Bu da bize Manifest olsun
Türkiye yasaklarla, iptallerle engellemek için elinden geleni yaparken dünya havada kapıyor. Manifest grubu, uluslararası müzik endüstrisinin en güçlü isimlerinden John Giddings ile kurduğu iş birliğiyle global sahneye adım atıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Türkiye’nin son dönemde en hızlı yükselen pop gruplarından Manifest, uluslararası müzik endüstrisinin en etkili menajerlerinden John Giddings ile yaptığı anlaşmayla kariyerinde yeni bir eşiğe geçti ve global sahneye açılan en önemli adımlarından birini attı. Madonna, The Rolling Stones, Céline Dion, David Bowie ve Spice Girls gibi dünyanın en büyük sanatçılarının turne süreçlerini yöneten Giddings’in İstanbul’da grubu canlı izleyerek süreci resmileştirmesi, anlaşmanın en kritik aşaması olarak değerlendiriliyor.
John Giddings, İstanbul’da Ülker Arena’da gerçekleşen Manifest konserini binlerce izleyiciyle birlikte takip etti. Sahne performansı, koreografi yapısı, vokal uyumu ve prodüksiyon gücü açısından grubu detaylı şekilde inceleyen Giddings’in, konser sonrası yapılan görüşmelerde projeye resmi olarak dahil olduğu açıklandı. Live Nation eko sistemi içinde yürüttüğü global turne organizasyonlarıyla bilinen Giddings’in bu hamlesi, Manifest’in uluslararası pazara açılma stratejisinde belirleyici bir kırılma noktası olarak görülüyor.
Giddings, konser sonrası yaptığı değerlendirmede Manifest’in sahne potansiyeline özellikle vurgu yaptı. “Bir grubu global ölçekte başarıya taşımak her zaman heyecan verici bir süreçtir. Manifest’in en güçlü yanı sadece şarkıları değil; sahne enerjisi, görsel dünyası ve ekip uyumu. Türkiye’de gördüğüm atmosfer, uluslararası arenada karşılık bulabilecek bir seviyede. 50 bin kişilik kapalı gişe konser deneyimi, bu enerjinin dünyanın farklı şehirlerinde de aynı etkiyi yaratabileceğini gösteriyor” sözleriyle gruba olan güvenini dile getirdi.
Bu açıklama, Manifest’in sadece yerel başarı elde eden bir grup olmaktan çıkıp, uluslararası turne planlamalarına dahil edilecek bir proje olarak konumlandırılmasının önünü açtı.
Manifest’in kurucu/organizasyon ve proje geliştirme tarafında yer alan yapımcı-yönetici figürlerden Hypers kurucusu Tolga Akış ise anlaşmanın uzun süredir üzerinde çalışılan stratejik bir adım olduğunu belirterek, “John Giddings ile yürüttüğümüz süreç Manifest’in global hedefleri açısından bir dönüm noktası. Bundan sonra Londra merkezli bir ekip ile birlikte Avrupa ve dünya ölçeğinde konser planlamaları başlayacak. Bu sadece bir iş birliği değil, aynı zamanda uzun vadeli bir kariyer inşası” ifadelerini kullandı.
Manifest ve “Manifestival”
Şubat 2025’te Big5 yarışması sonrası kurulan Manifest; Esin Bahat, Hilal Yelekçi, Lidya Pınar, Mina Solak, Sueda Uluca ve Zeynep Sude Oktay’dan oluşuyor. Grup, kısa sürede yayınladığı ilk albüm “Manifestival” ile dijital platformlarda dikkat çekici dinlenme rakamlarına ulaşırken, özellikle sahne performanslarıyla Türkiye’de büyük organizasyonların aranan isimlerinden biri haline geldi.
Grubun hızlı yükselişini destekleyen çalışma, modern pop üretimi ile koreografi odaklı sahne anlayışını aynı çatı altında buluşturuyor. Albüm, dijital çağın dinleme alışkanlıklarına uygun şekilde kurgulanan kısa, yüksek enerjili ve ritmik parçalar üzerinden ilerliyor. Pop müzik altyapısına R&B dokunuşları, elektronik prodüksiyon katmanları ve zaman zaman dans müziği etkileri eklenerek çok katmanlı bir ses dünyası oluşturuluyor. “Manifestival” bu yönüyle yalnızca bir albüm değil, aynı zamanda görsel ve sahne performansıyla birlikte düşünülmüş bütüncül bir proje olarak değerlendiriliyor.
