Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » ‘El işi göz nuru’ bereketin rekabeti

‘El işi göz nuru’ bereketin rekabeti

‘El işi göz nuru’ bereketin rekabeti16 Nisan 2026 - 04:04
CI Bloom çağdaş sanat fuarı, gösterdikleri yaratıcı emekleriyle büyük alkış toplayan yeni ve güncel onlarca ismi buluşturdu. Buna karşılık fuar sosyal, eleştirel veya kavramsal çok az sayıda esere yer veriyor. Yine de koleksiyoner duvarlarına yapılan bu görsel, aktüel tekliflerin her biri, özgünlüğü ve cazibeleri ile büyük bir ekonomik rekabete de yol açıyor.
EVRİM ALTUĞ 
evrimaltug@gmail.com 
 
Contemporary İstanbul (CI) tarafından düzenlenen CI Bloom çağdaş sanat fuarının beşinci edisyonu, İstanbul Harbiye’deki Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu’nda yapılan önizleme günü ardından genel ziyarete açıldı. 
 
 
Eserleri halen Borusan Contemporary’de sergilenen Çağdaş fotoğraf sanatçısı Edward Burtnysky’nin erozyon ve tarım konularını işlediği BMW iX model cipiyle izleyiciyi karşılayan fuara, çağdaş sanat alanında hizmet veren dijital platformlar, aylık yayınlar ve yerel kültür kurumları da destek verirken, fuarda ziyaretçilerin yeme, içme ve dinlenme alanları da hizmete geçirildi. Fuardaki kimi video yapıtların ise, etkinlik destekçisi Samsung’un ‘Sanat TV’si modeli ile meraklılara sunulduğu dikkat çekti. 
 
 
Önizleme gününde koleksiyonerlerin hummalı bir merak ve ihtiyaçla gezerek yeni meskenleri ve ofisleri için eserleri adeta cep telefonları ve hızlı turları ile avladığı fuarda bu sene yer alan eserlerin, özellikle sanatçıların gösterdiği ‘çok yüksek zanaat kalitesi’ ile ortaya çıktığı gözlendi. Buna karşılık izlenen eserlerde biçimsel / estetik veya plastik üstünlükle birlikte , 'ne umdum ne bloom' dedirtecek şekilde herhangi bir içerik veya eleştirel seviyenin ise yine aynı düzeye gelememiş olması kayda geçti.  
 
 
Hâl böyle iken, fuarda, 30 yaş üzeri sanatçılar ve kıdemli imzaların da yeni işleriyle izleyici karşısında olduğu da gözlendi. Sözgelimi PiArtworks’de eserleri sergilenen Erdal Duman, nesne ve imgesi arasındaki kırılgan çarpıklığa işaret ettiği ‘gözalıcı ve rahatsız edici’ yeni işlerinde yine bombalar, tüfekler ve kemikleri sergilerken, yine aynı galeride yer alan Osman Dinç’in de kendisiyle özdeş yeni metafizik soyutlamalarla izleyici karşısına çıktığı görüldü. 
 
 
Erdal Duman
 
Picasso ve Avignonlu Kızlar temasıyla açtığı Piramid sergisi ile gündeme gelen Bedri Baykam’ın, yine bu temayla bir alan açtığı fuarda öte yandan, Piramid’in kucakladığı genç sanatçılara yer vermesi de ilgi ve takdir topladı. Fuarda ayrıca yeni keşifler de, sanat ajandasına kattıkları taze ve büyük hüner içeren soyut dışavurumcu nice önermeyle heyecan uyandırdı. 
 
Koleksiyonerleri heykel alımına da özendiren ‘başköşelik’, soyut, ironik ve yalın heykellerle de ilgi gören fuarda, ArtOn sanatçısı Kerem Giriş, Vision Art Platform Sanatçıları Anita Taylor, Kemal İçden, Çağrı Saray ile Fatih Temiz, özellikle yeni ve etkili işleriyle kayda geçti. Kimi heykellerin cinsellik, insanlık ve kara mizahı teknolojik imkânlarla kuşatıp, birer ‘yazısız karikatür’ etkisiyle kucakladığı fuarda monokrom kolaj ve triptikleriyle Martch Art Project sanatçısı Mustafa Boğa, gerçeküstücü cinsel göndermeli duvar işleriyle Irmak Dönmez, ya da hem heykel, hem de resimleriyle Ece Haskan ve Başak Çalışır veya Summart sanatçısı Seda Gazioğlu ile Ayşe Uluçay gibi sanatçılar insanı merkeze alan karışık teknik dışavurumcu portreleri ile kayda geçerken, fuarın görsel olarak en ilgi çeken işlerinden bazıları ise One Arc Gallery sanatçısı Emile Gottmann, Şenal Altun ve Murat Yılmaz ile klasik yapıtlara getirdiği kapsayıcı, kuşatıcı, paketleyici ve sergileyici tavır ile Casper Faassen oldu. 
 
