Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Dünyanın genç coğrafyacıları bir araya geliyor

Dünyanın genç coğrafyacıları bir araya geliyor

Dünyanın genç coğrafyacıları bir araya geliyor08 Ağustos 2026 - 05:08
50 ülkeden 200’ü aşkın genç coğrafyacı ve 100’den fazla akademisyen, 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı (iGeo 2026) için İstanbul’da buluşuyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Haritalar yalnızca sınırları, dağları, nehirleri ya da şehirleri göstermez aynı zamanda toplumların hafızasını, kültürlerini ve yaşam biçimlerini de anlatır. Dünyanın farklı ülkelerinden genç coğrafyacılar, 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı (iGeo 2026) kapsamında İstanbul’da bir araya gelirken şehir bir hafta boyunca hem bilimsel bir yarışmanın hem de kültürlerarası bir paylaşımın merkezi olacak.
Türkiye’nin uluslararası bilim diplomasisi adına önemli organizasyonlarından biri olarak değerlendirilen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı (iGeo 2026) öncesinde düzenlenen basın toplantısı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirildi. Ulusal televizyonlar, haber ajansları, gazeteler, dijital medya kuruluşları ve uluslararası yayın organlarının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda, dünyanın en prestijli coğrafya organizasyonlarından biri olan iGeo 2026’nın bilimsel, akademik ve diplomatik boyutu kamuoyuyla paylaşıldı.
 
 
11-17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda, 16-19 yaş arası 200’ü aşkın genç coğrafyacı ile 100’den fazla uluslararası akademisyen İstanbul’da buluşacak. Aynı dönemde düzenlenecek Uluslararası Coğrafya Birliği (IGU) Bölgesel Konferansı da dünya coğrafya camiasının önemli isimlerini İstanbul’a taşıyacak.
 
Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı iGeo 2026, coğrafyayı fiziksel alanların incelenmesinin ötesinde insan, çevre, şehir, kültür ve gelecek arasındaki ilişkinin anlaşılması açısından ele alıyor. Bu yönüyle organizasyon, bilim diplomasisinin yanı sıra kültürel bir karşılaşma alanı da oluşturuyor.
 
İstanbul bir ‘açık hava laboratuvarı’ olacak
 
Toplantıda konuşan Organizasyon Komitesi Başkanı Prof. Dr. Barbaros Gönençgil, Türkiye’nin bu büyük organizasyona ev sahipliği yapmasının akademik olduğu kadar diplomatik bir başarı olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin uluslararası güvenilirliği, akademik birikimi ve organizasyon kapasitesi sayesinde bu göreve layık görüldüğünü belirten Gönençgil, iGeo 2026’nın Türkiye’nin bilim diplomasisine kalıcı katkılar sağlayacağını ifade etti.
 
Gönençgil, günümüzde coğrafyanın yalnızca haritaları inceleyen bir bilim dalı olmaktan çıktığını; devletlerin geleceğini, çevresel sorunları, şehirleşmeyi ve küresel dönüşümleri anlamada stratejik bir alan haline geldiğini vurguladı.
 
Bu yıl ev sahibi olarak İstanbul’un seçilmesi de coğrafi konumunun yanı sıra binlerce yıllık tarihi, çok katmanlı kültürel yapısı ve yaşayan kent dokusuyla büyük önem taşıyor.
 
Olimpiyat kapsamında genç katılımcılar; yazılı sınav, multimedya testi ve saha çalışmasından oluşan üç aşamalı zorlu bir değerlendirme sürecinden geçecek. Organizasyon komitesinde yer alan isimlerden Doç. Dr. Kaan Kapan olimpiyatın teknik yapısı hakkında yaptığı değerlendirmede, öğrencilerin teorik bilgilerinin yanında analiz, gözlem ve problem çözme becerilerini de ortaya koyacaklarını belirtti.
 
Kapan, İstanbul’un organizasyon boyunca adeta bir ‘açık hava laboratuvarına’ dönüşeceğini ifade etti. Genç araştırmacılar İstanbul’u farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan, sürekli dönüşen bir şehir olarak deneyimleyecek. Boğaziçi’nin doğal yapısından tarihi yarımadanın kültürel mirasına kadar pek çok unsur, kentle ilgili bilimsel ve kültürel okumalar yapılmasına olanak sağlayacak.
 
