CI’de 21. yüzyılın odak noktası: Asya
Akbank Sanat’ın ana destekçi imzasıyla, kültürel destinasyon ortağı Tersane İstanbul’da yapacağı Contemporary Istanbul fuarı, 21. yılında 23-27 Eylül arası yapılacak. Fuarda bu yıl ABD’li aktör Johnny Depp başta olmak üzere, Mert Ege Köse, Arne Quinze, Bettina Poutschi, Thomas Schönauer gibi heykeltıraşlar da yer alacak. Fuar kapsamında Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman imzasıyla “Garip Şeyler Oluyor” adlı bir sergi de yapılırken merhum sanatçı Mustafa Horasan da, Levent Çalıkoğlu küratörlüğünde özel bir dayanışma sergisi ile anımsanacak.
EVRİM ALTUĞ
evrimaltug@gmail.com
Akbank Sanat’ın ana destekçi imzasıyla, kültürel destinasyon ortağı Tersane İstanbul’da yapacağı Contemporary İstanbul fuarı, 21’nCI yılında 23-27 Eylül arası izlenecek. ,
CI 21’e buna göre, bu yıl 16 farklı ülkeden, 70 çağdaş sanat galerisi katılacak. Etkinlikte 736 sanatçı, 1372 eser izlenirken, fuara bu yıl 43 yabancı basın mensubunun katılacağı vurgulandı. Fuar öte yandan bu yıl, “Solo Show”lar, “Yeni Alanlar” ve “Focus Asia” gibi kompleksleri ile ziyaretçileri karşılamaya hazırlanıyor. Fuar ekibi ayrıca bu yıl, “VIP Programı” listesi ile 1430 misafir,148 farklı kurum, 39 galeri, 19 müze gibi unsurlarıyla öne çıkacak.
Toplantı, başta CI Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli ve Başkan Yardımcısı Rabia Güreli ile Fuar Danışma Kurulu Üyesi, Küratör ve akademisyen, yazar Prof. Hasan Bülent Kahraman’ın yanı sıra Akbank Marka ve İletişim Başkanı Seçil Demiralp olmak üzere, etkinliğe imzasını atan ana destekçi kurum, fuar danışmanı, küratör ve proje ekibinin önderliğinde, İstanbul Levent Sabancı Center İkiz Kuleler’de bulunan Akbank Kampüs’te 15 Eylül Salı sabahı yapılan kahvaltılı buluşma ile gerçekleşti.
İkiz kulelerdeki yoğun denetim ve güvenlik önlemleri ile yaklaşık 50’nin üzerinde davetli ve basın mensubunun ön izin alarak katıldığı buluşmada söz alan Güreli, önizlemesi 23 Eylül’de yapılacak, resmi tarihleri 23-27 Eylül arası seçilen uluslararası etkinliğin, “İki yapı, tek ekosistem” anlayışıyla iki temel programı ortaya koyduğunu vurguladı.
Ali Güreli
Fuarın ticari yapısını galerilerin oluşturduğuna değinen Güreli, fuar bünyesinde hayata geçirilen ve uluslararası sanatçı ve rezidans bursları için de işbirlikleri sunan CI Vakfı üzerinden “fuarın da ötesine geçen” kültürel bir platform oluşturacaklarını vadetti.
Güreli sunumunda, buna göre fuarın bu yıl “Focus Planlamaları, CIF Dialogues, Özel Projeler, Kurumsal İş Birlikleri, Kamusal Sanat ve Heykel Parkuru” gibi başlıklarla zenginleştiğinin altını çizdi.
Biletix biletleriyle Boğaziçi’nden fuara ücretsiz seferler
CI 21 başlıklı fuar, buna göre yine Biletix üzerinden alınacak biletler üzerinden sağlanacak ücretsiz ziyaretçi tekne seferleri ile mevcut trafik sorununa büyük ölçüde çözüm getirmeyi öngörüyor. Fuar bununla birlikte İstanbul Şişhane ve Dolapdere çıkışlı özel ‘shuttle’ taşıtlarla da, ziyaretçisini yapıtlar ve etkinliklerle bir araya taşıyacak.
Güreli’nin galerilerden, yerel, merkezi yönetimlerden “Kamusal Sanat” talebini tekrar ettiği toplantıda ayrıca, “Ortadoğu’daki son savaşlar ve jeopolitik belirsizlik,” sebebiyle sanat dünyasında da, bunun etkisinin yaşandığı aktarıldı.
