Çatalca’da ilk Altın Erguvan “Prosedür”ün
İlk kez düzenlenen Çatalca Film Festivali’nde ‘En İyi Film Ödülü’ Rabia Özmen’in “Prosedür”üne verildi.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Çatalca Belediyesi tarafından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen 1. Çatalca Film Festivali, 29 Ağustos Cumartesi akşamı Mübadele Meydanı’nda gerçekleşen Kısa Film Yarışması Ödül Töreni ile sona erdi. 27-29 Ağustos tarihlerinde düzenlenen festivalin Kısa Film Yarışması’na Türkiye’nin farklı kentlerinden toplam 224 başvuru yapıldı. Ön değerlendirme sonucunda finale kalan 10 film, festivalin ödülleri için yarıştı. Beril Tan’ın “Alis”, Fatih Diren’in “Baletler Köyü”, Utku Ali Güler’in “Feridun”, Semih Ellialtı’nın “Galaksinin Tezenesi”, Doğa Kılcıoğlu Esen’in “Kirpik”, Mehmet Oğuz Yıldırım’ın “Kudret”, Turgut Kanal’ın “Mümeyyiz”, Rabia Özmen’in “Prosedür”, Ozan Takış’ın “Salman Gitmek İstiyor” ve Dalya Keleş’in “Yerçekimi” filmleri, ilk festivalin kısa film seçkisinde yer aldı.
Kısa film üretimini desteklemeyi, yeni sinemacıların görünürlüğünü artırmayı ve Çatalca’nın yaklaşık 80 yıllık sinema geçmişini geleceğe taşımayı amaçlayan festivalin 29 Ağustos’ta gerçekleştirilen kapanışında Yönetmen Yüksel Aksu başkanlığındaki jürinin değerlendirmeleri sonucunda ‘En İyi Film Ödülü’, Rabia Özmen’in yazıp yönettiği ilk kısa filmi “Prosedür”e verildi. 100 bin TL yapım desteğiyle birlikte sunulan ‘Altın Erguvan’ heykelciği, filmin yönetmenine festivalin en büyük ödülünü getirdi. ‘Büyük Jüri Özel Ödülü’, 75 bin TL destekle Dalya Keleş’in “Yerçekimi” filmine; ‘Jüri Özel Ödülü’ ise 50 bin TL destekle Doğa Kılcıoğlu Esen’in “Kirpik” filmine verildi. “Feridun” ve “Mümeyyiz” filmleri ise 25’er bin TL’lik mansiyon ödüllerinin sahibi oldu. Böylece yarışmadaki toplam para ödülü 250 bin TL’ye ulaştı.
‘En İyi Film Ödülü’: “Prosedür”
İlk yılında “Sinema doğamızda var” mottosunu benimseyen Çatalca Film Festivali’nde ‘En İyi Film Ödülü’nü alan “Prosedür”, Rabia Özmen’in yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği 2025 yapımı, 18 dakikalık bir kurmaca. Filmin festival yolculuğu Çatalca’daki ‘Altın Erguvan’dan çok önce başladı. Proje, Esenler Film Festivali’nde ödüle değer görülerek yapım desteği kazandı; ardından 31. Saraybosna Film Festivali’nin Kısa Film Ana Yarışması’nda dünya prömiyerini yaptı. Saraybosna’nın ardından Adana, Ankara ve İzmir festivallerinde gösterilen film, daha sonra Irak’taki Duhok Uluslararası Film Festivali ile Kuzey Makedonya’daki Galichnik Film Festivali’nde izleyiciyle buluştu. Özmen, Galichnik’te ‘En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanırken, 26. İzmir Kısa Film Festivali’nden de ‘En İyi Yönetmen’ ve En İyi İkinci Film’ ödülleriyle döndü.
