Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » ENKA Açıkhava’da iki farklı hesaplaşma

ENKA Açıkhava’da iki farklı hesaplaşma

ENKA Açıkhava’da iki farklı hesaplaşma20 Temmuz 2026 - 04:07
ENKA Açıkhava Tiyatrosu, yaz programında bu hafta tiyatronun iki farklı anlatım dilini bir araya getiriyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
Yaz aylarının açık hava sahneleri arasında düzenli tiyatro programıyla öne çıkan ENKA Açıkhava Tiyatrosu, 20 ve 24 Temmuz tarihlerinde iki farklı yapımı sanatseverlerle buluşturuyor. Biri günümüzün kurumsal çalışma düzenini irdeleyen çağdaş bir kara komedi, diğeri ise klasik müzik tarihinin en önemli isimlerinden ikisini aynı dramatik zeminde buluşturan biyografik bir tiyatro metni olan yapımlar, farklı disiplinlerden beslenen anlatılarıyla sezon programının dikkat çeken durakları arasında yer alıyor.
 
İş dünyasının psikolojisini sahneye taşıyan "Metot"
 
20 Temmuz akşamı sahnelenecek "Metot", çağdaş İspanyol tiyatrosunun uluslararası ölçekte en çok sahnelenen yazarlarından Jordi Galceran tarafından kaleme alındı. 1964 yılında Barselona'da doğan Galceran, özellikle insan psikolojisini, güç ilişkilerini ve kurumsal yaşamın görünmeyen mekanizmalarını ele alan eserleriyle tanınıyor. Oyunları elliden fazla dile çevrilen yazarın yapıtları Avrupa'nın yanı sıra Kuzey ve Güney Amerika'da da uzun yıllardır sahnelenmeye devam ediyor. Galceran'ın uluslararası çıkışını sağlayan eserlerin başında gelen "El Mètode Grönholm" (Grönholm Metodu), yayımlandığı 2003 yılından bu yana modern tiyatronun en çok yorumlanan metinlerinden biri oldu.
 
Eser, sinemaya da uyarlandı. Marcelo Piñeyro'nun yönettiği "El Método" adlı 2005 yapımı film, Galceran'ın metnini Madrid'e taşıyarak iş dünyasındaki rekabeti sinema diliyle yeniden yorumladı. Film, İspanya'da Goya Ödülleri başta olmak üzere birçok uluslararası festivalde adaylıklar elde etti.
 
 
Türkiye'de Semaver Kumpanya'nın uzun soluklu repertuvarının önemli parçalarından biri hâline gelen "Metot", Serkan Keskin rejisiyle on yılı aşkın süredir farklı kuşaklardan izleyicilerle buluşmayı sürdürüyor. Sarp Aydınoğlu, Serkan Keskin, Şebnem Hassanisoughi ve Yavuz Pekman'ın rol aldığı yapım, büyük bir şirketin yönetici pozisyonu için yapılan sıra dışı mülakatı merkezine alıyor. İş görüşmesine gelen dört aday, başlangıçta sıradan görünen değerlendirme sürecinin giderek psikolojik bir sınava dönüşmesiyle yalnızca mesleki yeterliliklerini değil, etik sınırlarını, kişisel değerlerini ve hayatta kalma reflekslerini de sorgulamak zorunda kalıyor. Galceran'ın metni, rekabet kültürünün birey üzerindeki etkisini mizahla gerilim arasında kurduğu denge sayesinde görünür kılıyor.
 
Müzik tarihinin iki dev ismi aynı sahnede
 
ENKA Açıkhava'nın 24 Temmuz programında yer alan "Devlerin Savaşı", Amerikalı oyun yazarı Peter Danish tarafından kaleme alındı. Gazetecilik ve televizyon yapımcılığı geçmişine de sahip olan Danish, tarihsel kişilikleri merkeze alan oyunlarıyla tanınıyor. Eser, Türkiye'de Sevin Okyay çevirisiyle sahnelenirken yönetmenliğini Nihal Usanmaz üstleniyor. Okan Bayülgen, Celal Kadri Kınoğlu ve Nihal Usanmaz'ın rol aldığı yapım, tiyatro ile müzik tarihini aynı dramaturjik yapı içinde buluşturuyor.
 
Bernstein ile Karajan'ın hayali karşılaşması
 
"Devlerin Savaşı"nın merkezinde, 20. yüzyılın en etkili orkestra şeflerinden Leonard Bernstein ile Herbert von Karajan arasındaki uzun yıllara yayılan sanatsal rekabet yer alıyor. Bernstein ile Karajan'ın yaşam öykülerini yalnızca biyografik bir anlatı olarak sahneye taşımayan Peter Danish, oyunun merkezine 20. yüzyıl klasik müziğinin iki farklı sanat anlayışını yerleştiriyor.  
 
