Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » David Garrett’tan ‘Milenyum Senfonisi’

David Garrett’tan ‘Milenyum Senfonisi’

David Garrett’tan ‘Milenyum Senfonisi’27 Ağustos 2026 - 01:08
Klasik müziğin teknik disiplinini rock ve pop repertuvarının enerjisiyle birleştiren David Garrett, ‘Millennium Symphony’ turnesi kapsamında 29 Ağustos’ta Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Taylor Swift, Rihanna, Harry Styles ve The Weeknd gibi isimlerin son 25 yılın pop müziğine damga vuran şarkıları, bu kez senfonik bir yorumla yeniden hayat buluyor. Dünyaca ünlü keman virtüözü David Garrett, büyük ilgi gören ‘Millennium Symphony’ turnesi kapsamında 29 Ağustos'ta Stagepass organizasyonuyla Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda sahne alacak. Pop müziğin unutulmaz hitlerini kemanı ve orkestrasıyla yeniden yorumlayan Garrett, farklı müzik türlerini aynı sahnede buluşturan bir konser programı sunacak. Konser saat 21.00’de başlayacak.
Otuz yılı aşan kariyeri boyunca klasik müziğin disiplinini rock'ın enerjisi ve popun evrensel diliyle buluşturan David Garrett, daima alışılmış repertuvarların dışına çıkıyor. ‘Millennium Symphony’ ile bu kez odağını son 25 yılın pop müziğine çeviren Garrett; Beyoncé’den Rihanna'ya, Harry Styles'dan Ed Sheeran’a uzanan isimlerin şarkılarını senfonik düzenlemelerle yeniden ele alıyor. Tanıdık melodiler korunurken, keman ve orkestranın sunduğu yeni katmanlarla şarkılar farklı bir müzikal bağlam içinde yeniden kuruluyor.
 
Adını Garrett'ın son albümünden alan ‘Millennium Symphony’ turnesi, yalnızca bu albümün şarkılarıyla sınırlı kalmıyor. Pop hitlerinin yanı sıra rock ve alternatif müzikten parçaları, sinema müziklerini ve farklı dönemlerden tanınan melodileri de bir araya getiren konser, sanatçının yıllardır inşa ettiği crossover yaklaşımını sahneye taşıyor.
 
Albümün standart versiyonunda Ed Sheeran’ın “Shape of You” ve “The Joker and the Queen”, Taylor Swift’in “Shake It Off”, The White Stripes’ın “Seven Nation Army”, Harry Styles’ın “As It Was”, Avicii’nin “Wake Me Up”, Shawn Mendes & Camila Cabello’nun “Señorita”, Maroon 5’ın “Move Like Jagger”, Tones and I’ın “Dance Monkey”, The Weeknd’in “Blinding Lights”, Luis Fonsi’nin “Despacito”, Måneskin’in “The Loneliest”, Beyoncé’nin “Naughty Girl”, David Guetta’nın “Titanium” ve Miley Cyrus’ın “Flower”s parçaları yer alıyor.
 
Program, Hans Zimmer imzalı “He’s a Pirate” ile sinema müziğine de uzanıyor. Deluxe versiyonda ise Hozier’ın “Take Me to Church”, Rihanna’nın “Russian Roulette”, Kylie Minogue’un “Can’t Get You Out of My Head”, Survivor’ın “Eye of the Tiger” ve My Chemical Romance’ın “Welcome to the Black Parade” gibi ek parçalar bulunuyor.
 
 
Fotoğraf: Reiner Pfisterer
 
Dört yaşında başlayan keman yolculuğu
 
David Garrett’ın bugün milyonlarca dinleyiciye ulaşan kariyerinin başlangıcı, henüz dört yaşındayken kemanla tanışmasına uzanıyor. İlk orkestra sahnesine on yaşında Hamburg Filarmoni Orkestrası ile çıkan sanatçı, 13 yaşında Deutsche Grammophon ile özel sözleşme imzalayarak plak şirketinin en genç sanatçısı oldu. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarında Zubin Mehta, Claudio Abbado ve Yehudi Menuhin gibi şeflerle çalışma fırsatı bulan Garrett, 15 yaşında Paganini’nin 24 Kapris’inin tamamını kaydetti. Daha sonra New York’taki Juilliard School’da Itzhak Perlman’ın öğrencisi olarak eğitimini sürdürdü.
 
