Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Elif Sanchez “Así pues…” ile sahnedeydi

Elif Sanchez “Así pues…” ile sahnedeydi

Elif Sanchez “Así pues…” ile sahnedeydi02 Haziran 2026 - 04:06
Batı ve Doğu müziklerini güçlü sesiyle harmanlayan Elif Sanchez, dördüncü albümü “Así pues…”u İstanbul’da ilk kez sahneye taşıdı. Chalet Garden’da gerçekleşen lansman konseri, farklı coğrafyaların müzikal hafızasını tek bir ses etrafında birleştiren, nadir karşılaşılan bir sahne buluşmasına dönüştü.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
31 Mayıs akşamı İstanbul’daki Chalet Garden, yalnızca bir lansman konserine değil müziğin farklı dillerde, farklı geleneklerde ama aynı duyguda birleştiği özel bir karşılaşmaya ev sahipliği yaptı. Elif Sanchez, 5 Haziran’da yayınlanacak dördüncü stüdyo albümü “Así pues…”u ilk kez canlı olarak dinleyiciyle buluştururken, sahnede kurduğu yapı yalnızca yeni bir albüm sunumunun ötesine geçti. Bu, baştan sona samimi, içten ve sahici bir konserdi; dinleyiciyle kurulan bağın yapaylıktan tamamen arındığı, müziğin gerçekten ‘olduğu gibi’ aktığı bir akşam yaşadık.
 
 
Bir sesin kökenleri ve dönüşen yolu
 
Müzisyen bir ailede büyüyen ve İstanbul Devlet Konservatuvarı’ndaki eğitiminin ardından uluslararası sahneye açılan Elif Sanchez’in müziği, başından itibaren tek bir türe sabitlenmeyen bir arayışın ürünü. Berklee College of Music yıllarında aldığı ödüller, bu arayışın teknik zeminini güçlendirirken, sanatçının kendi sesini bulma sürecini de hızlandırdı. Geçtiğimiz yıl yaptığımız söyleşide, müziği yalnızca bir üretim alanı değil aynı zamanda kaçınılmaz bir ifade biçimi olarak gördüğünü vurgulaması, sahnedeki varlığını anlamak açısından belirleyici bir çerçeve sunuyordu.
Sanchez’in yaklaşımında müzik, kontrol edilen değil, içinden taşan bir anlatı ve bu yaklaşım yorumuna doğrudan yansıyor.
 
Diskografisi de bu yaklaşımın izlerini taşıyor. 2022 tarihli “Elif Sanchez” albümü, Anadolu ve Azerbaycan müzik mirasını caz ve klasik müzikle buluşturan bir başlangıç noktası oluştururken; 2023 tarihli “Stages of Love”, çok dilli yapısı ve tematik bütünlüğüyle sanatçının anlatı kurma biçimini derinleştirdi. İngilizce, Türkçe ve İspanyolca arasında kurduğu geçişlerin yalnızca estetik değil, duygusal bir karşılığı olduğunu daha önce ifade eden Sanchez, bu çok dilliliği yeni albümünde daha geniş bir coğrafi bağlama taşıyor.
 
 
2024 tarihli “Mi Voz”, Sanchez’in kariyerinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir. Sanatçının önceki çalışmalarında öne çıkan Anadolu, Azerbaycan ve caz eksenli yaklaşımı bu albümde daha uluslararası bir çerçeveye taşınıyor. Javier Limón ile kurulan iş birliği, albüme Akdeniz ve flamenko etkili bir prodüksiyon dili kazandırıyor. Albümde Kenan Doğulu ile seslendirdiği “Vuelve/Kurşun Adres Sormaz Ki” dikkat çeken parçalar arasında. “Mi Voz”, Sanchez’in farklı kültürler arasında kurduğu müzikal köprüyü belirginleştirirken, sonraki projelerinin yönünü de işaret eden bir geçiş noktası niteliğinde.
 
