Edip Akbayram’ın zamana meydan okuyan şarkıları AKM’de
Edip Akbayram, 18 Şubat’ta zamansız şarkılarının genç kuşakların yorumuyla yeniden hayat bulacağı bir konserle İstanbul’da anılıyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Bazı sesler vardır; yalnızca şarkı söylemez, bir dönemi anlatır. Bazı şarkılar vardır; sadece dinlenmez, hatırlanır. Edip Akbayram’ın müziği tam olarak bu iki hattın kesişiminde durur. Anadolu’nun kadim ezgilerinden beslenen, halk şiirinin direncini çağdaş armonilerle buluşturan bu benzersiz dil, Türkiye’de “Anadolu pop” olarak anılan anlayışın en güçlü yapı taşlarından birini oluşturur.
Anadolu’nun sözünü modern müzikle buluşturan, şiiri sahnenin merkezine yerleştiren ve yarım asrı aşan kariyeri boyunca halkın vicdanı olmayı seçen Edip Akbayram, 18 Şubat akşamı İstanbul’da düzenlenecek özel bir konserle anılıyor.
“Ozanların Sesi: Edip Akbayram” başlıklı konser, bu köklü mirası bugünün sahne diliyle yeniden kurmayı amaçlıyor. İstanbul Devlet Modern Folk Müziği Topluluğu tarafından hazırlanan gecede Jülide Karan, Ezgi Eyüboğlu, Mehmet Kılınç ve İrem Sağer, Akbayram’ın hafızalara kazınmış eserlerini yeni kuşakların sesiyle yorumlayacak. Konser, Salı akşamı saat 20.00’de AKM Tiyatro Salonu’nda gerçekleşecek.
Anadolu’dan yükselen ses
1950 yılında Gaziantep’te dünyaya gelen Edip Akbayram, müzikle erken yaşlarda tanıştı. Çocukluk yıllarında bağlama ve gitarla kurduğu ilişki, ilerleyen dönemde halk müziği formlarını Batı müziği altyapılarıyla harmanlayacağı özgün bir yolun habercisiydi. 1960’ların sonu ve 1970’lerin başında Türkiye’de yükselen toplumsal uyanış atmosferi, Akbayram’ın sanat anlayışını da belirledi. Onun için müzik, yalnızca estetik bir ifade alanı değil; sözü olan, tavır alan, itiraz eden bir dildi.
1974’te yayınladığı ilk uzunçalar albümü Edip Akbayram ile geniş kitlelerin dikkatini çekti. Ardından gelen “Aldırma Gönül” (1977), Sabahattin Ali’nin şiirini merkezine alan güçlü yorumu sayesinde bir dönemin marşına dönüştü. 1979 tarihli “Garipler “ve 1981’de yayımlanan “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz”, Akbayram’ı yalnızca popüler bir şarkıcı değil, toplumsal hafızanın sesi haline getirdi.
Edip Akbayram’ın repertuvarının omurgasını, Türk edebiyatının büyük şairleri oluşturdu. Sabahattin Ali, Ahmed Arif, Orhan Kemal, Nazım Hikmet ve Aşık Mahzuni Şerif gibi isimlerin dizeleri, besteleriyle geniş kitlelere ulaştı. Bu yaklaşım, Akbayram’ı dönemdaşlarından ayıran en temel özelliklerden biri oldu. Akbayram, şiiri şarkının süsü olarak değil, merkezindeki ana yapı olarak ele aldı.
1980’ler boyunca yayınlanan “Nice Yıllara Gülüm” (1983), “Güzel Günler Göreceğiz” (1985) ve “Yeni Gelen Güne Türkü” (1988) albümleri, sanatçının kararlılıkla sürdürdüğü bu çizgiyi pekiştirdi. 1990’larda “Bir Şarkın Olsun Dudaklarında” (1993) ve “Yemin Ettim” (1995) hem halk müziği dinleyicisini hem de pop dinleyicisini ortak bir zeminde buluşturdu.
2000’li yıllara gelindiğinde Akbayram, üretim temposunu düşürmeden yoluna devam etti. “Dün ve Bugün” (2002), “Söyleyemediklerim” (2004) ve “Dumanlı Dumanlı” (2008) albümleri, olgunluk döneminin güçlü örnekleri olarak öne çıktı. 2012’de yayınlanan “Mayıs”, sanatçının şiir merkezli yaklaşımını çağdaş düzenlemelerle yeniden yorumladığı önemli bir durak oldu.
Edip Akbayram, kariyeri boyunca çok sayıda Altın Plak, yılın sanatçısı ödülleri ve onur ödülleriyle taçlandırıldı. Ancak onun için asıl ödül, şarkılarının kuşaklar boyunca söylenmeye devam etmesi oldu. Sansür, yasaklar ve konser iptalleriyle dolu dönemlerden geçen sanatçı, hiçbir zaman müzikal çizgisinden ödün vermedi. Bu duruş, onu yalnızca bir yorumcu değil, bir kültürel figür haline getirdi.
Sahne üzerinde devam eden miras
“Ozanların Sesi: Edip Akbayram” konseri, bu mirası nostaljiye sıkıştırmadan, yaşayan bir kültür olarak ele alıyor. Genç solistlerin yorumları, Akbayram’ın şarkılarının yalnızca geçmişe ait olmadığını, bugünün duygularına da temas etmeye devam ettiğini gösteriyor. İstanbul Devlet Modern Folk Müziği Topluluğu’nun düzenlemeleri ise halk müziği köklerini korurken, çağdaş sahne estetiğini merkeze alıyor.
İstanbul Devlet Modern Folk Müziği Topluluğu, Türkiye’de halk müziği geleneğini çağdaş yorumlarla sahneye taşıma misyonuyla Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren, genç ama iddialı bir topluluk olarak öne çıkıyor. Repertuvarında Anadolu’nun çok katmanlı ezgilerinden beslenen özgün düzenlemelerin yanı sıra, modern folk estetiğini referans alan yeni besteler de yer alıyor. Topluluk, klasik halk müziği icra kalıplarını aşan yaklaşımıyla; bağlama, yaylılar, nefesliler ve ritim sazların birlikte kurduğu zengin bir orkestral doku üzerinden, geçmişle bugünü buluşturan bir sahne dili geliştiriyor.
Bugüne kadar gerçekleştirdikleri tematik konserler ve saygı projeleriyle, ustalara adanan repertuvarları genç kuşak müzisyenlerin enerjisiyle birleştiren topluluk, halk müziğini nostaljik bir alan olmaktan çıkarıp yaşayan, dönüşen ve güncel bir ifade biçimi olarak konumlandırmayı amaçlıyor. “Ozanların Sesi: Edip Akbayram” konseri de bu yaklaşımın güçlü örneklerinden biri olarak, hem bir saygı duruşu hem de kuşaklar arası bir müzikal buluşma niteliği taşıyor.


