Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Emre Nalbantoğlu’dan üç konser

Emre Nalbantoğlu’dan üç konser

Emre Nalbantoğlu’dan üç konser28 Ocak 2026 - 03:01
Emre Nalbantoğlu, nam-ı diğer ‘Dede’, 28 Ocak akşamı Blind İstanbul sahnesinde dinleyiciyle buluşuyor. Nalbantoğlu, 29 Ocak’ta İzmir 6:45 KK ve 1 Şubat’ta Ankara Holly Stone’da sahne alacak.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Türkiye’de blues ve cazın yerel sahnede kök salması kolay olmadı. Bu müziğin en tutkulu temsilcilerinden biri olan Emre Nalbantoğlu, sahnede ‘Dede’ mahlasıyla tanınıyor. 1985 Ankara doğumlu Nalbantoğlu, müzikle lise yıllarında tanıştı; ardından Süleyman Demirel Üniversitesi’nde inşaat mühendisliği okurken gitarı elinden hiç bırakmadı. 25 yılı aşkın süredir blues, caz, bebop ve rock üzerine çalışan sanatçı, özellikle gitar tekniği ve vokalindeki özgünlükle dikkat çekiyor.  Hikâye anlatıcılığını sahneye taşıyan şarkıları ve canlı performanslardaki samimi enerjisiyle Nalbantoğlu, 28 Ocak Çarşamba akşamı, Beyoğlu’nun kalbinde bir geceyi müziğin ağır ama derin ritmine teslim etmeye hazırlanıyor.
 
Roxy Müzik Günleri
 
Dizi ve sinema oyuncusu Serhat Nalbantoğlu’nun oğlu olan Emre Nalbantoğlu’nun profesyonel müzik kariyeri, 2013 yılında Roxy Müzik Günleri’nde kazandığı birincilikle görünürlük kazandı. Bu ödül hem yeni bir isim hem de kendine özgü bir anlatı dili kuran bir söz yazarı ve yorumcu olarak Türkiye’nin alternatif müzik sahnesinde öne çıkmasının da başlangıcı oldu. Yarışma sonrası dönemde Nalbantoğlu, aceleci bir üretim temposu yerine, şarkılarını zamana yayarak olgunlaştırmayı tercih eden bir çizgi izledi.
 
 
2011 tarihli ilk albümü “Hadi Sev Beni”nin ardından gelen ikinci albüm “Derdi Neydi?”, bu yaklaşımın belirgin örneklerinden biri olarak dinleyiciyle buluştu. Albüm, bireysel dertleri yüksek sesle dile getirmektense, içe dönük bir sorgulama hâlini merkeze alan şarkılarıyla dikkat çekti. Blues’un melankolik damarını Anadolu’nun sözlü anlatı geleneğiyle buluşturan bu albüm, Nalbantoğlu’nun müzikal dünyasının temel taşlarını da ortaya koydu. 2013 tarihli 10 şarkılık dijital formattaki albümü ‘’Derdi Neydi?’’yi 2017’de CD formatıyla yeniden yayınladı. Aynı yıl  yayınlanan “Ciddi” albümünün ardından gelen “İhtimal” (2020) ve “Nolucakların Napıcakları” (2021) gibi EP’ler, bu dünyayı genişleterek sürdürdü; şarkılarında gündelik hayatın kırılganlıklarını, kararsızlıklarını ve küçük sevinçlerini yalın bir dille ele aldı.
 
İki yıllık bir sessizliğin ardından gelen “En Kral Ceket Benim” (2023), Emre Nalbantoğlu’nun şarkı yazarlığında ulaştığı olgunluğun güçlü bir kaydı olarak öne çıktı. Albüm, blues’un isyankâr damarını gündelik hayatın ironisiyle buluştururken, Nalbantoğlu’nun anlatıcı kimliğini daha da berraklaştırdı. Mizahı, öfkeyi ve kırılganlığı aynı potada eriten şarkılar; büyük laflar etmektense küçük ama can yakıcı ayrıntıların peşine düşen bir bakış sunuyordu. Bu albümde gitar tonu kadar sözlerin ritmi de belirleyici oldu; Nalbantoğlu, dinleyiciyi karşısına alıp konuşur gibi anlatmayı sürdürdü.
 
Bu çizginin devamı niteliğindeki “Akıldan Geçer” (2025) ise daha içe dönük, daha durulmuş bir atmosferle geldi. Albüm, adından da anlaşılacağı üzere geçicilik, hatırlama ve zihnin kıyısında dolaşan düşünceler etrafında şekillenen bir anlatıya yaslandı. Daha sade düzenlemeler ve boşluklara alan tanıyan bir yaklaşım, Nalbantoğlu’nun müziğinde sözün ağırlığını bir kez daha öne çıkardı. “Akıldan Geçer”, aceleyle tüketilecek bir albümden ziyade zamanla açılan ve her dinleyişte yeni çağrışımlar üreten bir çalışma olarak, ‘Dede’ mahlasıyla özdeşleşen sakin ama derin tonu pekiştirdi.
 