Filmin merkezinde, yeni cezaevine giren Murat’ın çeşitli prosedürler nedeniyle karşılayamadığı bir ihtiyacı için eşi Sema’dan yardım istemesi bulunuyor. Sema, bebeğiyle birlikte cezaevine gelirken Murat’ın talebini yerine getirebilmek için yasal sınırların dışına çıkmak zorunda kalıyor. Mücahit Koçak ve Reyhan Özdilek’in başrollerini paylaştığı filmin yapımcılığını Cemil Nazlı, görüntü yönetmenliğini Arda Üzmez, kurgusunu Umut Sakallıoğlu üstleniyor. Fikirdaş Medya yapımı olan filmin sanat yönetmenliğini Sıddıka Özbek, yürütücü yapımcılığını Çamran Azizoğlu, ses tasarımını ise Tuğrul Göktepe gerçekleştirdi.
Filmin çıkış noktası, günlük hayatın içinde karşılaşılan prosedürlerin birey üzerindeki etkisi. Rabia Özmen, “Prosedür”ü hazırlarken sorumluluklar, bunların beraberinde getirdiği bedeller ve önyargılardan yola çıktığını belirtiyor. Cezaevi ortamını merkeze alan hikâye, Murat’ın ihtiyacını karşılamaya çalışan Sema üzerinden bürokratik süreçlerin bireysel hayatlara nasıl yansıdığını izliyor. Filmin Saraybosna’daki dünya prömiyerinin ardından farklı ülkelerdeki festivallere ulaşması da hikâyenin Türkiye’deki özgül koşulların ötesinde bir izleyici karşılığı bulmasını sağladı.
1998 İstanbul doğumlu Rabia Özmen, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Üniversite yıllarından itibaren sinema ve görsel medya alanında çeşitli yapımlarda görev alan Özmen, kısa film ve reklam filmi setlerinin yanı sıra belgesel ve televizyon programlarında da çalıştı. Yönetmenliğe geçmeden önce saha koordinasyonu, ulusal yarışma koordinatörlüğü ve farklı yaratıcı yapım süreçlerinde görev aldı. Yönetmenlik çalışmalarını yaratıcı içerik üretimiyle birlikte sürdüren Özmen, bugün Fikirdaş Medya’da Creative Director olarak çalışmalarına devam ediyor.
“Prosedür”ün Çatalca Film Festivali’nde kazandığı 100 bin TL destekli ‘Altın Erguvan En İyi Film Ödülü’, filmin bir yılı aşan festival yolculuğundaki yeni durağı oldu. Çatalca’daki ödülle birlikte Özmen’in kısa film alanındaki ilk yönetmenlik çalışması, ulusal ve uluslararası festivallerde aldığı ödüllerle yolculuğunu sürdürdü.
‘Büyük Jüri Özel Ödülü’: “Yerçekimi”
‘Büyük Jüri Özel Ödülü’nü alan “Yerçekimi”, Dalya Keleş’in yazıp yönettiği 2026 yapımı, 17 dakikalık bir kurmaca. Başrollerini Sudem Berin Dinç, Mustafa Konak ve İpek Çattım’ın paylaştığı film, 12 yaşındaki Deniz’in en yakın arkadaşı Umut’la okuldan kaçarak gizli sığınaklarında oyun oynadığı, ancak okulda cinsiyeti nedeniyle dışlanmasıyla kendisini farklı dünyalar arasında bulduğu bir büyüme hikâyesini anlatıyor. Film, dünya prömiyerini 76. Berlin Uluslararası Film Festivali’nin ‘Generation Kplus’ bölümünde yaptı.
“Yerçekimi”nin festival yolculuğu Berlin’in ardından da ödüllerle devam etti. 45. İstanbul Film Festivali’nde ‘En İyi Kısa Film Ödülü’nü kazanan film, Anadolu Efes tarafından verilen 200 bin TL’lik para ödülüne de değer görüldü. 5. Kaş Kısa Film Festivali’nde ‘En İyi Film Ödülü’nün yanı sıra Sudem Berin Dinç’e ‘En İyi Oyuncu Jüri Özel Ödülü’ ve filme ‘MUBI Platform Ödülü’ verildi. 16. Sinepark Kısa Film Festivali’nde ise ‘En İyi Film’, ‘En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo’ ödüllerinin yanı sıra ‘En İyi Kurgu’ ve ‘En İyi Kadın Oyuncu ödüllerini aldı. Film ayrıca 2. Fenerbahçe Üniversitesi Ulusal Kısa Film Festivali’nde ‘Kurmaca’ dalında ‘Birincilik Ödülü’ne layık görüldü.
