Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Death to All 15 Haziran’da İstanbul’da

Death to All 15 Haziran’da İstanbul’da

Death to All 15 Haziran’da İstanbul’da13 Haziran 2026 - 06:06
Death metal türünün kurucu topluluklarından biri kabul edilen Death’in müzikal mirasını sahnede yaşatan Death to All, 15 Haziran akşamı İstanbul’da dinleyiciyle buluşacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Metal müzik takviminde haziran ayının öne çıkan etkinliklerinden biri de %100 Metal organizasyonuyla gerçekleşecek Death to All konseri. Death metalin kurucu figürü olarak kabul edilen Chuck Schuldiner’ın müzikal mirasını yaşatmak amacıyla oluşturulan Death to All, 15 Haziran akşamı İstanbul’da sahne alarak Türkiye’deki ilk konserini verecek.
 
Daha önce de kaleme aldığımız gibi, Türkiye’de festival ve konser programları giderek daha geniş tür çeşitliliğine açılıyor. Cazdan deneysel müziğe, dünya müziğinden bağımsız rock’a uzanan etkinliklerin yanı sıra, ekstrem metal sahnesinin tarihsel önem taşıyan projelerinin de İstanbul rotasına eklenmesi, uluslararası konser trafiğinin çeşitlendiğini gösteriyor. Death to All konseri de bu çerçevede yalnızca bir performans olarak değil, belirli bir müzik tarihinin sahne üzerinde yeniden okunması olarak öne çıkıyor.
 
Death’ten ‘Death to All’a uzanan hikâye
 
1983 yılında ABD’nin Florida eyaletinde gitarist, vokalist ve besteci Chuck Schuldiner tarafından kurulan Death, death metal türünün kurucu gruplarından biri olarak kabul edilirken, ekstrem metalin en sert ve en etkili biçimlerinden birinin şekillenmesinde belirleyici rol oynadı. İlk döneminde ham ve agresif bir sound’a sahip olan grup, 1987 tarihli “Scream Bloody Gore” ile türün temel yapı taşlarından birini ortaya koydu. Bugün hâlâ ‘ilk gerçek death metal albümlerinden biri’ olarak anılan kayıt hem sertliğiyle hem kurduğu estetik dil ile sonraki kuşakları etkiledi.
 
 
Chuck Schuldiner
 
Ardından gelen “Leprosy” (1988) ve “Spiritual Healing” (1990), Death’in yalnızca yoğunluk üzerinden değil, kompozisyon ve yapı üzerinden de geliştiğini gösterdi. 1990’ların başından itibaren ise grubun müziği belirgin biçimde evrildi. 1991 tarihli “Human” caz etkili davul teknikleri, karmaşık riff yapıları ve progresif öğelerle death metalin sınırlarını genişleterek teknik death metal olarak adlandırılan yaklaşımın önünü açtı. Bu çizgi “Individual Thought Patterns” (1993) ve özellikle “Symbolic” (1995) ile zirveye ulaşırken, 1998 tarihli “The Sound of Perseverance” hem teknik hem de melodik açıdan grubun en rafine işleri arasında yer aldı.
 
Death hiçbir zaman ana akım müzik endüstrisinin parçası olmadı; büyük ödüller ya da liste başarılarıyla değil, yarattığı etkiyle tanındı. Death metal, progresif metal ve modern ekstrem müzik sahnesinde faaliyet gösteren çok sayıda grup, özellikle “Human” ve “Symboli”c gibi albümleri temel referans noktaları arasında göstermeyi sürdürüyor.
 
Chuck Schuldiner’ın 2001 yılında hayatını kaybetmesinin ardından Death adı altında yeni kayıtlar yapılmadı ve grup fiilen sona erdi. Ancak bu miras, yıllar sonra oluşturulan ‘Death to All’ projesiyle sahnede yeniden hayat buldu. Başlangıçta Schuldiner’ın anısını yaşatmak ve kanser araştırmalarına destek sağlamak amacıyla kurulan bu oluşum, zamanla bağımsız bir konser projesine dönüşerek Death repertuvarını farklı kuşak dinleyicilerle buluşturan canlı bir arşiv işlevi üstlendi. Bu yönüyle Death, yalnızca bir grup olmanın ötesinde, bir müzik türünün omurgasını kuran temel yapı taşlarından biri olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.
 