Ali Güreli tarafından verilen bilgilerde özellikle hem endişe verici hem de geleceği şekillendirici şu (çelişkili) unsurların okuması yapıldı ve bilhassa altı çizildi:
”Doha ve Abu Dhabi’nin artan sanat ve müze yatırımları, İstanbul’un uzun süredir doğal olarak üstlendiği bölgesel sanat merkezi rolünün, artık yeni ve güçlü aktörlerle paylaşılan, daha rekabetçi bir coğrafyada sürdürülebileceğini gösteriyor. Suudi Arabistan ise tüm ülkeye yayılan bir strateji ile bu yarışta büyüyen bir ivme ile yerini alıyor.”
Tersane İstanbul
CI Yönetim Kurulu Başkanı Güreli, sunumunda Abu Dhabi, Doha ve Suudi Arabistan’da yapılan bienal, müze ve Art Basel Katar ile Frieze Abu Dhabi isimli fuarlar gibi kültürel yatırımlara atıfta bulunduğu toplantıda buna karşılık, “Ortadoğu gücünü kaybetti,” dese de, CI21 de İstanbul’un yükselen kültür ve sanat seviyesi ile trafiği sebebiyle temasını Asya kıtasına ve buradaki sanatçılar, müzeler ve koleksiyonlara odakladığı gözlerden kaçmadı.
Güreli toplantıda ayrıca, bölgedeki devasa Batılı mimari ve kültür sanat yatırımlarına atıfta bulunarak, halen Londra’da eğitim gören oğlu Yunus Emre Güreli’nin, Dubai’de tasarlanan “The World” isimli 10 milyon m2’lik devasa bir yatırım bünyesinde de akademik staj yükümlülüğünü yerine getirdiğine dikkati çekti.
Ali Güreli: Yeni bir koleksiyoner potansiyeli mevcut
Ali Güreli’nin detaylarıyla anlattığı toplantıda ayrıca, “Türkiye’de yeni bir koleksiyoner potansiyeli”ne olan yaklaşıma dikkat çekildi. Kültür ve sanat ile ticaret arasındaki yasal ve ekonomik dengelere büyüteçle bakan Güreli, bu kapsamda dünyada yükselen alanları, ‘Premium otomotiv, yatçılık, lüks tüketim, gastronomi, gayrimenkul, özel bankacılık ve servet yönetimi’ gibi başlıklarla tabir etti.
Güreli, basın ve davetlilere bu alanlardaki gelişmelerin eşliğinde, üst gelir ve servet segmentinin Türkiye’de giderek daha görünür hale geldiğini de, ülkede sayıca artan 50’nin üzerindeki “Michelin yıldızlı” yeme içme mekânı örneği ile aktardı ama şunu da kaydetti:
”Sanat piyasası açısından kritik olan, bu ekonomik dönüşümün kültür ve sanata da yansıması. Yeni ekonomik aktörlerin sanatla ilişkisi geliştikçe, yeni alıcı ve koleksiyonerlerin de piyasaya katılım potansiyeli artıyor.”
Matcha Art Project izniyle
Güreli bu ifadelere ek olarak, Türkiye ve dünyadaki yeni nesil sanatçı ve alıcı kuşağını da şu cümlelerle tanıttı:
”Özellikle genç kuşakta, statüden çok keşfe, sanatçının hikâyesi ve değerlerine odaklanan, yükselen sanatçıları erken dönemde takip eden yeni bir koleksiyoner profili oluşuyor.”
CI Yönetim Kurulu Başkanı Güreli’nin gündeme getirdiği önemli sorunlardan biri ise kendini “Sanat ekonomisindeki vergisel sorunlar,” olarak gösterdi. İlgili konuyu T.C. Kültür ve Turizim Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı gibi muhataplarla yaptıkları ve yapacakları buluşmalarda art arda vurguladıklarının altını çizen Güreli, yaşanan gelişmelere metafor olarak da Maslow’un ‘ihtiyaçlar hiyerarşisi’ piramidini gösterdi.
Güreli: THY ile 40 tonluk kapasitemizin 36 tonunu kullandık
CI ile kurumsal partner Türk Hava Yolları (THY) ile Akbank arasındaki farklı lojistik işbirliğini de davetliler ve basınla paylaşan Ali Güreli, bu konuda da şunların altını çizdi:
”THY partnerliğimiz kapsamında, galerilere ücretsiz kargo desteği sağlıyoruz. Bu yıl, Arteasy aracılığıyla, fuarımıza katılan 32 galeri ve özel sergi, bu destekten yararlanıyor. THY ile yaptığımız planlama doğrultusunda, sağlanan 40 tonluk kapasitenin 36 tonunu şimdiden kullanmış durumdayız. Bu imkân başka hiç bir fuar tarafından verilmemektedir.”
