Eric Christian ilk kez İstanbul’da
Klasik müzik geleneğini sinematik anlatımla buluşturan Amerikalı piyanist ve besteci Eric Christian, ilk Türkiye konseri için 1 Ekim’de İstanbul’a geliyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
Piyanonun tek başına bir hikâye anlatabileceği fikrinden hareket eden Eric Christian, 1 Ekim’de İstanbul’da ilk kez Türkiye dinleyicisinin karşısına çıkacak. Piu Entertainment organizasyonuyla Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde gerçekleşecek konser saat 20.30’da başlayacak. Etkinlik, sanatçının Türkiye’deki ilk sahne buluşması olmasının yanı sıra dijital platformlarda kendisine gösterilen ilginin canlı performansa taşınacağı bir gece olacak.
New York merkezli piyanist ve besteci Eric Christian, 1991’de New York eyaletinin Halfmoon kentinde dünyaya geldi. Müziğe dört yaşında, Albany’deki The Music Studio’da aldığı klasik piyano eğitimiyle başladı. 2000’li yılların başında besteciliğe yönelen Christian, romantik dönem bestecilerinin yanı sıra çağdaş film müziği bestecilerinden de etkilenmeye başladı. Eğitimini Boston’daki Berklee College of Music’te Film Scoring alanında sürdürdü.
Christian’ın yayınladığı çalışmaların önemli bir bölümü piyano için yazılmış kısa formlu eserlerden oluşuyor. İlk dönem çalışmalarında “Valse Sentimentale No. 1” ve “Le Mal Du Pays” gibi parçalar öne çıkarken, 2019’da “Nocturne in D-Flat Major ‘Un rêve’” ve “Valse Sentimentale No. 2” yayınlandı. 2020’de “Limbo” ve “The Farewell Waltz” gibi çalışmalar geldi.
2021 tarihli “Scenes from Paris”, Christian’ın müzikal dünyasını toplu biçimde ortaya koyan çalışmalardan biri. Albümde “Le mal du pays”, “Valse de l’adieu”, “Valse Sentimentale No. 1”, “Dans le noir”, “Valse Sentimentale No. 2” ve “Nocturne in D-flat Major ‘Un rêve’” dahil 10 parça bulunuyor. Paris’in sanat ve müzik tarihinden beslenen albüm, Christian’ın melodik anlatımını ve solo piyano merkezli yaklaşımını bir bütün halinde sunuyor.
2022’de “La Valse au Clair de Lune” ile “Trois Valses Sentimentales” yayınlandı. Üç bölümlük çalışmada “Valse Sentimentale No. 1 in F Minor”, “No. 2 in G Minor” ve “No. 3 in A Minor” yer alıyor. 2024’te “I Love You When I Drink Champagne” ve “Once Upon A Time In A Dream” gibi yeni çalışmalarını yayımlayan Christian, 2026’da ise “La Valse au Clair de Lune”un orkestra versiyonunun yanı sıra “Menuet (Reimagined)”, “Nocturne in the Rain” ve “Nocturne in D-Flat Major ‘Un rêve’”nin yedinci yıl edisyonu gibi kayıtlarla diskografisini genişletti.
Christian’ın müzikal yaklaşımında klasik piyano geleneği, melodik anlatım ve hikâye duygusu öne çıkıyor. Bestelerinde Chopin, Liszt, Ravel ve Satie gibi bestecilerin gelen romantik ve empresyonist etkiler hissedilirken, film müziği eğitimi de eserlerinin atmosfer ve anlatı kurma biçiminde karşılık buluyor. Sanatçı farklı dönemlerde Paris, Los Angeles ve Brooklyn’de yaşadı; özellikle Paris’te geçirdiği dönem ve seyahatleri bestelerine ilham veren unsurlar arasında yer alıyor.
Bu müzikal çizginin merkezinde ise nota bulunuyor. Christian, kayıt teknolojilerinin öne çıktığı günümüzde besteciliğin temel unsurlarından biri olarak yazılı müziğe özel önem veriyor. Kendi ifadesiyle, müziğin ‘gösterilmekten’ çok paylaşılması gerektiğine inanıyor. Bu nedenle eserlerinin yalnızca kendi kayıtları üzerinden değil, farklı müzisyenlerin yorumlarıyla dolaşıma girmesi sanatçı için önemli.
200’den fazla ülkede çalınan besteler
Christian’ın besteleri uluslararası ölçekte geniş bir dolaşıma sahip. Eserlerinin notaları 200’den fazla ülkede 100 binden fazla müzisyen tarafından yorumlanırken, sanatçının nota satışları da 100 bini aşmış durumda.
Repertuvarında piyano merkezli çalışmalar öne çıkıyor. “Valse Sentimentale”, “Nocturne in D-Flat Major ‘Un rêve’”, “La Valse au Clair de Lune” ve “Le Mal Du Pays” bu çalışmalar arasında yer alıyor.
Christian’ın müziğinde klasik piyano geleneği ile sinematik anlatım anlayışı bir araya geliyor. Melodik yapılar, atmosfer ve duygu üzerinden ilerleyen besteler, dinleyicide bir sahne ya da hikâye hissi yaratıyor. Bu yaklaşım, müziğini klasik piyano repertuvarının yanı sıra çağdaş ve sinematik piyano müziğiyle de buluşturuyor.
“Bir melodi dünyayı değiştirebilir”
Christian için sahnenin anlamı yalnızca teknik olarak iyi bir performans sergilemekle sınırlı değil. Sanatçı, konseri müzikle dinleyicinin kişisel deneyimleri arasında bağ kurulan bir alan olarak tanımlıyor. Bu yaklaşımını “Bir melodinin dünyayı değiştirebileceğine hâlâ inanıyorum,” sözleriyle ifade ediyor.
Bu bakış, Christian’ın müzik üretimindeki hikâye anlatıcılığıyla da örtüşüyor. Klasik bestecilerden aldığı mirası çağdaş bir piyano diliyle yorumlarken, melodinin dinleyicide kişisel bir karşılık bulmasına önem veriyor. İstanbul konserinin repertuvarı da bu yaklaşım doğrultusunda Christian’ın piyano çalışmalarını merkezine alacak.
Türkiye’deki dinleyiciyle ilk buluşma
Christian’ın Türkiye’deki dijital dinleyici kitlesi de dikkat çekiyor. Türkiye, sanatçının Instagram takipçileri arasında önemli bir yere sahip. Spotify dinlemelerinde de Türkiye üst sıralarda bulunuyor. İstanbul konseri, Christian’ın Türkiye’de gerçekleştireceği ilk canlı performans olacak.
Klasik piyano eğitimi ile film müziği alanındaki çalışmalarını çağdaş bestecilik anlayışıyla birleştiren Eric Christian’ın İstanbul konseri 1 Ekim Perşembe akşamı Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde gerçekleşecek. Konserin başlangıç saati 20.30.
Christian’ın Avrupa turnesi İstanbul konseriyle başlayacak. Sanatçı, 1 Ekim’de İstanbul’un ardından 4 Ekim’de Paris’te Le Trianon’da, 7 Ekim’de Amsterdam’da Het Koninklijk Concertgebouw’da ve 9 Ekim’de Londra’da Cadogan Hall’da sahne alacak. Londra konseri “A Melodic Journey Across Continents” başlığını taşıyor.
Etiketler: Eric Christian klasik müzik İstanbul


