Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 200. yılında dünya sahnelerinde
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 200. yılında dünya sahnelerinde
1826’da kurulan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, iki asırlık sanat yolculuğunu Bükreş, Prag, Viyana ve New York’a uzanan uluslararası konser programıyla sürdürüyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlayan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin müzik tarihinde önemli bir yer edinen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 200. kuruluş yılını uluslararası konserlerle kutluyor. 1826’da Muzikâ-i Hümâyûn adıyla kurulan orkestra, kuruluşunun 200. yılında Türkiye’nin müzik ve sanat birikimini farklı ülkelerdeki dinleyicilerle buluşturacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un açıkladığı program, Romanya’nın başkenti Bükreş’ten Çekya’nın başkenti Prag’a, Avusturya’nın başkenti Viyana’dan ABD’nin New York kentine uzanıyor. Programın son durağı, klasik müziğin uluslararası merkezlerinden Carnegie Hall olacak.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, CSO’nun iki asırlık geçmişini dünya sahnelerinde sürdürdüğünü belirterek orkestranın Türkiye’nin sanat birikimini müziğin evrensel dili aracılığıyla uluslararası dinleyiciyle buluşturacağını ifade etti. Ersoy, 21 Eylül 2027’de New York Carnegie Hall’da gerçekleştirilecek konseri bu yolculuğun önemli duraklarından biri olarak duyurdu; şef Cemi’i Can Deliorman ve orkestra sanatçılarına uluslararası programda başarılar diledi.
Şef Cem-i Can Deliorman
İki asırlık orkestra geleneği
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın geçmişi, Sultan II. Mahmud döneminde, 1826’da kurulan Muzikâ-i Hümâyûn’a dayanıyor. Osmanlı’da askerî ve idarî alanda gerçekleştirilen yenileşme hareketlerinin bir parçası olarak ortaya çıkan topluluk, başlangıçta saray hizmetinde görev yapmak ve törenlerde müzik icra etmek üzere oluşturuldu. Batı müziği eğitiminin saray bünyesinde kurumsallaşması bakımından önemli bir yere sahip olan Muzikâ-i Hümâyûn, sonraki yıllarda farklı müzisyenlerin ve eğitimcilerin katkılarıyla gelişti. İtalyan müzisyen Giuseppe Donizetti’nin 1828’de İstanbul’a gelerek topluluğun eğitim ve müzik çalışmalarına katkıda bulunması, Osmanlı’da Batı müziğinin yaygınlaşması ve kurumsallaşması sürecinin önemli aşamalarından biriydi.
Saray çevresinde başlayan bu müzik geleneği, zaman içinde yalnızca askerî törenlerle sınırlı kalmayan bir yapıya dönüştü. Avrupa müziğinin repertuvarı, icra teknikleri ve eğitim anlayışıyla tanışan müzisyenler, Osmanlı’daki müzik yaşamının değişiminde rol oynadı. Muzikâ-i Hümâyûn’un tarihsel gelişimi, Türkiye’de senfonik müzik geleneğinin köklerini anlamak açısından da önem taşıyor. Orkestranın sonraki dönemlerde geçirdiği kurumsal dönüşüm, ülkedeki siyasal ve kültürel değişimlerle birlikte ilerledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla birlikte orkestra için yeni bir dönem başladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle 1924’te Ankara’ya taşınan topluluk, başkentteki kültür ve sanat yaşamının gelişmesinde görev üstlendi. Yeni Cumhuriyet’in müzik alanındaki hedefleri doğrultusunda senfonik müziğin yaygınlaşması, müzik eğitiminin gelişmesi ve çağdaş bestecilik çalışmalarının desteklenmesi önem kazandı. Orkestra, bu süreçte başkentte düzenli konserler veren ve klasik müzik repertuvarını daha geniş bir dinleyici kitlesiyle buluşturan temel kurumlardan biri haline geldi.
Muzikâ-i Hümâyûn
Cumhuriyet döneminde Riyaset-i Cumhur Musiki Heyeti ve Riyaset-i Cumhur Filarmoni Orkestrası adlarıyla anılan topluluk, 1957’de Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası adını aldı. Kurumsal kimliğinin gelişmesiyle birlikte repertuvarı da genişledi. Uluslararası senfonik müzik geleneğinin önemli eserlerini seslendiren orkestra, aynı zamanda Türkiye’de yetişen bestecilerin çalışmalarına programlarında yer vererek yerli bestecilik üretiminin dinleyiciyle buluşmasına katkıda bulundu. Böylece Batı klasik müziğinin yerleşik repertuvarıyla Türkiye’de gelişen çok sesli müzik anlayışı arasında bir bağ kuruldu.
CSO’nun iki yüzyıllık geçmişinde farklı kuşaklardan şefler, besteciler ve icracılar görev aldı. Orkestra, düzenli konserlerinin yanı sıra turneler ve farklı sanatçılarla gerçekleştirdiği iş birlikleri aracılığıyla müzik yaşamını sürdürdü. Ankara merkezli bir kurum olarak başkentin kültür ve sanat kimliğinin oluşumunda yer alırken Türkiye’nin diğer kentlerindeki dinleyicilerle de buluştu. Kuruluşundan Cumhuriyet dönemine, oradan günümüze uzanan süreçte geçirdiği dönüşüm, Türkiye’de senfonik müziğin tarihsel gelişimiyle birlikte ilerledi.