CI’nın Akbank ile olan özel partnerliği kapsamında ise fuara katılan tüm galeriler ve özel sergiler için, gümrük işlemlerimizde, getirilen sanat eserlerinin toplam beyan edilen değerinin yüzde 20’si oranında teminat sağlanması gerekiyor. Bu teminat, galeriler ve özel sergiler adına CI tarafından karşılanıyor.”
Amantia izniyle
Ali Güreli bununla birlikte CI olarak geçmiş edisyonlarıyla da “maliyetine fuar” yaklaşımı ile yüzde 30’luk indirim ile galeri ve sanatçıları sahiplendiklerini belirtirken, Dünyadaki yüzde beş ila altı düzeyindeki verginin, Türkiye’de yüzde 20 olmasını ise kaygı ile karşıladıklarını aktardı. Güreli ayrıca söz konusu verginin bir “mal” mı, yoksa “jizmet” vergisine mi tabi olduğu konusundaki bürokratik kaosun henüz aşılamadığı mesajını yineledi.
“Türkiye’de kurumsal koleksiyonerlik anlayışı hiç yok,” diye serzenişte de bulunan Ali Güreli, bunun sadece Koç, Sabancı ve Eczacıbaşı imzalarıyla da, en fazla yedi, sekiz marka veya aile ile kalmakta oluşunu düşündürücü bulduklarını bildirdi. Bunun bir yansıması olarak sanat eserlerinin ofislere, depolara tıkalı kaldığını değinen Güreli, buna bir çözüm olarak yapılan galeriler arası işbirliklerinin de umut verici olduğunu belirtti.
Yaklaşık bir saat süren detaylı etkinlikte konuşmasını sürdüren Ali Güreli ayrıca, niçin Asya’ya odaklandıklarını aktarırken, Hong Kong, Mumbai, Shanghai, Taipei, Japonya ve Çin’in Schenzen bölgesindeki akademik, sanatsal ve kültürel yatırım ile figürleri katılımcılara örnek gösterdi.
Tersane İstanbul parkuru ve alanları genişletiliyor
Tersane İstanbul’un genişleyen etkinlik ve sergi alanlarının da vurgulandığı toplantıda bu kapsamda, “Heykel Parkuru” ile Mert Ege Köse, Arne Quinze, Bettina Poutschi, Thomas Schönauer gibi sanatçılara referans verilirken, Rabia Güreli de yaptığı sunumda ABD’li aktör Johnny Depp’e ait bir soyut dışavurumcu heykelin İstanbul’a konuk edildiğini müjdeledi. Güreli toplantıda ayrıca, sanatçının İstanbul’a da gelmesini umutla beklediklerini anons etti.
CI 21’e bu yıl ayrıca, dörtte üçü kadın olmak üzere 20’ye yakın kültür profesyoneli de konuşmacı olarak katılacak. Fuar ayrıca, 24 ve 25 Eylül arası 17:00-20:00 saatleri kapsamında, lisans, yüksek lisans, master ve doktora programlarına kayıtlı öğrencileri CI organizasyonu ile ücretsiz ağırlayacak. Fuarda ayrıca Akbank imzasıyla farklı öğrenci ve yaş kategorileriyle de hizmet işbirliği yapılacak.
Rabia Güreli
Öte yandan aynı kapsamda toplantıda söz alan Akbank Marka ve İletişim Danışmanı Seçil Demiralp ise “merak eden” izleyicilere yönelik duyarlılıklarının altını çizerek, bu kapsamda “sürdürülebilir toplum,” anlayışından yana olduklarını zikretti. Akbank Sanat Genel Müdürü Derya Bigalı’nın da katıldığı toplantıda Demiralp, kurumun düzenlediği “Günümüz Sanatçıları” sergisi, ya da Akbank Caz Festivali veya Kısa Film Festivali ile Akbank Çocuk Tiyatrosu gibi projeleri birer delil olarak dile getirdi.
Öte yandan, CI 21 kapsamında Akbank Sanat imzasıyla bu yıl, akademisyen, küratör, eleştirmen ve yazar Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman imzasıyla üç sanatçının katıldığı, “Garip Şeyler Oluyor,” isimli bir de sergi düzenlenecek. Rabia Güreli’nin aktardığına göre bu yıl ayrıca, fuarda Şeyh Raşid El Halife imzalı bir ışıklı yerleştirmenin yanı sıra, fuar partneri BMW’nin özel sanat otomobili serisine yine devam edilecek. Bunun dışında etkinlikte ayrıca, küratör Levent Çalıkoğlu imzası ile yakın zaman önce bir yaşama veda eden toplumsal gerçekçi, dışavurumcu ressam Mustafa Horasan anısına özel bir de sergi düzenlenecek. Sergiden elde edilecek bütün gelir ise sanatçının ailesi / varisleri yararına aktarılacak. Fuar bu yıl da ayrıca özel mobil sosyal medya uygulamasıyla çok daha rahat gezilerek, her türlü gelişmeyi ziyaretçilerin cebine bırakacak. Samsung, THY ve Asperox ile The Peninsula gibi türlü sergi destekçisi kurum ve markalar ile farklı sanatçılar arasında yapılan işbirlikleri ile özel tasarım ve obje çalışmalarını gündemle paylaşacak.
