Cenevre gibi: Ölçülü, sakin ve güçlü
Bu hayatta ortanca çocuk olmak kadar zor Cenevre’de sanat fuarı yapmak. Aynı ülkeden çıkan Art Basel gibi dev bir fuarın “büyük kardeş” gölgesinde, fakat “küçük kardeş” olacak kadar da güçsüz olmayan, finansal olarak sağlam zemine sahip ve Avrupa’nın tam ortasında konumlanan bir fuar Art Genève.
IRMAK ÖZER
Avrupa’daki sanat fuarları hiyerarşisi oldukça belirgin: devler, orta ölçekli ama etkili platformlar ve daha niş, odaklı bölgesel buluşmalar. Art Genève bu hiyerarşide ne Art Basel, Frieze London ya da TEFAF Maastricht gibi en üst ligdeki “mega fuarlar” kategorisinde; ne de Art Brussels, Liste Art Fair veya miart gibi daha yerel ölçekte kalan etkinlikler arasında. Mega fuarlar küresel sanat piyasasının yönünü belirleyen, dokuz haneli satışların yapıldığı, dev galerilerin şov alanlarıyken; küçük fuarlar yeni ve taze çıkışlara sahne oluyor. Art Genève ise bu aradalık nedeniyle çizgisini dikkatle ayarlamak zorunda: gösterişli bir güç gösterisinden kaçınan, ancak belirli büyük galerilere de alan açan; buna karşın genel katılımcı ortalamasında belli bir satış kapasitesi ve olgunluk arayan, ağırlıklı olarak Avrupa galerilerine ev sahipliği yapan bir yapı.
Art Geneve 2026. Fotoğraf: Thomas Annaheim Lambert
Bu yıl 29 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen 14. edisyonunda 28.000 ziyaretçiyi ağırlayan Art Genève için Fransız gazetesi Le Figaro, “neredeyse bir İsviçre saati gibi mekanik bir kesinlikle işliyor” yorumunu yaptı. Cenevre sanat fuarı, bulunduğu şehir gibi oldukça ölçülü, sakin ve güçlü. Kişi başına düşen servet oranında Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden biri olan İsviçre’nin özellikle bankacılığıyla ünlü bu şehrinde güçlü bir alım kapasitesi her zaman mevcut. Paris ve Londra’daki politik ve ekonomik dalgalanmalarla karşılaştırıldığında Cenevre, galeriler için daha güvenli bir zemin sunuyor. Bu da özellikle piyasanın yavaşladığı dönemlerde fuarı daha da cazip ve güvenilir bir liman hâline getiriyor. Bunun yanı sıra, mega fuarların 250’yi aşan katılımcılarıyla kıyaslandığında yaklaşık 80 galeriden oluşan daha kompakt bir yapı sunması, koleksiyoner için verimliliği; galerici için ise görünürlüğü artırıyor. Avrupalı sanat eleştirmenleri, 2012’de ilk kez düzenlenen fuarın artık Avrupa sanat takviminin önemli bir ‘kış buluşması’ hâline geldiğini ve giderek daha bilinçli, kontrollü, ‘yerine oturmuş’ bir karakter kazandığını vurguluyor.
Art Geneve 2026. Fotoğraf: Julien Gremaud
Piyasanın Nabzı: Sessiz Ama Sağlam
Art Genève, Avrupa sanat sezonunun erken döneminde gerçekleştiği için fuar takviminin açılış etkinliklerinden biri olarak kabul ediliyor ve hem galeriler hem de ziyaretçiler için bir ‘başlangıç noktası’ işlevi görüyor. Bu yıl fuarda 80’den fazla modern ve çağdaş sanat galerisi ile 27 kurum yer aldı. Özellikle Cenevre’nin güçlü kurumları olan MAMCO Genève, Centre d’Art Contemporain Genève ve Musée d’Art et d’Histoire de Genève’in katılımı, ticari stantlarla kurumsal perspektif arasındaki diyaloğu güçlendiriyor.
Fuarın direktörü Charlotte Diwan, galerilerin bu yıl pazarın yavaşlama sinyallerine uyum sağlayarak daha hedefli, izleyiciyle ilişki kuran sunumlara yöneldiğini belirtiyor. Bu strateji başarıya ulaşmış olacak ki, Hauser & Wirth, Templon ve Galerie Urs Meile gibi mega galerilerin iyi satış rakamlarına ulaştığı fuar raporlarında paylaşıldı.
Benim gibi ‘sadece bakıyorumcular’ için ise özellikle farklı kültür ve kıtalardan galerileri ve onların sanatçılarını görmek her zaman güzel bir deneyim. Bu yıl da İsviçre ve Avrupa galerilerinin yanı sıra Kuzey Amerika ve Asya’dan da katılımcılar vardı. Şahsi favorilerimden biri, önceki yıllarda olduğu gibi yine Asya kökenli Tang Contemporary Art oldu. Bunun dışında Lelong, Templon ve Xippas gibi dünyaca ünlü, yüksek fiyatlı galerilerin varlığı fuara belirgin bir ağırlık katıyor.
Art Geneve 2026. Fotoğraf: Julien Gremaud
Fuarın en sevdiğim sunumlarından biri ise sponsor markalardan Teo Jakob’un standıydı. Alışıldık “bağıran” ticari stantlar yerine adeta bir galeri enstalasyonu gibi tasarlanmış, izleyiciye deneyim yaşatan bir kurgu sunmuşlardı. Teo Jakob’un yarattığı bu absürt ev atmosferinde dolaşıp sanki başka birini gözetliyormuş hissine kapılıyordunuz.
Avrupa sanat fuarlarının açılış kapısı olan Art Genève, bu yıl da fazla gürültü çıkarmadan ama ihtiyacı kadar ilgiyi çekerek başarılı bir şekilde tamamlandı ve Avrupa’nın mega fuarlarının dev gövdeleri arasında kendine sakin ama sağlam bir yer açmayı başardı.
Art Geneve 2026. Fotoğraf: Thomas Annaheim Lambert
Bende ‘ne seninle ne sensiz’ hissi uyandırıyor: Ne görmek için yanıp tutuşuyorum, ne de görmeden edebiliyorum… Çünkü tıpkı Cenevre gibi gösterişten uzak bir güç alanı yaratıyor. Büyük vaatlerde bulunmuyor, bağırmıyor, koşmuyor; ama her yıl istikrarlı bir şekilde doğru insanların, doğru işlerin ve doğru enerjinin buluşma noktası oluyor. Belki de asıl gücü tam olarak burada yatıyor: Sakin, kontrollü ve güvenilir bir ritimde ilerleyen bir fuar olmak, bugün Avrupa sanat piyasasında nadir bir ayrıcalık.