Grubun altı üyesinin vokal dağılımı ve sahne rolleri, albümün dramatik yapısını güçlendiren en önemli unsurlardan biri. Parçalar arasında geçişler, bireysel vokal anları ve grup harmonisi dengeli bir şekilde kullanılarak ‘kolektif ama bireysel kimlik taşıyan’ bir yapı kuruluyor. Bu da Manifest’i klasik girl band formatının ötesine taşıyan temel özelliklerden biri olarak öne çıkıyor. “Manifestival” aynı zamanda sahne şovlarıyla paralel ilerleyen bir üretim mantığı taşıyor. Albümdeki parçaların büyük bölümü, koreografi ve sahne tasarımı düşünülerek hazırlanmış; bu da grubun canlı performanslarını doğrudan albümün devamı haline getiriyor. Özellikle arena ve festival sahnelerine uygun dinamik yapı, Manifest’in kısa sürede büyük organizasyonlarda yer almasını kolaylaştırıyor. Dijital platformlardaki güçlü dinlenme performansı, albümün sadece yerel değil, uluslararası potansiyel taşıyan bir proje olarak görülmesine neden oluyor.
Grup bu albüm sonrası Türkiye’de büyük sahne ve festival organizasyonlarında yer almaya başladı. 2026 yaz dönemi itibarıyla Manifest’in farklı şehirlerde festival sahnelerinde performans sergilemesi ve özellikle büyük ölçekli açık hava etkinliklerinde görünürlüğünü artırması bekleniyor. Bu süreç, grubun yerel pop sahnesinden arena ve festival ölçeğine geçişini hızlandıran bir aşama olarak yorumlanıyor.
Kısıtlama ve iptaller
Öte yandan Manifest, kariyerinin erken dönemlerinde bazı sahne ve görünürlük tartışmalarıyla da gündeme geldi. Belirli dönemlerde ‘kısıtlama’ ve ‘iptal’ haberleri kamuoyunda konuşulurken, grup buna rağmen dijital platformlarda ve genç dinleyici kitlesi içinde hızlı bir şekilde büyümeye devam etti. Bu durum, Manifest’in yerel ölçekte zaman zaman engellerle karşılaşsa da özellikle dijital alanda ve uluslararası ilgi tarafında karşılık bulduğuna yönelik yorumları beraberinde getirdi.
Nitekim son dönemde uluslararası menajerlik ve endüstri bağlantılarının devreye girmesiyle birlikte Manifest’e yönelik global ilgi belirgin şekilde arttı. Grup, Türkiye merkezli bir proje olmasına rağmen Avrupa ve dünya sahnelerinde değerlendirilme potansiyeli taşıyan yeni bir pop oluşumu olarak anılmaya başladı.
Genel tabloya bakıldığında “Manifestival”, yalnızca bir çıkış albümü değil; Manifest’in sahne, festival ve uluslararası açılım sürecinin başlangıç noktası olarak konumlanıyor.
Yeni anlaşmayla birlikte Manifest’in Londra merkezli bir yönetim ve planlama ekibiyle çalışarak Avrupa turnesi hazırlıklarına başlaması bekleniyor. İlk etapta İngiltere, Almanya ve Hollanda gibi pazarlarda showcase konserleri planlanırken, ilerleyen aşamada global festival ve arena sahnelerine geçiş hedefleniyor.
Bu gelişme, Türkiye’den çıkan bir pop grubunun uluslararası endüstride daha önce görülmemiş ölçekte bir temsil gücüne ulaşabileceği yönünde yorumlanırken, Manifest’in kariyerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak kayda geçiyor. Kısacası biz engellemek için elimizden geleni yaparken, dünya havada kapıyor.
Manifest, İstanbul’da gerçekleştirdiği art arda konser serileriyle büyük bir sahne ivmesi yakalarken, 2026 yaz döneminde farklı şehirlerde festival sahneleri ve açık hava performanslarıyla görünürlüğünü artırmaya devam ediyor. “Manifestival” adı, kısa sürede yalnızca bir albüm değil, aynı zamanda canlı performans kimliğine dönüşen bir sahne markası haline geldi.
Dayanışma çağrısı
Son dönemde Manifest, yalnızca müzik performanslarıyla değil sahne arkası gelişmeler ve kulis iddialarıyla da konuşuluyor. Grup, geçtiğimiz günlerde yeni nesil kız gruplarını sahne serisine davet ederek bir ‘girlband buluşması’ planladı. Bu davet sonrası bazı gruplar projeye olumlu yaklaşırken, bazıları ise çeşitli nedenlerle katılamayacaklarını ifade etti.