Sahnede Death tarihinin tanıkları
 
Death to All’ın en dikkat çekici yönlerinden biri, Death’in farklı dönemlerinde yer almış müzisyenleri aynı sahnede buluşturması. Kadro yıllar içinde değişiklik gösterse de projenin merkezinde, Chuck Schuldiner ile doğrudan çalışmış ve grubun klasikleşmiş albümlerine imza atmış isimler bulunuyor. Bas gitarda Steve DiGiorgio’nun perdesiz tonuyla şekillenen yaklaşımı, davulda Gene Hoglan’ın teknik gücüyle birleşirken; gitarda Bobby Koelble, özellikle Symbolic döneminin karakteristik sololarını yeniden üretiyor. Vokal ve gitarda ise Cynic bağlantılarıyla da bilinen Max Phelps, Schuldiner’ın sahne dilini günümüze taşıyan isim olarak öne çıkıyor.
 
2001 yılında hayatını kaybeden Schuldiner’ın vizyonunu yaşatmak amacıyla kurulan Death to All, bu yönüyle sıradan bir saygı projesinin ötesine geçerek, death metal tarihini canlı performans üzerinden yeniden kuran bir yapı niteliği taşıyor. Repertuvar, Death diskografisinin farklı dönemlerinden seçilen parçalarla şekilleniyor; “Scream Bloody Gore”un ilkel sertliğinden “The Sound of Perseverance”ın teknik zirvesine uzanan geniş bir seçki, konserlerin omurgasını oluşturuyor. “Pull the Plug”, “Crystal Mountain”, “Spirit Crusher” ve “The Philosopher” gibi türün marşları, bu kez orijinal kayıtların mimarları tarafından yeniden icra ediliyor.
 
 
Death to All
 
Dünya genelinde kapalı gişe konserlerle geniş bir dinleyici kitlesine ulaşan ekip, Türkiye’deki dinleyicilerle ilk kez buluşmaya hazırlanıyor. %100 Metal katkılarıyla Duality ve Vera Müzik organizasyonunda gerçekleşecek 15 Haziran 2026 tarihli İstanbul konseri, aynı zamanda “Spiritual Healing” ve “Symbolic” albümlerinin 30. yılına da denk geliyor. IF Performance Hall Beşiktaş sahnesinde gerçekleşecek bu buluşma, yalnızca bir konser değil, death metal tarihinin farklı evrelerine tanıklık etme imkânı sunan kapsamlı bir canlı deneyim olarak öne çıkıyor.
 
Haziran takviminde metal sahnesi
 
Death to All konserinin ardından İstanbul’daki metal takvimi hız kesmiyor. Yıl boyunca uluslararası metal sahnesinin önemli isimlerinden Megadeth, Savatage, The Gathering, The Pineapple Thief, Babymetal, Trivium,  Bosphorus Open Air Metal Fest kapsamında Satyricon, I Am Morbid, Kataklysm, Moonspell, Rage, Terrorizer, Tankard, Sarcofago, Kampfar, Moribund Oblivion, Eleine, Fleshless, Cutterred Flesh, Khepra, Atrox Trauma, Nahum, Yaşru, 3000ad de Türkiye’de dinleyiciyle buluşacak. Böylece ayın ikinci yarısı, death metal ve thrash metal tarihinin iki farklı kuşağını temsil eden konserlere ev sahipliği yapmış olacak. Türkiye’de son yıllarda artan uluslararası metal konserleri, İstanbul’un bölgesel konser rotalarındaki konumunu da güçlendirmeyi sürdürüyor.
 
15 Haziran Pazartesi akşamı saat 21.30’da İstanbul’daki IF Performance Hall Beşiktaş gerçekleşecek Death to All konseri ise bu takvim içinde özel bir yerde duruyor. Çünkü sahnede yalnızca bir grubun şarkıları değil, ekstrem müziğin son kırk yılına yön veren bir müzikal miras yeniden hayat bulacak.
 
 
Etiketler: Milliyet Sanat  death metal  Death to All