Bu dönem, Garrett’ın yalnızca klasik repertuvarın genç virtüözü olarak ilerlediği yılları değil, ileride şekillenecek müzikal kimliğinin de temelini oluşturdu. Sanatçı, yirmili yaşlarında New York’a taşınmasının ardından klasik müziğin sınırları içinde kalmak yerine popüler müzikle daha doğrudan ilişki kurmaya başladı. 2007 tarihli “Virtuoso”, bu dönüşümün belirgin kilometre taşlarından biri oldu ve Garrett’ın klasik repertuvarı çağdaş dinleyiciyle buluşturmayı amaçlayan crossover çizgisini uluslararası ölçekte görünür hale getirdi.
 
Paganini’den rock sahnesine
 
Garrett’ın diskografisi bu değişimin izlerini kronolojik olarak takip etmeye imkân veriyor. Klasik müzikteki ilk dönem kayıtları arasında “Beethoven” (1995), “Mozart” (1995), “Paganini Caprices” (1997), “Tchaikovsky & Conus” (2001) ve “Pure Classics” (2002) bulunuyor. 2007’de “Virtuoso”, 2008’de “Encore”, 2009’da “Classic Romance” ve 2010’da “Rock Symphonies”in ardından “Legacy” (2011), “Music” (2012), “Garrett vs. Paganini” (2013), “Timeless” (2014), “Explosive” (2015), “Rock Revolution” (2017), “Unlimited” (2018), “Alive - My Soundtrack” ve “Alle Tage ist kein Sonntag” (2020), “ICONIC” (2022), “Millennium Symphony” (2024) ve 2026’da duyurulan “IMMORTAL” geliyor. Sanatçının resmî kataloğunda bu albümlerin yanı sıra canlı kayıtlar, film müzikleri ve erken dönem kayıtları da ayrı bir diskografik hat oluşturuyor.
 
Garrett’ın kataloğunda “Rock Symphonies” özel bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Garrett burada Guns N’ Roses, Metallica ve Nirvana gibi rock dünyasının önemli isimlerinin repertuvarını keman ve orkestra için yeniden düzenlerken, klasik müzik ile rock arasındaki geçişi daha geniş bir dinleyici kitlesine taşıdı. 2017 tarihli “Rock Revolution” ise Phil Collins, Prince, The Verve ve Rage Against the Machine gibi isimlerin parçalarını yeniden yorumlayarak bu hattı genişletti; albümde Garrett’ın kendi besteleri olan “Duel Guitar Versus Violin” ve “Baroque Reinvention” da yer aldı.
 
“Legacy” ile klasik repertuvara dönüş yapan sanatçı, Royal Philharmonic Orchestra ve şef Ion Marin ile Beethoven’ın Keman Konçertosu’nu kaydetti; Rachmaninoff’un “Paganini Varyasyonları”ndaki “18. Varyasyon”u da albümün programına dahil etti. “Garrett vs. Paganini” ise virtüözite kavramını Paganini’nin eserleri üzerinden yeniden ele aldı. “Timeless Brahms” ve Bruch’un keman konçertolarını merkeze alırken, “Explosive” yeni besteler ve crossover düzenlemeleri üzerinden daha çağdaş bir ses dünyasına yöneldi.
 
“ICONIC” ile klasik repertuvara başka bir bakış
 
2022 tarihli “ICONIC”, Garrett’ın crossover repertuvarından yeniden klasik müziğin tarihine yöneldiği projelerden biri oldu. Albümde geçmişin önemli keman virtüözlerinin repertuvarından eserler çağdaş düzenlemelerle bir araya getirildi. Deutsche Grammophon kataloğundaki diskografide “ICONIC”in yanı sıra 2022 tarihli “Ave Maria kaydı da yer alıyor. Albüm Almanya’da klasik müzik listelerinde zirveye çıktı ve 2023’te ‘Bestseller of the Year’ kategorisinde ‘Opus Klassik’ ödülünü kazandı.
Garrett’ın canlı kayıtları da diskografisinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. “David Garrett Live in Concert & in Private” (2009), “Rock Symphonies - Open Air Live” (2011), “Music - Live in Concert” ve “Legacy - Live in Baden Baden” (2012), “The Devil’s Violinist” (2013), “David Garrett Unlimited - Live From the Arena di Verona” (2021) ve “ALIVE - Live From Baths of Caracalla”, “Roma” (2023) sanatçının konser repertuvarını farklı dönemlerde belgeleyen başlıca kayıtlar arasında. “Alive - My Soundtrack” projesinin ayrıca film müziği versiyonu da bulunuyor.
 