 
Coğrafya üzerinden kültürel hafızayı okumak
 
Bir kentin coğrafyası, aynı zamanda o kentin kültürel kimliğini de şekillendiriyor. İstanbul’un yüzyıllar boyunca farklı uygarlıklara ev sahipliği yapması; mimarisinden mutfağına, ulaşım ağlarından gündelik yaşam pratiklerine kadar geniş bir kültürel miras oluşturdu.
 
iGeo 2026 da bu açıdan farklı ülkelerden gelen gençlerin hem bilimsel bilgi paylaşımında bulunduğu hem de şehirleri, toplumları ve yaşam biçimlerini anlamaya çalıştığı uluslararası bir buluşma niteliği taşıyor.
 
Coğrafya bugün iklim değişikliğinden sürdürülebilir kentlere, göç hareketlerinden doğal kaynak yönetimine kadar dünyanın en önemli meselelerini anlamada kritik bir rol üstleniyor. Bu nedenle genç coğrafyacıların bir araya gelmesi geleceğin bilim insanları, şehir plancıları, çevre uzmanları ve karar vericileri arasında yeni bağlantılar kurulması açısından büyük önem taşıyor.
 
Geleceğin bilim insanları İstanbul’da buluşuyor
 
Toplantıda organizasyon komitesinde yer alan bir diğer isim Doç. Dr. Atilla Karataş, iGeo’nun dünya coğrafya eğitimi açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, organizasyonun farklı kıtalardan gelen bilim insanlarını ortak bir zeminde buluşturduğunu ve Türkiye’nin akademik görünürlüğüne önemli katkılar sağlayacağını belirtti.
 
Dr. Öğr. Üyesi Hasan İçen ise organizasyonun gençler açısından taşıdığı değere vurgu yaparak, olimpiyatın geleceğin bilim insanlarını, şehir plancılarını, çevre uzmanlarını ve karar vericilerini aynı platformda buluşturduğunu ifade etti.
 
Bilimsel rekabetin yanında kültürel paylaşımı da teşvik eden iGeo 2026, farklı ülkelerden gelen öğrenciler arasında uzun vadeli bir uluslararası iletişim ağı oluşturmayı hedefliyor.
 
 
Türkiye Milli Takımı uluslararası arenada
 
Basın toplantısında Türkiye Milli Takımı da kamuoyuna tanıtıldı. TÜBİTAK koordinasyonunda yürütülen uzun ve titiz hazırlık sürecinin ardından oluşturulan milli takım, Türkiye’yi iGeo 2026’da temsil edecek.
 
Organizasyon Komitesi tarafından tanıtılan milli takım sporcuları arasında Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencisi Mehmet Efe Benderlioğlu ile TÜBİTAK Fen Lisesi öğrencisi Ege Çetin yer alıyor.
 
Genç sporcuların Türkiye’nin bilimsel birikimini, eğitim kapasitesini ve genç nesillerinin potansiyelini uluslararası platformda en güçlü şekilde temsil etmek amacıyla hazırlandığı vurgulanıyor.
 
Bilim ve sanat aynı sorudan besleniyor: Dünyayı anlamak
 
Bilim ve sanat, dünyayı farklı yöntemlerle anlamaya çalışan iki alan. Biri ölçerek, analiz ederek ve gözlemleyerek; diğeri deneyimleyerek, yorumlayarak ve anlatılar kurarak ilerliyor.
 
iGeo 2026’nın İstanbul’da gerçekleşmesi, bu iki bakışın ortak noktasını da görünür kılıyor: Yaşadığımız dünyayı daha iyi anlamak.
 
Dünyanın dört bir yanından gelen gençlerin gözünden İstanbul’u yeniden keşfetmek, yalnızca coğrafi bir inceleme değil aynı zamanda kültürel hafızaya, insan ilişkilerine ve geleceğin dünyasına dair ortak bir düşünme alanı yaratmak anlamına geliyor.
 
