Engelsiz Filmler Festivali 2026’da ödüller sahiplerini buldu
14. Engelsiz Filmler Festivali kapsamında düzenlenen Kısa Film Yarışması’nda ödüller törenle verildi.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Sinema salonunun karanlığında herkes için eşit bir deneyim mümkün mü? Engelsiz Filmler Festivali, bu soruyu on dört yıldır yalnızca tartışmakla kalmıyor, her yıl yeniden kurduğu program ve üretim ağıyla pratikte yanıtlıyor.
“Bir arada film izlemek mümkün” sloganıyla Puruli Kültür Sanat tarafından bu yıl on dördüncü kez düzenlenen Engelsiz Filmler Festivali’nin Kısa Film Yarışması ödülleri, 30 Nisan akşamı Goethe-Institut Ankara salonunda gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. Sunuculuğunu Ege Kayacan’ın üstlendiği gece, yalnızca bir ödül dağıtımından ibaret değildi erişilebilirlik politikalarının kültürel alandaki karşılığını görünür kılan bir buluşma niteliği taşıyordu.
Festival yönetmeni Kıvanç Yalçıner’in açılış konuşması, etkinliğin çerçevesini belirleyen temel yaklaşımı özetledi. Yalçıner, farklılıkları bir arada var olmanın imkânı olarak değerlendirmeyi önerirken, çoğulluk fikrini merkeze alan bir kültürel üretim modeline işaret etti. Bu yaklaşım, festivalin program seçimlerinde, gösterim tekniklerinde ve izleyici deneyiminde de belirleyici olmaya devam ediyor.
Festival yönetmeni Kıvanç Yalçıner
Erişilebilirlik yapının kendisi
Törenin canlı işaret dili çevirisi, sesli betimleme ve İngilizce tercüme ile eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi festivalin temel iddiasını sahne üzerinde somutlaştırdı. Kültürel etkinliklerde erişilebilirlik çoğu zaman ek bir hizmet olarak konumlandırılırken, bu festivalde erişim araçları programın ayrılmaz bir bileşeni olarak ele alınıyor.
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu temsilcileri ile Goethe-Institut adına yapılan konuşmalar da bu çerçeveyi genişletti. Kültürel alanların hâlâ birçok kişi için erişilebilir olmaktan uzak olduğu gerçeği hatırlatılırken, festivalin bu eksikliği görünür kılan ve alternatif bir model sunan yapısına dikkat çekildi.
34 ülkeden 182 film arasından seçilenler
2026 seçkisinde kısa film yarışması, 34 ülkeden yapılan 182 başvuru arasından finale kalan 15 yapımı bir araya getirdi. Program yalnızca yarışma filmleriyle sınırlı kalmadı; Kaleydoskop, Oditoryum ve çocuklara yönelik seçkilerle farklı izleyici gruplarına hitap eden çok katmanlı bir yapı oluşturuldu. Bu çeşitlilik, festivalin yalnızca tematik değil, estetik açıdan da geniş bir yelpazeye yer açtığını gösterdi.
Ödüller, sinema araştırmacısı Theresa Heath ile yapımcı-yönetmen Emre Yalgın ve Goethe-Institut Kültür Bölümü’nden Linda Rödel Çiftçi’den oluşan jüri tarafından belirlendi. İzleyici oylarıyla verilen ödülün yanı sıra ‘En İyi Film’, ‘En İyi Yönetmen’ ve ‘En İyi Senaryo’ kategorilerinde kazananlar açıklandı.
Gecede ‘İzleyici Ödülü’, “Anka Tüyü” ile Ronak Jafari’ye verildi. ‘En İyi Senaryo Ödülü’, “Ya Bu Gece Burayı Bombalarlarsa?” adlı yapımın senaristleri Samir Syriani ve Nadine Chalhoub Syriani’nin oldu. ‘En İyi Yönetmen Ödülü’, “Mış Gibi” filmiyle Mehdi Mirbagheri’ye giderken, ‘En İyi Film Ödülü’ “Çukur Havuz” ile Ana Vucicevic’in oldu.
Bu dağılım, festivalin coğrafi çeşitliliğini ve tematik açıklığını yansıtan bir tablo ortaya koydu. Farklı ülkelerden gelen yapımlar, ortak bir dil olarak sinemanın sınır aşan karakterini bir kez daha görünür kıldı.
On dört yıllık birikim
Festivalin geçmişine bakıldığında, etkinliğin yalnızca bir film gösterim platformu değil, aynı zamanda Türkiye’de erişilebilir kültür politikalarının gelişiminde etkili bir yapı olduğu görülüyor. Kurulduğu günden bu yana işaret dili, sesli betimleme ve alt yazı uygulamalarını standartlaştıran festival, bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarıyla da sürekli bir iş birliği içinde.
Festivalin destekçileri arasında yer alan T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, Goethe-Institut Ankara, Institut Français, Avusturya Büyükelçiliği, Avusturya Kültür Ofisi, Bir Film, Medya Gaga, Sesli Betimleme Derneği, Max FM, Altyazı Dergisi, beyazperde.com, bianet.org, ab-ilan.com, lavarla.com, sadibey.com, Dizi Doktoru, Sinefil Atak, Pint, Araftafaray, Zula, Kakule ve Paper gibi kamu kurumları, kültür enstitüleri ve bağımsız platformlar bu modelin sürdürülebilirliğini sağlayan geniş bir ağ oluşturuyor. Bu ağ, sinemanın yalnızca üretim ve dağıtım süreçleriyle değil, izleme deneyimiyle de yeniden düşünülmesi gerektiğine işaret ediyor.
Engelsiz Filmler Festivali, 2026 edisyonunda da sinemanın yalnızca anlatı kuran bir sanat dalı olmadığını aynı zamanda toplumsal katılımın bir aracı olduğunu hatırlattı. Ödül töreni, bu yaklaşımın görünür olduğu anlardan biri olarak öne çıkarken, festivalin asıl etkisi yıl boyunca süren tartışmalarda ve yeni üretimlerde kendini göstermeye devam ediyor.