Bir albümden dünya turnesine
 
18 Ekim 2024’te yayınlanan “Millennium Symphony”, Garrett’ın popüler müzikle kurduğu ilişkinin yeni aşamasını temsil ediyor. Albüm, son 25 yılın pop, R&B, Latin, house, alternatif rock ve soundtrack repertuvarını tek bir senfonik çerçevede topluyor. Albümün ardından başlayan turnenin ilk konseri 20 Mart 2025’te Münih’teki Olympiahalle’de gerçekleşti. Sanatçının resmî sitesine göre konser yaklaşık 10 bin kişinin izlediği kapalı gişe bir gösteriyle başladı ve turne 2026 sonuna kadar sürdürülecek.
İstanbul konserinde de programın temelini bu crossover yaklaşımı oluşturacak. Garrett’ın kemanı, yalnızca melodiyi taşıyan bir solo enstrüman olarak değil, popüler müziğin tanıdık yapılarını yeniden biçimlendiren ana araç olarak konumlanıyor. “Seven Nation Army” ya da “As It Was” gibi parçalar bu nedenle yalnızca cover olarak değil, Garrett’ın klasik müzik eğitimi ve orkestral düzenlemeleriyle yeniden tasarlanmış konser parçaları olarak programda yer alıyor. Millennium Symphony’nin albüm repertuvarı da bu yaklaşımı açık biçimde ortaya koyuyor.
 
 
Fotoğraf: Reiner Pfisterer 
 
Kemanın sinema perdesindeki hikâyesi
 
Garrett’ın müzik kariyeri 2013’te sinemaya da uzandı. Bernard Rose’un yönettiği “The Devil’s Violinist” filminde 19. YY’ın ünlü İtalyan kemancısı ve bestecisi Niccolò Paganini’yi canlandıran sanatçı, böylece oyunculuk alanında ilk kez kamera karşısına geçti. Jared Harris, Joely Richardson ve Christian McKay’in de rol aldığı film, Paganini’nin kariyerinin zirvesinde Londra’ya uzanan hikâyesini anlatıyor. Garrett yalnızca başrolü üstlenmekle kalmadı; Franck van der Heijden ile birlikte filmin müziklerini de hazırladı.
 
“The Devil’s Violinist”, Garrett’ın filmografisindeki en kapsamlı sinema çalışması olarak kalırken sanatçının görüntü ve müzik arasındaki ilişkisi canlı kayıtlarında da sürüyor. Roma’daki Caracalla Hamamları’nda kaydedilen “ALIVE” konseri ZDF/ARTE tarafından yayımlandı; “ICONIC” döneminin Taormina konseri de görsel bir konser prodüksiyonuna dönüştürüldü. Böylece Garrett’ın müziği, yalnızca albüm ve konser formatında değil, sinema ve televizyon aracılığıyla da kayıt altına alındı.
 
Ödüllerle şekillenen crossover kariyeri
 
Garrett’ın ödül geçmişi de klasik müzik ile popüler müzik arasında kurduğu köprünün karşılığını gösteriyor. 32 altın ve 14 platin plağın yanı sıra dört Pop ECHO ve beş Classic ECHO ödülüne ulaşan sanatçının ödülleri arasında “Virtuoso” ile 2008 ECHO Klassik ‘Bestseller of the Year’, “Classic Romance” ile 2010 ECHO Klassik ‘Bestseller of the Year’, “Rock Symphonies” ile 2011 ECHO ‘National Rock/Pop Artist’, “Legacy” ile 2012 ECHO Klassik ‘Bestseller of the Year’ ve “Garrett vs. Paganini” ile 2014 ECHO Klassik ‘Bestseller of the Year’ bulunuyor. 2013’te Bambi’nin klasik müzik kategorisinde ödül alan Garrett, 2017’de ‘Frankfurt Müzik Ödülü’ne layık görüldü; 2021’de ‘European Cultural Award’ aldı. “ICONIC” ise 2023’te Opus Klassik’te ‘Bestseller of the Year’ seçildi.
 