Bu yönüyle iGeo 2026, bir bilim olimpiyatından fazlası olarak; İstanbul’un kültürler arasında kurduğu köprüyü bilim diplomasisi aracılığıyla yeniden hatırlatan uluslararası bir buluşma olarak tarihe geçmeye hazırlanıyor.
 
iGeo nedir?
 
Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı (International Geography Olympiad – iGeo), 16-19 yaş arasındaki lise öğrencilerinin coğrafya alanındaki bilgi, analiz ve problem çözme becerilerini uluslararası düzeyde değerlendiren dünyanın en prestijli bilim olimpiyatlarından biri olarak kabul ediliyor.
 
İlk kez 1996 yılında gerçekleştirilen iGeo, Uluslararası Coğrafya Birliği (International Geographical Union - IGU) tarafından desteklenen ve her yıl farklı bir ülkenin ev sahipliğinde düzenlenen küresel bir organizasyon niteliği taşıyor.
 
Olimpiyat kapsamında öğrenciler; yazılı sınav, multimedya testi ve saha çalışmasından oluşan üç aşamalı değerlendirme sürecinden geçiyor. Bu süreçte teorik coğrafya bilgileri, gözlem yapma, verileri yorumlama, mekânsal analiz gerçekleştirme ve çözüm üretme becerileri ölçülüyor.
22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı’nın (iGeo 2026) organizasyonu ise Türkiye Coğrafya Kurumu ve TÜBİTAK iş birliğiyle gerçekleştiriliyor.
 
 
Türkiye Coğrafya Kurumu’nun bilimsel rolü
 
Türkiye Coğrafya Kurumu; Türkiye’de coğrafya biliminin gelişmesini desteklemek, akademik çalışmaların yaygınlaşmasına katkı sağlamak ve coğrafya alanındaki ulusal ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek amacıyla faaliyet gösteren bilimsel bir kuruluş olarak öne çıkıyor.
Türkiye Coğrafya Kurumu’nun kökleri, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında bilime, eğitime ve çağdaşlaşmaya verilen öneme dayanıyor. Mustafa Kemal Atatürk, Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu gibi ulusal bilim ve kültür kurumlarını hayata geçirerek Türkiye’nin kendi bilimsel birikimini oluşturması yönünde önemli adımlar attı. Coğrafya alanında da benzer bir kurumsallaşma hedeflenmiş olsa da Atatürk’ün ömrü bu girişimin tamamlanmasına yetmedi.
 
Atatürk’ün vefatının ardından Cumhuriyet’in ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü döneminde konuya yeniden önem verildi ve 1941 yılında Türkiye Coğrafya Kurumu kuruldu. Kurum, kuruluşundan bu yana Türkiye’de coğrafya biliminin gelişmesi, coğrafya eğitiminin güçlenmesi, akademik araştırmaların desteklenmesi ve bilimsel iletişim ağlarının geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor.
 
Türkiye Coğrafya Kurumu; ulusal ve uluslararası bilimsel iş birlikleriyle Türkiye’nin dünya coğrafya camiasındaki görünürlüğünün artmasına katkı sağlarken, coğrafyanın yalnızca fiziksel mekânları inceleyen bir alan değil; toplumları, kültürleri, çevreyi ve insan-doğa ilişkisini anlamaya yönelik disiplinlerarası bir bilim dalı olarak gelişmesine destek oluyor.
 
iGeo 2026’nın Türkiye’de gerçekleştirilmesi, bu bilimsel birikimin uluslararası ölçekte görünür hale gelmesi açısından da önem taşıyor. Türkiye Coğrafya Kurumu’nun akademik deneyimi ile TÜBİTAK’ın genç bilim insanlarını destekleyen yapısı, organizasyonun güçlü bir bilimsel zeminde gerçekleşmesini sağlıyor.
 
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı; eğitim, kültür, uluslararası iş birliği ve bilim diplomasisinin kesiştiği, genç kuşakların dünyayı anlama biçimlerine yeni bir pencere açan tarihi bir buluşma olarak öne çıkıyor.
 
Etiketler: Milliyet Sanat  iGeo 2026  22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı  İstanbul