“Yerçekimi”nin başarısı çekimlerin ardından başlamadı; proje aşamasında da çeşitli destek ve ödüller aldı. Film projesi Luma Kısa Film Festivali’nde ‘En İyi Senaryo Ödülü’, İzmir Kısa Film Festivali’nin ‘İzmir FilmLab’inde ‘Mansiyon Ödülü’ ve Küçükçekmece Kısadan Anlat Yarışması’nda ‘Genç Jüri Özel Ödülü’ kazandı; ayrıca Köprüde Buluşmalar Kısa Film Atölyesi’nde finalist oldu ve İstanbul Film Station kapsamında yapım ve iletişim danışmanlığı ödüllerine değer görüldü.
Ayrıca Çatalca'daki Büyük Jüri Özel Ödülü’nü bu paragrafın sonunda vermek yerine, festival ödüllerini anlatan cümleye bağlamak daha güçlü olur: Film, Berlin’den İstanbul’a, Kaş’tan Sinepark’a uzanan festival yolculuğunda aldığı ödüllerin ardından Çatalca’da da ‘Büyük Jüri Özel Ödülü’ne uzandı.
“Yerçekimi”nin arkasında Kadir Has Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nden iki genç sinemacı bulunuyor. Yönetmen ve senarist Dalya Keleş ile yapımcı Didem Nur Yayman, üniversite yıllarında birlikte çalışmaya başladıkları projeyi mezuniyet sonrasında filme dönüştürdü. Keleş, “Yerçekimi” fikrinin üniversitede aldığı senaryo dersiyle ortaya çıktığını, başlangıçta iki arkadaşın birbirinden kopuşu üzerine kurduğu hikâyenin zaman içinde Deniz karakterinin büyüme sürecine dönüştüğünü anlatıyor. Yayman’ın yapımcılığını üstlendiği filmde Ayşe Gümüşel de ortak yapımcı olarak yer alıyor.
‘Jüri Özel Ödülü’: “Kirpik”
‘Jüri Özel Ödülü’nü kazanan “Kirpik”, Doğa Kılcıoğlu Esen’in yazıp yönettiği 2025 yapımı, yaklaşık sekiz dakikalık siyah-beyaz bir animasyon. Diyalogsuz ilerleyen film, küçük bir kız çocuğunun dev bir gözün kirpikleri altında büyümesini; kayıp, yas ve dönüşüm temaları üzerinden anlatıyor. Filmin senaryosunu, kurgusunu ve yapımcılığını da üstlenen Kılcıoğlu Esen, “Kirpik”te yalın çizgilerle kurduğu görsel dünya üzerinden kişisel bir yas deneyimini sinemasal bir anlatıya dönüştürüyor.
Film, 2025’te 13. Canlandıranlar Film Festivali’nde ‘En İyi Senaryo’ ve ‘SİYAD Ödülleri’, 26. İzmir Kısa Film Festivali’nde ‘En İyi Animasyon’, 7. Directed By Women Turkey’de ‘Jüri Özel Ödülü’ ve 13. Seattle Türk Filmleri Festivali’nde ‘Unique Lens Award’ kazandı. 2026’da 58. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri’nde ‘En İyi Kısa Film’ seçilen “Kirpik”, 45. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Kısa Film Yarışması’nda da yer aldı.
Filmin yönetmeni İzmir doğumlu Doğa Kılcıoğlu Esen, Galatasaray Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü’nün ardından Fransız hükümeti bursuyla Paris Sorbonne III Üniversitesi’nde sinema eğitimi aldı. Üniversite yıllarında yönettiği “Üç Kulaklı” ile Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ödül kazanan Kılcıoğlu Esen, “Kamerayla İzdivaç” filmiyle de ‘DokuFest Ödülü’ne değer görüldü. “Karnaval” filminin yapımcılığını da üstlenen yönetmen, sinema çalışmalarının yanı sıra İzmir’de çocuklarla sinema atölyeleri yürütüyor.