 
Kemal İçden
 
 
Mustafa Yılmaz
 
BAS sanatçısı Mustafa Yılmaz’ın sosyal eleştiri içerikli resim ve baskılarıyla bilhassa not edildiği Cİ Bloom’da, yine aynı galeriden Duygu Akdoğan, ya da fuarda Bozlu Art Project çatısında yer alan İlgen Arzık, Merve Zeybek ve Murat Germen gibi imzalar da son işleriyle sürprizler yaşattı. Server Demirtaş’ın hareketli uyuyan ‘nü’ heykeliyle büyük ilgi gören fuarda ayrıca, Zilberman’daki son işleriyle Azade Köker, Memed Erdener ve Aslı Çavuşoğlu ve Cengiz Tekin, gösterdikleri sınırsız plastik emekle yine not edilen isimler arasına girdi. 
 
Bu sanatçılardan Tekin’in fuara bir karşılık verir gibi dillendirdiği İngilizce neon işi “Error is Form (Kabahat, Biçimdir)” adlı işi ise âdeta fuarın grafik ve popüler özeleştirisi niteliğindeydi. Dirimart’taki son işleriyle İnci Eviner ve Austin Eddy’nin, Georgina Gratrix, Özlem Gürsoy ve Mustafa Kunt’un da dikkat çektiği fuarda ayrıca, x-ist pavyonunda sergilenen Burçin Başar, Serkan Yüksel ve Merve Atılgan ile Burak Dak ve Burcu Urgut resimleri, ya da Gökçe İrten ile Orhan Cem Çetin’in seramik işleri ve soyut fotoğrafları da, izleyiciden yine olumlu notlar aldı. 
 
 
Cengiz Tekin
 
 
Austin Eddy
 
Öte yandan fuarda, Mesut İkinci’nin politik mizahı plastik yetenekle kesiştirdiği Mars resimleri, ya da Merve Öztemel’in Venüs’e tersten baktığı sanat tarihsel eleştirisi, yine Merve Yenigeldi’nin fantastik insan hikâyeleri ya da Seda Akman’ın sosyal insan manzarası ‘Beden Bütünlüğü’ gibi eserleri de hep izleyiciyi başına çeken işler arasında yer aldı. Galerilerin birçoğunun el emeğinde mükemmele oynayan sanatçılardan yana eser sergilediği fuarda buna karşılık, Sidar Baki, Hakan Çapkan veya Bedia Ekiz ile Offgrid Art Projects sanatçısı Dilge Kutluoğlu gibi birbirinden değişken anlatılar da gizli keşiflerden bazılarıydı. Fuarda yine Are imzası ile sergilenen heykeltıraş Ali Şentürk ve ressam Enes Debran takdir toplarken fuarın bir diğer gizli keşfi de soyut dışavurumcu fotografik kompozisyonu ile Elvan Ekren’di. 
 
 
Mesut İkinci
 
 
Merve Öztemel
 
Diğer tarafta, Galeri 77’de Bahadır Baruter’in ‘Tersten Venüs’e selam verdiği görülürken, Sergey Narazyan’ın duygu yüklü insan pozları, Loading Art Space’den Sedat Akdoğan’ın yalın insan desenleri, yine Cengiz Tekin’in ‘Yol’u belgelediği gerçeküstü fotoğrafı da bu listedeki yerini aldı. 
 
 
Bahadır Baruter
 
Öte yandan, fuarın en değerli imzalarından biri, eserleri Rahmi ve Ömer Koç koleksiyonlarında da yer almış heykeltıraş Vildan Hoşbak’ın son çalışması olarak kayda geçti. Fuarın ilk önizleme gününde derhal alıcı bulan eserde, Taner Ceylan’ın Olimpos sergilerine de katılmış sanatçı Hoşbak, vaktiyle İstanbul Emirgân’da faaliyet göstermiş olduğu söylenen, cam kubbeli, elişi ve tarihsel bir Osmanlı gözlemevi yapısına selâm veriyor. 
 
 
Vildan Hoşbak
 
Hoşbak eserlerinde tarihten silinmiş veya tarihe mal olmuş nadir kültür varlıklarının minyatür yorumlarını ortaya koyuyor. Hoşbak bununla birlikte işçilik ve dikkat arasında kurduğu tersten ebatlı bu kültürel, sanatsal ve eleştirel ilişkiyle, dünyada neyin hatıra, neyin kalıntı ve neyin hurda olduğu konusunda kavramsal ve bereketli tartışmalara da yol açıyor. 
 
Netice yerine, beşinci Cİ Bloom çağdaş sanat fuarı, gösterdikleri yaratıcı emekleriyle büyük alkış toplayan yeni ve güncel onlarca ismi buluşturdu. Buna karşılık fuar, sosyal, eleştirel veya kavramsal çok az sayıda esere yer veriyor. Yine de koleksiyoner duvarlarına yapılan bu görsel, aktüel tekliflerin her biri, özgünlüğü ve cazibeleri ile gözle görülür büyüklükte bir ekonomik ve mesleki rekabete de yol açıyor.
 
Etkinliğe bir uygulama da sunan, girişte biletlerin alınabildiği CI Bloom 16 ve 17 Nisan günleri saat 17:00 ve 20:00 arasında üniversite öğrencileri için ücretsiz olacak. 
 
 
 
 
Etiketler: CI Bloom  fuar  çağdaş sanat