Milliyet Sanat
Milliyet Sanat » Haberler » Diğer » Fahir Atakoğlu, CSO Ada Ankara’da

Fahir Atakoğlu, CSO Ada Ankara’da

Fahir Atakoğlu, CSO Ada Ankara’da04 Şubat 2026 - 04:02
Cazın sınır tanımayan dili, senfonik derinlik ve sinema müziğinin dramatik gücü piyano tuşlarında hayat buluyor. Fahir Atakoğlu, Ankara’da müzikseverlere unutulmaz bir gece vaat ediyor.
Suzan Somalı Sönmez
ssomalisonmez@gmail.com
 
CSO Ada Ankara’nın kusursuz akustiği, 5 Şubat Perşembe akşamı bir kez daha dünya çapında bir müzisyeni ağırlayacak. Piyanonun başında, melodileriyle hem İstanbul’un hem de New York’un ruhunu taşıyan Fahir Atakoğlu olacak. Ona sahnede davulda Volkan Öktem, bas gitarda Alp Ersönmez ve vokalde Seçil Akmirza eşlik edecek. Bu müzikal buluşma, yalnızca bir konser değil; farklı müzikal geçmişlerin cazın doğaçlamacı yapısında birleştiği bir yolculuk olacak.
 
Fahir Atakoğlu
 
1963 yılında İstanbul’da doğan Mustafa Fahir Atakoğlu, müziğe çocuk yaşta yöneldi. Henüz lise yıllarında Cemal Reşit Rey ile tanışması, müzikal kimliğinin temel taşlarını oluşturdu. İstanbul Devlet Konservatuvarı’ndaki eğitiminin ardından Londra Croydon College’da aldığı dersler, Atakoğlu’na hem Batı klasik müziğinin disiplinini hem de cazın özgür ruhunu kazandırdı. 1980’lerin başında Türkiye’ye dönerek reklam ve belgesel müzikleriyle profesyonel kariyerine adım atan sanatçı, kısa sürede film müzikleri ve senfonik eserleriyle uluslararası alanda tanınmaya başladı.
 
 
İstanbul’dan dünyaya
 
Atakoğlu’nun üretkenliği, onu yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da en dikkat çekici bestecilerinden biri haline getirdi. Bugüne kadar 17 ülkede yayınlanan 14 albümü iki milyonu aşkın satış rakamına ulaştı. “Mezopotamya” (1999) ve “Sevda” (2003) ve albümlerinde Anadolu’nun melodik zenginliğini cazın evrensel diliyle buluşturdu. “Istanbul in Blue” (2008) albümü ise Amerikan caz sahnesinde büyük yankı uyandırdı. Joe Lovano ve Randy Brecker gibi ustalarla yaptığı işbirlikleri, Atakoğlu’nun müziğini küresel caz çevrelerinde saygın bir noktaya taşıdı. Film müzikleri arasında “Mustafa” belgeseli ve çeşitli uluslararası yapımlar yer alırken, senfonik eserleri Avrupa ve ABD’de festival sahnelerinde seslendirildi.
 
Bu geniş üretimin arkasında, Atakoğlu’nun farklı dönemlerde yayımladığı albümler bulunuyor. 1994’teki ilk solo albümünden başlayarak “Yarına Dört Işık” (1996) ve “Demir Kırat” gibi erken dönem çalışmalarında Türkiye’nin kültürel çeşitliliğini modern bir dille yorumladı. 1999 tarihli “Mezopotamya” albümü, Anadolu’nun köklü müzik mirasını caz ve dünya müziğiyle harmanlayan bir başyapıt olarak öne çıktı. 2003’te yayınlanan “Sevda” albümü, lirik melodileri ve güçlü orkestrasyonuyla dinleyicilerin hafızasında yer etti. 2008’de çıkan “Istanbul in Blue” ise Atakoğlu’nun uluslararası caz sahnesine damga vurduğu albüm oldu; Joe Lovano ve Randy Brecker gibi ustalarla yaptığı kayıtlar, onun müziğini Amerika’da caz çevrelerinde görünür kıldı. Ardından gelen “Faces & Places” (2009), “Live in Istanbul” (2009) konser kaydı, “For Love” (2010), “Songbook” (2014) ve “In Bloom” (2015) albümleri Atakoğlu’nun cazın doğaçlamacı ruhunu farklı temalarla yeniden yorumladığını gösterdi. Ayrıca “Muhteşem Yüzyıl” (2011 – 2014) dizisi için yaptığı müzikler, televizyon aracılığıyla milyonlara ulaştı. Sanatçı son olarak 2025’te Futbol efsanesi Lefter Küçükandonyadis’in hayatını anlatan “Lefter: The Story of the Ordinarus” belgeselinin müziklerine imza attı.
 