“Hadi Sev Beni”, “Derdi Neydi?”, “Şiir Oldum”, “Gitme”, Dümen Suyu”, “Yavaşlasam”, “Seviyorum”,  "Kayık", "Utan İnsanlığından", "Yorgunluğu Yitenlerin", "İhtimal", "Deliliğe Doğru", "Hanımefendi", "Unutmuş Kendini", "Anıtı Dikilen Sinek", "Nereye Dersen Oraya", "Kül Kedisi”, “Şans Ver", "Zaten", "Rezilliği İnsan Denenlerin", "Sen Nerden Çıktın?", "Travmalar", “Uçuyorum”, “Kelebek”, “Gece”, “Gülerim Halime”, “Oyununu Oyna”, “İyi Şeyler”, “Yari Görünce”, “Koca Kafa” ve şair Özdemir Asaf’ın 100. yaşı için kaydettiği “Anma” gibi parçalar ise Nalbantoğlu’nun daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmasını sağladı.
 
Emre Nalbantoğlu’nun müziği, dijital platformlarda da kayda değer bir takipçi kitlesiyle yankı buluyor. Özellikle Spotify’da binlerce dinleyicinin sanatçıyı takip ettiği görülüyor, Platform verilerine göre Nalbantoğlu’nun resmi Spotify sayfasının aylık 223 binin üzerinde takipçisi var. Giderek büyüyen bir hayran kitlesine sahip sanatçının yerel ve bağımsız sahnedeki görünürlüğünü dijital ölçekte de sürüyor
 
 
‘Dede’
 
Nalbantoğlu’nun şarkıları, uzun süren kariyeri boyunca söz yazarlığında giderek belirginleşen anlatıcı yönünü öne çıkardı diyebiliriz. Nasihat vermeyen ama dinleyeni sanki karşısına alıp konuşuyormuş hissi yaratan bir ses, sahnede sakin duruşu, hikâye anlatır gibi şarkı söylemesi ve zaman zaman şarkılar arasında kurduğu doğrudan diyalog, dinleyiciler arasında da kendisine yakıştırılan ‘Dede” lakabının kabul görmesine zemin hazırladı.‘Dede’ lakabı, Nalbantoğlu’nun yaşından çok, sahnede temsil ettiği tavırla ilişkilendiriliyor. Bilgelik iddiası olmayan ama deneyim hissi taşıyan, acele etmeyen, dinlemeyi bilen bir anlatıcı profili… Bu lakap, zamanla hem dinleyiciler hem de müzik çevreleri içinde dolaşıma girerek, Nalbantoğlu’nun sahnedeki kimliğinin bir parçası haline geldi. Onu bu isimle ananlar için “Dede”, bir unvandan çok, şarkıların taşıdığı sakin ama derin tonun karşılığı.
 
Kendisi bu lakaba şu sözlerle açıklık getiriyor:
 
“’Dede’, üniversiteden arkadaşlarımın koyduğu bir lakap. Üniversitede onlardan daha eski olmamla, anlatacak hikayemin çok olmasıyla ve bit pazarından alınmış bir ceketle ilgili. En temelinde ise birlikte geçirdiğimiz güzel zamanlar var tabii ki. Ama asla bir yetki falan belirtmiyor, hala, enişte gibi bir şey de olabilirdi.”
 
İstanbul, İzmir ve Ankara sahneleri
 
Nalbantoğlu albümleri ve teklileriyle olduğu kadar, canlı performanslarında kurduğu samimi ilişkiyle de anılıyor. Üretiminde hızlı tüketilen bir popülerlikten ziyade, dinleyiciyle zaman içinde kurulan bir bağın izini süren sanatçı, şarkılarını hâlâ anlatacak sözü kaldığı sürece yazmaya devam eden bir hikâye anlatıcısı olarak yolunu sürdürüyor.
 
Sahneye çıktığında büyük bir ustalıkla vitüözite seviyesinde çaldığı gitarıyla kurduğu bağ, izleyiciyi içine çeken bir ritüele dönüşüyor. Hayranlarının ‘gülerek şarkı söyleyen adam’ sözleriyle tanımladığı Nalbantoğlu, sahnede enerjisini seyirciyle paylaşmayı bilen bir müzisyen. Performansları, blues’un köklerini İstanbul’un gece hayatına taşıyan bir deneyim.
 
 
Emre Nalbantoğlu, nam-ı diğer ‘Dede’, 28 Ocak Çarşamba akşamı saat 21.00’de Blind İstanbul sahnesine çıkıyor. Beyoğlu’nun kalbinde yer alan Blind İstanbul, son yıllarda alternatif müziğin en canlı sahnelerinden biri. Nalbantoğlu’nun burada vereceği konser folk, soul, blues ve cazı harmanlayan müziğinin en taze hâlini dinleyiciyle buluşturacak. Kapılar 20.00’de açılacak, etkinlik ayakta izlenecek. 18+ yaş sınırı bulunan ve ayakta izlenecek etkinlikte kadın-erkek eşitliğine önem veriliyor.
 
Nalbantoğlu, İstanbul konserinin ardından 29 Ocak’ta Perşembe İzmir 6:45 KK’da sahne alacak. İzmir’in canlı gece hayatının merkezlerinden biri olan 6:45 KK, alternatif müzikten rock’a uzanan programıyla yıllardır kentin sadık dinleyici topluluğunu bir araya getiren önemli sahnelerden biri olarak öne çıkıyor.
 
Sanatçının bir sonraki durağı ise Ankara Holly Stone. Holly Stone, güçlü sahne altyapısı ve yerli-yabancı pek çok ismi ağırlayan çizgisiyle, canlı müzik geleneğini sürdüren başlıca mekanlardan biri olarak 1 Şubat Pazar akşamı Nalbantoğlu’nun müziğine ev sahipliği yapacak.