“Kirpik”in Çatalca Film Festivali’ndeki ‘Jüri Özel Ödülü’, festival yolculuğuna eklenen yeni ödül oldu. Çatalca jürisi, filmin siyah-beyaz ve yalın çizgilerle kurduğu özgün görsel dünyasını, zamansal döngü, yas ve sevgi temalarını masalsı bir dille ele alışını ödül gerekçesinde öne çıkardı.
‘Mansiyonlar’ “Feridun” ve “Mümeyyiz”e
Yarışmanın ilk ‘Mansiyon Ödülü’ Utku Ali Güler’in “Feridun” filmine verildi. 2025 yapımı “Feridun”, dış dünyaya çıkma korkusu nedeniyle yalnız ve içine kapanık bir hayat süren bir adamın, çamaşır makinesinde bulduğu gizemli bir notla birlikte değişmeye başlayan yaşamını anlatıyor. Utku Ali Güler’in Arda Ünal’la birlikte senaryosunu yazdığı, yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği 13 dakikalık film, Güler’in Bilgi Üniversitesi Sinema ve Televizyon yüksek lisansı sırasında bir öğrenci projesi olarak ortaya çıktı. 2022’de bir ders kapsamında üç günde çekilen “Feridun”un kurgu süreci tamamlanarak festival yolculuğuna başlaması 2025’i buldu. Hikâyenin çıkış noktası ise pandemi döneminde belirginleşen yalnızlık ve dış dünyayla temas etme korkusu oldu. Filmde çamaşır makinesi yalnızca gündelik bir eşya olarak değil, karakterin dış dünyayla kurduğu ilişkinin merkezindeki sıra dışı bir unsur olarak kullanılıyor.
“Feridun”, Çatalca Film Festivali’ndeki mansiyon ödülünden önce 6. Uluslararası Erzincan Kısa Film Festivali’nde ‘Mansiyon’, 16. Sinepark Kısa Film Festivali’nde ‘Komikaze’ kategorisinde ‘En İyi Film’ ve Arda Ünal’la ‘En İyi Erkek Oyuncu’, İtalya’daki Cortisonici International Short Film Festival’de ‘Jüri Özel Ödülü’ kazandı. Film ayrıca Adana Altın Koza, İzmir Kısa Film Festivali, İFSAK, Engelsiz Filmler Festivali, Fethiye Film Festivali, Nancy International Film Festival ve Grenoble Outdoor Short Film Festival gibi ulusal ve uluslararası festivallerin seçkilerinde yer aldı.
Filmin yönetmeni İzmir doğumlu Utku Ali Güler, 2015’te İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Henüz mimarlık öğrencisiyken 2013’te yazıp yönettiği “Küçük Adamlar” adlı kısa filmle öğrenci film festivallerinde ödüller kazanan Güler, mezuniyetinin ardından mimarlık kariyerini sürdürürken sinemadan da kopmadı. Çeşitli kısa film ve belgesel projelerinde yönetmen yardımcısı ve görüntü yönetmeni olarak çalıştı; 2024’te Bilgi Üniversitesi Sinema ve Televizyon yüksek lisansını tamamladı. Mimarlık yarışmalarında da ödüller alan Güler, bugün İstanbul’da mimarlık çalışmalarını sürdürürken kısa film ve çeşitli kurumlar için tanıtım filmi projeleri üretiyor.