Garrett’ın klasik ve pop kategorilerinde ECHO ödüllerine sahip olması, kariyerindeki iki ayrı müzikal hattın aynı sanatçı kimliğinde birleştiğini gösteren önemli bir ayrıntı. İngiltere’deki Official Charts verilerine göre “Virtuoso”, “Rock Symphonies” ve “Legacy” albümleri Birleşik Krallık albüm listelerine girerken “Virtuoso”, “Legacy” ve “Caprice” klasik albüm listelerinde üst sıralara ulaştı. “Legacy” klasik albüm listesinde bir numaraya kadar çıktı.
 
Garrett’ın resmî verilerine göre bugüne kadar dünya çapında beş milyondan fazla albüm satışı ve 5,65 milyardan fazla kariyer stream’i bulunuyor. Sanatçı ayrıca farklı ülkelerde toplam 32 altın ve 14 platin ödülle sertifikalandırılmış durumda.
 
Yeni albüm: “IMMORTAL”
 
Garrett’ın 2026’daki müzikal gündemi ise ‘Millennium Symphony’den farklı bir yöne ilerliyor. Deutsche Grammophon etiketiyle hazırlanan “IMMORTAL”, 9 Ekim 2026’da yayınlanacak yeni klasik müzik albümü olarak duyuruldu. Projede Claude Debussy, Johann Sebastian Bach, Tchaikovsky, Brahms, Mozart, Paganini, Puccini, Rachmaninoff, Wieniawski, Sarasate ve John Williams gibi bestecilerin eserleri yer alıyor. Garrett’ın kendi düzenlemelerini yaptığı albümde The Prezent orkestrası ve piyanist Julien Quentin de sanatçıya eşlik ediyor. İlk yayımlanan çalışma ise Puccini’nin “Nessun Dorma” düzenlemesi oldu.
 
“IMMORTA”ın standart versiyonu 20 parçadan oluşuyor. Programda Debussy’nin “Beau Soir”ı, Bach’ın “Jesus Bleibet Meine Freudes”i, Veracini’nin “Allegro”su, John Williams’ın “Schindler’s List” teması, Tchaikovsky’nin “Valse Sentimentale”ı, Puccini’nin “Nessun Dorma”sı, Paganini’nin “Cantabile”si, Massenet’nin “Élégie”si, Brahms’ın “Hungarian Dance No. 17”si, Mozart’ın “Menuetto”su, Shostakovich’in “Waltz No. 2”si ve Rachmaninoff’un “Adagio”su bulunuyor. Garrett’ın John Haywood ile birlikte hazırladığı “Deux Guitares” da albümün özgün düzenlemeleri arasında. Albümün deluxe edisyonda Schumann, Handel, Prokofiev, Schubert ve Chopin’den beş ek kayıt daha yer alacak.
 
Albüm, 29 Ağustos’taki İstanbul konserinin repertuvarıyla doğrudan aynı döneme ait olmasa da Garrett’ın kariyerindeki iki yönün bugün de birlikte sürdüğünü gösteriyor: Bir tarafta “Millennium Symphony” ile popüler müziğin son 25 yılına uzanan crossover sahnesi, diğer tarafta “IMMORTAL” ile Bach’tan Mozart’a, Paganini’den Puccini’ye uzanan klasik repertuvar. Garrett’ın kariyerinin başından bu yana kurduğu müzikal hat, bu iki alan arasında gidip gelen bir diskografi ve sahne programıyla ilerliyor.
 
Harbiye’de ‘Millennium Symphony’
 
Farklı kuşaklardan ve farklı müzik zevklerine sahip dinleyicileri 2000’lerin pop hitlerinden rock klasiklerine uzanan ortak bir müzikal yolculuğa davet eden bu özel konser, Garrett’ın son dönem repertuvarının İstanbul ayağını oluşturuyor. ‘Millennium Symphony Open Air Tour 2026’ kapsamında gerçekleşecek konser, 29 Ağustos Cumartesi günü saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda yapılacak. Stagepass organizasyonundaki konser için bilet satışı devam ediyor.
 
Etiketler: David Garrett  Milenyum Senfonisi  turne