Hasan Bülent Kahraman
CI Fuarı Danışma Kurulu üyesi, küratör, eleştirmen ve akademisyen Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman: “Problem var mı? Var. Adı da güncel sanattır”
CI 21 kapsamında yapılacak “Garip Şeyler Oluyor” sergisinin küratörü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman da, Sabancı İkiz Kuleler Akbank Kampüs’te yapılan etkinlikte hazır bulunarak, Türkiye ve Dünya sanat ortamı ile fuarın geldiği aşamadan şöyle bahsetti:
”Garip Şeyler Oluyor.” Evet, aslında bu olan garip şeylerden bir tanesi, bizatihi Contemporary Istanbul fuarıdır. Türkiye yıllardır, ki şimdi 21’ncisini kutluyoruz; bu fuarı biraz “Scrödinger’in Kedisi” gibi deneyimliyor. Bu hem ölü hem diri olabilir. Yani ortada bir kedi problemi var mı, var. Bu problemin adı contemporary art yani sonradan revize ettiğimiz güncel ifadesiyle, çağdaş sanattır.
Dünyada da, Türkiye de de bir güncel sanat problemi var. Bu çok geniş, kapsamlı, çok boyutları olan bir alan. Türkiye 21 yıldır bu alana, CI üzerinden katkıda bulunuyor. Bu katkı, yerel bir katkı değil. Uluslararası bir katkı. Bu fuarın uluslararası boyutu, kendini ortaya koyabiliyor. Etkinliğin herhangi bir toplumsal, kültürel arka planının olmadığı, ya da bir sosyal katkı boyutunun bulunmadığını düşünmek, çok yanlış olur.
Bizi izlediğiniz ve geriye dönük olarak bakıp, gördüğünüz zaman hissedeceğimiz şey şudur. Fuar Türkiye’nin etrafında cereyan eden, son yıllarda ağırlık kazanan toplumsal, kültürel ve siyasal olaylara doğrudan müdahale edebilen bir yaklaşıma sahiptir. Birleşik Arap Emirlikleri’nde devam eden olayların sonucu buraya yansıyor. Aynı şekilde, bu yıl Focus Asia olarak seçim yapmak da önemlidir. Bu da bize şunu öğretmektedir. Sadece yerel olmakla uluslararası olunmaz. Uluslararası olmak, tam tersine yerel olmanın gelişmesi ve güçlenmesi için büyük bir kapasitedir.
2005’te dünyada ve Türkiye’de, ‘Gallery Exodus’ denen çıkış hadisesi meydana gelmiştir. 1989 olarak kabul edilen çağdaş sanat başlangıç süresi, 2005 olarak revize edilmiştir. Bu, Avrupa’da da, ABD’de cereyan etti ve bu yıldan itibaren benim altını çizdiğim ve uzun yıllardır genel koordinatörlüğünü yaptığım bu fuarda, bir yönetici olarak söyleyeceğim şudur:
Türkiye, 2005 yılından itibaren dünyada kendi içinde ürettiği sanatla, dünyada üretilen sanatı birleştirmiştir. Yani, Türkiye’deki herhangi bir sergiyi, bugün dünyanın büyük sanat metropollerine koyarsanız, oralarda, bu sergiler ayakta durur ve kendi izler çevresini yaratır. Fuar, şimdi bu ivmeyi iki yönlü olarak kullanmak suretiyle, kendisini gerçekleştiriyor. O bakımdan fuar sadece İstanbul için değil, genel olarak Türkiye’nin gerçekleştirmesi gereken temel yaklaşımlar açısından vazgeçilmez bir kurumdur. Fuarda 21’nci yılın geniş, büyük kapasitesi bize bu gerçeği bir kere daha anımsatmaktadır. Dolayısıyla Dünyada gerçekten teknolojinin, siyasetin getirdiği ve diğer dönüşümlerin getirdiği bir çerçeve içinde, “Garip Şeyler Oluyor.” Bunlardan da en olumlusu, bizi en çok heyecan veren ve mutlu edeni, CI’dir.”
Etiketler: Akbank Sanat CI Asya