İkinci ‘Mansiyon Ödülü’ne değer görülen “Mümeyyiz” ise Turgut Kanal’ın yazıp yönettiği 2025 yapımı, 12 dakikalık bir kurmaca. Film, kendi işlediği örtülü suçların vicdani muhakemesini henüz yapamamış bir hekimin, ceza ehliyeti muayenesi için jandarma nezaretinde karşısına getirilen mevsimlik işçi bir çocukla karşılaşmasını konu alıyor. Her iki karakterin de kendi ölçülerinde suça karışmış olmasına karşın aralarındaki hiyerarşi, güçlü olanın güçsüzü yargılamasına dönüşüyor. Cansu Fırıncı, Salih Ünal, Mehmet Gündüz, Menderes Sinankılıç ve Yahya Kocatürk’ün rol aldığı filmin senaryosunu Murat Sonkaya ve Turgut Kanal birlikte yazdı; görüntü yönetmenliğini Serdal Altun, kurgusunu ve yapımcılığını ise Kanal üstlendi.
Filmin yönetmeni 1991 doğumlu Turgut Kanal; Bursa, Balıkesir ve Konya’da öğrenim gördükten sonra farklı illerde hekimlik yaptı. Üniversite yıllarından bu yana senaryo yazarlığı ve kısa filmle ilgilenen Kanal, halen adli tıp uzmanı olarak görev yapıyor. Mesleki deneyimlerini ve gözlemlerini senaryolarına aktaran yönetmenin “Mümeyyiz”i de bu açıdan mesleki birikimiyle sinema çalışmalarının kesiştiği bir yapım olarak öne çıkıyor.
“Mümeyyiz”, Çatalca Film Festivali öncesinde de farklı festivallerde ödüller aldı. Film, 13. SETEM İpekyolu Film Ödülleri’nde ‘Jüri Özel Ödülü’, 9. Güzel Ordu Kısa Film Yarışması’nda ‘Jüri Özel Ödülü’, 7. Bingöl Uluslararası Kısa Film Festivali’nde ‘İkincilik Ödülü’ ve Trabzon Film Festivali’nde ‘En İyi Film Ödülü’ kazandı. 2026’da ise Kestel Kısa Film Yarışması’nda ‘Üçüncülük Ödülü’ aldı. Çatalca’da verilen ‘Mansiyon Ödülü’, filmin festival yolculuğuna eklenen yeni ödül oldu.
Hale Soygazi’ye ilk ‘Altın Erguvan Onur Ödülü’
Gülay Afşar’ın sunumuyla gerçekleştirilen 27 Ağustos’taki açılış programı İBB Türk Sanat Müziği Topluluğu’nun konseriyle başladı. Ev sahipliği yaptığı etkinlikte, açılışta konuşan Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel, ilçenin sinema ile ilişkisinin yeni olmadığını belirterek Çatalca’nın yıllar boyunca farklı yapımlara ev sahipliği yaptığını söyledi. Güzel, festivalin geçmişten gelen sinema mirasını korurken genç sinemacılara da alan açmasını hedeflediklerini belirtti.
Festival Direktörü Cengiz Özkarabekir ise Çatalca’nın Balkan Savaşları, Milli Mücadele, Cumhuriyet ve mübadele gibi Türkiye tarihinin önemli dönemlerine ilişkin bir hafıza taşıdığını söyledi. Özkarabekir, Çatalca’nın sinema geçmişini bir festival aracılığıyla yeniden gündeme getirmek istediklerini belirterek, “Dünyayı politikacılar yönetir ama sanatçılar değiştirir” ifadelerini kullandı.
Festivalin yarışma dışındaki önemli başlıklarından biri, ‘Altın Erguvan Onur Ödülü’nün Hale Soygazi’ye verilmesi oldu. Çatalca Film Festivali’nin ilk onur ödülünü açılış gecesinde Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel’in elinden alan Soygazi, yarım yüzyılı aşan sinema kariyerinin ardından bu kez festivalin ilk ödülünün sahibi oldu.
“Maden”, “Bir Yudum Sevgi”, “Kadının Adı Yok”, “Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri” ve “Bekle Dedim Gölgeye” gibi filmlerdeki performanslarıyla Türk sinemasında iz bırakan oyuncuya verilen ödülün gerekçesinde, popüler kalıpların ötesine geçerek nitelikli ve bağımsız sinemayı tercih eden kariyeri ile perdede güçlü ve özgür kadın karakterlere hayat vermesi öne çıkarıldı. Festival yönetimi, Soygazi’nin sanatsal duruşu, yapım seçimlerindeki titizliği ve kadın temsilinin sinemadaki görünürlüğüne yaptığı katkının ödülün temel gerekçeleri olduğunu açıkladı.