Ve 5 Haziran’da yayınlanacak dördüncü albüm “Así pues…”. “Así pues…, bu birikimin daha rafine, daha açık ve daha kolektif bir formu olarak öne çıkıyor. O Kwarteto ile kaydedilen albüm Brezilya’dan İspanya’ya, Yunanistan’dan Türkiye’ye uzanan bir müzikal hattı aynı yapı içinde kuruyor. Bu, yalnızca etkilerin yan yana durduğu bir yapı değil; temas ettikçe iç içe geçen, evrilen bir müzik dili.
 
 
Sahnede kurulan kolektif anlatı
 
Lansman konserinin en dikkat çekici yönlerinden biri, Sanchez’e eşlik eden dünyaca ünlü isimlerdi. Usta müzisyenler Sanchez’e eşlik etmekle kalmadılar, anlatının aktif kurucuları oldular.
 
Brezilya müziğinin yaşayan en önemli bestecilerinden biri olarak kabul edilen Guinga, armonik yapısı son derece zengin gitar diliyle sahnede hem bir referans noktası hem de yön açıcı bir figür olarak yer aldı. Guinga’nın müziğinde duyulan karmaşık ama akışkan yapı, Sanchez’in vokaliyle kurduğu ilişkide belirgin biçimde hissediliyordu.
 
İspanyol mızıka ustası Antonio Serrano ise gecenin en çarpıcı performanslarına imza attı. Serrano’nun mızıkası kimi anlarda vokalle eşit bir anlatı gücüne ulaştı, özellikle doğaçlama anlarda sahnedeki müzikal yoğunluğu belirleyen ana unsurlardan biri haline geldi.
 
Yunan müzisyen Dimitris Bakoulis, Akdeniz müziğinin ritmik hafızasını sahneye taşırken, Cenk Erdoğan, perdesiz gitarıyla farklı müzikal dünyalar arasında esnek ve akışkan bir geçiş alanı yarattı.  Erdoğan’ın sahnedeki varlığı, Sanchez’in müziğinde sıkça hissedilen doğu-batı gerilimini somutlaştıran bir eksen oluşturdu.
 
Sahnede kurulan birliktelik, farklı ülkelerden gelen müzisyenlerin ortak bir dilde buluşabildiğini gösteren muhteşem örneklerden biriydi.
 
 
Repertuvar ve ortak hafıza
 
Konser repertuvarı, yeni albüm parçalarının yanı sıra Sanchez’in önceki dönemlerinden izler taşıyan bir seçkiyle ilerledi. Ancak geceyi özel kılan, bu repertuvarın dinleyiciyle kurduğu doğrudan ilişkiydi. Kenan Doğulu ile hafızalara kazınan “Kurşun Adres Sormaz ki / Vuelve”, dinleyicinin de katılımıyla kolektif bir ana dönüştü. Aynı şekilde Türkiye’de dinleyicinin zaten yakından bildiği ve güçlü bir bağ kurduğu Azeri klasiklerinden “Ayrılık”, bir ağızdan söylendi.
 
Bu anlar, Sanchez’in sahne yaklaşımının merkezinde yer alan samimiyeti görünür kıldı. Geçtiğimiz yıl yaptığımız söyleşide müziğin dinleyiciyle kurduğu bağın ‘mükemmel olmaktan çok gerçek olması gerektiğine’ dair vurgusu, bu konserde sahnede karşılığını bulan bir ilkeye dönüşmüş durumdaydı.
 
 
Temel unsur sahicilikti
 
“Jazz & Chill 2026 Summer” kapsamında gerçekleşen lansman, Elif Sanchez’in müzikal yolculuğunda geldiği noktanın açık bir ifadesiydi. Teknik yetkinlik, uluslararası iş birlikleri ve çok katmanlı bir repertuvarın ötesinde, bu konseri belirleyen temel unsur sahicilikti.
 
Sanchez’in sesi, farklı coğrafyaların müziklerini bir araya getiren bir araç olmanın ötesinde, bu müziklerin ortak bir duyguda buluşmasını sağlayan bir merkez haline geliyor. Chalet Garden’daki gece, yalnızca iyi bir konser değil dinleyenin içine yerleşen, bitse de kolay kolay dağılmayan bir deneyim olarak hafızada kaldı.
 
Etiketler: Elif Sanchez  Así pues…  müzik