Mantra ve Karm6 cephesinden gelen açıklamalar özellikle dikkat çekti. İki grup da daveti desteklediklerini ve dayanışma vurgusu yaptıklarını belirtirken, ‘yüzlerce rapçiye alan açılırken birkaç kız grubuna yer bulunamaması’ yönündeki çıkışlar sektör içinde geniş yankı uyandırdı. Bu söylemler, yeni nesil pop sahnesinde rekabetten çok dayanışmanın konuşulduğu bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Öte yandan Aura grubunun etkinliğe katılmaması ve yapımcı tarafından yapılan ‘davetin çok kısa süre önce iletildiği’ açıklaması sosyal medyada tartışmaları büyüttü. Aura cephesi ise geçmişte yaşanan iletişim kopukluklarına da dikkat çekerek sürece dair eleştirilerini dile getirdi.
Ajda Pekkan’la “Hileli” çıkışı
Manifest, sadece yeni nesil pop sahnesinde değil, aynı zamanda pop müziğin duayen isimlerinin de desteğini arkasına alarak dikkat çekiyor. Grup, ilk albümü “Manifestival” ile çıkışını yaptıktan sonra sahne performansları ve prodüksiyon diliyle kısa sürede geniş bir görünürlük kazanırken, sektörde uzun yıllardır yer alan deneyimli isimlerin ilgisini de üzerine çekiyor. Bu tablo içinde en dikkat çekici iş birliklerinden biri de Türk pop müziğinin efsane ismi Ajda Pekkan ile gerçekleştirilen “Hileli” düeti oldu. Pekkan’ın klasik repertuvarına ait bu şarkının modern bir yorumla yeniden ele alınması, Manifest’in hem kuşaklar arası geçişi temsil eden hem de pop tarihine referans veren bir projede yer almasını sağladı.
Tüm bu gelişmeler, grubun yalnızca yerel bir çıkış değil, daha geniş ölçekli müzik endüstrisi içinde değerlendirilen ve duayen isimlerin desteğini alan bir yapıya dönüştüğünü gösteriyor.
Konserler, festivaller
Manifest sahne projelerini yalnızca bir konser serisi olmaktan çıkarıp, yeni nesil kız grupları arasında görünürlük, dayanışma ve rekabet ekseninde tartışılan daha geniş bir kültürel olaya dönüştürdü. Bu sürecin en dikkat çekici unsurlarından biri Türk pop müziğinin efsane ismi Ajda Pekkan’ın da projeye dolaylı ve sembolik desteği olarak değerlendirilen “Hileli” iş birliği oldu. “Manifestival” ise artık yalnızca bir albüm değil; sahne, festival ve sektör içi dinamikleri etkileyen yeni nesil pop kültürünün merkezine yerleşen bir proje olarak öne çıkıyor ve etkinliklerin önümüzdeki yaz boyunca devam etmesi planlanıyor. Kesinleşmiş konserler şöyle:
Manifest 2026 Konser Takvimi
3 Haziran Vecihi Hürkuş Havacılık Park, Eskişehir
5 Haziran Merinos Park, Bursa
13 Haziran Rotterdam RTM Stage, Hollanda
Manifest 2026 Festival Takvimi:
Manifestival Ankara
6-7 Haziran Atatürk Orman Çiftliği, Ankara
İki gün süren festival formatında Manifest, özel sahne şovları ve hit repertuvar performanslarıyla sahne alıyor. “Manifestival” markasıyla hayata geçirilen bu organizasyon, serinin ilk büyük festival ayağı olarak öne çıkarken, turne konseptinin de merkez etkinliklerinden biri kabul ediliyor.
Xfest
27 Haziran Arsuz Gözcüler Plajı, Hatay
27 Haziran’da Hatay Arsuz Gözcüler Plajı’nda başlayacak XFEST; Melike Şahin, Manifest ve Poizi ile açılış yaparken; iki günlük dev sahne maratonu yaz sezonunun en yüksek enerjili festivallerinden biri olarak öne çıkıyor.
Manifestival XL
10-12 Temmuz Festival Park Yenikapı, İstanbul
Manifestival XL, 10-12 Temmuz tarihleri arasında İstanbul Festival Park Yenikapı’da gerçekleşecek şekilde planlanan, serinin en büyük ölçekli etkinliği olarak öne çıkıyor. Daha geniş sahne tasarımı, yüksek prodüksiyon seviyesi ve artırılmış görsel-işitsel efektlerle kurgulanan bu özel versiyon, “Manifestival” konseptinin genişletilmiş ve daha iddialı bir versiyonu olarak konumlanıyor. Üç güne yayılan programda Manifest’in özel sahne şovları ve hit repertuvar performanslarının yanı sıra, festival formatına uygun sürpriz sahne kurgularının da yer alması bekleniyor. Bu yönüyle “Manifestival XL”, hem sahne ölçeği hem de prodüksiyon gücü açısından serinin zirve etkinliği olarak değerlendiriliyor.
Etiketler: Manifest John Giddings müzik