Ortak çalışmalar
 
Atakoğlu’nun kariyerinde işbirlikleri de önemli bir yer tutuyor. Sezen Aksu ile birlikte sahne aldığı konserler ve Sertab Erener’in yorumladığı “Lal” (1998) gibi unutulmaz eserlerdeki ortaklık, Türk pop müziği ile cazın kesiştiği noktaları ortaya koydu. Ajda Pekkan, Sertab Erener, Tarkan ve Kenan Doğulu gibi pop müziğin önde gelen isimleriyle yaptığı çalışmalar, müziğini farklı kitlelere taşıdı.
Bu çizginin en sembolik örneklerinden biri, 9 Eylül 2012’de Saraybosna Zetra Spor Salonu’nda TRT organizasyonuyla gerçekleşen Kardeşlik Senfonisi Konseri oldu. Balkan Savaşları’nın 100. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen bu etkinlikte Sezen Aksu, Jelyko Yoksimoviç, George Dalaras, Yıldız İbrahimova, Vlad Mirita ve Halid Beşliç gibi sanatçılar aynı sahneyi paylaşmıştı Konser, Balkan ülkelerinden gelen müzisyenlerin ortak performansıyla barış, dostluk ve kültürel birliktelik mesajı verirken, Fahir Atakoğlu’nun müzikal katkısı bu buluşmayı evrensel bir müzik diliyle taçlandırdı.
Atakoğlu uluslararası sahnede de bir çok işbirliği gerçekleştirdi. Anthony Jackson, Randy Brecker ve Joe Lovano gibi cazın devleriyle aynı projelerde yer alarak, müziğini küresel ölçekte daha da görünür kıldı. Bu albümler ve işbirlikleri, Atakoğlu’nun müzikal kimliğini yalnızca bir besteci olarak değil, kültürler arası bir köprü kuran sanatçı olarak da tanımlıyor. Onun eserleri, Anadolu’nun melodik köklerini cazın evrensel diliyle buluştururken, sahne aldığı her konseri bir kültürel deneyime dönüştürüyor.
 
Sanatçının başarıları yalnızca albüm satışlarıyla sınırlı değil. 2015 yılında “En Etkili 50 Türk Amerikalı” listesinde yer alarak kültürel diplomasiye katkısı onurlandırıldı. Jazz Times ve All About Jazz gibi dergiler, piyanoya getirdiği ‘egzotik ve iddialı yaklaşımı’ övgüyle dile getirdi. Atlantic Records’ı kurarak cazdan rock’a uzanan geniş yelpazede sayısız sanatçıyı dünya müzik sahnesine kazandıran, Amerikan müzik endüstrisinin en etkili figürlerinden biri olarak kabul edilen Türk asıllı kültür elçisi Ahmet Ertegün ise Atakoğlu’nu ‘dünya müziğinin ön saflarında’ bir besteci olarak tanımladı.
 
CSO Ada Ankara akşamı
 
5 Şubat Perşembe akşamı Ziraat Bankası Ana Salon’da saat 20.00 itibarıyla başlayacak konser, Fahir Atakoğlu’nun caz bestelerinin güçlü ritmik yapılar ve lirik melodilerle sahnede yeniden doğacağı bir buluşma olacak. Bu özel gecede sahneye çıkacak isimler, yalnızca eşlikçi değil, kendi başlarına da Türkiye’nin müzik sahnesinde derin izler bırakmış sanatçılar.
 
 
Baterinin başında Volkan Öktem, çocuk yaşta başladığı müzik yolculuğunu yüzlerce albüm ve sayısız sahne deneyimiyle pekiştirmiş bir virtüöz olarak yer alacak. Pop ve rock sahnesinde Tarkan, Ajda Pekkan ve Kenan Doğulu gibi isimlerle çalışmasının yanı sıra cazın doğaçlamacı ruhunu Tuna Ötenel ve Aşkın Arsunan gibi ustalarla sahnede paylaşmış olan Öktem, dinamik davul vuruşlarıyla konserin ritmik omurgasını kuracak.
 
Bas gitarın tellerinde Alp Ersönmez, hem caz hem pop sahnesinde kendine özgü bir yer edinmiş bir müzisyen olarak öne çıkacak. İlhan Erşahin’s İstanbul Sessions ve MadenÖktemErsönmez gibi projelerde cazın sınırlarını zorlayan Ersönmez, aynı zamanda Tarkan’ın uzun yıllardır bas gitaristi ve Yalın’ın orkestra müzik direktörü olarak pop sahnesinde de güçlü bir varlık gösterdi. Modern bas çizgileriyle bu konserin melodik derinliğini besleyecek.
 
Vokalde Seçil Akmirza, çok dilli repertuvarı ve güçlü yorumuyla sahneye ayrı bir renk katacak. İstanbul’da başlayan müzik yolculuğunu New York’ta aldığı oyunculuk ve sahne eğitimiyle pekiştiren Akmirza, Fransızca, İngilizce ve İspanyolca dahil geniş bir vokal yelpazesiyle cazın evrensel anlatım gücünü dinleyiciye aktaracak.
 
Volkan Öktem’in dinamik davul vuruşları, Alp Ersönmez’in modern bas çizgileri ve Seçil Akmirza’nın vokal yorumlarıyla birleşen Fahir Atakoğlu’nun piyanodaki ustalığı, dinleyiciyi hem Anadolu’nun köklerine hem de cazın evrensel özgürlüğüne taşıyacak. CSO Ada Ankara’nın büyüleyici atmosferinde, müzikseverler yalnızca bir konser değil, bir kültürel deneyim yaşayacak.