçkisinde 10 film
 
Festivalin Ulusal Belgesel Yarışma seçkisi’nde Morteza Atabaki’nin yönettiği “32 Metre”, Evrim İnci imzalı “Adım Adım Eve”, Aslı Akdağ’ın yönettiği “Arayış”, Batuhan Karadağoğlu imzalı “Ben 12 Bin Yaşındayım” ve Tayfun Belet’in yönettiği “Beyaz Kıtaya Yolculuk” yer alıyor.
 
Cemal Çimen imzalı “Karadeniz Biter mi?”, Ali Urgancı’nın yönettiği “Kendal’a Bir Heykel”, Ali Rıza Avcı imzalı “Katran”, Nazif Can Akçalı’nın yönettiği “Magia Comestibilis” ve Dihat Kaya ile Ahmed Akaltun’un yönettiği “Surreal Suriye” de Ulusal Belgesel Yarışması’nda büyük ödül için yarışacak.
 
 
Açılış filmi: “Diva: Ümmü Gülsüm”
 
Festivalin açılış filmi “Diva: Ümmü Gülsüm”, Mısır’ın efsanevi şarkıcısının yaşam öyküsünü beyazperdeye taşıyor. Yönetmenliğini Marwan Hamed’in üstlendiği yapım, dünya prömiyerini 22. Marakeş Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Yaklaşık 160 dakika süren biyografik filmin başrolünde Mona Zaki bulunuyor. Oyuncu kadrosunda ayrıca Sayed Ragab, Ahmed Khaled Saleh, Mohamed Farag, Karim Abdel Aziz ve Ahmed Helmy yer alıyor.
 
Film, 69 yaşındaki Ümmü Gülsüm’ün Paris Olympia’nın kulisinde, savaşın yaraladığı Arap dünyası için sahneye çıkmaya hazırlandığı bir anla başlıyor. Hikâye buradan sanatçının yoksul bir kırsal bölgede geçen çocukluk yıllarına uzanıyor. Kadınların sahneye çıkmasının hoş karşılanmadığı bir dönemde erkek kılığına girerek şarkı söylemeye başlayan Gülsüm’ün, toplumsal engelleri ve sınıfsal ayrımları aşarak Kahire’nin ve daha geniş bir coğrafyanın en güçlü seslerinden birine dönüşmesi filmin merkezinde yer alıyor.
 
Sanatı uğruna sağlığından ve aşkından ödün veren sanatçının öyküsü, müzikal başarısının yanı sıra sesinin temsil ettiği coğrafyanın kültürel hafızasındaki yeriyle de ele alınıyor. Elinde mendiliyle sahneye çıkmasıyla özdeşleşen Ümmü Gülsüm, kendi döneminin toplumsal sınırlarına karşı durarak yaşamının yönünü belirleyen bir kadın olarak beyazperdeye taşınıyor. Film, çocukluktan şöhrete uzanan bu yolculuğu anlatırken bir kadının dönemin toplumsal ve kültürel sınırlarını aşarak kendi sesini bulma mücadelesine de odaklanıyor.
 
 
1898’de Mısır’ın Nil Deltası’nda doğan ve 1975’te Kahire’de hayatını kaybeden Ümmü Gülsüm, 20’nci yüzyıl Arap müziğinin en etkili yorumcularından biri kabul ediliyor. 1920’li yıllarda Kahire’ye yerleşmesinin ardından geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan sanatçı, radyo yayınlarının da etkisiyle ününü Arap dünyasının geneline taşıdı. Mısır’da ve başka ülkelerde aldığı nişan ve ödüllerin yanı sıra ‘Doğu’nun Yıldızı’ ve ‘Arap Şarkısının Hanımefendisi’ unvanlarıyla da anılan Gülsüm’ün kariyeri, müzik tarihinin ötesinde bölgenin kültürel belleğinde de yer tutuyor.
 
Filmin yönetmeni Marwan Hamed, 2006’da çektiği “The Yacoubian Building” ile uluslararası alanda tanınmaya başladı. Kahire’deki Yüksek Sinema Enstitüsü’nden 1999’da mezun olan Hamed, kısa filmlerle başladığı kariyerini uzun metrajlı yapımlar, televizyon dizileri ve reklam filmleriyle sürdürdü. “The Blue Elephant”, “The Originals”, “Diamond Dust” ve “Kira & El Gin” gibi filmleriyle Mısır sinemasının öne çıkan yönetmenleri arasında yer aldı. Diva: Ümmü Gülsüm, yönetmenin filmografisine müzik tarihinin önemli bir figürünü merkezine alan biyografik bir yapım olarak ekleniyor.
 
Festival afişinde İstanbul ve kolaj
 
14. Boğaziçi Film Festivali’nin bu yılki afişini grafik tasarımcı Fatma Betül Okuyucu hazırladı. İstanbul’un hareketi, enerjisi ve insanı kapsayan ruhundan yola çıkan tasarım, kolajın katmanlı yapısını kullanarak kentin dinamizmini festivalin sinema atmosferiyle buluşturuyor. Farklı dokular, görsel parçalar, el yazısı, renkler ve illüstratif öğeler, merkezden dışarı doğru genişleyen bir kompozisyonda bir araya geliyor.
 
Okuyucu, afişin çıkış noktasını İstanbul’un canlı yapısı ile festivalin enerjisi arasındaki ilişki üzerinden tanımlıyor. Tasarım sürecini anlatırken “İstanbul’un hareketini, enerjisini ve insanı kapsayan ruhunu festivalin enerjisiyle buluşturmak istedim. Festivalin enerjisiyle İstanbul’un bu canlı hâlinin birbirini beslediği bir ilişki kurmaya çalıştım. Dinlendiren, merak ettiren, harekete geçiren Boğaziçi ve İstanbul” diyor.
 
Grafik tasarım eğitimi alan Okuyucu, lisans öğreniminin son yılında kolaj atölyeleri vermeye başladı ve zamanla kolajı çalışmalarının temel ifade biçimlerinden biri hâline getirdi. Farklı dokuları, el yazısını, renkleri ve illüstratif öğeleri bir araya getirerek katmanlı görsel dünyalar oluşturan tasarımcı, serbest olarak farklı disiplinlerde üretim yapmayı sürdürüyor.
 
Festivalin destekçileri
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle düzenlenen 14. Boğaziçi Film Festivali’nin ana sponsorları Turkcell ve Türk Hava Yolları. TRT kurumsal iş ortağı, Anadolu Ajansı Global İletişim Ortağı, TV+ co-sponsor, Türkmedya ise ana medya sponsoru olarak festivale destek veriyor.
 
8-15 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek festivalin programı, gösterimler ve etkinliklere ilişkin güncel bilgilere web sitelerinden ve festivalin resmî sosyal medya hesaplarından ulaşılabilir.
 
Etiketler: Boğaziçi Film Festivali  film  belgesel