Hikâye, Viyana'nın simge mekânlarından Sacher Oteli'nin barında geçen kurgusal bir karşılaşma Danish'in kurgusunda, gerçek hayatta uzun yıllar aynı uluslararası müzik çevresinde çalışan, aynı orkestraları yöneten, aynı plak şirketleri için kayıt yapan ve dönemlerinin en büyük şefleri olarak sürekli karşılaştırılan iki isim, Viyana'daki tarihi Sacher Oteli'nin barında hayali bir karşılaşmada yeniden bir araya geliyor. Rekabetleri kişisel bir düşmanlıktan çok, müziğe bakışlarındaki farklılıktan besleniyor.
 
 
Bernstein, besteci, piyanist, eğitimci ve televizyon programcısı kimliğiyle klasik müziği geniş kitlelere
ulaştırmayı amaçlayan, "West Side Story", "Candide" ve "Mass" gibi eserleriyle Amerikan müzik kültürünün simgelerinden biri hâline gelen çok yönlü bir sanatçı olarak öne çıkarken Karajan, Berlin Filarmoni Orkestrası'nın yaklaşık otuz beş yıl boyunca müzik direktörlüğünü üstlenen, Deutsche Grammophon, EMI ve Decca için gerçekleştirdiği yüzlerce kayıtla kayıt endüstrisinin standartlarını belirleyen, kusursuz teknik anlayışı ve disiplinli yorumculuğuyla anılan bir orkestra şefi olarak müzik tarihine geçti.
 
İki sanatçı da Beethoven, Mahler, Brahms, Mozart, Wagner ve Richard Strauss başta olmak üzere klasik repertuvarın temel eserlerine getirdikleri yorumlarla referans kabul edilen kayıtlar bıraktı; ancak Bernstein daha dışavurumcu ve iletişime açık yorumlarıyla, Karajan ise müzikal mükemmeliyet arayışı ve estetik kontrolüyle birbirinden ayrıldı.
 
Peter Danish'in bu iki ismi seçmesinin nedeni de tam olarak bu karşıtlıkta yatıyor. Oyun, yalnızca iki büyük şefin rekabetini değil, sanatın, otoritenin, başarı kavramının ve müzikal yorumun farklı biçimlerini aynı sahnede tartışmaya açıyor. Oyun boyunca izleyiciler, Bernstein ve Karajan'ın klasik müzik repertuvarına kazandırdığı tarihî kayıtların kısa bölümlerini de dinleme olanağı buluyor.
 
Türkiye sahnelemesinde bu tarihsel karşılaşmayı Okan Bayülgen ile Celal Kadri Kınoğlu canlandırırken, Nihal Usanmaz da oyunun anlatı yapısını tamamlayan karakterlerden biri olarak sahnede yer alıyor. Bayülgen ve Kınoğlu, yalnızca Bernstein ile Karajan'ın fiziksel benzerliklerini ya da biyografilerini yansıtmakla yetinmeyip, iki efsanevi şefin birbirine taban tabana zıt sanat anlayışlarını, çalışma disiplinlerini ve kişilik özelliklerini oyunculuklarıyla görünür kılıyor. Böylece "Devlerin Savaşı", biyografik bir portre olmanın ötesine geçerek, klasik müzik tarihinin en çok konuşulan sanatsal rekabetlerinden birini tiyatronun diliyle yeniden yorumlayan bir yapıya dönüşüyor.
 
Tiyatro ile müzik tarihi aynı programda
 
ENKA Açıkhava Tiyatrosu'nun bu haftaki programı, biri çağdaş tiyatronun psikolojik gerilim eksenindeki önemli metinlerinden, diğeri ise klasik müzik tarihinin iki büyük figürünü merkezine alan biyografik bir yapıttan oluşuyor. "Metot", günümüz çalışma hayatının rekabet kültürünü sahneye taşırken; "Devlerin Savaşı", Bernstein ile Karajan'ın sanat tarihine geçen kariyerlerini tiyatro dili üzerinden yeniden yorumlayarak müzik ve sahne sanatlarını ortak bir anlatıda buluşturuyor. Bu yönüyle program, hem çağdaş tiyatro repertuvarını hem de müzik tarihine ilgi duyan izleyicileri aynı açık hava sahnesinde buluşturuyor.
 
 
Etiketler: ENKA Açıkhava Tiyatrosu  Semaver kumpanya  tiyatro