Ödül töreninin ardından konuşan Soygazi, Çatalca Film Festivali’nin kısa filme ve genç sinemacılara ağırlık vermesinin önemine dikkat çekti. Kısa filmi sinemanın en öz, özgür ve cesur biçimlerinden biri olarak tanımlayan Soygazi, festivalin ilk yılında verilen ilk Onur Ödülü’nü almanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. “Bir festivalin ilk yılında ilk onur ödülünü almak her oyuncuya nasip olmaz. İlkler her zaman çok özeldir ve hafızalarda hep taze kalır.” diyen Soygazi, genç yönetmen ve oyunculara da hayallerinin peşinden gitmeleri çağrısında bulundu.
Soygazi, kısa filmin sınırlı imkânlarla kısa bir zaman diliminde geniş dünyalar kurmaya olanak sağladığını belirterek, festivalin gelecekte gelişmesini ve programına uzun metraj film yarışmasını da eklemesini temenni etti.
Çatalca Film Festivali’nin ilk ‘Altın Erguvan Onur Ödülü’nün Soygazi’ye verilmesi, festivalin genç sinemacıların kısa film üretimini destekleyen yarışma programıyla Yeşilçam’dan günümüze uzanan sinema belleğini aynı çatı altında buluşturduğu başlıklardan biri oldu.
80 yıldır sinemanın içinde
Çatalca’nın sinemayla ilişkisi yaklaşık 80 yıl öncesine uzanıyor. İlçenin doğal ve tarihî dokusu, 1950’lerden bu yana farklı dönemlerin yapımlarına plato oluştururken, özellikle İnceğiz Mağaraları Türk sinemasının hafızasında ayrı bir yer edindi. İlk önemli örneklerden biri, Atıf Yılmaz’ın 1955’te çektiği “Dağları Bekleyen Kız”. Esat Mahmut Karakurt’un romanından uyarlanan filmin afişinde Sezer Sezin’in İnceğiz Mağaraları önünde verdiği ve festival tanıtım afilerinde de kullanılan poz, Çatalca’nın sinema geçmişini belgeleyen görsel örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Bu ilk temasın ardından Çatalca, farklı kuşaklardan yönetmenlerin filmlerinde yeniden karşılık buldu. Lütfi Ö. Akad’ın 1967 tarihli “Ana” filmi ilçenin yalnızca doğal alanlarından değil, yerleşim dokusundan da yararlanırken, Atıf Yılmaz 1974’te bu kez “Salako” için İnceğiz Mağaraları’na döndü. Ertem Eğilmez’in 1979 tarihli “Erkek Güzeli Sefil Bilo” ve Kartal Tibet’in 1981 yapımı “Davaro” filmleri de bölgenin sinema belleğinde yer eden yapımlar arasında. Böylece İnceğiz, yalnızca tek bir filme ait bir çekim alanı olmaktan çıkarak Yeşilçam’ın farklı dönemlerine uzanan bir doğal plato kimliği kazandı.
Çatalca’nın sinema geçmişi Yeşilçam’la da sınırlı kalmadı. Yavuz Turgul’un “Av Mevsimi” ve Şahin Altuğ’un “Git Başımdan” gibi daha yakın dönem yapımlarında da ilçenin farklı bölgelerinden yararlanıldı. Festival arşivinde “Kumun Tadı”, “Zebun”, “Kitap 1820” ve “Ceberruh” gibi başka yapımlar da Çatalca’da çekilen filmler arasında anılıyor. Böylece ilçenin sinema geçmişi, 1955’teki “Dağları Bekleyen Kız”dan günümüze uzanan ve farklı türleri, yönetmenleri ve oyuncu kuşaklarını içine alan geniş bir çekim belleğine dönüşüyor.