Orkestranın günümüzdeki konser yaşamı, geleneksel repertuvarın yanı sıra çağdaş eserleri ve farklı ülkelerden sanatçıları da kapsıyor. 2023’te Ankara’da açılan CSO Ada Ankara yerleşkesi, konserlerin ve farklı kültür-sanat etkinliklerinin gerçekleştirildiği önemli mekânlardan biri olarak orkestranın çalışmalarına ev sahipliği yapıyor. CSO, iki yüzüncü kuruluş yılı kapsamında açıkladığı uluslararası programla bu tarihsel birikimi yurt dışındaki dinleyicilere taşımayı hedefliyor. Bükreş, Prag, Viyana ve New York’u kapsayan konser takvimi, orkestranın Türkiye’deki kurumsal geçmişini uluslararası sahnelerde sürdürme çabasının bir parçasını oluşturuyor.
İlk durak Bükreş
CSO’nun uluslararası programı, 3 Kasım 2026’da Bükreş Ulusal Opera Binası’nda gerçekleştirilecek konserle başlayacak. Cumhuriyet Bayramı’na özel olarak düzenlenen konseri Rumen besteci ve şef Bujor Hoinic yönetecek.
Programda Ferit Tüzün’ün “Türk Kapriçyosu”, Wolfgang Amadeus Mozart’ın 20. Piyano Konçertosu ve Bujor Hoinic’in “Angora” adlı senfonik şiiri yer alıyor. Türk besteciliğinden bir örneği Mozart’ın klasik dönem repertuvarıyla ve Hoinic’in senfonik eseriyle bir araya getiren konser, CSO’nun iki yüzüncü yıl programının ilk uluslararası buluşması olacak.
Prag ve Viyana’da Avrupa turnesi
CSO’nun Avrupa turnesi Mart 2027’de başlayacak. Şef Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki orkestra, 26 Mart’ta Ankara’da seslendireceği programın ardından Avrupa’da iki konser verecek. Turnenin solisti, uluslararası kariyeriyle tanınan viyolonsel sanatçısı Mischa Maisky olacak.
Orkestra, 29 Mart 2027’de Prag’ın önemli konser mekânlarından Rudolfinum’un Dvorák Salonu’nda, 31 Mart’ta ise Viyana Konzerthaus’ta dinleyici karşısına çıkacak. Her iki konserde de Ferit Tüzün’ün “Nasreddin Hoca Süiti”, Antonín Dvorák’ın Viyolonsel Konçertosu ve Dmitri Şostakoviç’in 10. Senfonisi seslendirilecek.
Programın Prag ayağında, Dvorák’ın adını taşıyan salonda bestecinin viyolonsel konçertosunun yorumlanması ayrıca dikkat çekiyor. Çek bestecinin repertuvarındaki önemli eserlerden biri olan konçerto, Maisky’nin solistliğinde CSO’nun Avrupa turnesinin temel yapıtları arasında yer alacak. Ferit Tüzün’ün “Nasreddin Hoca Süiti” ise Türk müziği ve kültürüyle bağlantılı bir eseri Avrupa dinleyicisine taşıyacak. Şostakoviç’in “10. Senfoni”si de programı geniş ölçekli senfonik repertuvarla tamamlayacak.
Carnegie Hall’da 200. yıl konseri
CSO’nun uluslararası konser programının son durağı New York olacak. Orkestra, 21 Eylül 2027’de Carnegie Hall’da sahne alacak. Konseri Cemi’i Can Deliorman yönetecek. Dünya klasik müzik yaşamının tanınmış konser salonlarından Carnegie Hall’daki etkinliğin repertuvar ayrıntılarının ise ilerleyen aylarda açıklanması bekleniyor.
New York konseriyle birlikte CSO’nun 200. kuruluş yılı için açıklanan uluslararası programın tamamlanması planlanıyor. Bükreş’te başlayacak, Prag ve Viyana’da devam edecek yolculuk, orkestranın iki yüz yıllık geçmişini farklı ülkelerdeki dinleyicilerle buluşturacak.
Ankara’da uluslararası solist ve şefler
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, uluslararası konserlerinin yanı sıra 200. yıl sezonunda Ankara’da da dünyanın farklı merkezlerinde çalışan şef ve solistleri ağırlamayı sürdürecek. Sezon programı, uluslararası klasik müzik sahnesinde tanınan sanatçıları CSO’nun Ankara’daki konserlerinde dinleyiciyle buluşturmayı hedefliyor.
Orkestranın Avrupa turnesinde seslendireceği programı 26 Mart 2027’de Ankara’da da sunması planlanıyor. Böylece Ferit Tüzün’ün “Nasreddin Hoca Süiti”, Dvorák’ın Viyolonsel Konçertosu ve Şostakoviç’in 10. Senfonisi, Avrupa konserlerinden önce başkentteki dinleyicilerin karşısına çıkacak.
1826’da başlayan ve iki yüzyıl boyunca farklı dönemlerden geçerek devam eden CSO geleneği, 200. kuruluş yılında Türkiye’deki konserlerle uluslararası sahneleri aynı programda bir araya getiriyor. Orkestranın Bükreş’ten New York’a uzanan takvimi, iki asırlık müzik geçmişinin yeni konserlerle sürdürülmesini sağlayacak.
Etiketler: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası New York konser


