Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Can Kolukısa’ya veda

Can Kolukısa’ya veda

Can Kolukısa’ya veda03 Ağustos 2026 - 05:08
Türk tiyatrosu ve sinemasının usta karakter oyuncularından Can Kolukısa, 92 yaşında hayatını kaybetti.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Türk sineması ve tiyatrosu, karakter oyunculuğunun en önemli temsilcilerinden biri olan Can Kolukısa’yı kaybetti. Sanatçının vefat haberini ailesi sosyal medya üzerinden, “Babamızı kaybettik. Devri daim olsun sözleriyle açıkladı. "Babamızı kaybettik. Devri daim olsun." sözleriyle duyurdu. Yeşilçam'dan günümüz televizyon dizilerine uzanan yaklaşık yetmiş yıllık sanat yaşamıyla karakter oyunculuğunun en saygın temsilcilerinden biri olan Kolukısa, 3 Ağustos Pazartesi günü İBB Şehir Tiyatroları Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi'nde düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Sanatçı için aynı gün ikindi namazının ardından Göztepe Tütüncü Mehmet Efendi Camii'nde cenaze namazı kılındı; Kolukısa'nın naaşı daha sonra Nakkaştepe Mezarlığı'nda toprağa verildi. 92 yaşında yaşamını yitiren Kolukısa’nın ölüm nedeni hakkında ailesi tarafından herhangi bir açıklama yapılmadı.
Yarım asrı aşan sanat yaşamı boyunca yüzlerce karaktere hayat veren Can Kolukısa her yapımda hikâyenin inandırıcılığını güçlendiren, sahici ve unutulmaz karakterler yaratmayı seçen oyuncular kuşağının temsilcilerinden oldu.
 
 
Tiyatro eğitimiyle başlayan sanat yolculuğu
 
Can Kolukısa, 1934 yılında Eskişehir’de doğdu. Işık Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde eğitim gördü. Ancak gençlik yıllarından itibaren sanat ve tiyatroya duyduğu ilgi, yaşamının yönünü değiştirdi. Oyunculuk eğitimi almak için Fransa’ya giden Kolukısa, Sorbonne Üniversitesi Tiyatro Enstitüsü’nde eğitim gördü. 1964 yılında yazar Pınar Kür ile evlenen Can Kolukısa'nın bu evlilikten, oyuncu ve seslendirme sanatçısı oğlu Emrah Kolukısa dünyaya geldi. Yaklaşık beş yıl süren evlilik, 1969 yılında sona erdi.
 
Avrupa’da aldığı tiyatro eğitimi, oyunculuk anlayışının temel taşlarından biri oldu. Sahnedeki doğallık, karakter çözümlemesi ve metne dayalı oyunculuk yaklaşımı, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde de belirgin biçimde hissedildi.
 
Türkiye’ye döndükten sonra profesyonel tiyatro yaşamına başlayan Kolukısa; Cep Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Sahne Z ve Halk Oyuncuları gibi dönemin önemli tiyatro topluluklarında görev aldı. Oyunculuğun yanı sıra tiyatro yönetimi alanında da sorumluluk üstlenen sanatçı, 1991-1992 sezonunda Gaziantep Şehir Tiyatrosu’nun sanat yönetmenliğini yaptı.
 
Tiyatro sahnesindeki deneyimi, kamera önündeki oyunculuğuna da yansıdı. Kolukısa hiçbir zaman yalnızca görünür olmayı amaçlayan bir oyunculuk anlayışına yönelmedi; karakterin hikâye içindeki yerini, psikolojisini ve anlatıya katkısını merkeze aldı.
 
 
Yeşilçam’da güçlü yan karakterlerin ustası
 
Can Kolukısa’nın sinema kariyerindeki en belirgin özelliği, karakter oyunculuğundaki başarısı oldu. Türk sinemasında çoğu zaman başroller kadar önemli olan yan karakterleri büyük bir doğallıkla canlandıran sanatçı, yer aldığı her filme farklı bir derinlik kattı.
 
Can Kolukısa'nın sinema ve televizyon kariyeri yaklaşık elli yıla yayılan zengin bir filmografiyi kapsıyor. Rol aldığı yapımlar arasında Yeşilçam’ın unutulmaz yapımlarından "Kapıcılar Kralı" (1976), "Postacı" (1984), "Kuruntu Ailesi" (1984), "Züğürt Ağa" (1985), "Asılacak Kadın" (1985), "Selamsız Bandosu" (1986), "Geçmiş Bahar Mimozaları" (1988), "Arabesk" (1988), "Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni" (1990), "İmdat ile Zarife" (1992), "Kurt Kanunu" (1993), "Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri" (1994), "Hadi Gel Bar" (1994), "Bay Kamber" (1995), "Mavi Sürgün" (1995), "Tersine Dünya" (1995), "İz" (1996), "Yalı" (1996), "Düş, Gerçek, Bir de Sinema" (1997), "Kurtuluş" (1998), "Utanmaz Adam" (1998), "Yaban" (2000), "Tersine Akan Nehir" (2000), "İnsan Kurdu" (2003), "Abdülhamid Düşerken" (2004), "Yabancı Damat" (2004), "Analık" (2004), "Dedelerimi Evlendirirken" (2004), "Utanmaz Adam" (2004), "Yaşar Kemal Belgeseli" (2004), "Yusuf Yüzlü" (2004), "Sırlar Dünyası / Sır Kapısı" (2005), "Koltuk Sevdası" (2005), "Memleket Hikâyeleri: Aynalı Körük" (2005), "Bir Aşk Uğruna" (2006), "Asmalı Konak" (2007), "Selena" (2007), "Kara Duvak" (2007), "Karşılaşma" (2007), "Bıçak Sırtı" (2008), "İki Genç Kız" (2008), "Meleğin Düşüşü" (2008), "Beş Kollu Avize" (2008), "Bütün Çocuklarım" (2008), "Düğün Şarkıcısı" (2008), "Eve Dönüş" (2009), "Hanımın Çiftliği" (2009), "Oyunlarla Yaşayanlar" (2009), "Rüya Gibi" (2009), "Acayip Hikâyeler" (2012), "Taş Mektep" (2013), "Yolculuk" (2013), "Muhteşem Yüzyıl" (2013), "Ah Neriman" (2014), "Beş Kardeş" (2015), "Cinayet" (2015), "Muhteşem Yüzyıl: Kösem" (2015), "Kasap Havası" (2015), "Vatanım Sensin" (2016), "Aslan Ailem" (2017), "Bizim Hikâye" (2019), "Alef" (2021), "Gibi" (2021), "Balkan Ninnisi" (2022), "Dedemin Gözyaşları" (2024), "İnci Taneleri" (2024) ve son olarak "Mehmed: Fetihler Sultanı" (2025) yer alıyor.
 