Bu arşiv, festivalin kısa film yarışmasıyla kurduğu bugünkü bağın da temelini oluşturuyor. Çatalca Belediyesi, festivalin kuruluş gerekçesinde ilçenin geçmişte Türk sinemasına sunduğu mekânsal imkânları yeniden gündeme taşımayı, kısa film üretimini desteklemeyi, yeni sinemacıların görünürlüğünü artırmayı ve bu sinema mirasını gelecek kuşaklara aktarmayı hedeflediğini belirtiyor. Böylece geçmişte filmlere plato sağlayan Çatalca, ilk kez kendi adıyla bir film festivali üzerinden sinema üretiminin ve gösteriminin merkezlerinden biri olmayı amaçlıyor.
Çatalca’nın sinema hafızası
Festival bu geçmişi yalnızca tanıtım malzemesi olarak kullanmakla kalmadı. İlk Çatalca Film Festivali programında “Çatalca’da Çekilen Filmler” sergisi düzenlenirken, sinema tarihçisi Vadullah Taş’ın desteğiyle hazırlanan ve geçmişte ilçede çekilen yapımlara ait afiş ve lobi kartlarından oluşan sergide, Hale Soygazi’nin rol aldığı filmlere ait materyaller de yer aldı.
Açılışında, ödül töreninin ardından “Kim Bu Aile?” filminin açık hava gösterimi gerçekleştirilen festivalin programında yer alan ve Çatalca’nın Türk sinemasıyla ilişkisini ele alan “Türk Sinemasında Çatalca” söyleşisinde ise oyuncu İlyas Salman ve sinema tarihçisi Burçak Evren, moderatör Ali Gençoğlu’nun yönetiminde bir araya geldi. Söyleşide çocukluk yıllarından tiyatroya, Şehir Tiyatroları’nda Şener Şen’le tanışmasından Yeşilçam’a uzanan sanat yolculuğunu anlatan İlyas Salman, sinemaya geçişinde Şener Şen’in tavsiyesinin belirleyici olduğunu belirterek Şen’in kendisini yönetmen Ertem Eğilmez’e önerdiğini aktardı. Çatalca’da çekilen “Erkek Güzeli Sefil Bilo” ve “Davaro” filmlerini de anan Salman, bu yapımlar üzerinden Yeşilçam dönemine ilişkin anılarını paylaştı. Söyleşiye katılan sinema tarihçisi ve yazar Burçak Evren iseÇatalca’nın geçmişte film çekimlerine ev sahipliği yapan bir bölge olmanın ötesine geçerek bu birikimi kalıcı bir sinema kimliğine dönüştürmesinin önemine dikkat çekti.
Lütfi Akad’ın 1967 tarihli “Ana” filmi ise festivalde Çatalca merkez ve İnceğiz Mağaraları’nı kapsayan bir film rotasıyla ele alındı. Çocuklar için cep telefonuyla kısa film yapım atölyesi, yetişkinler için “Senaristin Yolculuğu - Senaryo Nasıl Yazılır?” atölyesi ve ana jüriyle sinema üzerine söyleşi de festival,i diğer etkinlikleri olarak gerçekleşti.
“Sinema doğamızda var” mottosuyla yola çıkan ve gelenekselleşmesi hedeflenen Çatalca Film Festivali, ilk yılında 224 başvuruyla başlayan Kısa Film Yarışması’nı genç sinemacıların filmleriyle buluşturdu. En İyi Film ödülünün Rabia Özmen’in “Prosedür” filmine verilmesiyle tamamlanan festival, kısa film yarışmasını ilçenin yaklaşık 80 yıllık sinema geçmişine ilişkin gösterim ve söyleşilerle bir araya getirdi. Üç gün süren festival, Çatalca’nın sinema hafızasını güncel kısa film üretimiyle buluşturan ilk buluşma olarak programını tamamladı.
Etiketler: Rabia Özmen Prosedür Çatalca Film Festivali