 
 
Bu filmlerde çoğu zaman hikâyenin merkezindeki dünyayı tamamlayan, toplumsal yapının farklı kesimlerini temsil eden karakterleri canlandırdı. Oyunculuğunda abartıdan uzak, gözlem gücüne dayalı ve hayatın içinden gelen bir yaklaşım öne çıktı.
 
Kolukısa’nın kuşağındaki birçok oyuncu gibi kariyeri mesleğe duyulan saygı ve oyunculuk disiplinine dayanıyordu. Bu nedenle farklı dönemlerde çekilen filmlerde ve dizilerde yer alarak yeni kuşak izleyicilerle de bağ kurmayı başardı.
 
Televizyonda yeni kuşaklarla buluştu
 
Kolukısa, televizyonun Türkiye’de giderek önem kazandığı dönemlerden itibaren ekranlarda da aktif olarak yer aldı. Televizyon dizilerindeki performansları, onu farklı kuşaklardan izleyicilerin tanıdığı bir oyuncu haline getirdi.
 
“Asmalı Konak”, “Hanımın Çiftliği”, “Muhteşem Yüzyıl”, “Gibi”, “Balkan Ninnisi” ve “İnci Taneleri” gibi farklı dönemlerin dikkat çeken yapımlarında rol aldı.
 
Kariyerinin son döneminde tarihî drama türündeki “Mehmed: Fetihler Sultanı” dizisinde de izleyici karşısına çıktı. Böylece sinema ve tiyatro kökenli oyunculuk anlayışını televizyon ekranlarında da sürdürdü.
 
 
Yeşilçam’dan günümüze uzanan zarif oyunculuk
 
Can Kolukısa, sanat yaşamı boyunca magazin gündeminden çok mesleğiyle öne çıkan oyunculardan biri oldu. Set arkadaşları ve meslektaşları tarafından hazırlıklı çalışması, rolüne gösterdiği özen ve sakin kişiliğiyle anıldı.
 
Genç oyuncular için deneyimiyle yol gösteren bir isim olan Kolukısa, oyunculuğu yalnızca kamera karşısında görünmek olarak değil karakteri anlamak, metne hizmet etmek ve hikâyenin bütününe katkı sağlamak olarak gördü.
 
Kariyerinde dikkat çeken noktalardan biri de farklı kuşaklarla çalışabilmesiydi. Yeşilçam döneminden televizyon dizilerinin günümüz dünyasına kadar değişen oyunculuk ortamında varlığını sürdüren Kolukısa, sanat hayatındaki sürekliliğiyle ayrı bir yere sahip oldu.
 
Kariyeri boyunca oyunculuğuyla çok sayıda ödüle de değer görülen Can Kolukısa, "Züğürt Ağa" filmindeki performansıyla 1985 yılında Basın Eleştirmenleri tarafından ‘En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu’ seçildi. "Düş, Gerçek, Bir de Sinema" filmindeki rolüyle 1996'da düzenlenen 8. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü kazanan sanatçı, meslek yaşamına yaptığı uzun soluklu katkılar nedeniyle 2019 yılında 56. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ‘Yıldırım Önal Anı Ödülü’ ile onurlandırıldı.
 
Sanatçı aile
 
Can Kolukısa’nın sanatla iç içe yaşamının yeni kuşak temsilcilerinden biri de oyuncu ve seslendirme sanatçısı Emrah Kolukısa oldu. Baba-oğul farklı dönemlerde sanat alanında üretim yaparak aynı soyadını Türk sahne sanatlarında temsil etti.
 
Kolukısa kariyeri boyunca güçlü karakterler yaratmanın, bir yapımın bütününe hizmet eden oyunculuğun ve mesleki disiplinin temsilcilerinden biri oldu.
 
Yaklaşık yetmiş yıla yayılan sanat yolculuğunun ardından Can Kolukısa Türk tiyatrosu ve sinemasında zarif, ölçülü ve güvenilir oyunculuğun simge isimlerinden biri olarak hafızalarda kalacak.
 
Etiketler: Türk tiyatrosu  can kolukısa  veda